31 Ocak 1938 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 6

31 Ocak 1938 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

" HABFR — Akşam postas? 31 İKİNCİKÂANUN — 1938 Kayseri fabrıkasında Mütehassıs işçi ve usta yetiştiriliyor Bütün İşçi mektepten çıkacak 1 senede 270 usta yetiştirildi Kayseri, (Hususi) — Üç seneye | yakın bir zamandanberi faaliyette bu- lunan fabrikanın işçi ihtiyacını kar - gılamak üzere her taraftan akm akın gelmekte olan işç' arden hakkiyle is- tifade imkânı kabil olgna.dığı cihetle fabrika idaresi bazı tedbirlere lüzum görmüştür. Fabrikada çalığacak olan işçi ve usta muavinlerinin yalnız a - meli bi 'lerle kalmıyarak ayni zaman da nazari birgilerden de istifade ede - bilmeleri ve tam teknik işçi olarak ye- tişmeleri için fabrika dahilinde husu- si bina içinde mevcut mektebin pro - gramının genişletilmesi karar altına almfnıştır. Bügün 47 mevcudu olan bu mektep Ikisi usta muavini ve biri de dokuma- cı olarak üç smıf üzerinde çalışmak- tadır. Ayrıca halen fabrikada çalışan ve henüz kurslara girmemiş olan yağ cı ve usta muavinleri için gece kure ları açılmıştır. İplik kısmı için birin ci ve ikinci posta işcileri yetiştirilmi Ve fabrikaya verilmiş bulunduğun dan üçüncü postanın hazırlanmasır” başlanmıştır. Bu şekilde iki sene sor ra fabrikada calısacak olan her işci nin bu mektepten geçmesi temin edi! miş olacaktır. Ka teknik usta ve işçi yetiştirildi ? Mektebin tam faaliyete geçtiği gün- denberi bir seneye yakım bir zaman geçmiştir. Bu müddet zarfında 24 do- kuma usta muavini 123 dokumacı 34 fitilci ve 28 vatrerci yetiştirilerek fab- rika kadrosuna ithal edilmiştir. Şim- di ikinci devreye dokumacı ve usta muavini yetiştirilmektedir. Bu günkü kadro (gece kursları dahil) 278 tek- nik işçi ve usta muavini yetiştirmiş- tir. Bundan maada Nazilli basma fab- rikasının usta muavinleri de burada yetiştirildiği gibi, bir seneye kadar çalışmıya başlıyacak olan Malatya bez fabrikasınım usta muavinlerini ye- tiştirmek için de icab eden bütün ha- zırlıklar ikmal edilmiştir. İşçiye öğretilen şeyler İşçi fabrikaya girmezden evvel mek- tepte hesap, makina bakrmı, dahili ni- zamname, ameli ve nazari dokumacı - lık bilgilerini, sistematik surette ça- lışma usullerini öğrendikten sonra çalışacağı makina hakkında tamamile malümat edinmiş vaziyette fabrikaya ,verilmektedir. Usta muavin sımtfım- da ise idare, organizasyon, pamu İp- lik ve dokuma teknolojileri, me :ki bilgiler, montaj ve ayarı, makina e- sabatı, kumaş tahlili, desen, hesap, hendese ve tesviyecilik gibi dersler öğretilmektedir. Yukarda söylediğimiz gibi mektebin gayesi, memlekette faydalı teknik e- lemanlar yetiştirmek ve bu eleman - Atölyede ameli dersler ——— lardan her şekilde azami istifade im- kânlarını bulmaktır. Dersler öğleye kadar nazari ve öğ- leden sonra mektebin atölyesinde a- meli olarak yapılmaktadır. Mektep a- tölyesi, fabrikada bulunan her bhir cins makinalardan lüzumuna göre bir veya fazla mevcut bulunduğundan tam bir fabrika koölleksiyonu arzeder. Ameli dersler için icabımda fabrikadaki ma kinalardan istifade edilmektedir. Her smıfın bir teknik öğretmeni olduğu gibi dahili idare disiplini hakkındaki dersleri de fabrikanın baş mühendisi vermektedir. Mektenpten çıkan istidatlı işçiler us- ta muavin yardımcılığı, usta muavin kursları için namzet gösterilmektedir. Gerek usta muavinlerine ve gerekse işçilere kurs nihayetinde teknik bir he yet huzurunda yapılan imtihan neti selerine göre musaddak tasdikname - ler verilmektedir. Bu suretle mekten memleketin mensucat sahasında lüzu- mu olan teknik işçisini yetiştiren fay- dalı bir müessese haline girmiş sayı- labilir. Bir memur Kaçak odun yüzünden Arkadaşını tabanca ile ağır yaralayıp : kaçtı Seferihisar, (Hüsusi) — Kazamız- da iki memur arasında müessif bir yaralama hâdisesi olmuştur. - Orman muamelât memurlarından Hikmet, or man koöntrol memuru Mehmedi başın- dan tabancayla yaralamıştır. Hâdise gecesi Hikmet evinde rakı içmiş ve sonra kahvede oturmakta o- lan Mehmedi dışarı çağırmıştır. Kah- venin önünde iki memur kavga et - meye başlamıştardır. Kahveden dışarı fırlıyanlar Hikmetin bir taraftan Mehmedi tokatlarken, bir taraftan da: — Kaçak odun kesildiğini sen mi haber verdin? diye bağırdığımı ve Mehmedin de böyle bir şeyden habe- ri olmadığı cevabını verdiğini işit - mişler ve kavgacıları ayırmışlardır. Fakat Hikmet Mehmedin yolunu bek- lemiş ve zavallı adam, iki saat sonra evine giderken Üüzerine ateş ederek yere sermiştir. Yaralı hastaneye kal- dırılmış, Hikmetin İzmire kaçtığı an- Amerika kadunnarn n asıl G yinir Yaşar Manikürcü, İşsiz gücsüz kadın ve erkeklerin tırnaklarını kesmeğe uğraşırken, aklı fikri, bir vitrinde gördüğü gelinlik robîl'iwduı Aile kadını Joella, evinde çocuklarile uğraş ma!.!ım büyük bir zevk duyar. On senelik mü ve ır'ne kazanır? 3 şterek hayattan sonra bile TU laşılmıştır. Suçlu aranmaktadır. Kocasını çÇıldıra” - sıya seviyor Amerikalıların aile hayatları Avrupalılarınkine hiç benzeme? Kadın bir tarafa, koca başka tarafa seyahate çıkıyor IW kadın ekseriya, bu seyahatinin masrafını kibar ve yâ bir zengin arkadaşa çektirmenin yolunu ariyor Evde, maliye nazırlığı gören kendisidir. Ayda 1000 _?= Yurddan Küçlük Haberler * İzmirde Kültürparkta kurulacak olan atış poligonunun plânları hazır - lanmıştır. Marttta inşaata başlanacak tır. * Sıvasta Kepenek adıyla haftalık siyasi bir gazete intişara başlamıştır. Muvaffakıyet ve uzun ömürler dile - TİZ. * Sındırgı çocuk esirgeme kurumu Kurban bayramında elli yoksul ço - cuğa elbise ve ayakkabı verecektir. * Bursada bir kısım ilk okullar bi- rer radyo almaya karar vermişler - dir. Radyo, ayni zamanda bir ders va sıtası olarak kullanılacaktır. * Mersinde yanılacak halkevi bina- sının projesi nafia vekâletince tas - dik edilmiştir. Yakında inşaata baş - lanacaktır, Tarih diyor bki: Sadaret PADIŞAHLARIN, kendi adları- na devlet idaresini ellerine bı- raktıkları “lâla,,lar, “çeziriâzam- lar,, “başvekiller,, “vekili mutlak,,- lar, — bir kelime ile — sadrazamlar birer tellâldan başka bir şey değil- lerdi: Halkla padişah — arasında iş gören bir tellâl!.. Sadrazamlar, memleketin, mem- leketin hakiki sahibi ve efendisi olan milletin değil, padişahın sadrazam- larıydı. Padişah ne derse onu yapar lar, dalkavuklak ve cahilâne bir miskinlik içinde “tedviri maslahata,, calışırlardı. Halk bir şey istese, bir dilekte bulunsa, bu dileği de “sa- adetlü, kerametlü, devletlâ, kudret- lü, şehinşahı cihan hazretlerine ib- lâğ., ederlerdi. 'Tellâllık yıllarca sürüp gitti. Da- ha doğrusu bir maya, olarak kaldı: Sadaret mayası!.. Osmanlı tarihi dikkatle incelene- cek olursa. görürüz ki, hiçbir devir de hiçbir. sadrazam - bir kaçı müs- tesna — enerjik bir hayatiyet ve ha- veket göstererek, padişahın zulmü, münasebetsizliklerini, rezaletlerini, keyfi icraatını, ahlâksızlıklarımı, rüsvetciliğini önlemek teşebbüsünde bulunmamıştır. Memleket için fay- Vaziyeti: Aile kadını. Üç çocuğu, üç hizmetçisi var. Bir tablo galerisi mü- WM JOELLA C8 z Ailekadım dürü olan kocasiyle beraber çalışır. liri vardır. 100 dolar da cep M Asli: Italyan: Geliri: Ayda 1100 dolar. Kocası senede 3000 dolar KAZL , y Yaşı: 28. Masrafı Ayda 1100 dolar. ve hususi ihtiyaçlarına EM Boyu: 1 metre 68 santim. Zevk ve eğlenceleri: Dans, sinema, | yan, iktısada riayet eder glbîît M Sıkleti: 63 kilo. bar, dansing, mütalea, seyahat,. Fakat lüzumlu lüzumsuz M Saçları: Siyah. Joella, on senelik bir müşterek ha- | yen sarfeder. bir lf' Gözleri; Mavi, yattan sonra kocasını, yine ilk gün - — 100 dolara satınalındı! e j lerdeki gibi sever. Amerikalıların ai- | tüm altı sene dayanır. Hal'lî'"bir ,ııf le hayatları, Avrupalılarınkine benze- | ları pek çabuk eskir, an : mez. İşte, geçen sene tatilde, karı ko- | sim giyilebilir... 3 bl': rt:îa, îarar vşrc]l!iler. .clloeğa Holivuda gıt Der. Apartımanı 8 Odaııdşob ddj i, kocası Juliyen de Parise, sergiyi i A mavasu g ziyarete, Gerçi ayrılık biraz acıklı Yo SEC O Senelgl dalı, güzel, uğurlu ve — mesut İşler yapmaya sevketmemiştir. Sadrazamlar; “mürşit,,lik vazife- lerini yapmadıklarından başka, zu- lümde, kahırda, istipdatta, keyfi ic- raatta, padisşahlardan zerrece geri kalmamışlardır. Padisahlar, sebehsiz, bazan incir çekirdeği doldurmrıyacak kadar e- hemmiyetsiz ve sudan Bahanelerle birçok insanları nasıl — sürdürdüler, boğdurdularsa, sadrazamlar da, tıp- kı öyle yaptılar. Devletin, milletin rahatı. huzuru için değil, sırf, *müh rü şerifi,, elden çıkarmamak gibi ha sis bit menfaat ve iktidar mevkii hır siyle rakin sandıklarını, sadarete ge tirilmesi ihtimali olanları, hediye vermiven zencinleri, günahsız devlet rükünlerini astırdılar, kazıklattılar. sürdürdüler. Besş yıl iki ay süren sadareti zar- fında Köprülü Mehmet paşanm kıy- dığı canm sayısı yirmi binden faz- ladır. Bunlar ne savaşlarda, ne mü- salemelerde ölmüş, doğrudan dofru va vezirilâzamın emrile öldürülmüş- tür, Hüseyin Rüştü TIRPAN Bar- Devamı 12 incide olmuş. Fakat yine birleşecekleri ü- midiyle teselli bulmuşlar.. Juliyenin çok rağbet gören bir tab- lo sergisi vardır. Karısı da kendisine yardım eder. Sabahları saat T bucukta kalkar, henüz beşikte bulunan küçük çocu - ğunu sever, okşar. Süt anaya söyle - nir, Ve iki büyük çocuğun giyinmele- rine nezaret eder. Kahvaltılarını ye - dirir, mektebe gönderir. Bu vazifeyi bitirdi mi, kahvaltısını açık havada almak için (Z00) kahvesine gider. İ- ki yumurta, çay ve meyve.. Sonra bankaya uğrar, daha sonra. galeride çalışan amelelerin yanına gider, emir- ler verir. Bunu müteakip kocasının terzisine uğrar, yeni ısmarladığı kos- tümün provasında hazır bulunur. Zi- ra onun, kusursuz ve şık giyinmesini arzu eder, Öğleyin, eğer dostlarından biri ta- rafmdan lüks bir lokantaya davetli değilse, (Drug Store) a girer, meyva ve sandviçle karnını doyurur. Şişman- larım diye çok yemek yemez. , Ucuz. Çünkü büyük bir bil lg:' cü katımda, Bir ahcısı, bir a!d’r .__ metçisi, bir de süt anası V ların herbirine ayda g0-100 rir. Bu sebeple kendi h larmı biraz kısmak mecb dir. Daima siyah veyâ koy'”örw roblar giyer, ayni sıv beş defa sokağa çıkm madığını söyler. A.rkaâm mü 50 dolara, başındaki 18 dolara almıştır. Yâl inıF u!ıı verdiği cüz'i paraya aCiT egti raber “zaruri” der. Çü mazsa göğsü pek çirkif Senede bir veya iki müessesesine gider. 'H nünü berbere, mani dolarlık kaplama bir £ & ken içini çeker: — Ne çüre, der, servetimiz müsdait değil Öğlenden sonra çay V vetlerine gider, bos va ride geçirir. ber Devaf” or“"w İi ./ xw"ff' ııı ü j mk"” w»;» x VA W |

Bu sayıdan diğer sayfalar: