25 Eylül 1938 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 3

25 Eylül 1938 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

ve tecil ilan edıldıd | tahliye edildi, şenlikler yapıldı, Yylluzıîgı:ı:(a =î=||:=e aIıaş'l surette teşekkül etti Devlet Reisi de bir tedkik gezisi yaptı 4 — Üçüncü madde ıhkâmı_ndan istıî fade edenler tecil müddeti it,:în_de ayni neviden veya daha ağır bir curı_km işle- dikleri takdirde haklarındaki tecil kararı aldırılır ve eski ve yeni cî'ırühmlerden _do- layı haklarında umumt hükümler îiaıre- sinde takibat yapılır ve mahküm. cîıanla- rın eski mahkümiyeti müddetlerinin ba- hğeîmâzrmedüîındîn mütevellid hukuku şahsiye ve tazminata müteallik d.'_walar işbu kanunun şümulü dairesine girmez. 6 — İşbu kanunun İcrasına Adliye ve Dahiliye Vekilleri memurdur. , Yüksek mahkeme teşekkül etti. Antakya 24 (A.A.) — Yüksek m_s_ıhke- menin teşkili hakkındaki kanun yuk'sek tasdikten çıkmiş ve mahkeme şu şekilde kurulmuştur: Reis avukat Agasyan, baş- müddeilumumt Cemil Bahadırlı, azalık- Antakya 24 (A.A) tecil muvakkat kanun tatbike başlamıştır. Bu de edenler serbest bıra ı L münasebetle tahliY' merîlsman Antakya Adliye Vekili Yu:h eden bir nu- hapisanesirde kaîfun:elîeciîden yüzlerce tuk söylemiştir. i i apmış- mahküm istifade etmif, şenlikler Y p lardır. ç , Kanunun metni şudur: 1 — Hatay Millet M_ec_ tarihi olan 2/9/938 ta: mi ve hususi kanun yazılı kabahat ef;fli;ldr?en Rz mâhkumm_ daîa:e ihtilâs ve adam öldür- hi nehbu garet mek cürmile ahzügasb y;:ne işlenen Cü- ve âdâbı umumiye ale rümler müstesna olmak ÜZ lisinin teşekkül e kadar umuü- ? kaı-arnameî"de maznun ve inliklerine Rasim Amik, Ahmed Sırrı, ğîmi Attar, Mehmed Cereb tayin edil- öR Devlet Reisinin tedkikleri Antakya 24 (A.A.) — Devlet reisi ek- gelâns Sökmen, tevkalâde murahhas Ce- vad Açıkalınla birlikte Ordu ve Kesepte bir tedkik gezisi yapmışlardır. e öldürmek cürmile .h.zfıgasb v garet ve âdâbı umunnun bar Bi cürümlerden maznu lanlar hakkındaki takibat ve dîi den mahküm olanlar hakkın mün infazı tecil edi yabürlE #wo klerin seferberliği bı'(i;yeük akisler uyandırdı Londra ve Pariste galeyan gittikçe artıyor “Lümetinin seferberlik ilân Prag hükümetinin " Alman matbuatı etmesini bir meyd.n : gazetelerinin son tabılarından Londra 24 — Havas ajansının muha | — İngiliz 10 ncu sayfada) | ondra ga biri bildiriyor: | Çekoslovakyaya karşı Sovyetlerin vaziyeti Litvi r Cemiyetinde Sovyetlerin_l_ıa.ng.ı î;riı:tî itvinof Milletler K yi eat öaih aç akya dahılınde ÇCkOsıov "'—__-I-u::;_ş'hîdomımuukewîeümn üya'E komiseri altınci , ve Çe 3 e nin ne olacağı - nel madde et hattı hareketil Milletler Cemiyeti paktının ğ:___afw olanla- | rinde rîtgt'“" Prag hükümeti bunu sormak- sinin tatbikatta Mîâıı::m tenklâ, ettikten | ni, Kaklı Idi ğ sovyeât : zîîzkâ-wâk rtın beyanatını çok hini de ihtiva eden m - Bonra demiştir ki: Rusya Ge - paktının î:sçekosl(!"m“ kabulünden son «İşittim, diyorlar ki: Bövyül Fransanim wnıtomtı hükümeti de mezkür paktı der - koslovakyaya yapacîlmyîî%m Çekoslo-|ra SovYe hakkma malikti. Fakat taah- Mmümasil yardımına 1 teshetmek haneler ara - 4 en- k için bahane vak - Sovyet karşılıklı yardım pîkwn - hnüdlerinden kaçınmak Ç Çekoslovakyanın etmiş oluyor. disi de bir nevi ihlâl o yardımı Halbuki, Sovyet - FransiZ er koslovak paktları Aımanîanât;n nın da iştirakini istihdaf € ilen Mü- karşılıklı bir yardım pakti için giriş zakerelerin neticesidir. kta bir p& Almanya ve Polonyanın böyle K —— yeni Alman metali - vaki oldng: derhal mer'iyete girmiş olaca - pa ir. ını bildirmiştir. al — taahhüdlerinde t Burada ınmfw“”wîon bir hükümetin mü söylüyorum. Her şeyden ğ z mes5 den cehalete veya girmekten imtinaları “”;nf Fransiz - ÇE-| Öçyel Bovyet hükümetin haksız — tahtieleri Çekoslovakya tek bir Bovy jiki taraflı| burglara —© yanan koslovak paktı yerine ayri ayrı a ni N işlerdir. SOY- | yartaraf etmek ÖL Papalığın FHariciye Nazırı iki pakt yapılmasını tercih etm yet - Çekosloyak karşılıklı Yğ ulmasını 1srar- ğŞız yardımına mütevakkıf tu G'Bİ e s- di İa istemiş olan bizzat çexmğîî::?a;ap eç kaza Ş!H şr(l;ciye KÜ çale xlcl' ta:rhrmmmk:â“çemîvakyaya kar$i her nâal Mmm eo: yolun da diğer bir otomo - vye unuyor. mnıen- tir. Kwndm yaralana.n Kar- nakledilmiş Ve Papaniın df’k vi altına alınmıştir. fından "_f_a____— a al —— *çarbakır ve Elâzığ — Dıyarb(Hususî) — Evvelce şehir ve Elâ- in isimlerinin Diyarbakır k çevrilmesi için bir ka- türlü taahhüdden âzade bul v leyh bu takdirde Bovyet hfîkî'mâ“ f“ â lovakyaya ancak kendisinin Bonr Glniye Vereceği bir kararla veya Mme“îr Ve hit tinin bir kararile yardım edebil Ü " kimse ondan bu yardımı isteyemez. bunlkü Çekoslovakya hükümeti de yaıwzalarla ökd, dolayı değil fakat ameli mülâha dan ajrı zim yardımımızı Fransız yardımım lara Hikmet Çinçin ve Ali Riza, aza mu-| kuma mahiyetinde telâkki ediyor | Dava vekili ruhsatnamesi Adliye alâkadarlara yeni bir tebliğde bulundu Ankara, 24 (Hususi) — Avukatlık ka- hükmünün tatbikine itina edilmesi hak- kında alâkadarlara yapılan bir tebliğde şöyle denilmektedir: Yeni avukatlık kanununun neşri tari- hinden itibaren dava vekilliği ruhsatna- mesi verilmiyeceği tasrih kılınmış oldu- Bğu halde bazı mahaller adliye encümen veya heyetlerince 14/7/1938 tarihinden sonra dahi dava vekilliği ruhsatnamesi istiyenlerle avukatlık ruhsatnamesi tale- binde bulunanlar hakkında kayıd ve ka- bul kararı verildiği görülmektedir. Dava vekilliği ruhsatnamesi ile vaziyetleri 708 sayılı kanunun 5 nci maddesine Uuydu- ğundan bahisle avukatlık ruhsatnamesi talebinde bulunanlar hakkında yukarıda yazılı heyetlerce yapılacak tedkikat ve verilecek kararlarda zikri geçen kanu- nun muvakkat 31 inci maddesi hükmü- nün gözönünde bulundurulması tamimen tebliğ olunur. > Zabıtanın adli vazifeleri hakkında Vekâletin bir tamimi Ankara, 24 (Hususi) — Zabıtanın bazı adli vazifeleri hakkında Adliye Vekâleti alâkadarlara gönderdiği bir tamimde ce- za ve tevkif evlerinin haricen muhafa- zası ile muvazzaf bulunan zabıta memur- larının bu vazifelerinden münbais veya gene bu vazifelerini ifa sırasında işledik- leri suçlarla mevkuf ve —mahkümların nakilleri sırasında vukua getirdikleri suçlardan dolayı kanunen deruhte ettik- leri diğer adli vazifelerde olduğu gibi haklarında doğrudan doğruya idari de- Bil, adli takibat yapılması lâzım gelece- ğini bildirmektedir. Türk vatandaşlığından iskat edilenler Ankara, 24 (Hususi) — Memleketimiz- de diğer bir devlet namı hesabına ve dost bir devlet aleyhine propaganda ve ihtilâl teşkilâtı kurmak ve diğer bir dev- let lehine istihbarat yapmak suretiyle memleketimizi yatak yapmak istedikleri anlaşılan Ömer oğlu Alihan Kandemir, Mehmed - oğlu Halil Gürgören, şimendi- fer işlerinde şef Miralı Abbas oğlu Sefer Kuli, Miralı Talib oğlu Mehmeö Tugay, Türkistan sabık reisicumhuru Osman ho- ca oğlu Kâzım, oğlu Abbas ve Osman Kupanın Türk vatandaşlığından çıkarıl- masi Heyeti Vekilece kararlaştırılmıştır. Yugoslavyada siyasi toplantılar yasak edildi Belgrad 24 (A.A.) — Dahiliye Nazırı, en- ternasyonal gerginlik anlarında — nizamın muhafazası için her türlü politik toplantı ve tezahürü yasak etmiştir. Ekonomit ve kültürel mahiyettekl toplantılar bu yasak - tan harletir. Samsunda manevradan dönen askerlerimiz alkışlarla karşılandılar Samsun 24 (A.A.) — Başlarında General Bütfü Karapınar olduğu halde manevra - dan bugün dönen kahraman — askerlerimiz şılandı. : Çorluya yeniden 1597 göçmen — geldi Çorlu (Hususi) — Vatan vapuru ile 1597 kişilik ikinci göçmen kafilesi de müretteb yerlerine gidinceye kadar bir müddet istirahat etmek Üzere kamplara yerleştirilmişlerdir. Bu vatandaşların yeme, içme ve istirahat ihtiyaçlarına Kızılay teşkilâtı ve göçmen sevk âmir- liğinde büyük hir alâka gösterilmekte- olarak istememiştir. İngiiz - $ olara ; ükümeti, Alman - ve Elâzı i : 'h;_g.ns' "Çeîosğiî:ğğatğımunü elîıa',bu.l ettikten sonra, nun projesi hazırlanmıştır bu Bövvet hükümetine ikinci bir müractatta b LA İA ERAACİZ MAF B dir, nununun muvakkat üÜüçüncü maddesi |: .mesi imkânları mevcuddur. Ancak batı |Müssolini Okyanos gibi muazzam olan binlerce halkın heyecanlı tezahürlerile kar- Marmara Ereğlisinde toprağa basan| ve p aai üaü şilensiz S alilim İ l l ç S e GdT Mussolini, harb caniyane bir şey olur, diyor (Baştarafı 1 inci sayfada) fakat güneş görünebilir. Prag tarafından Fransız - İngiliz plânının kabulü üzeri- ne, meselenin neticeye doğru yürüdüğü kanaatinde. bulunulabilird..Fakat nihayet demokratik rejimlerde ekseriya vaki ©- lan şey vukubuldu. Bu plânı kabul etmiş olan hükümet bunu normal olarak tat- bik mecburiyetinde iken istifa etti. Ye- rine herkesin pek çok hattâ lüzumundan fazla Moskova dostu dediği yeni hükü- met geçti. Çeklerin Sovyet topraklarında kur- dukları tedhiş rejimine inzimam eden bu vakıâ karşısında, Almanya yüksek bir itidal gösterdi. Praga muhtıra gönderdi ve cevab için de 1 teşrinievvele kadar bir mühlet verdi. Buna göre Prag dirijanları- nın kiyaset yolunu bulmaları için tam 6 gün vakit vardır. Zira sadece B. Beneşin malikânesini idame maksadil: milyonlar- ca Avrupalının birbiri üzerine saldırma- sı manasız ve hattâ caniyane bir şey olur. Fakat Almanyanın bu sabırlı hattı ha- reketinin yanlış bir surette tefsir edilme- si hatalı, hem de çok hatalı olacaktır. De- mokrasi rejimlerinde mes'uliyetsizlik hâ- kimdir. Zira herkes mes'uliyeti mukabil veya en yakın tarafa atmağı düşünür. Şimdi milletlerin vicdanı önünde orta- ya çıkan mesele tam ve kat'i bir şekilde halledilmelidir. Bu tarzı hal için önü - müzde müddet vardır. Fakat ihtilâf mut- laka zuhur edecekse bunun mevzileştiril- memleketlerinde hâkim olan temayüller zamanın totaliter devletlerle hesab gör- mek için müsaid olduğu kanaatinde bu- lunabilirler. Bu takdirde bu temayüller karşılarında iki ayrı memleket değil, bir tek blok teş- kil eden iki memleket karşısında buluna- caklardır. Eğer İtalyada, hased peşinde bulunan baylardan, manen burjuva adını verdiğim kimselerden mevcüü ise, bun: ların derhal mücadele edemiyecek hale konulacağını beyan ederim. Duçe, İtalyan milletini esasen göster- diği süküneti. muhafazaya davet suretiy- le tahkir etmek istemediğini bildirmiş, doğrudan doğruya halka hitaben ilâve etmiştir: Her türlü hâdiseyi karşılamaya hazır bulunduğunuzu biliyorum., Halk buna müttehid bir «evet» le cevab vermiş ve bu sesin bütün dünya tarafından işitil- diğini kaydetmiştir. * Belluno 24 — B. Mussolini mühim bir kalabalık önünde saat 17 de söylediği nu- tukta ezcümle demiştir ki: «Cenevrede 52 devlet Çekoslovakya- nın şimdiki Cumhur başkanının reisli- ğinde İtalyaya karşı zecri tedbirler ka - rarlaştırmak üzere toplandığı vakit, İtal- yan milletinin muzafferiyet ve cesare- tinden bir şübhe etmedim. O zaman şu iki gülünç şık ortada dönüyordu: Tereyağı veyahud top. Biz topu intihab ettik, fakat, iyi yapılmış topları. İyi su verilmiş çelik, arkasında ayni madenden insanlar olmasa hiçbir işe yaramaz. Bu insanlar mevcuddur. Alplerden adalara, çöllere kadar bu insanlar daima muhare- “halk barın önüne toplanmağa başlamış, sar- © Büyük tehlike karşısında Yazan: Selim Ragıp Emeç 1914-1918 harbini yapan ve bu harbin I elim safha ve neticelerine tahammül et- mek mecbüriyetinde kalan milletler için bugün tekrar karşılıklı iki muhasım grup | halinde mevki almak kadar hazin bir şey yoktur. Vaziyetin bu şekli almasında, milletlerinin güya yüksek menfaatlerini korumak iddiasında bulunan bazı politi- ka adamlarının büyük mes'uliyet hissesi bulunduğu da şübheden varestedir. Hâ- diselerin bugünden yarına bizi karşılaş- tırabileceği vukuata gelince; dünya a- leri malümat gösteriyor ki bütün Avru- pa silâhlı bir ordugâh haline gelmiştir. Bu ordugâhın bütün tarafları ehak> na- mına hareket etmek ve ancak ondan il- ham almak daiyesinde bulundukları için haklı ile haksızı dahi esaslı bir suretta tefrik etmek mümkün olamıyor. Yalnız göze çarpan müessif şey, bütün insanla- rın müşterek bir «innet buhranına tutul- " ni sırasında yarı mecnun bir hale gelen — getirebilenler ©o i muş olmalarıdır. 1918 mütfarekesinin ilâ- kimseleri — gözönüne perhiz ile bu turşunun nasıl telif edile- bileceğini kendi kendilerine sormakta haklıdırlar. İnsanı bilhassa hayıflandıran nokta or- taya atılmış olan davanın esasında müu- sıdır. Yoksa ihtilâf baştan sona kadar miş olsaydı, nihayet bir dereceye kadar muarızları mazur görmek mümkün olur- du. Bundan anlaşılan şudur ki dünyada harb çıkmasını herçebadabad istiyen bit — zümre vardır. Bazı milletler bunların ve malca mucib olabileceği dehşetli za- yiat gözönüne getirilirse, hiçbir menfaa- tin böyle tehlikeli bir oyuna girişme. yi özürlü — gösteremiyeceği. anlaşılır Harb bir felâkettir. Çünkü önüne gelen mamureyi yıkacak ve karşısına çıkar. her canlı mahlüku devirecektir. Böyle bir âkıbetten korunmak için dünya poli- tikacılarından bir parça «İnsaf» istersek, çok bir talebde mi bulunmuş oluruz? Selim Ragınp Emeç — Beyoğlunda dün garib hâdise — Dün akşam Beyoğlunda İstiklâl oadde - janslarının şimşek sür'atile ve saniyesi saniyesine bütün beşeriyete tebliğ ettik- 'î'l tabakat hâsıl olmasına rağmen bu dava- nın halline aid metodların intihabından y dolayı vaziyetin altüst olmakta bulunma- — halledilemez bir hal ve manzara arzet- elinde oyuncaktırlar. Fakat harb kaza- nılsın veya kaybedilsin, bunun insanca — | i | İ | m e: geceki K sinde bir hâdişe olmuş, on dakika kadar — cadde polis düdüklerile çınlamış, halk ne ol- duğunu bilmeden birbirine girmiştir. Bu garib hâdisenin mahiyeti şudur: Küçükpazarlı İhsan isminde bir delikan- h ile dört arkadaşı son derece sarhoş bir halde bir bara girmişler ve bir masa İşgal et mişlerdir. Delikanlılar burada yeniden iç - mişler, içlerinden biri içkinin parasını ver- mek istememiş, bu yüzden bar idaresi polisi vaziyetten haberdar etmiştir. Gelen polis « ler, delikanlıları kaldırmak istemişler, fa - kat sarhoş gençler memurlara saldırmış « lar, bundan sonra kaçmak İstemişlerdir. İş. te bu gürültü esnasında düdükler çalmağa, KA A TU beye hazırdırlar.» hoş gençler de kaçarlarken yakalanmışlar - dir. Seyahat notları : 19 farkı her yerde bir olmuyor amma trenle gelirken daha fazla verdim. şeyden evvel yol yapalım, & e a AT Kd Otokar Parise Marsilya yolundan giderken fırsattan istifade ederek Nise ve Mon- te Karloya kadar uzanmak zahmetli olmıyacaktı. Hele Fransanın cenubdaki turistik yollarında işliyen otokarları Marsilyada hazır bulunca bu fikrimi derhal tatbik ettim. Vapurdan ilk çıkanlar arasında oluşum saat sekizde (Nice) e kalkan otokarda yer bulmamı temin etti. Rahat koltukları ve arka- sında bagajları alan kocaman dolabı ile yepyeni ve kuvvetli motörlü bir otokar, Grand otelin önünden kalktığımız zaman her yolcuya birer broşür dağıttılar, Seyyahlara gezecekleri yer, duracakları istasyonlar hakkında malümat veren resimli bir kitab, Satılsa bi- lira eder. Şunu da hemen haber vereyim ki oto- karla Nise kadar bütün bir gün devam eden seyahat doksan franktır. Para dört buçuk lira kadar bir şey. Dönüşte Anlaşılıyor ki otokarla seyahat hem da- B ha kârlı, hem daha istifadeli.. istifadesi de şu taraftan ki otokar asfalt yol- lardan geçerek her tarafı gösteriyor. Güzel yerlerde duruyör. Seyahati öyle tertib etmişler ki yemek vakti en güzel bir yere tesadüf ediyor. Bu otokarlar İtalya ve Fransada © kadar rağbet görmüş ki her yıl yeni is- tikametlere otokar servisi yapılıyor, yoldur. Gezilecek yeri Avrupadan daha çok olan memleketimizde bu yeni seyahat vasıtasını ve onunla binlerce fakat bu istifadeli vasıtanın ilk şartı seyyah —getirmek istersek her Bürhan Cahid LA ha Hd h.| İ n

Bu sayıdan diğer sayfalar: