4 Eylül 1937 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 8

4 Eylül 1937 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 8
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Biliyor musunuz ? Ölüm şuaı saçan tabanca Neilhaus adında bir Avus- turyalı müthiş bir tabanca keş. fettiğini söylemektedir. Bu ta. banca, tetiği çekince, beş mil. yon mumluk bir ziya çıkar. makta ve isabet ettiği insanı derhal öldürmektedir. “Ölüm şuar,, denilen şey, bu olsa ge- rek! Fosforlu baston İngilterenin Bristol şehrin- de James Biggs isimli bir fotoğ- rafçı 1921 sene- sinde bir kaza yüzünden tama men kör olmuştur. Hastahaneden çıktıktan sonra sokakta kendi başına yürümek zarüretini duyunca, bastorntünu beyaza boyamak aklına geldi. Parıltı yapan bir beyaz boya kullanmıştı. Bu suretle baston gece vakti de görülüyordu. Beyaz bastonun körlere ©- lan yardımı o derece tahakkuk etmiştir ki, şimdi İngilterede “Milli selâmet cemiyeti,, ismin- deki büyük — hayır teşekkülü, muhtaç körlere böyle beyaz fosforlu bastonu hediye etmek- tedir. Bu suretle bir adamın felâ- keti, bütün körler için insani bir faydayı mucip olru, Yeni bir kayak Japonyada, cok şayanı dik. kat yeni bir kayağın tecrübe . leri . yapılmıştır. Yaylı teker . lekleri bulunan bu kayak saye. sinde, insan girintili çıkıntılr yerlerde kolaylık ve süratle dolaşmakta ve spor yapabil « mektedir. İlk elektrikli tren Dünyada, elektrikle işliyen ilk tren Berlinde doktor Verner — Von Siemens tarafmdan 1879 yılında tecrübe edilmiştir. Büyük bir alâka ve merak uyandıran bu keşif o za. manlar 900 yardalık bir mesafe Ü. zerinde yapılmıştı. Havadan para kazanmanın yolu İskoçyalılar zekâları ve BU dan para kazanabilmek kabili. liyetleriyle meşhurdurlar, Şu küçük vakayı okursanız, buna siz de kanaat getireceksiniz, Abelden — kasabasında yaşı. yan bir köylü, kendisine gön - derilecek olan en büyük pata. tesin sahibine 5 lira vereceğini ilân etmiştir. Bunun üzerine, bir tek patatesle 5 lira kaza: nabileceklerini nazarı itibara alan köylüler, ona her taraf - tan mütemadiyen patates gön. dermeye başlamışlardır. Aradan bir ay gecince, ze. ki köylüye gelen patatesin mik tarr bir kaç yüz tonu bülmüş ö da bunun üzerine, sözünü tu. -arak, en büyük patatesin sahi bine mükâfatını vermiştir. ı eee GK e ABAO - Öi GeeR — DA £, İşte size acaip bir toplama ki 5 ten 9 a kadar olan bütün rakamları birer defa ihtiva et- mektedir. Bunun biric'k hatası yekünunun doğru olmamasın- dadır Şimdi bu on rakamı beheri üçer rakamlık iki hane halin- de öyle.bir şekilde cemediniz ki bunların yekünu tamamı tama- na dört rakamlık birthane ver- sin ve bütün amel yedeki ra- kamlar 0 dan 9 a kadar olsun. Bu bilmecemizi lerden birinciye bir saat ikin- tiye bir losyon üçüncüye iki şi- Şe esang ve ayrıca iki yüz oku- yucumuza muhtelif hediyeler veriletektir. halleden- Canbaz köpek Bir Fransıza âit olan bu köpek, birçok usta canbazlardan daha can bazdır. Sirklerin birisinde, - bu re. simde gördüğünüz canbazlığı ko. laylıkla yapmaktadır. Fakat sirk müdürü olan sahibi, ona bu İşi öÖğ. retinceye kadar, tabil bir hayli müş külât çekmiştir. Şen Fıkralar Harareti nasıl ölçmüş ? Kadımcağız derece kullan . masını bilmiyordu. Buna rağ- men, hasta olan kocasının ha. raretini ölçmeğe teşebbüs etti. Derece bir müddet durdu ve kadıncağız, daha iyi görebil . mek için bir kibrit çaktı ve son ra telefona koştu. — Allo döktoör... Hemen ge. lin! Kocam çok hasta, Derecei hararet 115 şi buldu! — Bu vaziyet dahilinde hiç bir şey yapamam. İtfaiyeye ha ber verin. Doldurdu mu, boşalttı mı ? — Benim öyle sesim var ki, opera salonunu baştan başa doldurur. — Halbuki son defa şarkı söylediğiniz zaman sesiniz on . dan çok daha küçük bir salonu beş dakika içinde boşalttı! Harp masiıl patlar ? Hasan — Bâha, milletler ara larında niçin harbederler? Baba — Bunun muhtelif se. bepleri var. Meselâ Almanya Rusyaya harb ilân etti Çünkü Rusya seferberlik ilân etmişti. Anne — Hiç öyle değil, çün- kü Ayvusturya... Baba — İtiraz etme, çünkü bilâkis Almanya... Anne — Yanılıyorsun... Çün. Baba — Asıl yanılan sensin! Hafrb... ; yi Anne — Beni o kadar abdal mı zannediyorsun, pekâlâ bili. yorum ki., Baba — Sana evvelâ şunu söyliyeyim ki, hiç kimse se. nin fikrini sormadı. Anne — Hasanın — aptalca fikirlere saplanmasını istemi - yorum da ondan. Baba — Ne o? Şimdi tahkire mi başladın?.., Anne — Sen başladın. Zaten her zaman sen başlarsın, Hasat — Eh!,. Artık bun . dan bahsetmiyelim. Harblerin nasıl başladığını şimdi pekâlâ anlıyorum. beni — Bilhassa “seyyahlar geçidi,n. de dikkat et.. — Biliyorum... Fakat Kızıl deri!i ler ne kaadr açık göz olurlarsa ol. sunlar, mütemadiyen geçidi göz al. tında bulunduramazlar ya. Ö za. man geçerim ve göze aldığım tehli. ke iki gün kazanmamızı temin e. der.. ; — Hakkın var Bil.. Ve mümkün olduğu kadar acele etmek — lâzım. Mukadderatımız senin elindedir. — Merak etmeyin, Eğer yakala. nırsam, bilin ki, bir sıçanın bile o. radan geçmesine İmkân yoktu. Şim dilik hoşça kalm.. İhtiyar Jan, dört nala uzaklaşan genç kovboyu gözlerile takip ede. rek mırıldandı: — Kahraman çocuk! Atmm nal sesleri uzaklarda kay. boldu, tozun, teşkil ettiği — garip bulutlar, ovanın sarılığiyle kariştı ve Jan bir müddet daha — yerinde durarak, ufukta kaybolan — siyah noktayı seyretti ve bir daha tek. rarladı: — Kahraman çocuk! EKvet Bil, kahraman ve cesur bir çocuktu! İmdat çağırmak için, en yakın kasaba olan — Santa Sitiye doğru dört nâala gidiyordu. Bütün vücüudü ter ve tözla — karışmış ve belki de cani bir kurşun tarafından yaralanmış bir vaziyette, gece jan. darma kumandanmın bürosuna gi. decek ve şöyle diyecekti: — Mıntakamızdaki kızıl derililer harekete geçmişlerdir. Bize takviye küvveti ğönderin, yoksa mahvola. cağız... Pek yakında taarruza ge. çeceklerdir. Bize yardım edin. O zaman, son kuvveti de tükene. rek yere düşebilirdi. Her şeye rağ. men mesut olacaktı. Çünkü kendi hbayatı pahasaına, arkadaşlarının ve ciyardaki çiftliklerde ikamet eden bir çok kadın, ihtiyar ve çocuğun haygtrmr İrirmkmerizay UlaalılLı, Bil, gizli tehlikelerle dolu dağlık araziye yaklaşırken, böyle düşünüyordu. Çünkü birkaç dakika sonra, bu en tehlikeli mıntakaya girecekti. & 4 * — Ama yaptınız ha! Biraz yavaş olun yahun,. Tatlı canınızı yorma. yın.. Beni böyle mütemadiyen kı. mıldatmakta daha bir hayli devam edecek misiniz ? Bil bütün soğuk kanlılığını top. layarak işi alaya vuruyordu. Cünkü ellerine düşmüş olduğu, kızıl derili. lere korktuğunu — hissettirirse, İş. kencelerin artacağını pekâlâ bili. yordu. Doğrusu, geçitten gizlice sıyrıl. dığını düşünerek, — yakalanacağını hiç de zannetmemişti. Fakat tali. sizlik işte: Tam tehlikeli mıntaka. dan uzaklaşacağı sırada, gayet ağır olan, işte Saşılacak şeyler Biribirinin amansız İdüşmanı olan birçok hay-| vanlar vardır. Bunlar arasında meselâ kedi ile köpek, köpekle kuş, kedi ile fareyi hiç yanyana gördünüz mü? Şüphesiz ki, buna hepiniz hayır cevabını vereceksiniz, Bazıevlerde hem kedi ve hem köpek vardır, ama bunlar, artık “kapı yol- anlamışlar ve için biribirlerine daşı,, olduklarını det beraber bulundukları men saldırmıyacak kadar alışmışlardır. bir kedi ve köpekle kuşun yanyana geldikleri ve ya bir keri ile kuşun bir kaptan içtikleri, farelerin kedi ve köpekle oynaştıkları görülmemiştir. İtşe yukarıki resimde birbirleriyle hiç lde dost ol- dukları işitilmemiş bu hayvanların bir arada na sı! uslu uslü öturdüklarımı görüyorsunuz. lacak şey değil mi? he- * Fakat uzun Şeşi- Kt yürlüyen atın ayağı birdenbire bir taşa çarpmış ve gürültü çıkarmış- tı.. Tabil derhal kolaylıkla yaka. lanmıştı. Fakat mademki artık kaç mak ihtimali kalmamıştı, sonuna kadar cesşaretini — muhafazaya ve mukavemete azmetmişti. Kabile şefi tehditkâr bir tavırla sordu: — Buralarda .ne işin vardı? Delikanlı, kızıl derilinin, hakikati bildiğini ve bu suali mahsus Bor. duğunu anladığı için, hiçbir şey sak lamağa lüzüm görmedi ve sert bir tavırla cevap verdi! — BSenin adamlarınm taarruzla. rından, bizimkileri — korumak için imdat getirmeğe gidiyordum.. Bu takviye kuvvetini sırf sizinkileri ez ee0 ciN Üyük şağrananaletemı ! A mlernr mMÜU sun 7.. Yoksa bizimkiler, beş altı ki şile senin yüzlerce adamma karşı mukavemet sösterecek kadar ce. suür âdamlardır!.. — Öyleyse dur bakalım, sen de cesür musun? Kızil derililerin şefi, bu tehdidi savurrüken, sinsi bir şekilde gülüm sedi ve Bil kendisini bekliyen âki. beti anladı. Filhakika, tahmini doğru çıktı. Yakalanmasını takip — eden iki gün müddetle, Bil balta ve ateş iş. kencesine maruz kaldı ve bağlan. mış olduğu iİşkence direği etrafın. da söylenen ölüm ve harp şarkıla. rinı, hiç titremeden, hattâ gülümsi yerek dinledi. — Çiftliklerde kaç beyaz — var Civardaki miktar ne kadardır? Doğ rusunu söylersen seni serbest bıra. kacağız. — Senin kabilenin adamlarımndan daha kalabalıktırlar, bunun İçin seni mahvedeceklerdir.. Şunu da iyi bil ki, kardeşlerime hiyanet et. mekle satın alacağım hürriyet ba. na en miüthiş işkencelerden — daha büyük bir işkence olur. Benim ye. rime sen de böyle hareket — etmez miydin ? Kızıl derililerin şefi bu — âaamimi cesarete hayran kalarak cevap ver di: — Evet, ben de öyle hareket eder dim.. Fakat her şeye rağmen ölme. lisin, çünkü bizim için bir tehlike. sin! Ertesi sabah; Bil ölecekti. Dört gündenberi esirdi ve, dost. larının, kendisini niçin kurtarma. ga teşebbüs etmediklerini — kendi kendine soruyordu.. . Onu, etrafı kayalıklarla çevril. miş ölan bir meydana götürdiüler. Meydanın ortasında kazılmış olan çukuürü görünce, zavallı Bil kendi. sine hazırlanan müthiş ölümün ne olduğunu derhal anladı. — Diri diri toprağa — gömülecekti. Kendisini dimdik olarak çukura indirecekler ve etrafimna toprak ve taş doldura. rak, İşkencenin daha korkunç olma' sı İçin yalnız başını meydanda bı. rakacaklardı.. Ve Akbabalar onun gözlerini oyacak, yüzünün etlerini gagalıyacaklardı!.. Kıztl derililer etrafını aldılar ve gel onun yanınma yaklaşarak, arka. daşlarının kaç kişi olduklarını söy. lemek suretile, hayatını kurtarma., Bini teklif etti. — Sana bir defa hayır — dedim.. Jarar etmeğe lüzum yok, ne yapa. caksan yap!.. Şef bir !şa"îş Faol!a yarı kızıl derili, pili bağir olan bedbö . leştirdiler. diğer 1 toprak yığmağ? — glll gf Tam bü wa.dB a: göl sim kayanın srkî’ sezer gibi oldu. helerirîi celbetme adl. ”Fı ya dikaktle bakP çök tatir bir ÜM gde taracaklarma Kurtuluş anı Toprak beline ; ti Ve tam bü End“'e[ms. F şi, kız derililerin -şkenceni:f’ î—ııfj iki muavini ve DU f ü :,.,a” dört w cılığını yapan K sğek gi | -i v & k' acl Hiyı JEPÜ gerül.. . 8’ J& jandarmalar, veç m z Bunlar gi cum ettiler- A yar Jan vardı. K a:#yl ; Bilin gaybube' V xatf ae EĞLTEFETE ZB F Kd Z ü | ğ gll a endişeye düşel RAk, yabil gı'.î'::f min etmiş Ve g:ımıık”" onun, işkende ; tü. f olduğunu Sbrmuîwn“’wı Mio beyaz adai iş bırsp;.p“ y üzere, gecidık gürü İ’(:ş, isştifade ederesıuiye [i iteb M,gf' miş ve Santâ * — ciye ma kumandât Unıırm Ş dar ettikten ©© L al'";:”f geriye döI:: eyd*'nm görmdıî“"r O zaman, M v bir çukur KAZİLI , ettik ) bunun ney* gerif . çe y un dı'î"“ ; anlamışt!-. Bi çerleğ ır’”a&" otuz jând"ma 35.. bir £ . Wi disi de yanlar” . LA kağma S'z'mmış e bef malar da, ilF lr, ırl’ud # ma geçmek ge l:u“I' Jak, BÜD " me"” ; den masün Ğ* ei müş olduğun abef 'f,v*”',ı: UA F A rmalar 8 e ş janda: e velâ çef 113; V/ alarak, e& gol nuc” e ÖN | derilderi YET” yi " y lîîı: olan GĞT açgaf İıar"'wb ıtt'l r. Bü giradt: d“rw ettiler. kuüvvetleri. d Kıl rî”* karargâhıarms f gel * Ki m:;ıi“" y Teşet 5 gi k sağsam, PU W",Je g SÜ W Jan onun alt Y gf Ft gel ”.f y — Benim $i ıc:î_ "';ıdr 5(;ı ımısar'“;ce acâs çati A e d y bulunmasm di gtf y Ü B Cl'n dçnı tw, ;ı.;l i 4 olabilir ıeb"“e!î lf eı._,ı“r ' deı—ılil"m n ;et pü ı(:u" ulmas g06 4 ku:fı Jan bif ğ K _pfıi' cin gözleri : y tekrar etti: İ pedim Y&

Bu sayıdan diğer sayfalar: