Özseverlik LBETTE bilirsiniz, ağızlarda dolaşan bir söz vardır: “Sev Seni Seveni hak ile yeksan ise; sevme ğle:evmiyeni Mısır'a sultan ise;,, ha erliğin (egoisma), hem de en Gn::am özseverliğin bundan çıplak, “Mek ki bundan beliğ ifadesi ola- SAt Ancak beni seveni sevip de beni Sevmiyeni sevmemek, sadece kendimi k'Mekten başka nedir ki? Halbuki kin Sevgi - ve onun en yüksek şe- *ri olan aşk ile hayranlık - kendi- ::Ulen başka bir insana bağlanmak, ağnü onu kendimizden üstün tutmak midir? hlî:gi' mukabele $artı koşamaz. Her- S bir meziyetini beğendiğiniz için 4 “i$iniz bir kimseyi, size mukabele Medi diye o meziyetten mahrum bu- Or, artık sevmivorsanız bilin ki Üi kendi kendinizi aşabilmek, ken- Zden başka bir şeye bağlaneabil- uz:ıhasısası yoktur. Ruhunuz, şahsı- Bin Smrrları içinde mahpustur. Hus la gö[avm_ » Sevgi serbest bir histir ve aksi yok- bi Yani o herhangi bir hisle bera- tiye, Mrvabilir. Nefret, kin, hattâ is. Af (menris) onu bulunduğu ver. . Foğamaz. Sevdiğiniz, hayran ol ;'“ml? falan -adam sizi incitmistir. h ıâü“iz'— kininizi davet edecek bir O,M&F'Cte bu'unmuştur. ona düşman ve--!îmuzdur, belki ölümtünü temen- biş kadar gidebilirsiniz. Fakat bun- n“nu bir taraftan da befenipn hay- hm“lmamza. yani onu kelimenin en N i:tîi manasile sevmenize mani de- . Sevgi ivi ile kötüyü ayırd et- ’ln;î bîîir. Seven, sevilende hansi şe Üdüş Vgiye, hangi şeyin nefrete lâvık nj îuhu farkeder ve bunun İcin iki- Ki i'rıbirıne karıstırmaz. Sevdiğimiz — Mar, *Pde bazı kusurların bizi, her- i etâ.nîî_hh- kimsedekinden fazla rencide h Si bu yüzden değil midir? ta , *f edelim ki hakikf sevgiye pek g adüf olunur. İnsanlarım çoğu: | Beni...,, diyen adı unutulmuş a- 'c“h fikrindedirler. Kendilerini se- Va hitbir. kusurunu görmedikleri;, h_,“? görmemezlikten geldikleri gibi h.h;"—“rînl sevmiyenin bütün meziyet- Tağa (€ İnkâra kalkarlar. Düşmanla- kğn Her türlü kusurların ve rezilet- May d:munduğunı kanidirler. Çünkü Kt gö Sillerdir. Hakiki sevgi ve haki- Yanı planlık ise ancak âdil adamda, “*r şeyi kendine nisbet etmeden Üa ğ:ilen ve ona göre hüküm veren ı,u:*kiu lr. ive, Ftvgi ve hayranlıktan mah- © bilhassa edbiyatçılarımızın | demiyeceğim ama en ârda göze çarpıyor. Dün, her- Bayran bir sebeble - birleştikleri icin hip adamı bugün her Teziyetten mahrum gibi göster- ""*hıqâ'“"m'?"f“- Bununla özse- Yaymış oluyorlar. liklerini; özlerine hürmeti, Sahıslarıma muhabbeti değil. Verlik'le özünü - sevmek * Özünü seven, özüne hür: böyle müdhiş bir ha- dün göklere çı- bügün batıramaz; her geyi ma, ( la irca ettiğini açıkça bel- möawm başlıca vasıfla- Düi de hafızasızlığı, budalalı- ha âancak kendini seveni sev- Sevm F; P F T T -d KA | ancak kendilerini esi gibidir. Nurullah ATAÇ Tördüncü sulh hukük mahke- * » | Mın:îu: h p""mn ı,,:'::n,m““ Sair Nigâr sokak 72 numara- ha Y1 dairesinde ©- tarihinde ölen elkonular Av- en tanzi, Beyoğlu altıncı "laı Üay M m kılınan gayri men- Teye ? Yasiy, Se. Ankine, Alise bıraktığı- h!nğ*“'d M“ı“amesl açık olarak mahke- ' ıl'ııu bi Miştir. İşbu vasiyelnameye b "_"en | %“Pulle ilirazı olanların ilân k'h ;mlerın âren bir ay ve — alacak ve &y M ay CMİr suretle alâkadarların ı1üı—,ı n l'n Tasçıların 8 ay içinde Bey- Oğlunun e *li dat 'ü SUlh hükük — mahkemesine aa Yen) öleri; _ı,:"aı.._ ? hakkındı Mmüddetinde müracaat !l[ı?-îlîq e hakk.nda kantinn — medeninin nn Te l'ııı.mmı kanınu — medeninin hey küzy q:;hrl ahkâmı tatbik & | deleri Ü Mmedeninin 537,561 n * Tevfikan ilân olunur. vergisi üzerinden İstanhul ticaret odası memurları ik- tısad vekâleti nezdinde münim bir te- gebbüste bulunmuşlardır. Oda memur- ları, şimdiye kadar diğer bütün hususi müesseseler memurları gibi maasşların dan kazanc vergisi vermekte idiler, Ma lüm olduğu üzere devlet memurları- nın 20 liraya kadar olan maasları ka- zanç vergisinden maaf olduğu gibi yüz liraya kadar olan kısmı yüzde 5 ve yüz liradan fazlası yüzde yedi vergiye tabi- dir. Halbuki devlet kadrosu haricinde kalan maaş erbabı, maaslarmın birinci lirasından itibaren yüzde yedi ve yüz liradan sonra yüzde 9 vergi verirler. İşte oda memurları gimdiye kadar bu ikinci esas üzerinden vergi vermekte '- bulunmuşlardır. Şimdi oda memurları, odanın doğ- rudan doğruya iktısad vekâletine mer- but bir milessese bulunmasına göre, o- da memurlarmm da devlet sermavesi İle kurulmuş mitesseseler gibi devlet malr addedilehilecesini öne sürmüş- Ba'ık akını durdu Fiatlar gene yüksek seviyeye ge di Daha on gün evvel misli görül- memiş bir şekilde düşen balık piyasası yavaş yavaş değişmiş vğ.şimdi balık fiatları en bahalr bulunduğu zamanki seviyesine gelmiştir. Balık bolluğunun en ön safında hamsi balığı gelmekteydi. İstanbul kır- yılarına her zaman yüzünü göstermi- yen bu küçücük balık o kadar çok çık- tıştı ki balıkhanede k'losu kırk para- dan tartılmıştı. Fakat şimdi bir tek bile hamsi çıkmamaktadır. Buna da sebep büyük balıkların önüne katılarak ge- len hamsinin havanın güzelleşmesi ü- zerine tekrar Karadenize akmasıdır. Balrk akını esnasında her oltayı ata- nın zahmetsizce tutuverdiği ve balık- hanede çifti yüz paraya inen palamut- lar şimdi on kuruşa yükselmiştir. Lüfer perakende 50, uskumru 40 ku- ruşa yükselm'ştir. Balıkçılar, balık bolluğu esnasında eğer İstanbulda bir konserve fabrika- st bulunsa veya eskiden olduğu gibi geniş mikyasta tuzlu balık yapılsa idi, değil İstanbulun hattâ bütün memle- ketin bir senelik ihtiyacına yetecek kadar balık depo edileceğini söylemek tedirler. Halbuni o akın ne balıkçılara ne de halka bir fayda vermeden geçip (Devlet sermayesile kurulan müesseselerde Memurlardan kazanç ne esas kesilmeli? Ticaret Odası memur.arının bir müracaatı bu meseleyi orlaya çıkarıyor ler ve iktısad vekâletinden maaşların- dan bu şekilde vergi tarhedilmesi için maliye vekâleti nezdinde teşebbüslerde bulunulmasını istemişlerdir. İktısad vekâletinin bu teşebbüse ne ı şekilde mukabele edeceği malüm değfil- dir. Yalnız bu iş basit görülmekle bera ber İstanbul odası memurlarımnın dile- gi kabul edildiği takdirde bütün mem- leket ticaret ve sanayi odaları memur- larının da aynvi hukuktan İistifadesi ve hattâ devlet sermayesiyle kurulmuş diğer müesseselere de misal teşkil et- mesi tabil görülmektedir. Kabzımalar Iddialarını kazandı- lar, fakat Belediye zararlı çıkıyor Meyve halindeki kabzimaller, maliye temyiz komisyonunun kendileri lehine karar vererk kazanç vergilerinin irad üzerinden alınmasını münasip görmesi | üzerine dün müştereken defterdarlığa müracaat ederek evvelce bir misli ce- zasiyle alınnan beyannameli verginin derhal geri verilmesini — istemişlerdir. Kabzimaller diğer taraftan bu vaziyeti halin sahibi olan belediyeye de bildir- mişlerdir. Temyiz komisyonunun verdiği ka- rarın kabz'malleri büyük bir yükten kurtarmakla beraber belediyenin aley- hine olacağı kaydedilmektedir. Çünkü halin mühim bir kısmı bele- diyenin elinde — bulunmakta, belediye burada bir nevi ardiyecililk yapmak- tadır. İrad Üüzerinden — vergi tarhına kalkılınca buraların vergisinin beledi- | diyeye tahmil edileceği anlaşılmakta- dır.' Ber- Başlarafı 1 incide man işletmelerinin kadroları: hazır- lanmaktadır. Öğrendiğimize göre, Denizbank teş- kilâtı kurularak faaliyete geçtikten sonraiktısad vekâletindeki deniz müs- teşarlığı teşkilâtı kaldırılacaktır. Yal- nız vekâlette deniz işleriyle meşgul | olmak ve denizbank ile hükümet ara- sında teması temin eylemek üzere bir umum müdürlük kalacaktır. Deniz işleri müsteşarı —“Sadul- Otobüs dedikodusu Davalardan biri daha dün sukut etti Ahmed Emin Yalmanla Tan neşri- yat müdürü Sabri — Salim aleyhine “Devlet memurlarmın şeref ve haysi- yetlerinin tecavüze uğradığı” iddiasiy- le müddeiumumilik tarafından açılan ikinci davaya dün bakılmıştır. Maznunlar bu duruşmada bu yazıla rın tenkid mahiyetinde olduğunu ve hiç bir memurun şeref ve haysiyetine dokunulmadığını söylemişlerdir. Heyeti hâkime celseyi kısa bir müd det tatil ettikten sönra iddia makamı suçluların matbuat kanununun30uncu maddesinde gösterilen sucları işledik leri anlaşılamadığından — beraatlerini istemiştir. Bundan sonra hâkimler heyeti kısa bir istişareyi müteakip davanın tati- Deniz müsteşarlığı ilga ediliyor Deniz Bankta şeflere yüzer, memurlara onar lira zam yapıldı lah Güneyin Denizbank idare meclisi reisliğine tayin edileceği söylenmek tedir. İdare meclisinin diğer azaları da İk- tısat ve maliye vekâletleri tarafından seçilecektir. Banka müdür ve — muavinleriyle mülhak müesseseler müdürlerinin ma- aş, dereceleri hakkında bir. proje ha- zırlanmaktadır. Bu proje hükümetçe tasdik edildikten sonra yeni maaş de- recelerinin tatbikma başlanacaktır. Kuruçeşmede Vapur kazası iki vapur az kaldı batıyordu Geçen gece Kuruçeşme önünde bir vapur kazası olmüuştur. Karadenizden gelen İngiliz bandıra lr İlaria" vapuru, Kuruçeşme önlerin- de iken akıntıya kapılmış ve sahile doğru sürüklenmiye başlamıştır. Kaptan gemisini suların tesirinden kurtaramamış ve o sırada Kuruçeşme önünde küçük adada kömür almakta olan Anadolu vapurunun üstüne düş- müştür. İngiliz kaptanı buradan kurtulmak için uğraşırken bu sefer de geminin pervanesi Anadolunun — zincirlerine çarpmış ve pervame hasara uğradığı gibi zincir de kopmuştur. Bunun üze- rine Anadolu vapuru da sulara kapıl- miış ve iki vapur muhakkak bir felâ- & TİCARET ODAĞSI bu sene Alman- yada açılacak olan sergiye daha geniş bir şekilde iştirak edebilmek için hazırlıklara başlamıştır. & Üniversile ve Robert Kollej talehele- rinden bir kısmı sömesir münasebetile A- tinaya gitmişlerdi. Atinalı arkadaşları ta- rafından hararetle karşılanan talebeleri- miz orada 8 gün kalacaklardır. & Türk - İsveç ticaret anlaşması rüklere tebliğ edilmiştir. # Deniz Ticaret kanununun yeni hazır- lanmakta olan kısmı yakında bitmiş ola- caktır. # İktisat vekâleli yeniden sipariş edile- cek gemi projelerini tetkik — etmektedir. Yeni siparişlerin yakında verileceği söy- lenmektedir. # Rakı çalmaklan suçlu olarak Sultan- ahmet birinci sulh ceza mahkemesinde du ruşması yapılan İhsan isminde birisi bir -ay hanse mahküm olmüşlur. * Borsa acenlaları aralarından bir heyet seçerek Ankaraya göndermişti. Başvekille temaslarda bulunan heyel yarın şehrimize güm- dönecektir. AA e E L z * Yeni bir yardım cemiyeli kurulması için dün vilâyete bir müracaat yapılmış- lır. Bu teşekkül “İstanbul gümrükleri yar- dım cemiyeti,, ismini taşıyacaklır. * Bir kaçakçı kadın, dün Romanyadan gelen Recele Karol vapurundan çıkarken yakalanmış ve üzerinde — muhtelif ipekli kumaşlarla GÜ lira para bulunmuşlur. * Tülün kongresi dün de çalışmalarına devam etmiştir. Kongre bir hafta sürecek- tir. * Kömür depolarının Kurüçeşmede bü- lunan kısmı hakkında hazırlanmakta olan proje yakında bitecektir. Bu — mıntakada yedi tane her terlibatı haiz büyük depo kurulacaklır. & Ecnebi mekleplerde okululmakta ©- lan ahlâk dersinin bundan — böyle yalnız ecnebi tabiiyetinde olanlara verilmesi ka- rarlaştırılmıştır. # Boğulurken kurlarılan 70 — yaşındaki gitmiştir. line karar vermiştir. ketten güçlükle kurtulabilmişlerdir. a— — —e —e —e Ö ef ae ı san —-. —— .4 IWE: kolları kesik dilenci dün kaldırıldığı has- tanede ölmüştür. & Karaköy köprüsü üzerindeki dört klü- benin yıktırılması işi bir müteahhide veri- lecektir. & Bursadaki ipek fabrikası sahipleri İk- tısat vekâletine müracaat ederek istihsalâ- lın çok olduğunu ve — bu yüzden bir çok fabrikaların işlerini kesmek mecburiyetin- de kaldıklarını ileri sürerek vekâletçe ted- bir alınmasını bildirmişlerdir. & Sarraflar şimdiye kadar altın alım sâ tımile uğraşırlardı. Yeni — kararname ile bu iş muayyen bankalara — verildiğinden sarraflar artık bu işle uğraşmamağa baş- lamışlardır. # Beyoöğlu halkevinde stenograli kursu açılmıştır. Bu kursa nazari — imtihanlarda muvaffak olanlarla geçen eylülde diploma alanlar iştitak edebileceklerdir. * Geçer. bir hafta içinde gümrük muha- faza teşkilâtı, 2 si ölü 71 kaçakçı, 696 kilo, gümrük kaçağı, 18269 defter sigara kâğı- dı, 39 Türk lirası, 7 altın lira, 1 tüfek, 3 mermi, 1 kayık ile 22 kaçakçı hayvanı ele geçirmiştir. T afT KURUN 'da Tavsiye . G ÜNLERİN peşinden sülununda Hasan Kumçayı, memlekelleki lavsiye mek- lüvü derdine ait dikkale değer bir misal veriyor: “Evvelki gün şahsını tanıdığımız ve sö- züne inandığımız bir dostüumuz — Kadıköy Gazhanesinden bize şikâyet elti. Şikâyelin sebebi: Kokkömürü almak için gönderdiği adamına var olduğu halde yok denilmiş. Adamı kömür almak için talebinde ısrar edince gazhanede çalışan bir memur: — Büyük bir yerden tavsiye gelir de ve- velim!. Demiş. Dostumuz hâdiseyi böylece naklettikten sonra bize sordu: — Bu tavsiye ne tavsiyesi? Büyük yer denilen makam acaba neresi? Tabil olarak biz bu suale cevap vereme- dik: — Bunu gene gazhanedeki memüura sors mak lâzım.... Dedik. Hakikalen — gazhaneden kömür almak için artık para vermek kâfi gelmiyor da bir de tavsiye isteniyorsa, buna ne de- nir? Paralılar kömürü tavsiye ile alırlarsa, fakirler için ne yapmak lâzımgelir?,, CUMHURLYET” de Avrupa Uuçurum- dan kurtula bilecek mi ? MUMİ harp sonu dünyasında her Av- rupa milleli kendi derdine düştü ve kehndi vaziyelini kurtarabilmek için baş- vurduğu çarelerle iktisadi gidişi daha zi- yade zorlallı. Almanyanın ve — İltalyanın fütuhat hevesleri, Avrupayı — giltlikçe güç tenefjfüs olunur bir havayla kapladı. Bülün bu belâlardan kurlulmak için harp bir çare olabilir mi? Yunus — Nadi, kat'iyelle “ha- yırl,, diyor. Yeni bir harp, muhakkak ki, yeni musibetler doğuracak, Avrupayı tle- melinden sgarsacüaklır. ; Belçika Başvekili Van Zeeland, İngille- renin teşvikile, harp sebebi — olabilecek iklisadi meselelerin müslihane bir suretle halli için yaplığı lelkiklerde bir takım ça- reler bulmuş. Bunların arasında milli pa- raların muhafazası endişesile alınmış olan tahditleri berlarafj elmek üzere bültün pa- raların milletlerarası bir tekeffülle teminal allına alınması ve mali — vaziyelleri dar memlekeltlere yardım edilmesi de bulun- maklaymış. Cumhuriyet başmuharriri, İngiliz başve- kilinin bu tedbirler hakkındaki: — Hepsi iyi, fakat bunlar için her şey- den önce sulhün teminalt altına alınması lâzımdır! Sözünü kağydettiklten sonra diyor ki: “Bütün Avrupada herkes nerede ise ar- tık patlak verebilecek bir harbin kâbusu- nu yaşamaktan kurtulamamıştır ve kurtu- lamamaktadır. Fabrikalar — mütemadiyen silâh ve harp malzemesi yapmakla meş- guüller. Silâhlanmanın bu kadar ifralı bile harbi önünden kaçılamaz bir felâket ha- line koyacak gibi görünüyor. Nihayet Japonyanın Çini istilâya teşeh- büsile vaziyet bülün mahiyet ve ehemmi- yetile ortaya çıktı, ve Japonyanın Avrupa ile birlikte Amerikaya da meydan okuyan bu cüretkârane teşebbüsünde Avrupanın bazı devletlerine dayandığı anlaşıldı. Ko- münizm aleyhları ittifakın asker! bir an- laşma olduğunda artık hiç kimsenin en ufak şüphesi dahi kalmamıştır. Filhakika dünyada bütün milletlerin — ehemmiyetle gözönünde tultacakları bir Japonya ile ya- pılan ittifakta komünizm- aleyhtarlığı bir paravandan ibaretlir, ve bu — sayededir ki Japonya beyaz ırkı Uzakşarktan tarde- dip cıkarmak iddiasına kadar ileri gitme- ğe kendisinde cesaret bulmuştur. Şimdiki plân muvaffak da olmuş sayılabilir. Çünkü İngiltere ve Fransa gibi Uzakşarkta men- faatleri tehlikelere maruz milletler Avru- pada yollarını bekliyen belâleriı gözönüne alarak Uzakşarka adım atamıyorlar.,, Yünüs Nadi, yazısını şöyle biliriyor: Avrupa, kenarına doğru — sürüklendiği bu uçurumdan kurtulabilir mi? Belki evetf, Fakat bunun için aklın ve mantığın ican- larına avdet etmek ve nihayet Şimali A- merika Birleşik Hükümetleri Cumhuriyeti gibi bir Avrupa Milletleri İltihadı vücude getirmek lâzımdır. Son Postada Stoyadinoviçin Berlin savyyahati YUGOSLAVYA başvektli Stoyadinoviç' fa Berlin seyahalinin Fransayı çile- den çıkaracak bir hâdise olduğunu kayde- den Selim Ragıp, diyor ki: “Yugoslavya Fransanın yakın bir mütle- fikidir. Almanyanın orta Avrupa üzerinde ötedenberi tesis etmiye çalıştığı siyasi ha- kimiyeti kolaylaştırabileceğinden dolayı da Yüğoslavyanıt Almanyaya Tfazla yak- laşmasını istemez. Kaldı ki bu yakınlığın yarın hakikf bir dostluğa inkılâp ederek Fransa ile Yngoslavyanın aralarının açıl- masını İntaç etmesi de hatıra gelebilen bir ------ - (Lütfen sayfayı çeviriniz),