18 Ekim 1937 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 12

Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.

Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Hokkabazlar biii nasıl aldatırlar ? Bizi aldatan ekseriya dimağı- mızdır, el çabukluğu değil ! Hokkabâzlâr mevdüt kânaâtin hilâ- fına bizi el çabukluğu ile aldatmazlar; bizi aldatarf ekseriya — dımağımızdır. Hoökkabaz irisarı psikolojisi hakkındaki malümatırı küllanmakla seyircileri al- datmmağa muvaffak olur. Bügürlün en meşhur hokkabazı Jöhn Mulholland sanatının yüzde seksen ruhiyata, yüzde on el çabukluğuna ve yüzde onu daâ âletlere vabeste ölduğu- nu itiraf ediyor. Sihirbaz mantıki ve iyi terbiye görmüş bir dirnağm tabif hareket lerirden katiyen şüphe etmiyeceğini, fa kat ayni samanda Bu hareketleri gayri ihtiyari olarak mantıki teticesine irca &- deceği için çabucak aldatılabileceğini ilefi sürüyor. Misalle izah edelim: Muliholland bir gün bir gâzeteciye boş bir tahta kutu verdi. Gizli öyukla- tt ölmadığını göstermek için kutuyu parçalarına ayırdı. Ondari gorira parça ları tekrar biribirine rabtetti ve kutüyü muayene etmesi için gazeteciye verdi. Gazeteci kutunun şekerle dolu ol- duğunu hayretle gördü: Nasıl buna mu vaffak olduğunu sordü: — Senin dimağının nasıl çalışaca- ğint bilmekle, Diye cevap verdi. Sana sadece boş bir kutu gösterseydim tekrar elime alarak oynamak ve doldurmak için bir bdhane bulamiyacakfım. Sen şüphelenecektin. Fakat kutuyu parça- lara ayırdıktan sonra parçaları tekrar rabtetmek için elime aldım; senin bü- tün dikkatin kutünun parçalarınım tab- tedilmesirnle verilmişti. Halbuki Ben bu arada sen başka şeyle meşğulken rahat ça kutuyu döldürdüm. Büna hökkabaz- lar “yanlış istikâmet verme” derler, Kurnaz hokkabazlar dimağ ve gözü aldatmak için bu hilleden çok istifade ederler; meselâ hokkabaz konuşurken ekseriyetle ellerini ceplerine sokar" Bu gayet tabil bir harekettir; seyirciler bu na o kadar alışırlar ki hokkabaz cebin- den bir şey çıkardığı vakit bile seyir- €iler farkına Yarmazlâr; şayed sade bir elini cebine koymuş ölsaydi şüphe uyan dıracaktı. DN ga| AÂyni surette bir hokkâbaz elindeki değneği müteaddid defalâr alır brrakır, Seyirciler büra da alışırlar. Aliış bıfa- kış esnasırida gizlice mâsâya başka bir şeyler de bıraktığı Zâamâti katiyen far- kına varmazlâr. Dikkatinizi ehemmi- yetsiz bir yere temerküz ettirerek hile- sini keşfetmenize yarayacak bir çok ha rekstlerini böylece gizler. Bütün hokkabazlar bilkassa akıllr kirtiselerir en kolay — aldatıldıklarında hem fikirdirler. Çürikü bunlar her gör- dükleri şeyi illet ve sebeb kdnununa gö re izah etmiye çâlişırlar. Halbuki illet ve sebeb kaidesi bilmiyen' çocuklar doğ rüdan döğruya müşahedeye istinad et- tikleri için 6 kadar çabuk llldâfl'm&zlar. Meselâ parmağınızı bir şeye işaret e- din, büyük bir adam derhal işaret olu- nan yere bakar. Halbuki bir çocuk ev- | velâ parmağınıza sonra işaret edilen yere bakar, Bunuri içindir ki hokkabaz seyirciler arasımda bir yardımcı araken | apdal bir adam yerirle zeki bir kimse seçer. Apdal biri onun için daha tehlike- lidir. Mullholland sahneye çıkarken ya- vaş yavaş etrafina bakına bakına yürü- mez. Derhal sert ve dıkı adımlarla iler- ler. Seyirciler üzerinde bu suretle daha başlanğıçta kendisinden emin bir adam tesiri brrakır. Usta bir hokkabazın he'r şeyden övvel seyircilere kendini sevdir mesi lâzımdır. Bir gün hokkabaz bir gazeteci ile konuşuyordu. İnsanları nasıl aldattığı- nr anlatıyordu. Gazeteci bidayette inan- madı. O zaman hokkabaz: — Bana bak, dedi. Masanm üzerinde duran bir cığara kutusundan bir cığara almak için elini uzattı. Cığarayı aldıktan sonra elini ka- pattr. Masanın öbür tarafında duran şap kanın içine elini sokarak cığarayı attı. Boş elini gazeteciye gösterdikten sonra şapkayı âldır. İçi Bom böştü. / Gazeteti Bordu: — Cığara nerede? Hokkahaz güldü: — İşte bBak; dimağınız sizi nasıl al- dâtti, dedi. Ben kütüdan Giğarâa alma- dirm. Yalnız âlryormuş gibi elimi öynat tım, Fakat dimağımız bu hareket kârşı- sında derlial aldım karaatini edindi. Siz de elimde cığâara gördüm zarinet- tiniz, Bu süretle alafimış öldünüz. Bünüri içindir ki Hhatırmızda olsun bir daha bir hokkabaz seyrederkern gi- zi gözünüzün değil aklmızın aldattığı- nı biliri ve ond göre davranım. * * Geceleri uyuyamamaktan şikâyet edenlere ... Tavsiye edilen tatbiki kolay ve basit çareler Uykusuzluktan şikâyet edenlerin ço- ğu yatakta düşünceye dalmak âdetinin- onların bu uykusuzluğuna sebep oldu- ğunu kabul edeceklerdir. Bu âdetten kumtulmak için ne yapabiliriz? Dimağı ya.takta' eridişe ve heyecan verecek dü - şüricelere dalmakfaân merni etmek ve tahatga uyuyabilmek için ne gibi çare- ler bulabiliriz? - Bunün için yapılacak bazı, gayet ba - sit şeyler vardır ki son derece iyi neti- celer verir. Bir çok meşhur psikologla- “Tın. tavsiye ettiği çok basit bir çareyi anlatalım Dimağınızı bir kara tahta farzedin, Bu kara tahta dizlerinizde iduruyor. | Örüidari sonra ötömatik bir elin aklınıza geleri her fikti Bu tahtâya derhal yaz - mağa başladığınır tasâvvur edin. Eliniz- de bir de ıslak süinger bulunsuüri. Tahta ya yazılan her fikr? daha cümle bitme - den silmiye hazır olur. karatahtayı bü türi dikktatinizle seyfetmiye Mecbürfsu nuz. Çünkü yazılanı derhal sileceksiniz. Ne olursa ölsun tâhtâ yaâzılı kalmamalı- dır. Bu saçma görünebilir! Fakat hele bir tecrübe edin, İyi netiteler verdiğini ka- bul edeceksiniz. r Bundan başka uyku hj.lindeki ya - N vaş, derin Ve ahenkli nefes alışr taklit etmek çaresi vardır. Bu da oldukça ko - laydir. Fakât taklitte gayet dikkatli davrnamalı, ârâsırâ arkasımir brrakma * maltdir. Nefesi âlırken çıkardığınız s€s- lere dikkat edin: Kendi keridinizi dinle- yir. Bu dinleyişir bile siz! teskin ettiği- ni göreceksiniz., Nefesinizi veridiğiniz vakit ise zifininiz uykü Kâşırıcı fikirle - rin girmesini mâni olacaktır. ÇöK geç- meden uykuyu takliden gıkarmağa ça - lıştığınız ritmik nefesler hakikaten uy- ku nefesleri olaczktır. Daha başlta çâreler de vârdir. Her- kes bilir ki üuykudati evvel bir. banyo üykü getirir. Fakâat şümü bilmeTsiniz ki yıkandığınız su nekâadar rahât ölursö banyonun tesiri o kadar azdır. Su sizi üşütetek kadar soğuk olmalıdır. Isın - ymak için çırpınmanız lâzım gelmekdir. Çiktiktan sonra kenidinizi azıcık üşümüş gibi H'ssetmelisiniz. Yatağa ısmmak için girmelisiniz. On beş yirmi dakika gorira endişeli filşirıat zihtinizden uzak tutâarsaniz sabaha ka dar deliksiz bir uyku uyursuünüz. Gece yarısı uyanınca da ayni prensi bi takip etmek mümkündür. Uyanıt u- yanmaz, yorganı üstünüzllen atıniz. Ü- 4 â tâast Garip tesadüflerle meşhil ve zengin olanlar — Üstüste kazaya | uğrayıp yataklara düşen bir gazete muhbiri, günün en şöhretli romancısı nasıl oldu ? Meşrü muhteri Edisona sormuşlar: — Döha nedir? Fdison hiç tereddüt etmemiş: — Yüzde döksan dokuz ter dökme, yüzde bir akıl! cevabmı verimiş, Hakikaten şan, şöhret sahibi olmak isti. yorsanız meşakkate katlanmanız İcap eder. Yoksa oturduğunuz yerde şöhret sizin aya. | Eınıza gelmez. Fakat birçok garip tesadüfler — vardır ki bir gün İçinde İnsant meşhur — ediverirler. Hdison, Goodyear, Bugün beynelmilel bir mu. harrir ölân Margaret Mitchell hep aksi te. sadüfler neticesi şöhret ve netice itibarile ser vet sahibi olmuşlardır. Bugün bir milyondan fazla nüsha saftarak dünyünmi en çok okunan kitabmm muharfir Müarğgüret Michell şöhretini bir hastalığa borç lüdür.: Varher #stüdyosunun, 200 bin dolar vererek film haklarını aldığı “Göne Vith the Vind,, romanınm muüuharriri, Amerikada — Atlanta şöhrinde bir gazetede muhbirlik ediyor ve. hniç de parlak bir istikbale sahip gibi gö. rünmüyordu. Hele hastalanıp — yatınca #fisi büsbütün karardır. İyi olup kalktığı gün, bir aksi tesadüfle topuğunu kırarâk tekrâr yat. ti. Bundan sgorra kaza kazayı takiğp etti. Ka. burga kemiği kırıldı. Üstüne başka Bir has. talık dâha geldi. İşini de kaybetmiş oldu. Bundan doktorlar ona sıkılmaması İçin zih- nini bir şeyle meşgul etmesini tavsiye etti. ler. Bunun üzerine hasta en kolay ve ucuz haf şüyünceye kadar böyle örtüsüz kalınız. Üşüdükten sonra yorganı örtünüz, İsı - nıncıya kadar uyumuş olacağınızı göre- ceksiniz, Diğer bir çare daha yatakta okumak- itır. Fakat başınızın rahat olmasına dik- kat etmelisiniz. Yatakta okumak, göz - leri bozar. Bunun önüne geçmek için başınızı yukarıda tutacak kadar yastık köymalısırız. Sonrâ roman okumak tav- siye edilmez. Zor kitaplar okumalı ki zihin yorulsun, dinlerimek için uylu h- tiyacını hissetsin. Bit çok defalar uvkusuzluktari şikâ - yetler başka şekil alır. Yaâtâğa yater yatmaz çabuk uyunulduğu, fakat — sa- bahleyin erkemlen uyanılıp bir daha “Öze uyku girmedişi söylenir. Bu gibi- lere tavsiye edilecek şeylet yukardaki - lerin ayni olmakla berabe: uyandıkları zaman kat'iyyen gözlerini açmtamaları lâzım geld'ğin! söyleyebiliriz. Çünkü az bir ışık bile uykuyu kaçırabi'ir. Maamafih unutmamalısınız ki bu ça. relerden hiç bir'si sizi kat'i surette u- yutmaz. Uyutmak tabiatın işidir. Tabi. atın vazifes'ni görebilmesi için bu çâre. ler yardımdı olur. Dimağ edindiği âdet. ler üzerine işler. Yeni âdetler ekdinmek | kolay değildir. Bu usüulleri tatbik ede e. de dimağa yeni bir âdet ed'adirmiş ©. lursatız uyküya dalmaniz kolaylaşır. * * U ea DÜ 5 G el lll Mitchell li Kaleme kuvvet bir roman yazdı. Netice: Hitlerin “Kavgam,, ki dan sönra dünyanın en çök satılan — kitabi kaleme slmmış oldu. Taâblt bu eserin yazılmasını — sadece aksi tesadüfe hamledemeyiz. Bu şartlar — altında roman yazmış olanların âadedi sayısızdır. Mis Mitchellin, eserini vücüde getirebilmek için şüphesiz büyük bir kabiliyet ve tstidada ma, Hkti. Yalnız burada nazarı dikkate almacak nökta bu aksi tesadüflerin muharrire yaz. mak ve kabiliyetini denemek fırsatını ver. miş olmasıdır. Hastalanıp işinden olmasaydı gece gündüz muhbirlik ile meşgul olan Mis Mitchell belki hiç bir zaman roman yazmaya vakit bulamıyacaktı. Moşhur Marko Polo Maaâmafih hasta yataâğınm Misz Mitchelle vermiş olduğu bu firsatr birçok hallerde er. keklere hapishane vermiştir. Orta asırlarda karadan Çine giden ve Çin hakkında Avrupaya ilk malümatı getirei meşhur seyyah Markö Poölo hapsedilmemiş ölsüydr onu şimdi bütün dünya Ünutmuş olacâktı. Çinde bir siyasi sebebten dolayr hapsedilen Marko Polo can sıkıntısımnı. — gidermek için kalemi ele almış meşhur seyahatnamesini yazıvetmişti. Daima lânet ettiği bu aksi te. sadüf hHeticesi hiç farkında öolmadan şöhret Kazânıvermişti. Şimdi sinemariım meşhur yil. dızt Gary Cooper Markö Poölo rolürnde film. çeviriyor. Hapishanede tecrübeler Ötorlobil satan mağazaların — ilânlarında sik sık tesadüf ettiğiniz Goodyear lâstikle. rinin piyasaya çıkmasına Ve sahibini Zengin etmesine dâ gene böyle bir aksi tesadüf se. bep olmuşlur. trlâs eden Goodyear hapishanede ne yapa. cağını bilmediği için o zâmaân pek kiym:”siz olan k&ncuk c serübeler yaparak vaktini geçirmeye çalıştı. Düşünc” taşındı bu elâs. tikt maddeyi bir çok yeric Je kullanmak İm. FP*ar vVardı. Fakat İstimal edilebilmesi için Katılaştırlması İcap ediyo-du. Bunu düşüne düşüz: b 'tuktan sonra tecrübelere başladı. Fakat muvaffak olması başka bir aksi Lesa. düf neticesi oldu: Bir gün elinde, bir çanağın içinde kükürtle kafişik kauçük taşıyordu. Ayağı halıya ta. kıldı. Sobanın Üstüne düşti. Kauçukila karı. şık kükürt kızgım soba demiri Üstünde öyle | bir pis Kkokü Hüzretti ki ayağa fırigdı. Te. mizlemeye koyuldu. Bir de ne Baksin kau. güklar katıldşmlıamış mı! İşte bu alksi tesa. aüf neticesi kauçuk vulkanize edilmişti! Go. odyear bu süretle çabucak ve yeniden zen. gin oluvermişti. Çiklet nasıl keşfedildi ? Bugün Amerikada herkesin ağzından düş. miyen çiklet de bir aksi tesadüf neticesi, keşfedilmiş ve sahibini bu suretle zengin et. müiştir. Nevyorkta oturmakta plan Thoamas Adams isminde bir adam evinin — bir katmt Alamox isminde bir — Meksikalr — generale kiralamıştı. Meksikalı — general kirayı ver. meden kaçınca Thomas Adams — eşyasına el koydu. Bir köşede bir kasanın içinde yapış. kan bir madde vardı. B_II. Meksikada büyü. üzta *& sCirdik İ - A GŞ İ vdr, V Dünyanın en çok satılan — kitabının muhan'"& | * ! Göödyeir, kauçuğu vülkanize etmeyi aksi b“ | düf neticesi bulmuştu. "i SOŞTULAL —3T y 0nA Turküirerı Atrrrari gee ASA0 yraArrır Virrun ee #0 1 X * yen bir gacm chiehle namr verile —(j idi. Serde biraz kimyagerlik olduğ” (W damş bü yapışkan madde ile bf 4 çük muşamba yapmak İstedi. A kadüçüklür gibi chiele vüulkanize 9, pışkariliğinı muhafaza etti. İmal * » şamba sarndalye üzerine oturduğu — yi pışakaldı, Bu sefer ehicleden : kalktı. Çizmeler de ayağma y hayet generalden kalan bu maddî:w"f dişler için damak imalinde kuli M şündü. Teşebbüst İşiten dişçi nıî’m;_— etti. Adama iyiden iyiye hiddet g PR teyi atmağa karar verdi. Bu l”âş Alaomnun bu maddeyi çiğnediği * » ,Bir de bunu tecrüba etti. Hog“:gy — kere de şekerle karıştırarak #; Bu daha hoştu. Bu suretle chtelet * £ miş oldu. , Maamafih servet ve şöhret]eı'!ll1 W 4 ğ düfe medyun olan yukarda ismi F (ü hepsinin kabiliyeti olduğu mkâr — Bidayette bunlara arkasını çevire? — yüzünü çevirinde, firsattan igtifadö bilmişlerdir. Soba ihracati Fakat Amerikan ihtilâli zamâft (f hür ve zenigin olan Timoöthy pextif birisi için tall perisinin yaptıklari ” la bitmiek tükanmek bilmez.. Bir gün babasından kalan — P gi sarfedeceğini düşünen Timotiy * —— atkadaşı şaka olsun diye: A — BSöba al, cenup adalarına | çok kazanırsın! diyor. Saf Timothy Dexter bu tav;î?;ğ inanıyor. Yaz olduğu için pi T a ” 0 B M | sobaları ucuz safin alarak cemibt yor. Cenuptaktler sobayı ne yap #j;“ neşten piştiklert yetmiyormuş — ” pf soba mi yakamlar? Fakat ıck" F yapanlardan biri bu saç sobalarti " J kaynatmakta kmlannabiteceğîd"# A Dexter kısa zamanda cenupta — , elden çıkararak zengin oluyor: kJ İngiliz kömür Ihracatmın mer j tle yehridir. İngilizler boş yere © meyi ifade etmek istedikleri 16 kömür göndermiş,, derler. YU , beri bu tabiri işiten fakat bir tüT idrâk edemiyen Dexter bir güü satın alabildiği bütün kömürleri " » sevkediyor. Bu haberi işiten BS7 ' C başlaytnca mahvolduğunu an!î)"’f;,a y perisi onu gene terketmiş değildlr yüklü vapürlarm Nevcastle kömür madenlerinde bir grev Ö7 gç Dextet kömürlerden büyük KÂF 'Talli buna derler işte! | Yakşam — gazelesidir. | HABER'e verenler kâr

Bu sayıdan diğer sayfalar: