HABER — Akşam Postasr 3n FH?İPAN 1993 Goriller Afrikasında | birkaç ay Gorillerin yatağı — Afrika güneşi türküsü — Yarıda kalmış Goril konferansı — Goril aile hayatı — Kırmızı Goril esrarı Güneşin doğmasına pekaz va - kit var. Hâlâ uzayan gölgelerden daha karanlık, iri ve kıllı bir mahlük, o gece için yapraklar ve dallar dan yaptığı çardaktan dışarı çı kıyor.. Kocaman ve tuhaf bir baş gö züküyor. Yırtıcı ve parıl parıl iki göz çarçabuk etrafı bir kolluyor . Sessizlik içinde sessizlik.. göl - geler içinde gölgeler!.. Bu koca - man kıllı nsahlük uçsuz bucaksız ormanın ufak gölüne doğru ağır ağır yürümeğe başlıyor. Oradan, bir parça halinde görünen göğe bakıyor.. Görünen gök parçasın - da, Afrika gecesinin siyah kadife perdesini yavaş yavaş silmeğe baş- layan ilk sabah ağırtıları belir - | mektedir. | Kocaman, kıllı mahlük, kımıl - damaksızın göl kenarında duru - yor... Ve parıl parıl altın çevrenin, il! ışıkları ok gibi havaya daldığı va kit, apansız bir çığlık koparıyor ! İnsanın tüylerini tiken tiken eder bir çığlık.. Bir acıdan gelen ses gibi bir haykırma.. İşte bu, bir çok gorillerin yaşa- dığı ormanın bu köşesindeki ya - bani baş, erkek gorlidir!., Bütün enerjisi ve korkunç biçi - mi ile ona bakamazsınız bile.. , Orada, durduğu yerde kocaman bir insan eli gibi elleryile göğsünü döymektedir. - Afrika güneşinin Ü türküsü mü nedir? - o acı çığ - ilı bir daha basar.. Ve bu her sa- 2h Böyledir.; l er sabah, gorilin tanıdığı dün- yaya güneş her doğdukça, goril o korkunç çığlığı ve yosunlu bir ka- ya gibi gövdesiyle onu böylece karşılamağa çıkar. —| 5 » * Gorilin çığlığı, kilometrelerce uzanan ormanın yeşil ve sık tavanı altında yayılarak ürkütücü, esrar- İr yankılar (akisler) yapar. — Tanımmış gezgin Gatti, Floran - sa müzesi için bir goril örneği ge - G:ıril maymununun kendi vatanında alınmış pek nadir fotoğraflarından biri tirmek üzere Afrikanın tâ göbe - ğine gitmişken — gorillerin kendi hallerinde yaşayışlarını da göz - den wgeçimekteydi. Afrikanım tâ göbeğinde... Çibin- da ormanı ki, şarkta ve garpta At- las denizile Hind — denizlerinden hemen ayni mesafededir. Ve Kap şehriyle Kahire arasındadır. Burası, beyazların eline ancak büyük harpten sonra girmiştir. O kadar geniş ve geçilmesi zor yer - ' rinize atılacak gibidir. | dir.. Hem çabucak yorulacakları - “nırdim. Çabucak bir akşam yeme- lerdir ki, henüz insan ayağı bas - mamış parçaları vardır. Kurumuş ve taze ağaçların ge- niş ve içiçe dallarının biribirlerine Şimdiye kadar yakalanmış goriller arasında en büyüğü 6 kadem boyunda girmesinden açılmak bilmiyen du- varlar olmuştur. . « » Kalın ve yeşil örtünün altında dağ, tepe, göl ve akar su, her şey kayıptır. Binlerce bilinmedik teh- like bu sıklıklar içinde hemen üze- Tanınmış gezgin Attilio Gatti, Orta Afrikanın — Mambuti denen cücelerinin sultanı Kasciula ve o- nun tebaasından bir grupla hafta - | larca bu orman içinde dolaşmış - tır. Bu cücelerin kısacık ayaklarına “ayak uydurmak,, hayli zor şey - nı sanırken, büyük bir dayanıklı - lık sahibi olduklarını da görürsü - nüz. Her gün güçleri sanki daha artar.. Tam bir av sezişleri ve or - manlar içinde çok işe yarayan de- ğerli bir yol eğemenlikleri vardır. *& » & Gatti isimli Afrika gezgini, her gün bu cüceler ve sultanı ile bir - likte goriller sürüsünün ardmda gezdi.. Gorillerin geçerken bırak - tığı keskin — kokudan biraz uzak durarak ve kendilerini de bu ya - bani hayvanlara sezdirmeksizin dolaşıyordu. Gorilleri ormanların kalın perdesi arasından gözleye - rek onların kimse tarafından gö - rülmediklerini — sandıkları vakit nasıl hareket ettiklerini de öğren- mek istiyordu. - .. Tanınmış gezgin Attilio Gatti diyor ki: “Ormanın bir köşesindeki kam- pımıza her döndüğüm vakit, bü - yük bir yorgunluk içinde bulunu - yordum. Yüzüm, kollarım, dizle - rim kan içinde olurdu. Çok defa birden boşanan yağmur sağnak - larımndan kemiklerime kadar ısla- ği yedikten sonra derhal uyku - ya dalardım. “Fakat sabahleyin, gorillerin ki, yumurcak gorile hızla bir tokat ilk korkunç türküleri ortalığı in - letmeğe başladığı vakit yeniden sıçrar ve gündelik macerama ha - zırlanırdım. Bir kaç saat sonra cücelerin — sultanı da maiyeti ile birlikte gelirdi. “Bir gün gorillerin geceyi geçir- diği çardaklara doğru yol aldık..,, # & & Gorillerin hayatını iyi tanıyan- lara göre, göoril maymunu her va - kit büyük bir ağacın altına sığını - yor. Yatacağı yerdeki çalı çırpı- yı adam akıllı temizledikten sonra kendi eliyle getirdiği — taze yap - raklardan, dallardan ve yosundan kendine güzel bir karyola somye - si yapıyor. Ağaçlardan sarkan kalın orman sarmaşıklarını da — bir perde gibi önüne dizdikten — sonra, kendini büsbütün emniyette ve tek başma sayarak uykusuna dalmaktadır. * * *& Gatti anlatıyor: “Bir kere bir orman meydancı - ğında bütün bir goril — ailesine rastladık.. Baba goril, başr önüne düşmüş ve kolları yana uzanık ol- duğu halde bir öğle sonu şekerle- mesi yapıyordu. Sırtını bir ağacın gövdesine rahatça dayamıştı.. Ko- caman karnı, kısacık ard ayakla - rı kapamıştı.. Âdeta çok yemiş o- bur bir şişmanın, bir seyranlıkta çoluk çocuğu arasında uyumasını andırıyordu.. “Yakınmda yarı büyümüş bir goril delikanlısı, gündelik jimnas - tiğini yapıyor; kamçı gibi sarkan bir sarmaşık üzerinde sallnaryor - İnsanlarla çarpışan Goril du. Büyümüş iki dişi — goril de, yanyana oturuyorlardı. — Belli ki günün dedikodusunu yapmaktay - dılar... Uzaütan ancak ağızlarını oynattıklarını seziyorduk.. İkide bir, uzun kollarını çevik çevik havaya doğru uzatıyor, — işaretler yapıyorlardı. “Bir dişi göril daha, orman ne- batlarını soyup soyup yiyor ve ya- nında bulunan hemen bir yaşında kadar diyeceğim küçük bir goril yumurcağı hiç tek durmuyordu ... Anasının sırtına atlayor, karnının altına çömeliyor, anasının temizce ayıkladığı birorman — kerevizini sık sık elinden kapıyordu. “Sonunda ana goril, artık bu haşariliğe enikonu kızmış olacak indirdi, ve bu yavru ileriye doğru en aşağı beş defa yuvarlandı ... İnildediğini işidiyordum... ,, & » * Bir defa da bu Afrika gezgini, üzerinde pek yeşillik bulunmıyan ıııwwâ.F!!S E BU k<mmn Yeni gelmiş hiçbir yerde görülme miş kretonları bütün İstanbul çevresinde söyleniyor _ Beyoğlu, İstiklâl caddesi No. 282 Büyük bir apartıman dairesi kiralıktır ; Kabataşta, Sed üstünde Çürük sulu Mahmud Paşa apartımanında | pek büyük bir daire kiralıktır. &: yat, ucuzdur. Tramvay istasyonuna, Beyoğluna, çarşıya yakınlık... Mükemmel bir banyo dairesi... Yüksek Mühendis Mektebi Arttırma ve Eksiltme Komisyonundan: Mektebe 936 senesi Mayıs nih ayetine kadar lüzumu olan 6000 ki- lo sadeyağ 8 — 7 — 935 tarihinde muüuştur. 5100 lira ve birinci pey parası 3823 Beher kilosunun tahmini fiatı 85 kuruş ve mecmu kapalı zarf ile eksiltmeye konul. bedeli liradır. Eksiltme saat 15 de ya- pılacağından isteklilerin mektupla rını saat 14 e kadar arttırma ve ek. siltme kanununun 2 nci ve 3 üncü maddelerinde yazılı belgelerle ve kanunu mezkürun 32 nci maddesi nde yazılı şekilde belli gün ve sa. ate kadar komisyon başkanlığına ve şartnameleri görmek için de he: gün komisyona müracaatları ilân olunur. (3468) bir tepecikte tek başına iri bir go- ril görmüştür.. Goril burada tu - haf bi ses çıkarmaktaydı, bir yan - dan haykırıyor, diğer yandan da sık sık elini çenesinin altına vura- rak bu çığlığı dalgalı surette çıka- riyordu. Bu, bir işaret olacaktı . Nitekim, az sonra bu tepenin her yanından başka goril maymunları belirmiş ve onun etrafına toplan - mışlardır. Belki bir konferans topluyor - lardı. Fakat — Avrupalı gezginin beraberindeki cücelerle birlikte - ne kadar yavaş — da olsa - gene biraz ilerlemeleri, hayvanlara, or - talıkta bir “başkalık,, — olduğunu sezdirtmiş ve goriller derhal da - gılmışlardır. Attilio Gatti, bu yol- culukları sırasında bir goril öldür- müş ve kendini müdafaa yolunda bi tane de yaralamak zorunda kal- mıştır. & » * Kırmızı goriller u rikıhun bu ucsuz, bucaksız derin - liklerinde kimbilir daha ne bilin « medik gizlilikler vardı.. Attilio Gatti, Floransa müzesi - ne getirmek istediği goril örneği « ni de elde ettikten sonra artık bu - ralarda uzun boylu kalmak iste - medi. Sürekli yorgunluk ve türlü yolculuklar neticesinde yakaladı - ğı sıtma da tepmeğe başlamıştı .. B* * Afrikanın — gorilleri arasmda şimdi peşine düşülmesi gereken bir “kırmızı goril,, kalıyor. Orta Afrika cücelerinin sihir- baz doktoru Katumbele, bu bakır tüylü mahlükların yerini de gös - termeği söz vermişti.. Hem Ka « tumbele, hem tali, hem sağlık bir araya gelince, bu kırmızr goril es- rarının de açılacağına emin görü « nüyorlar. — H, M. diye bir şey | işittiniz mi?, Gatti, kendisiyle beraber cüce- ler arasında sihirbaz doktor Ka - tumbelenin ottan örülmüş çanta - sını karıştırırken bulduğu bir de - G vi parçası üzerine şunu anlatıyor: | “Bir gün ormanda bir mola ver- W diğimiz sırada, sihirbaz doktoru - muzun torbasına Pars derileri, tırnaklar, fil tüyleri, ' yontulmuş odun parçaları gibi bir çok şeyler arasında kırmızı tüylü bir deri buldum.. “Bu deri parçası, el büyüklü - ğgündeydi.. Ve ancak goril may - munlarında görülen — sıklıkta bir tüyle kaplıydı.. Fakat bildiğimiz | görillerinki gibi kara — değil, kır- mızı idi. “Sihirbaz doktor Katumbelenin anlatığına — göre, bukızıl gorili, cücelerin en usta avcısı olan baba- basr geçnliğinde vurmuş.. “Hiç bir beyaz insanın ve hattâ bir cücenin ayak basmadığı yerler- de günlerce yürümüşler.. Bir gün ummadıkları bir manzara karşı - sında kalıyorlar, taze bambular a- rasında bir goril familyası, yiye - ceklerini yemekle meşgul.. Koca- mana kocaman şeyler! O zamana kadar hiç bir cücenin görüp işit - | mediği büyüklükte goril maymun- ları!.. Fakat en şaşırtıcı — yerleri renkleridir! Parlak bakır rengin - de goillerdi bunlar.. Bir tanesini öldürdüler.. Ve işte derisi!.,, ». . & Avrupalı gezgin, — bu anlatışın bakıyorduk.. | _ 20 ilkteşrin 1935 pazar günü memleketin her tarafında genel nüfus sayımı yapılacaktır 1 — Nüfus sayımına esas ol. mak üzere belediyece bütün bi nalara numara konulmaktadır. 2 — Numarasız binalarda ©- turanlar hükümete haber ver meğe mecburdurlar. Oturduğıu bina numarasız olduğu haldre haber vermiyenlerle bu numa raları bozan ve silen ve kaldı ranlar için para cezası vardır. Başvekâlet İstatistik Umum Müdürlüğü Üçüncü İcra memurluğundan: Mahcuz ve satışı mukarrer bu- lunan çifte — zemberekli Sahibi « nin sesi gramofon çini soba büfe ve sairenin — birinci — arttırma suretiyle satışı 2 - 7 - 935 tarihine tesadüf eden salr günü saat 9 - 10 arasında Taksim — Sıraservilerde Hüdaverdi apartımanı önünde sa- tılacağından talip olanların mez - kür gün ve saatte orada hazır bu- lunacak memura — müracaatları ilân olunur. (143) doğruluğundan şüphelenmedi. Af- Almanca ders. Tecrübeli bir Alman muallim tarafımdan ehven fiyatla Alman- ca matematik, istonografi, ve |i- san dersleri verilmektedir. İstiyen lerin idarehanemizde F. F. rumu- zile müracaatları. 135 Manzara güzeldir!