Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.
A L "_ | i Ka | Bir aile, yanan l ; ! O zaman makinesinden geldiği yor: Radyonun lâmbalarımdan bi- lâmbanın dumanile zehirlendiler * Yirminci asırda —insanların uğradığı kazalar arasına bir de radyodan zehirlenme ilâye edil- miştir. Bu garib hâdise ilk defa o- larak geçen gün —Hollandada Laheyde olmuştur: Bir akşam Laheyde bir karı bir koca ve dört çocuktan mü- rekkep bir aile radyo başında otururlarken, birdenbire hepsi başlarının ağrıdığını hissedi . yorlar, Bir az sonra babaları: — Boğazım yanıyor, diyor. Karısı: — Benim de, diyor. Çok geçmeden çocuklar dağ boğazlarınm yandığını, nefes- lerinin tıkanır gibi hissediyorlar, Ayni zZamanda üzerlerine baygınlık da gelmiştir. Çocuk- olduğunu | polise haber veriyor. Hastaları dışarı çıkarmp ayıl. tıyorlar. Polis de zehilenme. nin sebebini araştırmaya başlı- p Yyor. Adamla karısınım ve çocuk- larmım o akşam ne yediklerini soruyorlar,. Yemekler muayene ediliyor. İçtikleri sular — tahlil- den geçiriliyor. Adamın ciğa. raları tahlil olunuyor. Fakat, bunların hiç biri müs. pet bir netice vermiyor: zehir- lenmenin neden ileri geldiği an laşı!âamıyor, Bunun üzerine, tecrübeli bir polis hafiyesi çağrıyorlar. Bu adam odada tetkikat yapmayı muvafık buluyor, Fakat, kapandığı odadan, u- zaman geçtiği halde çıkmadığımı görerek polisler merak ediyor ve odayı açıp baktıkları zaman polis hafiye - Bini yerde baygım bir halde ya. tar buluyorlar. zün bir , “zehir” in radyo anlaşılı. ri yanmış ve yanan madenden çıkan dumanlar radyo başm- dakileri zehirlemişstir. N lar kendilerini bilmez bir haldı':E * yerlere uzanıyorlar. Bunun ü- zerine babaları güç halle koşup ' “ Radyoda Dinlediklerimiz Amerikant #entözslerinden Hildegard Filâdelfiya radyosunun gnikrofonu başmda Londranın. Saray Operasında “ÜUyuyan prenses,, Fransız Cumhurrçisşi Londrada brlqndugu esnada, szrqb.nş birçok eğlenceler tertib edildi.. Radyolarda fevkalâde neşriyat yapıldı. Bu arada Londraniın meşhur saray operası olan Kovent Garden'de büyük bir gala temsili verildi. “Uyuyan prenses” baleti temsil edildi, Bugünkü saray operası ayni yerde ve ayni maksatla yapılan opera binasının üçüncüsüdür. İlk defa olarak 1732 de yapılan öpera 1808 se- nesinde yanmış ve yanrgında 22 kişi ile 1500 ingiliz lirası kıymetinde el yazısı opera notaları mahvolmuşstur. Bunlar arasmda Handelin ve Âr. ne'nin birçok büyük operaları vardı ki, bestekârların bu eserleri tekrar yazmaları kabil olmamıştır. 1809 da ikinci bir bina yapılmış ve burada ilk defa olarak Şeksnpi. rin “Makbet" i temsil edilmiştir. Buğünkü bina ise 1858 de yapılmıştır. Burada ilk defa olarak Me- yerbeer'in “Les Huguenoöts” (Kalvinistler) operası temsil edilmiştir. 1875 - 85 seneleri zarfında Londra saray operası dünyanın en meş- hur opera artistlerini bir araya toplamış bulunuyordu. Meşhur Reszke kardesşler ve şantöz Melba da orada yetişmişler ve Ssonra Amerikaya gitmişlerdir. 1885 den sonra Londra operasının dünyanın en meşhur oöperası un. vanmı Nevyorktaki Metropoliten operası Kovent Garden'den almaya başlamıştır. Bununla beraber, bazı meşhur sanatkârlar Londrada kal. mayr tercih etmişlerdir, 1892 ye kadar Kovent Garden'e “Saray İtalyan operası” denirdi. Zira, operalar dalma italyanca temsil edilirdi, Fakat 1892 de büyük bir temsil hazırlanırken tiyatronun ismi “Saray tiyatrosu" na çevrilmiş ve ondan sonra her eser, aslında hangi lisandan yazılmışsa o lisanla tem- sil edilmeye başlanmıştır. Bugün de bu âdete riayet edilir. Her opera- nin ilk temsili asıl lisanı ile verilir, sonra ingilizcesi temsil edilir. Umumi harb esnasında Kovent Garden, hükümet emrine verilen birçok büyük binaların, otellerin eşyalarını muhafazaya tahsis olunmuş- tu. Harbden sonra binanın dahiline ufak bir tamir konarak temsillere başlanmıştır. Opera bin kişiyi rahat rahat alacak kadar geniştir. Kralın locası şimdiye kadar sahneye malil bir köşedeydi. Fakat Fransız Cumhurrei. sinin ziyareti dolayısiyle verilen temsilier münasebetiyle loca, sahne karşısında at nalı teşkil eden kısmın tam ortasına alınmıştır. Londra operasmın bir hususiyeti de, her koltuğun kendine mahsus iki kol dayıyacak yeri bulunmasıdır. Yani, yanyana oturanlar kollarını bir tek kola dayamak için kavga etmiyeceklerdir... Polis köpeklerine radyo ile emir veriliyor Radyonun, takip işlerinde poli- se büyük yardımları: olmaktadır: . Geçetnlerde anlattığımız gibi, A- metikada bir katil aranırken evsa- fr radyolarla herkese tarif edil- miş ve görenin haber vermesi iz- terrmsştir, verilecelr? rılan köpeğin sırtına küçük, bir a- he radyo makinesi bağlanmıştır | ) Filgşün İs Avustualyada polis köpeklerine radyo ile emir veril- miye Başlanmıştır. Köpek alışmiş olduğu bir emir üzerine bir suçlu- nuün İsini bulmrya çıkryor. Fakat, o yolda İken polis yeni Mmalümat almıştır. Köpeği geri çağırmak veya başka bir istikamete gönder reket ediyor, yetiştirilmiye başlanmıştır; ÜL LAT T"elevizyqn__ yıldızı ğ Eylin Benet ismindeki bu artist televizyon sahasında bir yıldızdır. Londra televizyon merkezindeki temsillerde tele- vizyon seyircilerine tatlı gülüşü ile gülen mis Benet on dokuz yaşındadır ve bu sahada büyük bir artist olarak meşhur olaca- gı ümit ediliyor. Londra ; operasında Fransız Cumhurreisi şerefine gala müsa- meresinde uyuyan Prenses Baleti mek lâzımdır. Köpeğe nasıl haber İşte radyonun, bu işde büyük bir yardımı dokunuyor, Yola çıka- Polis telsiz telefonla bir emir ve- rince bu makineye geliyor. Köpek onu duyarak bu emre göre ha. Sidneyde bu hüususta yapılar tecrübeler çok iyi netice vermiş ve bütün polis köpekleri bu tarzila TULEL İ LEL.. parlıyan Biliyor musunuz? » 1 — Londradan Nevyorka ilk televizyon neşriyatı ne za- man yapıldı?. 2 — Milânodaki meşhur La Skala operası ne zaman a- çıldı ve ilk olarak hangi eser temsil edildi?. 3 — Radyoda nutuk söyle- miş en yaşlı kral kimdir?. 4 — Saksafon ismi nere- den geliyor?. 5 — “İki san'atta usta,, is- mi hangi bestekâra verilmiş- tirp. Cevapları 1 — 1928 şubatında, 2 — 3 Ağustos 1338 de, ilk oynanan eser “Yeniden tanınan Avrupa,, dır. 3 — Geçen sene seksen yaşı- na basan İsveç kralr beşinci Gustaf. 4 — Saksafon Kkelimesi bu âleti icat eden Belçikalı beste- kâr ve musiki âleti âmili A- dolf Saksın isminden geliyor. 5 — Rossiniye." Bestekâr ay- nı zamanda yemek işlerinden çok iyi anlardı. KAAANAAAADARARARADARAANDAZ ; Paris- operası - nn baş tenorü o* lan Geroöğes Thill bugün dünyanm en büyük tenör- * larından biri sa> yılır. Onun için pazar — akşamı Varşova radyo - sunda verdiği konser merakla dinlenmiştir. (,nn'gc—ı Thill'in geçenlerde Paris operasında “Toska,, — temsil edilir: ken mütemadiyen alkışlanması ve birçok parçaların tekrar ettirilmesi tiyatro ve müusiki tarihinde bir hâ- dise olarak daima hatırlanacaktlır. OÖperalarda, tekrarlattırılan par- çalar daima meşhur - olarak kalır. | Meselâ, Mozartın “Figaro,, operası ilk dela olarak 1786 da Viyanada temsil edilirken o kadar — heyecan uyandırmiıstı ki birçok parçalar iki veya üç defa tekrar ettirilmiştir. Operanın bit müddet sonra Prag- daki temsiline Mozart da davet e- dilmiş ve eserinin muüvaffakiyetine bizzat şahit olan bestekâr — evine Dünyanın en büyük tenoru : Georges Thill yazdığı bir mektupta =ı.mlafı detmiştir: “Burada herkes bir şeyden bahsediyor: Figaf' tarafta oynanan, söylenen, çalınan yalnız bir şey var: Fif “Figaro,, bu halta, p_:m"t— şamı Stokholm, salı akşami ma poperalarında temsil edil radyolarla naklounmuşstur. Pransız radyosunt |. yeni bir eğlence me! Poste Parisien (Orta dalg! metre) istasyonu dinlew.icildrı yeni bir eğlence mevzuu PU tur. “Cemiyet hayatı” ismi “c.. bu programda Spiker, dınlf"ıt bir hikâye anlatıyor. Bunda; he dilecek bir mesele vardır ve h“_ sele bugünkü cemiyet hajatı * lâkadardır. Spikerin sorduğu sual& ©n E ve en doğru cevab verif hî“l lân ediliyor ve kendisine iyi bi kâfat veriliyor. “Cemiyet hayatı" n4 tahsis p* len vakit yarım saattif v& ilk, ları (Türkiye saatile)| aksari Te 10,5 arasında yapılMaktadir - Pt - EFEEEŞ FEz PFE (F c GUI FE %uı Pi İ n Sak mi :aa Ğı VO ıh,w Bi h *k h İ .ııı_ S