' D — Nutuk 'mda:tk“ hel'ke; d“ktoı- (::'hdu 'VC îğî'_' nıuamnîîlîfmuru, nıak l- Bi n Pa âüle # Muh (Beldiğin Ük yar, KEPİİ üğnf tabirl kendi Bu Mak işgiy V€ Düketu Stiyo K, i' 1937 Yörüşüm: Ve imlâ mesleği nokta- derg aldı: Mühendis, deniz nakliyat- » her Mmeslek müntesibi * etti. Okudular ve ne i Öögrendiler. l yallîış Di t';l' dF, Türkçenin en lfnesıı'ıî nutukta gör- #rin, sözlerin dilimize &ceğini anladık; ki bün gü d Yazımda bahsetmştim. N imlâsı üzerinde dur Te hi II! Şekmegşok kelimelerin yeni yazı- ,, Tüğusiz mddîğ Süsiğ, eai Sökiden n e k Bun yüz:hyor_ aladlğ[m ile tilas! Ür, Ükmle Mitüğa, Zîhin î: 2wni Milliğ, adliğ, hayatiğ, yazılan kelime- » “ÇİĞ” Kelirmterini ü Şelerinin so- (* Sıkıyorsa “ciddiğ” nin de S ki « ;es V&cdir. Öyleyse niçin döka mi YI nisbi” ye saplr kalsın? mığnîl îne. Mafna, ş ni ü mağden, İmdiya | “TBat, nefği hazine... hrguk İYe kad B yağni, ; ar bunları şöyle yazı- * Mmaden, yaâni, mani, kendimiz de be- ar telâffuza üy- n Yi iyi bilmiyen bir er- Smasına daha fazla ben- me.îa_._ & Mana BUT Sazine, Ben FğaZdrğ'mtzı' rd z "Hıyoı_: .“kı Zira bunl menîni rkçe zi?ürd di ü U, ı“ıüu,,'ek hemzesini âni' Ma SÜr'at, nef: Senin ğa alkışı *ıkide:ğ' Sığ, Ha ST TU g nıu:a' yazıııağrkçe a f i şayet 4 Et.nı'buıİuayacaktlk. .İıı th üj Sat Sliyak şeşç ğîld: İK H H iş &ç ısinı ğ ha îninın Ortası Bih llim : "itîa Eelârfuz yein başı dü!'e Yöktur Ğ 'İnenıer bi ,.î*y n v açt ha ; e İYİ biz îîz 'Iî Cllhttt : olur. NUİ . . İ n kkba: Bösta,ı S€ imlâ “isıe:tî;%r. lâ nok Yöllar, , n " Meng ibe başlamak 'hı_lh üârri Tet pal'7 de B a e r l İ * işte güN bazı k &' B 'ıfl avoit'îa?.u 1 lür . “rnin PT Toj h Mam u'îm“"lrnuI - Bi> $. b Börmez Ztada bir € Öyle olur rapçinm U görenlerden bir çokları ve ayın harfini TllşRi ât, ma'na, ma'den, yâni, hazine tarzında Yorlardı. Bu da, Türk- Ha bir ikilik hasıl ediyor zîra aşağı vukarr ayni ,sesi Sağ, bağ, kelimelerini diğimiz için tr', a kalkmıyorduk. Emin unları da eskiden arabi, ' Sonlarına “g” koymağı Ma m; | Stina gibi kelimelerde u- * S€sme mi var, belli de- bir şey yani tam Sıkşardığı ses, _kelimeaindeki “ağ” ile ndaki hece ara- Noktasından fark haki- a_]A.ı'ıcak arap harfleriyle | ehgh amak,, da bir mevhum | üm ederler, İkisi de e Türkçede da- tasından bunla- Ualı; Fa_ka; Joktorlar, mühen- , nler, nuktun gösterdiği için, nasıl ken- za'“lar_ :î Ulundukları bölgelerin ni- ğ _kolv'rneszm beklerlerse, " imlâyı değiştirmek için *tine üy Makamlarımızca Önderin &r. Büun kararlar verilmesini itaplar cihetini- Şünmek lâzımdır. Maamâa- devre kadar * ra * * Üaj . Y bir devreden sonrada Yazılmış. O eski kita * . a P- 5. Eski imlâ iledir diye ge- * Dunlardan istifade edilmiş- ve kimse zarar M_Nü) N okakta bir çocuk c hoor.takö:vd €sed hiî bi ö a Ceâetr“ek Çocuk e F arg Mah_mu'tpasa yokuşunda ün yeni Goğmuş ölü cesedi bulunmuştur. o üddeiuğîğğğldmlmıştm Tahkikata xxık ge koymustur, T r aıııV—'Eldan düşen adam Yaşmda Har Fayga, evketin j *Yağ '; amak isterk Rlüei 30”& Tanaşın fırmı nda çalışan un dün gece daresindeki tram - en öüşmüş_ Bul T surette yaralanmış, AsStanesine kaldırılmıştır, şudur: “1” eski | N arap harflerinden lâ- Pilmiş kaba bir tercü- * rlmış cü h'îî“:ln do * Çizgi olan “g” harfi tte, | hize UYa Türkçeye has bir Yeniçarşı yokuşu İstanbulun en temiz İstanbul konuşuyor ! SÜ DER DĞ ÜD D F A L GÜL T Istanlda en temiz sokak neresidir bilir misiniz ? Yeniçarşıda herkes neşeli, herkes gülüyordu. : Yazan : Habeici Galatasaray karakolunun yanından, Tünele doğru gide’rken sol kola rastlı . yan ve Boğazkesene inen ilk cadde Ye. ni çarşıdır. Sol kolda yüksek bir duvar ve sağda dükkânlarla başlıyan bu yol İstanbulda eşine pekaz rastlanan bir te. mizliktedir. Epey uzun bir zamandır. bu yoldan geçmediğim için gözlerim gayri ihtiyart yüksek duvarın dibinde bulunan aptesa. neyi aradı. Meğer kaldırmışlar. Yolun üzerinde evi veya dükkânı bulunanlar bu halden'pek memnun.. Yüksetk duvarın bittiği ve daha alçak bir duvarın başladığı noktada bir Ha. midiye çeşmesi ve yanındaki kulübede belediye tarafından konulmuş bir me - müur var, buradan su alan sucuların te- nekelerini mühürliyor. Buranın en büyük derdini bu çeşme teşkil ediyor. Fakat bu dert bir çok yerlerde olduğu gibi suyunun azlığın - dan değil.. Sutuların kavgasından şikâ. yet ediliyor. Hele kadınların ve çocuk ların buradan su alması âdetâ vesika ile ekmek almaktarı daha güç oluyof - muş. Halbuki benim gittiğim zaman çeş me başı pek tenha idi. Yol, yukarıda da söylediğim gibi © kadar temiz ki insan imreniyor, gönül istiyor ki bütün yollarımız böyle temiz olsun, Büu yol üstündeki bir garaj sahibiyle konuştum.. Yegâne derdi, üstlerindeki sâalonda fazla gürültü olması.. Yoldaki helânın kaldırılmasından pek memnun- lar. Garajın biraz aşağısındaki kafYOIa_c' da işlerin tıkırmda olduğunu ve hiç bir derdi bulunmadığını söyledi. — En çok hangi mevsimde iş olur? Diye sordum., — Bu mevsim, dedi.. — Neden?,. aa ji — Bir kere herkes sayfiyeden iniyor.. Bozulmuş karyola somyalarını tamir etiriyorlar.. Sonra bu mevsim evlenme mevsimi, tabif bu da işleri çoğaltıyor!. Ve ayni Yeniçarşıda böyle bir Yeniçarşıda herkes neşeli, kzikes Ğ Yeniçarşının meşhur Hamidiye çeşmesi Yeniçarşı çok işlek bir yol.. Gelip ge çenlerin çoğu kadın.. Resimde de gör. düğümüz gibi genç talebe kızlar güle oy nıya, gençliğin verdiği fütursuz bir neşe içinde yoldan geçiyorlar. Burada şikâyet edilecek bir şey olmadığından dert görmeğe alışmış gözlerim ve dert mezbele - görmek bisi şaşırlmıştı herkes gülüyordu.. dinlemeğe alışmış kulaklarım bu vazi. yeti yadırgıyor. Fakat bu yadırgayış pekaz sürdü. Ben de yokuşu güle oynıya çıkan genç kızların neş'esine katıldım. Velha. sıl şu temizlik insanırnı üzerinde öyle Tâ« hatlayıcı, ferah ve neş'e verici bir tesir yaratıyor ki., Eminim bu genç kızlar biraz aşağıdaki hasamaklı berbat yoldan çıkarlarkcn ayni şekilde gülmüyorlar « dı. Bu hükmü kendimden pay biçerek veriyorum.. Çünkü basamaklı yokuşa gelince birdenbire neş'em kaçtı. Bu yo kuşun hemen başlangıcındaki bir arsa gene resimde gördüğünüz gibi, çöplük ve aptesane olarak kullanıldığını bakışta meydana vuruyor. Galiba yu « karıdaki helâ buraya nakledilmiş.. Yal nız bir farkla: Orası kapalı idi, burası açık.. Bu basamaklı yokuştan kışın ve bil . hassa karlı havalarda inetceklerin hali şimdiden gözümün önüne geliyor da zavallılara acıyorum.. Hoş, kuru hava da da ikide bir ayağı burkulmak tehli. kesi de yok değil. Ben kendi hesabıma her gün bu yoldan inip çıkmak mecbu. riyetinde kalsam, Boğazkesene inen | Yeniçarşı yolunun dolambaçlı, fakat çok temiz ve düzgün olan yerini tercih ederim.. Yokuştaki manzara Yeniçarşı cadesiyle tam bir tezad teşkil ediyor. Orası ne kadar temiz ve düzgünse bura sı o kadar berbattır. Bu basamaklar şüphesiz ki insanların kolayca inip ÇI « kabilmelerini temin için yapılmış. Fa. kat bugün o gayeden ne kadar uzak., Yeniçarşı taddesinin tam Boğazkesen caddesine kadar olan kısmı hep ayni te. mizlikte devam ediyor. Şu kestirme yo. kuş ta bir düzeltilse doğrusu söyliyecek bir söz kalmaz. Sonra yokuşun basamakları pek he. sapsız yapılmış. Yamri yumru taşların, çukurların ve tümseklerin insana yürür ken verdiği azap yetmiyormuş gibi bir 395 sene evvel buğün. -Uçan Türk Bugün öldü Uçmak fikir ve hevesi, en evvel şarkta doğmuştur. Hele eski Türkler. de uşmak keyfiyeti hayatın, hayalin sonu sayıldığından “cennet” in türk. çe adı “uçmak” olarak kalmıştır. Mi. raçta ve İsanın göke çıkışında dahi ta. mamiyle uçmak fikir ve fiili galiptir. Süleymanm tahtı da havadaydı. Nemrud ülühiyet davasma ve Al. lah jile müsabakaya kalkıştığı zaman, tasavvur ettiği bir nevi uçurtmanın üstüne diktiği direğin ucuna et parça. ları ve uçurtmanın etrafına da dört i. ri ve aç kartal bağlamıştı. Kartallar açlıkla eti yakalamak için havalandık. ça, et parçaları yükseğe kalkıyordu. Uçurtmanın üstündeki adam da, (Al. leh) diye güneşe ok atmak saflığında bulunmuştu. Uçmak Yunan esatirine de girmiş . tir. “Deval' in oğlu “İkar” babasiyle beraber hapis olduğu Giriddeki felâ. ketten kurtulmak için, vücuduna kuş tüylerini, balmumuyla — yapıştırmış, yaptığı kanatlarla uçup Adalardenizi. ni geçmek istemişti. Fakat babasınım mâni olmasma rağmen, tecrübeyi yap. mış, fazla havalandığı için balmumla. rı güneşin hararetiyle eriyerek “İkar” denize düşmüştür. O zamandanberi es. ki Yunancada Adalardenizinin bir adı da “İkar denizi” kalmıştı. “İmamüllüga,, adıyla anılan ' Tür. kistanlı meşhur (Cevheri) de 1002 milâd yılımda, yani bundan 935 yıl ev. vel bugün uçmıya teşebbüs etmiş ve düşerek parçalanmıştır. Cevheri, kuşların uçuşlarımı tahkik ve tetkike ve sonra taklide başlıyarak iki büyük kanat yaptı. Nişaburdaki cami damınım üstüne çıktı ve kanatla. rını beline bağlıyarak orada toplanan ahaliye: — Ey cemaat! Bugün insan zekâsı. nın nelere muktedir olduğunu göster. mek için, gökyüzünde benden evvel, hiç kimsenin yapamadığı bir işe giri- | şeceği Diyerek, kendisini damdan aşağı bı. raktı. Bir müddet kanatlarmı muvaf. fakryetle va aksamadan kullanarak üçtu. Fakat bu sırada âni bir rüzgâr çıktr, rüzgârm hücumlarma karşı ko. natlarını idare edemedi, düşüp öl_ıiü. Hüseyin Rüştü Tırpan ilk | Balıkçılar arasında kavga Rumelikavağında — oturan - balıkçı Sürmeneli Seyfi ile yardımcısı Yakup dün alacak yüzünden kavgaya tutuş . muşlardır. Seyfi fazla kızınca cakısını açmış, Yakubu sol kolundan ağır su. rette yaralamıştır. Yaralı Beyoğlu has tânesine kaldırılmıştır. Otomobil kazası Kadıköyünde Moda caddesinde ma. nifaturacı Bahur hususi otomobili 1le Altıyol ağzından geçerken Bedia is . minde bir kadına çarpmıştır. Bedis vücudunun muhtelif yerlerinden yara. lanmış, Haydarpaşa hastanesine kal . dırılmıştır. buçuk adım genigliğindekil basamaklar dan inerken de topal topal yürümek mecburiyetinde kalryorsunuz. Yüksek kaldırımım merdivenleri bunun yanında pek düzgün kalır dersem, vaziyetin ber batlığını her halde tahayyül edebilirsi niz.. Yeniçarşı yolunda pide satan bir a. dama_ rast geldik. Belediyenin verdiği bir kararla pideler ya yarım ve yahut ta birer kiloluk olacaktı. Halbuki bunlar haydi haydi üç yüz gram gelsin, geri kalan iki yüz gramr ne oluyor, bilmem? Velhasıl şu, adma Yeniçarşı denen yol, muhakkak ki İstanbulun en temiz caddesidir. Fakat işin garibi nerede bi liyor musunuz? Yeniçarşı bitip te Bo. ğazkesene başladı mı, temizlik te niha. yete eriyor., " HABERCİ