30 Aralık 1937 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 13

Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.

Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Nasreddının f&rhelvası gibil 1 âğrıyordu, bit tezâhaneye Bire- “ Mg istedi, Bezadı: S Size “Nezlepin,, verelim efınfum, 'Iq' goı İyidir. ğiz şiddetle reddetti: ve Hqır, hayır, İsterlez. gağırdı: & Fakat iyidir efendim. !.“ta kızdı: .u— Behnden iyi mi Lileceksin be adam? “ıepm.. i icat eden benim! | Ilki ortak | ulzlı Kohen ortak olmuşlar ve bit k f elbibeci dükkân, açmışlardı. Da: Ük Pünün akşamı Köhen hesâbi ya f Hlddetle bağırdı! * Ölüt iş değil yahut Çekmeden İlita aksilm'ş. Başka birisinin alma: U da imkân yok; anahtâr yaltız iki- VAR u'li_i ottağını teskine çalığtı! & Üzülme tânim! Madem ki larkı- O gu Hİ AX !"ırdın; târart yatı yarıya paylaşı- l(; Ax Bizim ivtoğraf muhabiri Âlinin bir ötörnobü Lahibi olduğunu “Haber,, ti- nin “İstanbül könuşuyor,, sütünuna koyduğu tesimle öğrendiniz. Bu otö- mobilin büyüklüğü ' veya küçüklüğü - hakkında bir fikir sahibi olmak istiyor- saniız şu fiktâyı öküyun! Ali Büyükdereye gidiyor, ötomobil gahibi başka bir betbaht arkadaâşı dü arabâsile önuü takip ediyordu. Büyük: dereye geldikleri zattarı ikinei ötömüö- bilin sahibi, fena halde merakını tahrik eden bir nektayı Âliye sordu! — Yahu sönih ataba eİli metrede bir nedehn öyle bir mette havaya sıçrıyor? Bözük yöl olsâ ne ise amâ Hsfalttâa giİ- derken Je böyle oluşuna şaştım döğrü: su! ÂAlı hiddetle yüzünü buruüğturdu: — Bitak Allahını seversen! Yölda öyle fena hıçkarığa tutulmüştüm ki sorma | d Alinimn OCOMOBIII —Wntm—mmm sonrü — her hâlde beğenmiş olucuksimız. Şi İpP ucu —— Kadın kılığına girmiş olduğu hal- de yakalanması döğrümü rabıtanın bü- yük bir muvaffakiyeti., Naml anlamış- | lar acaba? — Kadım elbisesi satan bir mağaza- nit önünden geçerken dürup camekân dakilere bâkmamiş! ——— Döktör (hastâya) — Telklme tedavi Doktor — Beyhude üzülüyörsutuz. Hişbir hastalığımız yök, sadece vehim., Kendinize telkin yapıtız, hasta ölma- diğinizt kenidi kendinize tekrar ediniz, as zamatıda bir şeyiniz kalmaz, Tıpta “telkinle tedavi,, diye bir usul olduğu- nu beİki işitmişsinizdir. Hâsta — Eyvâah! Öyle ise hiçbir za- mafi ha&talığımdan kurtulamayactağım | Döktöt —« Neden canim? Hasta — Telkinlerim bana tesir et- mez; çünkü yaları söylemek küsürüum vardı? ve bu kutüurümü kendim de ga- yet iyi biliyörüm ! Zamane çocukları Küçük Necdet, yaptığı bit kabahat için annesinden fena halde azar işit- mişti. Söomürtkan bir yüzle annesinin bulunduğu odadan çıkarken babasile karşılaştı. Babası sordu; Bu, benim çok sevdiğim bir müşlerimdi! istikbali parlak Beyoğlu Hava gazı şinketinde iki memlür ârasında; — Şu zayalir S. pek atıyörüm. — Hangi 8. tahsilât kalemindeki mi? ' — Evet. Zavallının külaâkları duvar oldu sanki,, Bu gidişle ışııîm gıkârır- lar. ! — Yök canimi üzülme.. Şihîyet ka- lemine ualnedeı-ler! l TMRZ .’ BAA l. â j d e 4 “> a * b | n — | * Tünde yarısından fazlâsı — böşântniş bir şarap şişesi vardı. Sen Priyak hayretinden şaşkın, se. ;ı!noındın gılgin bir halde mırildan. «« Nati oldu da onü göremedim ? Bu esnada garsonlardan biri bağır. — Vakit geldit Tekrar buyurün Asİl baylar! — Lütfen çıkm mektepli; ! —« Çtkm bakalım- bürjusalar! Verdür, müşterilerin ekserisiyle 3Yni zamanda kalktı ve sallanarak ka Prya doğru yollandı. Sen Priyak pe. ĞĞ takıldı Ve kendi kendine şöyle — Herif güzel âdetlerini terketmiş Yarım sarhoştur. Demek ki işin yarısı Slnuştur. Dişarıya — gıkmoa, Vef'dür. Sent Aıı“'!? sokağına müukabil (stikamette Yürümeğe başladı: gitelde daha fazla ::“mrdu. Sen Priyak, onun, kes. kahkahasiyle güldüğünü ve göyle İ duydu: — Şarap cidden güzel! Fakat şu ı“mıhkgı.ripbirıehlr İnsâan tam, atesini söndüreceği — etrada, di. ___"""?lıt.ılıyor' Buvleoe kekeliyerek, ayyaş saçma % Savuran Verdür, Liserandri soka. Nt. köşesine geldi. Orada Sen Pri- bl?denbıre, elini —onun omüuzüna &rhon tekrar kekeledi: MBumv Bu kim? Bu ne?.. Sen h ahbap?... ÜN B&!'tl'lııı., Verdür! Beni takip JLwıı. karanlıkta daha iyi * gör- deceğiz... — Eh! Şu halde seninle gelirim, döstum... Aziz döstum.. Filhakikâa, böyle bir meyhane mev cuttu ve buraya, hususatf bir işaretle, dar bir köridordan giriliyordu. Seti Priyak dört şişe Bomur garabi ramarı ladi ve ahbabını, tenha ve küçük bit salona götürdü. Orada, mumların xl. yası altında, Verdür, Sen Priyaka şüğ km bir nazar atfetti. Şüphesis, niha. yet onü tanımığ ve hatta mehinün ol. muş olacaktı ki, sevinçle bağırdı: | — Alı Baron oenaplarılı —< | Bir gandalyenin Üzerine çökmüş ©. lan Verdür ayağa kalktı, eğildi ve! : — Demek, geçen gün Bayolda gör- düğüm sizdiniz?. Ah! Baron cenâap. ları, emin olun ki, sizi böyle yüksek mevkilerde görmekle bahtiyatım.. — —« Ben de seni gördüğüme mem. nün oldum. İçelim! — Beni gördüğünüze momnunıu. nuz baroön cenapları.. Neyse, mademki istiyorsunuz içelim. Uzun yollarım to- zu İnsanı kurutuyor.. Tabil ıslahmak lâzım.. Emin olun ki mösyü, Anje ci. varmdaki yolların tozları hâlâ gırtla. ğımda ? — Ben de öyle. İşte bunun - için. dir ki, ben de senin kadar içiyorum! — Eh! İçelim!... Ve Verdür bardakları ıınplı dol durarak içmeğe başladı ve devam et. ti: — Demek &iz de Parise geldiniz! Ah! Baron cenapları sizi ne kadâr ha. tırladım!.. Hele örmanın ağaçları ve ya dağların kayaları arkasma saklan. dığımız zamanları!.. Ne iyi devirlerdi sini elde etmek içindir. Halbuki, öonun gitmesi lâzımdır. Bunun için de, kral- dan kati bir emir alması lâzımdır.. Peder Joztl bir saat müddetle dü- şündü, sönra devam etti: — Yapılacak iş şudür! Kardinallerin adedi raten tamâm değildir. Yarın sas bah, ağabeyiniz için, bir — kazdinallik ünvanıt temin ediniz. Ve onu görün, kendisine şöyle deyiniz: Muhterem a- Babey, İşte tehditlerinize cevabrm! O zaman Lul dö Rişliyö niyetlerinizden emin bir vaziyette, çıkıp gidecektir. ' Bu gözleri büyük bir dikkatle din- liyen kardinal, başiyle tasdik etti. Ve Peder Jozef tekrar düşüncelerine daldı. Yapılacak işi derhal atlamıştı. Düşün. Güğü şey, filiyat değil, bu filiyatı Rişli- Yyöye takdim etmek tarzıydı. Peder Toözef tam iki saat, bu ödada gidip geldi ve arasıra, katdinalle birkaç kelime teati ederek önü yan gözle tet. kik etti, onu tâarttı.. Sönra birdenbire onun elini tutarak şöyle dedi: - — Kâürdeçşiniz, yatıtı kardinal olacak . ve gidecek, Sekiz gün sonra da bana sa- dik olan bir hizmetkâtım ona Liyonda iltihak edecek... Rişliyö dehşet içinde ürperdi ve çeh- resi sapsart kesilmiş bir halde, insan lık hislerinin bakıyesi İcinde mirıl. dandı! — Ne de olsa kardeşimdir! Ve peder Jozef, onun üzerine doöğ.- rü eğilerek, altak va sert bir sesle şu cevabı verdi: — Bu, bir düşmandır! Mahvolmüsi “Jâzmmdır! Önü bize tanrt işaret edi. yoör, birçoklarını işaret etmiş olduğu gibi... Bir ay sonra, Liyon kardinali Fakât kabül merasimi henüz bış- lamamıştr. Kardinâlin her raman; kendisini giyindirmek için hademeyi çağırdığı saat da bir hayli geçmiş, yatak odasmın kapısı önünde duran hademe, hâlâ hiç bir Bes duymümış.' İi | Nihayet endişe öderek, hâfifçe ka. piya vürdu. S& yök! Kapiyı açarak içeriye girdi Ve hâyretle öldüğü yer. de kâldi! : Pencerelerin perdeleri indirilmiş, yatak bözülmamışti. Katdinâal yatı lâmba yamyondıı ve Kardihal başmt elleri içine almiş bü masatnmm önühde oturuyoördü. Loş bir ziya içilde bile çehresinin sapsart olduğu görünüyor. dü. Üşak, süratle ona doğru ilenledi. Fakat tam onun yanma — yaklaşatcağı zaman duürdu... Gözleri dehşetle ağıl. ratş öldüğu halde geriledi... Kardina. lin sölğgün dudaklarmdan iniltili bu- marıltı yükselmiş ve uşak bu miriltı. lar içinde şu körkünç kelimeleri düy. müuştu: — Kardeş katili olmak!... katili.. Bir an sonra kardinal başmı kal. dirdı ve üşağını görerek: , — Biz misiniz, dedi. Beni söyun.. Saat birde geldim: herhalde şimdi sa: at en aşağı ikidir.. Fena halde üyküum var, — Monsenyör, sabah oldu, saat dokuz.... Kardinal ürperdi. Bir an düşün. celi kaldı. Beyni uğuldatan meştim düşüncelere mukavemet etmek istedi. Kâardeş — Ne ö Netdet? — Kocanız ı;amlf V K ; v 4 t Neddet büyük adam favtı takmatak « Hop öyle... Doktor kendisini çok — Tüfek neröde lâkayıdane tevap verdi: neşelendirin demişti, yukârıya çılıp ) özml Mrln kordınları evvelk Rürtârın. ——— Ren sana hiem dvmtlhw MW — Hîç Karmİa İzavga ettirmi dc' yeni p:ırdosunuzu ona göstersenize... Üa T ğ T güseti 152 KAHRAMAN KRTZ KAHRAMAN KIZ Tüg Müddet evvel, Ben « _Priyık. müthiğ mek ııtıyomıuı tlbîı avüdcünü W rı, gözleri yarı kapalı ve çehtesi sapsarı Lüi dö Rışlıyonün ruhu için dua edğ.ı bir sinir buhramı içinde titremeğe üzerine dayadı! İsesilmiş bir vaziyette dinlemiş, Gonra Yüzle başladı. Birdenbire, göğsünden kor. — Bu nef.. Bu gses kimin? Seni şöyle demişti Gece ağıt ağır geçmiş ve w kunç bir hiriltiyi andiran — garip bir takip etmek mi? — Vay aksi otm — Eğer başpiskopösu susturmanın çoktanberi ikametgâhma dönmüğtü. | Seğ çıktıt Üğ adıim ötesinde Verdür'ü vayt! Sen kimsin? Nereye gidiyonsun ? yolunu bulmâazsak mahvoldunuz. Kar- Sabal olmuğ, sabah ilerlemiş, bina Börmüştü |.. taçım « Buü sokağın nihayeinde bulunan deşiniz Paristen gitmiyecektir. — Onu nit bütün koridor ve bekleme salön « Verdür, sırtmi Ben « Priyak'a çe. ve nefis şarapları olan Ve diğer yerler tanıtım, Yarın ktaldan, manastira ka- İarı dolmuştu. Virmiş, masa başmda otürüyördü. Ö kapanirken açılanı bir meyhaneye li- panmâyı istiyecekse, bu sıri, serbesti.

Bu sayıdan diğer sayfalar: