b HABER — Akşam Postası Senenin en Numara: 67 Ya kıymetinde bir radyo, kristal büfe takımları, kıymetli ceb ? saatleri, muşambalar, elbiselikler, istenilen eşyayı alabil. | “Salâhiyetini veren 20, 15, 10 lira gibi para kıymetinde kart- 'ıy W | Müzabaka Kuponu HABER ©V Eğyası ve salre, ( düzel gözler müsabakası büyük eğlenceli ve mükâfatlı müesbakasıdır Ortaköy Türkân Engin mükâfatların krymeti 800 lirayı Müsabakamıza iş- tirak ediniz. ve ku- ponlarımızı topla - yınız AYŞ | * | Prağdaki DY matbuat bürosu “ dâğvedildi A” İ2 (AA.) — Hükümet ğtbuat cemiyetinin büro- ttmiş ve bu cemiyetin İç *&si için bir komiser ve i- ( Tn de bir komite tayin et. b (h ” birkaç ay evvel Alman- ! .hîîmnun âzasından Hollan- Çteci Allering'in istifa et- ! Ötemiş ise de mumaileyh O 1 etmemiştir. “N üzerine Almanya, Çek Hine lüzumlu addettiği tak 'in etmek salâhiyetini ve. kdun tatbikini istemiştir. HU Zarılllua ua p ' e İtalyan âzaları istifa et- t hihayet Berlinin arzusu- * getirmiştir. Esasen Ey- lerindenberi birçok ecne- t ler hükümet merkezin. KA dışlardır. Meşal Çakmak h. bulvarı w ılqlf:;îar Dükkânın | sına Başlandı — Huüsust) — İzmir beli. k tlerdenberi Bulvar şir. İ“_ #çamadığı Mareşal Çak | kuım nihâyet tanzime n %u;tur. lı:! Bi'blllunan 80 kadar dük- N mkîç hanın yıktırılması- "înç— iŞtir. Bü bulvar açılın: Ka Sordon ile Basmahane h ir, ttasında en kısa cadde' —— SBelyülarında B Taş .a“lu;î) — y Türkofis 'AÂlmanyaya ihraç edi- me hllyılırmdın birinde haber almış, tahkika- K l y , İzmirden 8000 balya & bunlardan birinde bi tlâkadar tacire bil. Ü URtak içinden birer ki- hîlq;t taş çıkan balyanın Nı“ü;îmndiğiuden tahki- ta uğratmaktadır. , tün cemiyetlere birer kö- | Kaç Sunda çıkan bir ihtilâf | İÇERDE: * Birkaç gündenberi rahatsız bu: lunan vali ve belediye reisi — Lütfi Kırdar iyileşmek üzeredir, Bugün- lerde vazilesine başlaması — muhte- meldir. * Ecnebi ve ekalliyet mekteplerin deki muallimler bugün saat 14 de Alman lisesinde toplanarak Maarif şürasına verilecek raporu hazırlıya- caklar vestesbit olunan , kararları gözden geçireceklerdir. * İran Şahmın yıldönümü müna- sebetile şehrimizdeki konsolosluk ta> rafından avyım 15 inci çarşamba gü- nü bir kabul resmi tertip edilmiştir. Başkonsolos tebrikleri 10 la 12 ara- sında kabul edecektir. * Urfa belediye seçiminde usul- süzlük — bulunduğu anlaşılmış ve Mülkiye müfetti;:l_eri tarafından ve- STi pğA UAİ © FiĞlcaALARİ HL tihabr feşhetmiştir. Mehüs seçimin den sönra yeni Belediye?âiha di yas pılacaktır. * Yeni belediye kanununa göre nizamnamelerini değiştirmekte olan cemiyetler vilâyete müracatte devam etmektedirler. Yeni kanuna göre ce- müyetlerin isimlerini — kaydettirme mecburiyetleri de vardır. * Radyosu olan bazı — kimseler caat ederek fabrikaların, radyo ka- nunuüna göre, parazile mani olacak tedbirler almalarının teminini iste- mişlerdir. P.T.T. umum müdürlü: ğü tetkikat yapmaktadır. * Atatürk köprüsünde inşaata de- vam edilmektedir. Açılacak olan A- tatürk bulvarı için de istimlâk mu- (ameleri ikmal olunmaktadır. Bina sahiplerine yakında tebligğala başla- bacaktır. * Büyükderedeki orman mektebi- nin fidanlığı genişletildikten başka, Kartalda bir diğer fidanlık tesisine Ziraat vekâleti tarafından karar ve- rilmiştir. * Türk - İsveç kliring anlaşması yüksek tasdikten geçmiştir. * Türk-İngiliz takas muameleleri- ne dair son verilen emir üzerine ge- çen hafta içinde enemmiyetli — satış taaliyeti olmuş, bu arada 1700 balye tiftik, 1430 balye yapağı satılmıştır. * Geçen hafta içinde Anadolunun muhtelif yerlerinden İstanbul piya- sasına 1721 tonu buğday olmak üze- re 2696, ton mahsul gelmiştir. DIŞARDA: * Göring birkaç a;kadaşile birlik- te üç otomobille dün saat 16,30 da Fransaya giderek — Monte-Carloda yapıları çiçek muhaerebesini seyret- mitşir. Mumaileyh akşam İtalyada Sanremoya hareket etmiştir. * Marsilyada Cak Varella vapu- runa bir senegal avcı taburu bindi- rilmiştir. Vapur, Cibutiye — hareket etmiştir. * Yugoslavyada Pozarevatz - Ku- çevo şimendiler hattı, dün münaka- lât nazırı Spaho tarafından açılmış: tir. Çindeki harp Hongkong, 12 (A.A.) — Yu- çengi geri alan Çin kıtaları, Han- çoya doğru ilerlemekte olan Ja- pon k.talarını kargılamak ve çevir mek üzere Tafuçoy boyunca yürü- mektedir. Vukua gelecek carpiş- maya büyük ehemmiyet atfedil. mektedir. anlaşmazlıklar ve — teşevvis'-.in damgası vurulmuştur. Bir seneden- beridir ki, Şanghaydan Cebelütta. |rıka kadar muazzam arazi üzerin- :de. beş yüz milyon insanı ihtiva e. den bir mmtakada, yeni bir emper. lrıliıt harb başlamıştır. Avrupanın, îlfımıım ve Asyanm haritaları, cebir ve şiddet vasıtaları ile değiz- ;tirnmektedir. Umumi harbden son. /rva kurulmuş olan ve ismine sulh re. Iiîmi denen bütün rejim, tâ temelle- rine kadar s#arsılmıştır.., Stalin dünya iktrsadi — vaziyetin- den bahsettikten sonra göyle devam “— Ekonamik meselelerin aldığı bu fena vaziyetin, devletler arasın. ,daki münasebetlerin — daha ziyade fenalaşmasını intaç etmekten hali kalmıyacağı kolayca anlaşılır. Da - ha, bundan evvelki buhran, bütün şartları karşılamış ve iptidal mad- de kaynakları için mücadeleyi çok daha çetin bir hale getirmişti. Man- gurinin ve simali Çinin Japonya ta- rafından zabtı, Habeşsistanın İtalya taralından zabtı, devletler arasın . 'daki bu mücadelenin çetinliğini gös teren hâdiselerdir. Yeni ekonamik buhran da, em- peryalist mücadeleyi yeniden daha ziyade vahimleştirecektir ve Tilha. kika vahimleştirmektedir de, Bu - &lin mevzubahs olan ne _pjygşaıar- , T iğrer i-rekaber, üe, ae bir Ücvaret har. J-bifinecde dampingdir. Bu mücadele vasıtalarının kifayetsizliği, çoktan- be ! sabit olmuştur. Bugün mev. |zubahs olan Şşey, dünyayı nüfus mıntakalarını ve müstemlekeleri, yeniden harb yolu ile taksim et- mektir. Tecavüz fiillerini haklı göstermek için Japonya, dokuz devlet muahe- desinin imzasında — kendisine hak. sız muamele edildiğini, Fransa ve İngiltere, muazzam müstemlekele- re malikken Çin hesabıma kendi a. razisinin genişletilmesine müsaade olunmadığını ileri sürmektedir. İtalya, birinci emperyalist harh- den #onra ganimet taksim olunur- ken haksız muamele gördüğünü ve İngilterenin ve Fransanım nüfuz mmtakalarından bir taviz araması icab ettiğini hatırlatmıştır. Birinci emperyalist harbden ve Versay muahedesinden vahim suret te zarar gören Almanya, Japönya ve İtalyaya iltihak eylemiş ve Av. rupada arazisinin — genisletilmesini ve galibler tarafından elinden alı - nan müstemlekelerinin iadesini ta. leb eylemiştir. Üç mütecaviz devletin bloku işte bu suretle tesekkül etmis ve harb yolu ile dünyanın veni taksimi me- selesi de bu suüretle ruznameye a- lınmıştır.,, “Birinci emperyalist harpten son- ra, galip devletler, memleketler ara- sındaki münasebetlerde yeni bir sistem ve bir harp sonrası sulh re- jimi tesis ettiler. Bu — rejimin esas temelelrini, uzak şarkta dokuz dev- det muahedesi, Avrupada da Ver- say muahedesi ve daha bir seri diğer muahedeler teşkil ediyordu. Memleketler arasındaki münase- betleri, bu sistem çerçevesi — içinde devletler tek cephe ve devletler em- 'niyetinin kollektif müdafaası esas- ları üzerinden, milletler — cemiyeti halledecekti. Fakat, üç mütecaviz devlet ve bu üç devletin açtığı emperyalist harp. bütün bu sulh rejimini kökünden yıkmıştır. Japonya, dokuz devlet muahedesini, Almanya ve İtalya Versay muahedesini yırttılar, Elleri çe MüR, yeniden - vahimleştirecektir. » bağlı ka'mzımık için bu üç devlet, milletler cemiyetinden de çekildiler, Fakat aynı zamanda bir çok mua- hedeleri ve efkârı umumiyeyi naza- rı dikkate almaksızın, bütün engel- leri bir hamlede vyıkmak ve doğru- dan doğruya harbe atılmak kolay değildir. Burjuva politikacıları bunu pek iyi bilirler. Faşist zimamdarlar rı da ayni şeye aynı derecede vakıl- tırlar. Bundan dolayıdır ki, —harbe atılmadan evvel, efkârı umumiye ü- zerinde çalışmaya ve bu efkârı ww mumiyeyi kandırmaya, yanlış yola sevketmeye karar verdiler. “İngiltere ve Fransanın Âvrupa- daki menfaatlerine karşı; Almanya ve İtalyanın askeri bir bloku mu? Katiyen.. Esasen bu bir blok değil ki, bizim hiçbir askeri — blokumuz yoktur. Olsa olsa, bizim elimizdeki 'masum bir Berlin - Roma mihveri- dir. Yani mihver hakkında bir nevi hendese İormülü,, İngiltere, Fransa ve Amerika bir- teşik devletlerinin. uzak — şarktaki menfaatlerine karşı, Almanya ve İ: talya ve Japonyanın askeri bir blo- ku mu asla.. Bizim hiçbir — askeri blokumuz yoktur. Olsa olsa — bizim elimizdeki, masum bir Berlin - Ro> ma - Tokyo müsellesidir, yani nezih bir hendese oyunu.,, “İngiltere, Fransa ve Amerika birlesik devletlerinin menfaatlerine karşı bir harp mi? Yalân... Biz; Du devletlere karşı değil, yalrız komin' terne karşı harp ediyoruz. Eğer bi: zn inanmazsanız, antikomintern pak tını okuyunuz.,, Mütecaviz elendiler, eflkârı umu- miye üzerinde bu suretle “çalışmak istiyorlardı. Halbuki bütün bu be ceriksiz örtme komedyasının mana gızlığını görmek hiç de güç değildir Filhakika, Mogolistan “ çöllerinde, Habeşistan dağlarında, Fası steplerinde komintern ocakları aramak gülünç olur, Fakat, harp, aman vermez bir ha kikattir. Harbi gizliyebilecek, hiç bir örtü mevcut değildir. Ne mihver- ler ne müsellesler, minter paktlar, bu müddet zarfmdzî Japonyanın Çinde muazzam arazı almasını, İtalvyanın — Habeşistanı izptetmesini, Almanyanın Avustur yayı ve Südet mantakasını elde et mesini ve Almanya ile — İtalyanın birlikte İspanyayı almaları keyfiye tini maskeleyemez. Ve bütün bunm lar, gayrimütecaviz devletlerin men' faatlerinin aleyhine olarak )-'apılm_n-; tır. Hatb, daima harp ve mütecavı? ler daima mütecaviz kalır. Yeni emperyalist harbin diğer bir vasfı da, şimdiye kadar umumi bir harp bir dünya harbi halini alma- mış olmasıdır. Mütecaviz devletler, her suretle, mütecaviz olmıyan dev- letlerin ve en başta İngiltere, Fraîı- sa ve Amerika birleşik devletlerinin menfaatlerini ihlâl ederek harp yapr makta, İngiltere, Fransa, Amerika birleşik devletleri ise geri çekilmek- te ve mütecavizlere karşı fedakârlık üzerine fedakârlık yapmaktadır. Bu suretle, mütecaviz olmryan devlet: lerin menfaatleri aleyhine, hu dev- letler tarafından hiçbir mukavîme! teşebbüsü yapılmaksızın, hattâ _bu devletlerin bir nevi müsamahasr ile. dünyanım ve nüfuz mınîakalamıı_n açıktan açığa bir taksimine şahit oluyoruz. Bu, inanılmaz bir şey” dir, fakat hakikattir. Yeni'emperyalist harbin bu te:ıı taraflı ve garip mahiyetini nasıl t zah etmeli? Nasıl oluyor da muaz> İspanyol ne de antikor | zam inikânlara sahip bulunan gayri- mütecaviz devletler, mütecavizlere hoş görünmek için, bu derece kolay- lıklar ve müdalfaasız bir surete, por zisyonlarından ve taahhütlerinden vazgeçiyorlar. Acaba bunun sebebi, gayrimüte- cavizlerin zayıflığından mı? Muhak kak ki hayır. Gayrimütecavizler de- mokrat devletler, hep birlikte, gerek ekonomik bakımdan gerek askeri bakımdan, faşist devletlerden inkâr kabul etmez derecede daha çok küv- vetlidir. O halde hu devletlerin mütecaviz- lere karşı sistematik surette yaptık- ları fedakârlıkları nasıl izah etme- Hi? Bu keyfiyeti meselâ, gayrimüte- caviz devletler harbe girer ve harp bir dünya harbi mahiyetini alırsa, bu harbin sonunda çıkacak bir ihti- lâlin korkusu ile izah etmek müm- kündür. Filbakika Burjuva politika- cıları bilirler ki, birinci emperyalist dünya harbi, en büyük memleketler den birine ihtilâlin zaferine müncer olmuştur. Bunlar, ikinci bir dünya emper- yalist harbinin de bir veya müte- addit memlekette ihtilâlin zaferine müncer olmasından korkmakta- ır, Fakat şimdilik ,bu keyfiyet, ne biricik sebep, ne de hattâ esas se. beptir. En esaslı sebep, gayri mü- CECAYİZ Memileketlecrin Ekseriyeti- nin ve en başda İngiltere ve Fran- sanım köllektif emniyet politika. sından, mütecavizlere karşı kollek- tif mukavemet politikasından vaz geçmesi ve bu memelketlerin, “a- demi müdahale,, ve “bitaraflık,, pozisyonü almasıdır , Şeklen, ademi müdahale politi- kası, şu suretle taysif edilebilir: Her memleket, mütecavizlere Xarşı nasıl isterse ve nasıl kabil o- ilirsa, o suretle kendisini müdafaa etsin, bu, bizim işimiz değildir. Biz, gerek mütecavizler gerek te- cavüz kurbanları ile ticaret yapa- cağız, Halbuki hikaktte ademi müda- hale politikası, tecavüz ve harp şıkarılmasına ve binnetice harbin dünya harbine müncer olmasına karşı müsamahakârdır. Ademi mü dahale politikası, mütecavizlere bu karanlık işleri de engel teşkil etmemek ve meselâ Japonyayı Çin le ve bilhassa Sovyetler birliğiyle bir harbe batmasına, meselâ ALl manyanın ÂAvrupa işlerinde boğul- ması ve Soövyetler birliği ile bir harbe batmasiına mâni olmamak, muharip memleketleri harbin teh- likeli bataklıklarında derine gö- mülmekte serbest bırakmak ;el al- tından bunlar 1ıiteşvik etmek, bun- ları karşılıklı surette zayıflatmak ve nihayet, bunları lüzumu kadar zay.flatınca ifaze kuvvetlerle sah- neye çıkarak, bittabi “sulh menfa- ati namına, ,müdahale etmek ve zayıflamış muharip memleketlere kendi şartların ıdikte eylemek ar- zusu ve azminin bir tezahürüdür. Bu, © kadar zor da değildir. Meselâ, Japonyayı ele alalım: Bu bahiste karakteristik olan ci-| het şudur: Japonya, şimali Çini istilâya başlamadan evvel, nüfuzlu bütün Fransız ve İngili zgazetele- ri, yüksek avazla, Çinin zayıf ol- duğunu, mukavemetten âciz bulun duğunu ve Japonyanın ordusu ile Çini iki ve yahut üç ayda râmede- seğini söylüyorlardı. | matbuatta Stalinin görüsşüyle “dünya vaziveti: « Yeni ekonomik -buhran emperyalist mücadeleyi Bilâhare, Avrupa, Amerika po- litikacıları, bekelmeğe ve müşahe- deye koyuldular. Bilâhare — Japon- ya asker iharekâtını inkişaf etti- rince Japonyaya ;Çinde — yabancı sermayenin kalbi olan Şanghayı verdiler ,iinhisar halinde İIngilte- renin orta Çindeki nüfuz oymağı olan Kantonu verdiler .Halanı ver- diler, Konkognu abloka etmesine müsaade ettiler .Bütün bunlar mü. tecavize gayret ve cesaret verme- ge çok benziyor, değil mi?. Başka kelimelerle Japonyaya şöyel deniyor : Bir kere harbin bo- ğazına kadar dal ,sonrası bakalım ne olur.. Meselâ Almanyayı ee alalım: Almanya ,istiklâlini müdafaa için alına ntaahhüdlere rağmen Avus turya terkolundu. Südet mıntakası terkölundu, her türlü taahhikller ihlâl edilerek Çeköslovakya yapa yalnız bırakıldı. Bundan sonra da büyük — gürültülerle “Rus ordusunun Zzâafı,, “Rus hava kuvvetlerinin bozukluğu,, “Soövyet ier birliğinde karış.klıklar,, bah- sinde yalanlar söylenmiye başlan- dı ve bu suretle Almanlar, şarka doğru daha ileri kışkırtıldı. Onlara kolay bir şikâr vaad &. dildi ve dendi ki :Bolşeviklerle harbe başlayın, arkası iyi gidecek- Hr - Şurasını kabul etmek lâzımdır | ki, bütün bunlar - mütecavizi ikış- kırtmağa ve mütecâvize cesaret vermeğze çok benziyor . Fransız ve İngiliz ve Amerilkan matbuatının Sövyet — Ukranyası bahsinde yaptıkları gürültü, —ka- rakteristiktir. Bu matbuat mü- messilleri, Almanların Sovyet Uk- ranyasına karşı yürüdüğü, bugün takriben yedi yüz bin nüfusu bulu nan ve bunlar tarafınılan Karpat Ukranyası tesmiye edilen yere gir- miş olduğunu, en geç bu senenin ilkbaharından otüz milyondan faz- lanüfuslu Sovyet — Ukranyasıtı, Karpat Ukranyası tesmiye ettik- leri bu yere ilhak edeceklerini ses- leri kısılıcıya kadar bağıta bağıra söylediler . Bu şüpheli gürültünün hedefi, her halde Sovyetler birliğini AL manvaya karşı hiddetlendirmek, havayı zehirlemek ve gözükür se- seb olmadan Almanya ile bir an- laşmazlık çıkarmak idi. Filhakıka Almanyada fili yani Soövyet Uk- ranyasını birleşdirmeyi tahayyul eden delillerin mevcudüyeti pek muühtemeldir. Eğer orada hakikat- ten bu gibi müvazenesizler var ize şurasındatı emin'_olmıhdıxlır ki bizim memleketimizde de bu deli. ter için lüzumu kadar deli gömleği bulunur . Fakat, delileri bir tarafa brrakıp da normal insanlara hitap edilirse, Sovyet Ukranyasının Karpat Uk- ranyası tesmiye edilen yer ile bir- leştirilmesinden ciddi surette bah- setmek, sarih surette gülünç ve mânasız olmaz mı? . Bir kere düşünün, bir sinek bir fili bulmuş ve elleri kalçasında o- aa diyor ki: “Benim aziz kardeşim, sana ne kadar acıyorum, Senin mal sahip- lerin, faşist zimamdarların — yok, Bu hayat değil, sana bakryarum, da şunu söylemekten kendimi ala- mryorum: Senin için yegâne selâ- net yolu, benimle birleşmektir. Haydi müsaade ettim, küçük ara- zini benim müuazzam arazime kat..,