Vg E-SI0I İsg eh Sin Ti bahş €ma âleminde erde Ço 1lîn ve çevir - Bösten, Pek büyük bir 4 uf hakrîn Süzel yıldız Gla , z gda elde ettiğimiz 1 «Sön Posta» o- Oruz: : Ya gelmiş olan ! ve babası Gla- Sünün birinde bu _milyonlarca ğğ dı%_eceğini, al- İÇ düşünmüşler & ana e . Vkîl?ı:i Şalgıcı idiler... c dİr sese malik yaşta iken ve bunlarda Uğraştı ve Pi y byaîı;ıda iken başından ŞN Sevimli kızcağı- Olacağını göster : ]a * Bne, îîS_ın mektebinde bü güvrllmektedir. Hocası hi se'?mfâktedir. Söyle - ' e eîçlfn_lni Gladys'e bı küy bir Sine güvenildiğin v Değmn Parça seçer... Kon- hu çî)kını a Şantör ve şantöz- ne, YOCU €Temedikleri | ;rak N nasıl becıar'wı 'bu İlyAE Eder, eceğini J 'aşîaqeg Beliş ” __mîser başlar... Ha Glot. » MOYlemede k kat tiz ği fevkalâde mgıîvafofîî(ı Blak r j çîkar_._no ada falso eder... K v İ : reîî';lıyen endisini mağlüp n Kdt eden ) YS piyanoda TF ediniz, Aciha bakar bumz' diye emir ve ğ Tsulün doğru ol l ğasına güzel göz ? Ve tek i biçare a- Vkalâda FTar başlar, Bu Şlanıp — “Uvaffak olur h k blldirîrler_ı_lml üzer © Çalışır... Tesa lv'a T şehirlerden adam hastala - * Ona sî]d-'î' S gider ve - dolar ücret SI Dara budür... İr 5 Manış — töz olmasın ' 7 Vaziyette olma ; : 4 'Jıv—de- ” h i İnjîşeçm;*î*ir Şi lehine Nn li K ü '"leîılğkte :îoma""da Gladys Mağipa' l ŞayıSİZ: kilisesinc K . ha gövı ark.ıc!.nm f..îsınde a3"'1(13 Üvarea, Un yerine Szz " _rk 7 e S“Drano to- uialerd Sasveder,.. kan_,, Ta %“'at nî s“]_İSt olarak gi;” diğer taraf- €T ve ders a- Ü & < Ede Yat Nuzy, <© kumpanya Ük . 'e n n n t h Meshgunu“ birinde Üa Te n l %'al&k&tile ecana ÂAve Ma 1ziın hâlini ol, n İÇin davet edi- * Bilesinin iki |- | güzel gözleri ile herkesi teshir eylemek ' N YA eretti l 'ı"-'!/'w / ' Yadan M Vrrr e HAZE Y li irülderdülir Tn — ü d AA LRKTİZĞĞN TDÜD z Gladys Svarthout go Operasına girer... 50 müsamere ve- rir... Avrupaya seyahat eder. Ayde - tinde: Ravina Öperaya girer... Üç mev sim geçtikten sonra Gladys bu büyük kumpanyanın âdeta rüknü kesilir... Ar tık opera şantözü olmuştur... Jç sene sonra meşhur Metropoliten operasına girer ve bu suretle meşhur olur. Bu sıralarda bir film kumpanyası kendisine beş senelik bir mukavele tek lif etmiştir. Gladys bunu kabul etme- miş, Operaya bağlı kalmak arzusunda bulunduğunu söylemiştir. 1935 genesinde radyoda haftada iki defa teganni etmeğe başlamıştır. Gladys spora dahi şana olduğu kadar düşkündür. Mükemmel surette golf oy nar, ata biner. Otomobi) kullanır... Ti- arkaya hep elbise ismarlamak... Yeni yeni elbiseler giymek... Film çevirmek için kendisine yapıl- mış o'an bütün teklifleri reddeylemiş olan Gladys nihayet en büyük kum - panyalardan biri olan (Paramunt) a 'dahil olmuştur. Meşhur san'atkâr Fred Mak Murey ile birlikte çevirmiş olduğu (Şampan Ya Valsi) filmi çok güzeldir. Amerika ve İngiltere halkı Gladysi çok tutmak tadırlar... Yeni girmiş olduğu sinema hayatındaki ilk adımları büyük muvaf fakiyetle karşılanmıştır. Esmer güzeli olan Gladys siyah ve tedir: Çok şakacıdır. En sevdiği muüsi- kişinas Toskanini, en sevdiği muharrir; R. Lui Stefenson. En sevdiği kompozi- tör: Noel Kovard, en sevdiği renkler: Kırmızı ve maron, en sevdiği elbiseler: üyükebir? yıl Gladys Svarthout bir ana ve babanın çocuğu olan, YS sinemaya operadan geçti, fakat , he kadar ısrardan s yatrolara, sinemalara devam eder... İp!| tilâ halini alan bir merakı vardır: Arka | Sayfa & onra... Şimdi (Şampanya Valsi) filmini bir- likte çevirdiği Fred Mak Muray ile bir film daha çevirmeğe başlamıştır. (Rancho gülleri) adındaki filmini çok beğenir. Sebebi basittir: Çünkü o filmde at üzerinde birçok rolü vardır. “En sevdiği spor ata, hırçın atlara bmşnektir. Ve o hırçın atları idare edi- şi ömürdür diyorlar... Sesine fevkalâde merakı olduğun - dan fazla sıcak yerlere, sigara içilen rek konserlerde şarkı söylemeden ev- vel bir müddet istirahat eder, ondan sonra işine başlar... Güzel Gladys Avrupaya vukubulan seyahatlerinden birinde İtalyada meş- hur Amerikan Baritonu Frank Chap- man iİle tanışmıştır. Bu tanışma, aşka inkılâp eylemiş ve iki genç san'atkâr 1932 senesinde evlenmişlerdir. Paramünt film kumpanyası Gladys İn üzerine müşfik bir baba gibi titre- mektedir. O. Tuğrul Sinema haberleri : En güzel giyinen yıldız Meşhur sinema yıldızı Kay Fransis, Amerikan Akademisinin ihdas eylemiş olduğu «en güzel giyinen san'atkâr» mükâfatını kazanmıştır. Zeplin filmi R. K. O. Radio kumpanyası «Zeplin» adında büyük bir film çevirmek üzere- dir. Filmde başroller Lionel Barimur, An Sotern, Con Bil taraflarından yapır- lacaktır. Rober Donat'nın yeni bir filmi — Son zamanlarda parlayan sinema san atkârları arasında Rober Donat en ile- ri mevkij işgal eylemektedir. R. K. O. kumpanyası ile bir mukavele imzala * mış olan bu san'atkâr Klemantina a * dında büyük bir film çevirecektir. Fil- min müzik kısmı kuvvetli olduğu söy- lenmektedir. İ En uzun isimli sinema yıldızının muvaffakıyeti En uzun isimli sinema yıldızı kim- dir?.. Aslen Meksikalı olup fevkalâde danseden bu yıldızın ismi: Maria Mar- garita Guadalupe Bolada Kastilla'dır. R. K. O. Radio kumpanyasına intisap eden bu yıldız ayni zamanda çok güzel bir sese malik bulunmaktadır. ___-_ı—_—__—-__—" Yeni Alman filimleri Kânunusaninin ilk haftasında Al - man stüdyoları tarafından ikmal edilen lmler şunlardır: altmda, Sal'ayda kon - ser, İmparatorla geçirilen gece, Haya- tım bahasına, Güzel Matmazel Şrag, Balerin, Truksa, Vatansızlar, Bu filmlerin hepsi seçme eserlerdir. Stüdyolarda bitmek üzere olan bü - erden bazıları da şunlardır: yük filml | — Aşktan sakınınız.. (Ânny Ondra tarafından). 2 — ÂAşk yoluna devam etmez... (Olga Çekova ile Karl Ludvig tarafın- dan). as )__ Metropol'daki balo (Büyük Mü ik filmi). 211; f-ı—l- Bğiyük şahit (Dram. Lida Baaro va tarafından). 5—— Son Altes'in şantörü (Meşhur muganni Cili tarafından). 6 — Madam Bovary (Fransız muhar Flober'in eserinden. Pola Negri ta- başlıca fi Kızgın sema riri fından). ra7 — Kadın aşkları, Kadin hüzünleri (Magda Şnayder - İvan Petroviç tara- fından). z & — Üstad.. (Meşhur san'atkâr E- mil Yanings tarafından). ühm_âmr_:_ Her ta Tayyör biçimi olanlardır. yerlere hiç girmez, Gerek filmlerde, ge |- Fasın kıymeti nedir? İNGİLTERE İÇİN: Cebelüttarıkın İSPANYA İÇİN : Bir külçe demir, ALMANYAYA GELİNCE : met derecesini ölçmeye yarayan ve U -— Fransız gözüyle bakarsanız FRANSA İÇİN: Afrikanın anahtarı... Fas Almanya için Fransanın mukave- ye vesile teşkil eden bir vasıtadır... N karşısına isabet eden bir toprak... bir külçe bakır. müstamere taleplerini ileri sürme- Fransızlar bir vehme kapıldılar: Almanya Fasın İspanyol idaresi altındaki kısmını işgale başladı. Maksadı oradan Fasın Fransız ida- tır, dediler. Bütün dünyayı telâşa verdiler. Fasın İspanyol idaresindeki kıs - mi İspanya ihtilâle'lerinin elinde- dir. Almanya da İspanyol ihtilâlcile rine yardım etmektedir. Yardımına karşı bir taviz istemiş olabilir diye yadan binlerce kilometre uzakta, gizlice zaşesi, idamesi, müdaafaası imkânsız bir yerdir. Harp halinde de muhasara altında kalır. Asker kafasından, hele bugün böyle bir plân çıkamaz, mütaleası ekseriyetle daha makul göründü. ya gibi bizzat Fransızlar da gördü- ler ki bugün İspanyol Fasında Al- man askeri şöyle dursun, birkaç dü züne ithalâtçı müstesna, Alman si- vili bile yoktur. Bununla beraber Fransada veh'm eksilmedi. Bu defa da şimdi yapmı- yorlar, fakat ât'de yapabilirler dü- şüncesi yer etmeye başladı. Aşağıdaki tanınmış Fransız mu - harrirlerinden birinin Fas hakkında yazdığı bir makaleyi göreceksiniz. Vaziyeti gözönünde bulundurarak okuyunuz » * Harpten evvel Almanya ile Fransa arasında oynanmış olan partinin bu de- fa da Fasta başlaması hayreti mucip ©- luyor. Buna neden şaşmalı?. Dünyanın haritasını değiştirmiş olan Versay muahedesi Fasta mevcut hima ye rejiminde, ancak 60 santimden ge- niş demiryolları yapabilmek hakkı gibi ehemmiyetsiz tadilât ile iktifa etmiştir. Alman devlet reisinin hedefi Alman- yayı Fransaya nazaran 1914 te sahip olduğu müsavi vaziyete getirmekti. Ma demki, bugün müstamere bahsi müstes na olarak bu hedefe hemen hemen ta- mamen varılmıştır, o halde eski oyu - nün tekrar başlamasına neden şaşma - di? Fasta diplomasi oyunları, hiç değilse |bakır ve demir madenleri kadar zen - gindir. Fas meselesinde Almanyanın bazan ileriye atılarak bazan geri çekilmesi de hayreti mucip olmamalıdır, çünkü ge- 'ne bu Fas meselesi mazide Almanya için muvaffakıyet ve ademi muvaffa- kıyeti müsavi olarak doğurmuş bir me seledir. Ş Maamafih prensip olarak şu söylene bilir ki, Tanca ile Merakeş arasındaki menfaatlerini ileri sürebilecek vaziyet te bulunan bir devlet için Fas müna- sebetile yapılacak hararetli bir müza- kerede daima kazanılacak - birşeyler vardır. Bu kazanılacak şeyler- Fasın içinde düşünenler oldu. Fakat Fas Alman- | Esasen çok geçmeden bütün dün- Fastan bir manzara ve —7 bir Faslı «" ,midir? Sualine hayır dijyeceğiz, dışın- (dadır, resi altındaki kısmına da yayılmak-| Fas herkesin malı Fasın üzerinde herkesin hakkı var « dir. Çünkü Fas gümrük kapılarını her kese karşı açık bulundurmak mecburi- yetinde olan sonuncu memleketlerden biridir. Burada muhteşem bir Ameri- ka otomobilini 15 . 20 frankla satın a labilirsiniz. Japon malı ise çarşi ve pa- zarlarda yok pahasına verilir. Demek oluyor ki Elcezire muahede- sinde tesbit edilmiş olan rejimi Fasta muhafaza için her devlet alâkadardır. Fası himaye eden devlet, Fasta her kese ait olan bir hakkı sadece bir dev- lete bahşedemez. Kendisinden bekle - nen menafii başka yerlerde bulup ver- meye mecburdur. Başka tabirle söyliyelim: Fransa Fas üzerinde fedakârlık yapar, fakat Fas (muharebeden evvel) Fransayı başka sahalarda fedakârlık yapmaya icbar e- den bir makinedir. Bir hastahane tecrübesi.. Her Hitler şimdi bizi denemeye çek: miştir. Tıpkı hastahanelerde kullanı * lan tabirle bir «test» yapmaktadır Maksadı Fransanın Fasta 1911 den ev: velki vaziyete gelip gelmediğini an * lamaktır. Bizim, İngiltere ile birlikte göstere- Cğgimiz aksülâmel kendisine vaziyeti gösterecektir. Fransaya harpten evvel- ki vaziyetine düşmüştür, yahut ta harp te kazandığı zaferden kalan mânevi kuvveti elân muhafaza etmektedir. Fransa için Fas... Bizim Fasta menfaatlerimiz ve vazi telerimiz vardır. Menfaatlerimiz ne ka dar büyük olursa olsun bize mutlak hâ kimiyeti vermez. Fas Sultanının hâkimiyeti, memle - ketinin muntazamlaşması nisbetinde mevcuttur, dini nüfuzu ise her tarafta büyüktür. Fakat Fasta elân derebeylik vardır. Bir kabile reisi Sultana hürmet etmekle beraber mıntakasında kendisi ni yegâne hâkim görür. Fasta ordunun mülki idareye faikiyetinin sebebi bu- dur. Fransa Tanca ile İspanyol mıntaka- sı müstesna olmak üzere Fasta intiza- mı muhafaza eder. Fakat Fas ayni za- manda Fransanın milli müdafaası için esaslı bir uzuydur. Bir emniyet anahtarı Fransa Cezayire ayak bastığı günden itibaren Simali Afrikayı koöntrol altına almaya başlamıştır. Klauzel daha 1830 da Fas Sultanı ile bir muahede akdet- İmişti. Fakat İngilterenin rekabeti yü - zünden bu sahada sür'at gösteremiyor" dük. İngiltere ile Fransava AÂfrikada nüfuz mıntakaları ayıran 1904 muahe- desinden sonra nüfuzumuz sür'atle art maya basladı. Busün Tunustan Merakeşe kadar de miryolu. vardır. ğ * Diğer taraftan Fasın iktısadi ehem miyeti vardır. Bu memleket madence zengindir. Busün ekserisi Fransız ol- (Devamı 11 inci sayfada) (