3 Aralık 1934 Tarihli Ulus Gazetesi Sayfa 3

Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.

Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

3 ILKKANUN 1934 PAZARTESİ BEL Varı - sıyusal odi aati 'Fotoğı'a fsız Türkiye Kaç yıldır bu memlekette ne çok fo- toğrafcı ne çok fotoğraf çeker, Buna a- » Matörlerin de verimini katabiliriz. Yıl - okı, lik gümrük istatistiklerimizden fotoğraf mMmalzemesine şu son on' yılda verdiğimi- zin tutarını hesablasak, 2000 fotoğraflı bir albüm yapacağımızı ummak işden bi- le değildir. Ancak, hele böyle bir işe bir elatın, hem öyle 2.000 gibi bir sayı ü- zerinden değil, deyin ki: “Bize, en gü - zelinden, 100 tane Ankara resmi lazım.., yahut İstanbulun, yahut genc sanayii - mizin, yahut Adana mıntakamızın. Gö - rürsünüz ki. bir kaç kötü çekilmiş foto- ğraftan başka bir şey — bulamazsınız. Meml-ketimizde fotoğrafcılık, bu kadar bozukdüzen, bu kadar avare, bu kadar yöndemsiz bir meslektir. Seçtiğiniz fo- toğrafcının peşinden de, o fotağrafları alıncaya kadar günlerce koşmak didini- mini de, bu acıklı durumun ayrı bir cil- vesi sayabilirsiniz. Kitab çıkarmak isti- yen yerli yazıcılar ve devlet daireleri kadar yabancı gazeteciler de bu yüzden böy- A dır; usanç çilesi doldi le olduğunu iyi bilirler. İnkıdab yapmakta, ayrıca da bu yol - da bir çok ulusları geride bırakmakta o- lan bir leketin bu kadar fotoğrafsız l , ele düş karşı, gü - Tünetür, Bunun sebepleri, pek çoktur, Başlıca- ları arasında, fotoğrafı lek sev- gisi ile çalışmaması fotoğrafcılığın da e- serler vermeğe elverişli bir sanat oldu- ğunu kavramağa hiç de niyetli olmama- sı gelir. Bunlardan başka, fotoğrafcılık- ta, sermayeye, modern bir atölyeye de- ğer verilmemesi gelir. Ne çok fotoğrafcı- lar tanırız ki avyak üstünde para kazan- manın kolaylığına kapılarak, kazandık - ları hiç de az olmayan paralarla, kendi- lerine ev satın almıslardır da atölye aç- mamışlardır. Çektikleri yüzlerce resim- den bir tanesini ayırıp çıkarmak istese- ler, günlerce bulamazlar ve gerçekten, bunu yapmak, korkutucu bir iştir. - Ver- diği sözü tutmak için bizdeki fotoğraf - €Cının sıvanıp negatifler mahşerinin içi: ne dır. . Aynı da ye- ni aldığı resimler, yeni vereceği resim- ler, yeni çekeceği resimleri olduğund. verdiği sözün semtine uğramamak fo- toğrafcılarımızın baştüresidir. Şimdi, bunlar gibi bir çok kritikleri sebep kılığında fotoğrafcılarımıza ciro e- debileceğimiz gibi, işin bir de öteya - nına dolanarek, onların da bizlerden_ve herkesten "ı âyetleri ol AA dir. Onlar da bize, bir kere Aal | gördükle: ri işin değeriyle ödenmediğini bazan da hiç ödenmediğini, devletin fotoğrafe'lik ULUS lÇ DUYUMLA Adana'da sergi hazırlığı Adana, 2 (A.A) — Ayın 12 sinde başlıyacak biriktirme haftası için büyük bazırlıklar vardır. Her yıl olduğu gibi bu yıl da bir yerli mallar sergisi açıla- cak ve memlekstteki bütün fabrika ve kurumlar sergiye gireceklerdir. Biriktir- me haftası sürdüğü uzca sergiye giren Femalar yaptıkları şeyleri çarşıda do- laştıracaklardır. Biriktirme ve yerli mallar hakkında şehrin uygun yerlerinde konferanslar verilec-ktir. Samsun'da söz derleme işi Samsun, 2 (ALA) — Söz derlemek için köylere giden 209 kişilik bir heyet Beypınarı, İlyas, Çobanlı Balaç, köyle- rinde derlemeler yapmıştır. Türkofis'in tütün tetkikatı Samsun, 2 (A.A) —Türkofis ad:na Samsun ve Bafra'da yapılmakta olan tütün tedkikatı işi bitmiştir. Yabancı ellere gönderilen zahire Samsun, 2 (A.A) — Son bir hafta içinde Samsun'dan Avrupaya 48500 kilo nohut, 450 bin kilo arpa, yüz bin kilo buğday, 944 çuval kabuklu, 275 sanık iç ceviz, yüz çuval mercimek gönderil - miştir. Bu yıl Hendek'te tistün pek iyi oldu. Bu yıl Hendek'te bir milyon - kilo tütün yetişmiştir. Bu tütünler geçen yıllardan çok eyi kurumuş - ve hepsi mevsiminde içeri alınmıştır. Randrma- pı yüksek olan bu tütünlerimiz yeni satış yasasına göre demetlenmesi - in- hisarların değerli eksperleri tarafından halka anlatılmakta ve demetler yasaya uygun yapılmaktadır. Alıcılar geçen yecilik,, , gene Bay K. Naci'nin “Şehir- tütünlerimizi görmelidirler. Toplantıya cağrılış C. H. F. Misakı Mill nahiyesindan: Nahiyemize bağlı ocak kongreleri a - şağıdaki gün ve Harda olacaktır. Ü- yelerin gelmeleri rica olunur. 3—12—934 pazartesi saat 20 de Do- ğanbey ocağı. 4—12—934 salı saat 20 de Yeğenbey ocağı. 5—12—934 carşam- ba saat 20 de Kızılbey. 6—12—934 ner- şembe saat 20 de Yenice ocağı. 7—12— için hiç bir şey y dığını ne mekteb ne de sergiler açtığını sövliveceklerdir. Bütün bunlar doğrudur. Ancak en doğrusu, Türkiye'yi, Kemalist inkılabını yapmış olan hu memlek-ti, fotoğrafsız bırak da suç olduğu- dur, i Bir kere, bütün devlet dairelerinin yo- lunda birer fotoğraf arşivleri olması gerektir. Bunun icin hangi masraf gö - ze alınsa azdır. İkincisi matbuat umum Müdürlüğü, Türkofis gibi genel prova - ganda işlerivle uğraşan kurumların, ken- dilerine çok ceşitli arsivler kurmaları - dır. Ayrıca da mükâfatlı fotoğraf ser - gileri yapılmalı ve tam tertip albümler satın almmalıdır. Örnek verelim: 1. Bütün Türkiye için en güzel ge- hel albüm. 2. Ege için arkeoloji albümü. 3, Ankara albümü. 4. Bayındırlık işleri albümü. Ve bunun gibi bir çok albümler. Bu gibi primli sergileri büyük vila- Yet merkezlerimizin hepsi yapabilirler. Büvük belediyeler keza. * Bunun yanımda, devlet yardımiyle bir de fotoğraf mecmuası çıkarsa, işin yayı- Mi çok kolaylaşır. Yalnız bunun için İstanbul Güzel S Akadı bir fotoğrafcılık şubesinin katılması ge - Tektir, Burhan BELGE —— ——— günah sır Pati çarsscrrlarımızı H"m:ıvpîa*f?'e verelim “Artık girdi., divehileceğimiz $in soğuğundan ve bu soğuğun 'e“"diği hastalıklardan — yoksuz Yurddaşlarımızı korumak hepimi- n boynumuza borctur. Bu borcu ademiş olmak için kullanamadığı- î_y,,_""l eski çamaşırla.rımr_ıı. çıîcuk- — ÇöNmızın eskilerini - -Himayei Et- - fal Cemiyetine verelim. SN YA MEİKİ BNH ni 934 cuma saat 14 de Yenidoğan ocağı. C. H. F. acak koönereleri Samsun, 2 (AA) — C, H. F. ocak koöngreleri Samsun vilayetinin her kâ - yünde devam etmektedir. Bafra'da fırka konereleri ve seçim hazırlığı Bafra, 2 (A.A ) — Cümhuriyet Halk Fırkası ocak koöngreleri başladı. Bu ay sonunda bitirilecek ve 18 ikinci kânun- da kaza kongresi yapılacaktır. Saylav seçimi hazırlıklarıma çalışılı- yor. Defterlerin bitmesi pek yakındır. Halkevi musiki kolu çalışmalarını ar- tırmıştır. Ha'k türküleri armonize edil- ktedir. Kış g | h hazırlanıyor, Ç| ler i için RAMAZAN Diyanet İşleri Reisliğinden: Birinci kânunun sekizinci cu- martesi günü oruc ayının iptidası olduğu ilan olunur. ——— .. . * . e Mülkiyelileri çağırış Mektebimizin 58 inci kuruluş yıldönümünü kutlamak için 4 bi- rinci kânun 1934 salı akşamı sa- at 7 de Ankara Palas salonunda yapılacak yemekli toplantıda bü- tün mülkiyeliler bulunacaktır. ÇAĞRILIŞ Ziraat Encümeni 4-12-934 salı günü saat dörtte toplanacaktır. -Sayın üyelerin gelmeleri-saygı ile - bildirilir. ha M Himayei Etfal balosu perşembeye B. M. M. Başkanı Kâzım Özalp' ın yüksek korumaları altında, Tür- kiye Himayei Etfal Cemiyeti men- faatine 6. 12. 934 perşembe günü akşamı Ankara Palas salonların. da verilecek olan ulusal kostüm- lü balonun geçeri yılkinden daha güzel ve eğlenceli olması için bü- yük bir emekle çalısılmaktadır. Balo gecesi zengin bir de piyan- go çekilecektir. Ulusal kostüm müsabakaları yapılacaktır. Müsa- bakalarda kazananlara kıymetli hediyeler verilecektir. Ulssal kos tüm mecburiyeti yoktur. Frak ve simokinle de gelinebilir. Biletler satışa çıkarılmıstır. Satıs yerleri: Yerli Mallar Pa- zarı, Ankara Eczahanesi, Rehbe- ri Ticaret mağazası, Alkkba Kitab- evi, İş, Ziraat, Osmanlı ve Mer- kez Bankalarında satılmaktadır. Bilet fiatları: bir erkek iki ha- nım için 6 Bira, bir erkek bir ha- nım için 5 lira, yalnız bir erkek için 3 liradır. Zabitan refikalariyle birlikte 3 liralık biletle gelebilirler. B.M. M. Muhasebesinde de ba- lo biletleri satılmaktadır. çecuklara ve yoksullara yardım Himayei Etfal Cemiyeti Genel merkezi 16 son tesrinden 1 ilkkâ- nun 934 e kadar 1798 çocuğa yar- dım etmiştir. Bunlardan 296 has- ta çocuk ve kadın genel merkez polikıliniklerinde muayene ve te- dıvi edilmistir. Ayrıca dış polikli- niğinde de 488 çocuğun dişleri muayene ve tedavi edilmiştir. 658 çocük ve anne genel merkezin banyolarından istifade — etmiştir. Süt damlası kısmında da her gün 145 çocuğa yekün olarak 1020 ki- lo bedava süt tevzi edilmiştir. Fa- kir talebeler için açılan aşhane- den her gün 187 çocuğa sıcak öğ- le yemeği verilmiştir. Yardım için müracaat eden 24 fakir çocuğa fa- nila, çamaşır, mekteb levazımı ve para yardımı yapılmıştır Toros Gençler Birliği Ankara şubesi, Merkezi İstanbulda bulunan Toros Grnçlerhiv'iğinin bir şubesi Ankarada resmen açılmıştır. Heyeti umumiye cuma günü halke- vinde toplanarak reis ve heyeti idareyi seçmiştir. Fahri reis olarak da Cebeli bereket mebusü Genera! Naci seçilmiş- tir. Reis Bay Cevaddır. Viyanalı gazeteci radyoda konuşacak Wiener Frem den blatt muhabiri M. Rays bir kaç haftadanberi şehrimizde bulunmaktadır. Daha da bir kaç hafta Memleketimizin soysal ve kalacaktır. sıyasal değişimlerine karşı büyük bir bağlılık göstermektedir. Memleketimiz- de aldığı intıbaları anlatmasını Ankara radyosu rica edince, Mösyö Rays bunu, sevinçle onamıştır. Bu akşam yedi bu- çukta duyduklarını Ankara radyosunda L |. k anlatacak ve Bu sözler türkçeye çevrilecektir. Türk sınırlarından gireceklerin üzerlerindeki paralar Türk sınırlarından girecek yolcular üzerinde 25 liradan fazla bulunan para- ların nasıl geri verileceği hakkında Güm- rük ve İnhisarlarBakanlığı alakadarlara bir genel yazı göndermiştir. Posta ve telgrafta tayinler İzmir posta ve telgraf başmüdürlü - ğgüne Arkara posta ve telgraf başmüdü- rü Naim, Ankara posta ve telgraf baş- müdürlüğüne posta ve telgraf baş mü - fettişi İbrahim, posta ve telgraf baş mü- fettişliğine müfettişlerden Hayri, Sey - han posta ve telgraf başmüdürü Enveri Vekâlet emrine alınarak yerine İstanbul posta ve telgraf başmüdürü Bay Hüsnü tayin edilmişlerdir. Ordu mektubeusu Mardin mektupculuğuna Ordu mek- “tubeusu Bay Sırrı tayin edilmiştir. Sağlık ve soysal yardım Ankara eski sağlık ve soysal yardım müdürü Bay Muhiddin Celal Kütahya müdürlüğüne tayin edilmiştir, A ve B şehadetnameleri Yabancı devletlerle yapılan ticaret anlaşmalarile onalan kurallara göre güm- rüklere gösterilmesi gerek olan A ve B işaretli şabadetnamelerin her birinden ayrı ayrı ellişer kuruş damgâ resmi a - lınması bildirilmiştir. Tekirdağı'na muhacir akını Tekirdağı, 2 (A.A.) — Muhacir akını devam etmektedir. Bu haf- ta yeniden gelen 2000 den artık türk muhaciri hemen iskân mın- takalarına yerleştirilmişlerdir. Ro- manya'dan gelen muhacirler hay- vanlariyle ve arabalariyte gelmek- tedirler. Vilayet muhacirlerin iş- leriyle geceli gündüzlü uğraşmak- ta ve muhacirlere hiç bir yardımı esirgemeden her türlü dileklerini Erbaa'da şehir işleri. Belediyemiz genel toplantısını bu ayın onunda yaptı. Dört gün süren bu toplantıda memleket için çok eyi görüş- meler ve konuşmalar yapıldı. Başarıla- cak işlerin çokluğunu göz önüne dök- mek için meclis zaptının 225 sayıfayı bulduğunu söylemek yeter. Kaymakam Bay Hüseyin Ferid Re- şadiye kaymakamile değiştirildi. Kaza- mızda az bir zaman kaymakamlık ya- pan Bay Hüseyin Ferid halkçı ve halk işine çok abay göstermekle tanınmış ve doğruluğu ile genelin saygı ve sev- gisini kazanmıştı. Bu hafta spor birliği çok güzel bir | müsamere yaptı. Bu müsamere- kadınlı erkekli -Erbaa halkının eyi bir yol oldu. toplantısına | Ca ÇUA N NLAY N b Ankara halkevi Kütüphane — Perşembe- den başka her gün: saat 14 ten 20 ye kadar açıktır. Jirnnastik salonu — Cuma- dan başka her gün açıktır. Iimnastikhanede çalışanlar, programına bağlıdır. Konser — Her pazar günü Riyaseti Cümhur filarmonik orkestrası tarafından: — saat 20,30 da. Çaylı dans — Her cuma: saat 17 den 20 ye kadar AMAYAY AYAN Z ANZAN, Kiralık oda Çocuk Sarayı caddesinde &lverişli bir oda kiralıktır. İstiyenlerin Türk Maarif Cemiyeti merkez müdürü Hüseyin Akkoyun'a baş vur- ypaları.. Delefot: ZİBA er a ten 8—551$! SE Gagzavuzlar, . . .. Hhristiyan türkler Ben birkaç yazımda “gagavuz,, ları anlatacağım. Onlar. bin yıl- danberi oturdulları topraklarda - hiristiyan olmalarına rağmen - türkce konuşuyorlar, en eski türk ata sözlerini söyliyorlar, türk tür- küleri çağırıyorlar ve türk oyunla- rr oynuyorlar. Bunlara dair gördüklerimi, duy: duklarımı ve öğrendiklerimi yaz- madan önce hıristiyan türk üze- rinde duracağım. Türk deyimi, milyonlarca in- san gözünde müslüman deyimi ile bir anlamda kullanılmıştır. Romanya'nın klasik - tarih ya- zanı sayılan ve kendisini tarihinin başlangıcında büyük Timur'ın torunlarından biri olarak göste- ren Kandemir - Kantemir okurla- rından, türkü, müslümanla ka- rıştırmamalarını diliyor. Biz herkesten önce türklere, türk deyiminin bir din ifade et- mediğini, müslüman türkler oldu- ğu gibi hem geçmiste hem şimdi puta tapan türkler, hıristiyan türkler ve yahudi türkler olduğu- nu söylemeliyiz. Bugün soy adlarından, en koyu türk köklerinden geldikleri anla- şılan yüz binlerce insan, ancak di- ni ortodoks olduğundan ve dilini kaybettiğinden ötürü bizim toplu- luğumuzun dışında kaldılar ve baska ulusların arasına karıştılar. Bu kaynaşmanın tarihini aydın: latmak, bugün Balkanlarda - ve Tuna'nın yukarısında yaşıyan yüz binlerin ve milyonların geçmişini araştırmak demektir. Doğu Roması imparatorluğu- nun sınırları içine giren türlü u- lusların arasında sıyasal birlik, din birliği ile elde edilirdi. : Hrristiyanlığı yaymak ve orto- doksluğu korumak - işi, Bizansın bin yılmı dolduran uğraşmaların en başında gelir. Sınırları içindeki her ulusu ortodoks kilisesi vasıta- siyle Bizansa bağlıyan bu sıyasa sonuna kadar gevşemeden çalış- mıştır. Osmanlı hakanlığında birliğin temeli sünni islâmlıktı. Fakat osmanlılar, islâmlar arasında kı- zılbaşlığın, vehabiliğin ve saire - nin yayılmasına karşı ne kadar sert savaşdılarsa, dini başka olan lara karşı o kadar gevşek davran- dılar. 8x Doğu Roması imparatorluğu kurulduktan sonra elenlerin dili üçyüz yıl içir '>, imparatorluğun Romadan getirdiği lâtinceyi ye- nerek kamuya yayılmıya başladı, Bizans topraklarında yaşıyan ib- tidat uluslarm, parlak geçmişi ve edebiyatı olan Elen diline kapıl- maları gerekti. Fakat geniş imparatorluğun birçok yanına yayılan bu dil, türk kümelerine- yaklaşımca dik bir duvara, türk diline. ve türk benliğine çarpıyordu. Türkler dil- lerini korumada ayak direyorlar- dı. İçlerinden din değiştirenleri bile yeni dinin kitabını da kendi dillerine çevirttiler. Osmanlı türkleri Rumelinde yayıldıklarında karşılarında orto- doks türkler bulmuşlardı. Bunla- rın bir kısmı islâm olmuş, bir kıs-- mı da hiristiyanlıkta kalmıstır. ""r ristiyanlıkta kalanların çoğu Bal- kanlıların kurtuluşları, araların - daki ulusal sınırlarını genislet - mek için hiç durmadan vuruşma “arı, ulusal kiliselerin, mekteple - rin ve çetelerin biribiriyle asavca - vahşice - boğusmaları esnasında soylarını unutmuş ve bazıları da dillerini de büsbütün kaybetmiş - lerdir. Fakat bunların icinde bütün bu basınçlara karsı dayanmış ve hıristiyan olduğu halde anadi'ini korumus olan gagavuzlar vardır. Bugün, Bulgaristan'da, Ro - manya'da ve Rusya'nın Romanva ya komşu sınırları üzerinde 220.000 — 250.000 arasında kes- tirilen bu hıristiyan türk - varlığı yüzünü ve yüreğini Ankara'ya çe | vermiş. bulunuyor.. , —. xrr Naşit ULUC —

Bu sayıdan diğer sayfalar: