10 Haziran 1939 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 7

10 Haziran 1939 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 7
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

| İ ğ | İ e İ | M olduğu için, bu cihet . 1 den kaybediyordu: Ç ü, Bu adaya, bütün teh HM alarak gelmişti. Fa - bir şeyle karşılaşa- % düşünmemiqti. , engin deniz ortasın - ı.dadnki. mağarada, yer büğün cinsi bulunmayan, lerce sene evvel yaşa . Mî:wanlı karşılaşmak ki - gelir? ,, “ &ibi, her ne olursa olsun , “aya atılmak isteyen ada-| ». 'n küçük ihtimalleri bile w Plân kuran bir coğrafya », e define adasında rino- 4 denilen bu dev büyüklü . h. Nez,.. NÇG beraber, belki bir coğ- % bu ihtimali düşünmüş Nünokondemla karşılaştı- hayretinden ne yapaca . , Fakat, Tarzan, böy ali hiç aklma getirme - U halde şaşırmadı, Soğuk | 4 kaybetmedı ve kendini “İtin müsait bir köşe bu - hayvanm —önünden Sonra, birdenbire geri $ Ü0 os, o kadar koörkunç Olmasma rağmen, çok a- No çevik vücuduü ile, bir D bir rüzgâr gibi uçmuş h'nnm önünden uzaklaş- ı İse onu kovalamak için t, yürürken kemikle- ı'h değerek garip sesler ç- ,' Yvan, ancak yerinden h.t'â kıpırdayabilmişti, h"ln nu görünce, karşısm . In zannetifi kadar teh- %ğ şman olmadığını anla- 'Wınm yanma yaklaş- )“Mesine düşmemek lâ . k'a rinokonderos — insanı “cek bir hayvan de - Üa kendini biraz emniyette “im, trafma bakındı. Evvelâ, : ı“l. eski bir saray avlu- €h kısmını gözden . ge- kalm sütunlar üzerin. %rle çevrili garip bir hlh, şimdiye kadar may - '“u, kimseye rastgelme - Böyle bir insan eseri hayli garipti. !,“m mber Tarzanın de - ak ihtimali daha fazla yo'du Çünkü onlar, çok © burada — yaşıyan *îd._' bn“&ktıklm eserleri ve Memleketin kral sârayın Arıyorlardı. — her Sarayı idi. Binaena- de her hâlde burada : Rihayet aradığına yak - % define, ı*îî:ıwu. Fakat gu cana- deros orada iken âteş saçan gözlerle / şimdi bu define adası ma. D en tehlikeli safhasında Yvanla karşılaşmak ak-| hayvandı.. Tı:mn, ev—zeıl ona doğ- (er acı şikâyet etti: | thhdde eskiden yaşa £ |Tünmek istiyorum. mazdı, Çünkü hayvan, onun sa - kin bir halde durduğunu görür gör- mez derhal Üzerine yürüyecek, ya- vaş yavaş da olsa, onun yanma ka, dar gelerek üzerine saldrracaktı, Tarzan, bu düşüncelerle . kapıya doğru baktı: Kaya Gülleyi arıyor- du. Bu zeki maymun ne olmuştu? Tarzanın arkasından gelmiş olsa şimdiye kadar içeri girecek ve her halde, canavarı uzaklaştıracak bir çare bulacaktı. Hiç olmazsa Tarza- na yine bir yardımı dokunurdu. Halbuki şimdi Tarzan, tamamile yapa yalnız kalmıştı. Ne yapaca- ğını bilmiyordu. Aksiliğe bakın ki, rinokönderos, yavaş yavaş yürüye, rek mağaranım kapısına kadar gel- miş ve iri cüssesi ile onu kapatmış- tı. Mağaranın başka kapısı da yok- tu. Hulâsa, Tarzan bu arada tam manasile hıpıedilmiı ka.lmııu Tehlike sade bu kadar olsa, Tar. zan belki bir çaresini bulur, kur - bulurdü sRsasan, ona düşüMÜy Gdt ru yaklaştı. Rinokonderos. anun kendisine geldiğini görünce o.ta « rafa doğru İlerledi, Define Peşinde 13 Tarzan, onu böyle kendisine doğ. ru çekerek kapının önünden almak Bonra mağaranın öbür tarafından dolaşarak dışarı çıkmak istiyordu. Canavar ona doğrü bir iki adım Ö zaman hayvan bir iki adım dahe yaklaştı. tikametinde duvarları takip ederek yavaş yavaş dolaşıyor, hayvanı da yavaş yavaş peşinden . sürüklüyor - du, Nihayet, öbür târaftan dolı.şa rak, kapınm önüne kadar geldi ve bir sıçrayışta kapıya doğru atıldı. Fakat, sıçramasile gerilemesi bir oldu: — Mağaradan avluya giren kapı . da, karşısında son derece korkunç bir şey çıkmıştı. Bu, rinokonderosdan daha küçük fakat daha korkünç ve daha garip işan giğiydi. Fakat suratı şeh dere- se.iğrenç ve korkunçtu. - Başında _ı_;şçmen diken olmuş, gözleri ateş püskürüyordu, Elinde de bir kama tutuyordu. (Devamı var) Boş kafalı ! Koca Dana, Mikiye rastgeldi. A- — Dündönberi Ördekle konüş . müuyoörüm. — Neden? — Bana “böş kafalı,, dedi! — Haltetmiş 'o! Senin bilâkis ka- fan dolu. — Bravo! Zekâ ile dolu değil mi? — Hayır, samanla dolu! KURNAZ CÜCE! Karbeyaz, Yedi cücesinden birine rastgelmişti. Önun çenesini okşadı, Sonra: — Seni bugün ha.sta gıbı görü - yorum, dedi. Nen var? Çocuk güldü: — Hasta değilim ama, öyle gö. — Neden? — Senin gibi, pamuk kızlar çe - nemi okşasın diye! HABEP ÇOCUK SAYFASI Bilmece kuponıı 9 HAZİRAN — 1939 B | Bilir misiniz ? |- Makine insanlar ne zaman icat edildi ? Bugünkü fen nin insanı en faz la hayrette bı - rakan, eserlerin - den biri de, şüp . hesiz ki, makine adamlardır, Fa - kat, bunlar yeni düşünülmüş şeyler değildir. Çoktan beri düşünülmüş hattâ, ilk makine adam' sayılabilecek bir makine bun dan tam iki yüz sene evvel yapıl - mıştır, ' 1738 senesinde bir Fransız mü - hendisi, kurulduktan sonra kendi kendine işleyen ve muhtelif hare - ketlerde bulunan makineler yapmış- tı. Bunlardan biri şatranç tahtası - nm başma geçip mükemmel şatranç oynuyordu, O zaman herkes buna şaşmış ve nasıl işlediğine bir türlü akıl erdirememişti. Şüphesiz, bugün. kü makine adamlar onlardan çok farklr ve çok mükemmeldir. BİLMECE Bir orkestra grupu —koönser ver-. mek üzere seyahate çıkar, Ve bu seyahat için de bir otobüs kiralar. lar. Fakat ortada halledilmesi icab eden bir mesele vardır. Eğer sak. safoncu ve borazan gelmeselerdi 'İseyahate çikanların birer lira faz- lâ vermösi lâzımdı. Ve eğer gelme, yen üç kemaner gelmiş olsaydı bu sefer birer lira noksan verecekler- di. Acaba seyahate çıkan mizikacı. ların adedi ve herkesin verdiği pa. ra mikdarı nedir? Bunu doğru halledenlerden birin- ciye bir konsol saati, ikineiye bir elbise kemeri, Üçüncüye bir şişe kolonya ve ayrıca 200 — okuyucu- muza da mı_ıhtellf heqlgîl_er_ı:_orne— cektir, - y ge aZ S atmeca Tarzan tekrar geri çekildi. Şimdi Tarzan, mağarayı aksi İs- | bir mahlüktu. Vücudu tıpkı bir-in - | ATMIŞ! Miki deniz kenarından dönüyor - du, Arkadaşı merakla: — Nereden? diye sordu. — Balık avmdan. — Ya? Epey bir şey tuttun mu bari? — Çok! — Hani nerede? — O kadar çok ki, taşıyamadığım için hepsini tekrar denize attım!, MAŞALLAH! - Karabaş, arkadaşı Yavru Fille karşılaştı. — Merhaba, dedikten sonra ilâ- ve etti: — Bakıyorum gün geçtikçe biraz daha büyüyorsun. Yavru Fil: — Evet, dedi, artık ıtadyomda. maç seyrederken ayağımın altına ıapkı.mî koytnuyorum Bakalım ne çıkacak ? Bu hafta “baka lma ne çıkacak,, eğ- lencesinin basit şek linden birini veriyo. rüuz. Yapacağımız iş gayet basit, fakat buna mukabil gayet güzel bir resim elde edeceksiniz. Bunnu için, çigi - ler arasındaki yerle ri, içindeki rakamla ra göre şu şekilde boy aş*acaksmiz n 0 la işaret edilmiş yerleri açık mavi, 1 leri koyu mavi, 2 leri koyu kırmızı, 3 leri sarı, 4 leri kah- verengi, 5 leri köyuü kurşunf, 6 ları koyu yeşil, 7 leri yeşil, 8 leri menekşe rengine 8 6& 2 b İ e 4 L 6 6 : £. İx b AYA < 1 A 1 * **5 â 4 T A , 1 A A B a İ, 5 11 3.35 5 N 4U v 5 5 * 4|5 d ÖL İ gl 1© * ; > 5 1 5 5 4 5 . ) ç 8 (s1&l8 (3 Ş i : LA LAK n 5 3 boya « yın, bakın ne güzel bir resim çıkacak! DOĞRU! İlkmektebin ilk sınıfmda, Mual. lim çocuklara harfleri öğretmişti. Talebeden birine sordu: — A dan sonra hangi harf ge- lir? R Zeki çocuk şu cevabı verdi: — Alfabedeki bütün harfler e- | fendim! Doğru bir cevab değil mi? DEMİRBAŞ! Demiralp her sene sınıfta birin- |cidir. Bunu geçenlerde yeni tanı- dığı bir çocuğa a.nla.tryordu. Ö 'ço. cuk: — Ben de öyleyimdir. — Dedi. Mektebde birinci sınıftan beri ayni mevklii muhafaza ediyorum. — Ya! Sen de mi hep birinci- sin? : ,— Hayır, sınıfta hep en son sı- rada otururum. GÜZEL BİR CEVAB! Babası oğlunu paylıyordu: — Nekadar çok konuşuyorsun, ne çok sual soruyorsun! Ben senin yaşındayken babarat hiçbir gşey sö- ramazdım. Çocuk:! — EKeşki sorsaydm, dedi. Şimdi benim sorduklarıma cevab verebi . lirdin, AĞ“ ç , .a D IA ü'hü— vt İ * Sakm âaldanmayın! — İnsan yüzünden ne adam olduğu belli o. lür derler. Bu &öz ekseriya doğru- dur, Fakat yüz ifadeleri her zaman bizim bildiğimiz gibi değildir. Gül. mek, hiddetlenmek, sevinmek, mü- teessir olmak, yüzden anlaşılır. Lâ- | kin, bizim görmeye alıştığımız ve bu halleri gösteren yüz şekilleri an cak bizim memleketlere hastır. Bir | çok diğer insanlarda yüz şekilleri başka başkadır. Meselâ, şuradaki iki Çinliye ba. km, Yukardaki ağlıyor gibi, değil mi? Hayır, onun bu, hayret edi- şidir. Gözleri çekik çekik olduğu i. çin, hayret ettiği zaman ancak bir &z büyür, yuvarlanır. Asıl bir Çin- lide ağlamak veya teessür ifade e- den hal aşağıdakidir, Dikkat edin: adam dilini çıkar. mış., Halbuki, bize biri dilini çıkar- Ba bizimle alay ediyor sanırız, de. ğil mi? Onun için, Çine glderıenlz veya bir Çinliyle karşılaşırsanız bunlar akimızda bulunsun, sakm aldan - mayımn, / ) ——ıu.ıâ—? le garip şey *4!# * Değirmen taşlı ağaç! — Ağa- em alt tarafımndaki değirmen taşı. nı görüyor musunuz? Ö taşı vakti- le toprağın üzerine koymuşlar, Taşın deliğinden, tesadüfen bir fidan bitmiş. Büyüdükçe taşı yo . rinden kaldırmış, onu kendisile be ;a raber biraz yükseltmiş, bu suretle taş ağaca yapışmış. * İnci kutusu! — Bilirsiniz, inci istiridyelerin içinden çıkar, Fakat, |her istiridyenin değil. Sıcak deniz- lerde ve inci istiridyesi denilen cins teki istiridyelerden. Ekseriya bir istiridyenin içinden bir iki inci çıkar. Halbuki, cenubi Amerika sahillerinden birinde bir İnci avcısı bir istiridyenin - içinden tam 152 inci çıkarmıştır. Buna is. tiridye değil, inci kutusu demek da ha doğrüu olmaz mı? * Güneşten üç bin kere büyük — Bizim dünyamız ve diğer birçok yıldızlar güneşin etrafmda — döner, bunu biliyorsunuz. Yine biliyörsu - nuz ki, güneş son derece büyüktür ve dünya onun, yanmda bir nokta gibi kalır, Fakat, gök boşluğunda daha bir - gok “güneşler” vardır, Bunların da - etrafında bizim güneşin - etrafında olduğu gibi birçok yıldızlar döner, ' İşte, bu diğer güneşlerden biri ir ki, bizim güneşin üç bin mis ! Resimdeki büyük yuvarlak o güneşi, sağ taraftaki aşağı köşede ki ufacık nokta da, ona nazaran bizim güneşin ne kadar küçük kal dığını gösteriyor! Eğer bu güneş, bizim dünyamızm civarma — gelse, bize en uzak yıldızlar arasındaki mesafeyi doldurur , * Buz üzerinde giden araba — Resmini gördüğünürz bu garib ara- ba bundan otuz sene kadar evvel şimal kutbuna giden bir keşif he- yeti tarafından yaptırılmıştı. Te - kerleklere dikkat ederseniz görür- sünüz; tekerlek yerine ndıh çivi gibi bir şey var. Bu, buzlarin üze- rinde kaymâmak için böyle yapıl, mıştır. Bunlar dönüp buzlara gl dikçe araba İlerliyor ve bu suretle araba için kayma tehlikesi kalmı. yor,

Bu sayıdan diğer sayfalar: