16 Ocak 1937 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 5

Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.

Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

falcılığı :ğîînüermn reisi Radilof Bülgar Birttr Çeteci, muhtarı ça- Bi, m% elli tane mısır ekme- " €& Tahat evlerden birinin 'Rîjmik kuvvetile koğduk- S Mevk dilof buraya yerleşti: Zavallı erkeği fırlat- Ti hf;:îm da erkek elbiseleri giy- & Sırp polisinin takkesini Tn bin (e takkenin üzerinde gümüş- h!lu-m;:woks haçı ışıldayan otuz tinij —©& kadar mağrur bir kadım %Ş& Suratı onu görünce &ah Söni SĞ 4 Hi lağ, ? tek eseri, bir ufak İzi kal “ hirk% sinmiş olan beş 0 kere kamçıladıktan ) öülar bir ipin ucunda sallahıp %ESWJ phteşhiı' edilecekler,. Sana mükemmel A ? z Sökmü omuzlarınm . içine Yörüy, * “dada dolaştı ve tekrar edi- H ğ j B €n hep yılan gibi sıy- Matranın içinden bir içti. Azametle karşı- hiçbir asabiyet göster- krar süzdü. * J ;ğ% Z (B KP e 1 hizasmda yüzünde yalnız ) ifade ediyordu. İst ısığile parlıyorlar- Ff z sana karşı anlıyorum. Sana bir için hayatlarmı foda ü o f e gel / ğ;;;, :îımı irkiltti. İlk defa bilirsin ki, Radilof, din DAna Pmak için i S '"hh için insan bakir h'%.ne,k%ln içini biliyor. ** O sana ait iş!.. İster- teslim — ederim.. ahtan korkuüyorum... 0 Vah feci olacaktır... Zaten Yacağrma sen beni ya- — ARmazgın İ bilir sen de bana j * H | Ti £ İğş zi ZZT e | Bir kış ap geldiği zaman soğuk : — Radilof, seni yakalamış olsaydım, boğazmı kestirip leşini Vardar nehrine âattırırdım. — Aferin be! İçim rahat etti. Ben daha iyisini yapacağım.. Mademki sa- na Sırbistanm Jandarkı diyorlar. Ben de seni onun gibi yakacağım! Milyuka kıpırdanmadı. Bulgar, de- vam etti: — Herhalde bu söylediklerim seni hayrete düşürmez. Çünkü sana falcı derler.. İstikbali keşfedermişsin. Kadımn yavaşça cevap verdi: — Biliyordum bunları. — Pekâlâ.. Fakat ölmezden'evvel bu bilgini bana isbat et.. Benim encamım ne olacak? Milyuka, düşmanma siyah gözlerini dikti ve sakin bir sesle: — Radilof, sen kardeşim Milan Star- hiçin elile öleceksin! O da, mübarek vatanımız Sırbistan için birkaç feda- kâra kumanda ediyor. Bu sözleri işitir işitmez, çete reisi bir kahkaha attır. Komiteciler istihza ile gülüştüler: — Çok iyi keşfettin doğrusu!.. Eğer kardeşinin elile öleceksem, demek ki ben lâyemutum.. Çünkü Milân Starhi- çi evvelki gün dağda öldürdüler.. Skot- Şİvİr civarmda., — Yalan! — Boris! Oğlum.. Şu kadma vesika- Bir adam ilerlerdi. — EKardeşini ben öldürdüm, Milyu- ka! Bu gördüğün kamayla.. Üstünde ne varsa hepsini aldım. Şu savatlı ta- bancayı tanryor musun? Bak gu Türk nin içinde sakladığı gu sivri bıçağa!.. Bir de bu keseye.. Milyuka komitecinin önüne attığı| -Vi 'bu eşyayı görlince sendeledi: Yalnız başmımda taşıdığı seninkine ben- ziyen gümüş haçı brraktım.. Çünkü mutekidim: Korktum! Cesedini mey - danda brraktım: Köpeklerle kurtlar onu yemiş! Genç kadm mırıldandı: — Ruhu Allaha emanet olsun! Radilof, bağırdı: — Kendininkini de emanet et! Ya- kımda biraderine kavuşacaksın! Sonra, adamlarma emretti: Köyün ekmek fırınını yaktırttı ve Sırbistanlı Milyukayı içine attırttı. Demir kapağın arkasmda durarak, uzun ve feci can çekişmesini dinledi. » & & On bir ay sonra, Bulgarlar, Rum Makedonyasma doğru ilerlemişslerdi. Fakat Sırplarm ve Fransızlarım gale- besile Manastırı ve Kaymakkalanı terkederek gerilemek mecburiyetinde kaldılar. Radilof çetesine Sernan sahillerinde keşaflık yapması emredilmişti. Orduy- la teması kaybetmeden düşmanı taras- sut etmeğe uğraşıyordu. Fakat ordu © kadar hızla geriliyor ve Sırplar o ka- dar çabük ilerliyorlardı ki komitecile- | rin birçok kısmı, düşman muüuhasara- sında kaldı. Düşmanm muntazam kuvvetlerinin mitralyöz ateşi altmda kaldıklarımdan, bir gece zarfımda birçoğu mahvoldu. Tektük hayatta kalanlar, kendilerini nehre atarak, kurtulmağa çabalandı- İr. Fakat öbür sahilden yine düşmanın ortasma düştüler. Radilof, arkadaşlarından daha ma- hir olduğu için tehlikeyi yüzerken ge- zerek kendini akıntıya koyuverdi. Beş yüz metre aşağıdan, Sırpların dikkati ni celbetmeksizin sahile çıktı. Yükselen sarp kayalıklara, dağlara tırmanmağa vakit bulacak olursa ge- lâmete erişeceğini biliyordu. Çünkü o, bü yollardan pek çok defalar geçmişti. Fakat uzaktan düşman onu gördü. Silâh atmağa başladılar. Bir süvari bölüğü dört nalla onun tarafma iler- ledi. (Yarın bitecek) HABER — Akşüm postası Ton Ton amca ve gümrük koleusu YVYazan: Niyazi Ahmet 135 sene evvel bugün Avusturyalılar Treviz mütarekesini imzaladılar Napoli Hükümetinin limanları Insilizlere kapandı ve Halya Fransa tarafından Fransız ordusu Sen Bernar geçidinde Fransız ihtilâli senelerindeki harp- ler çok dehşetli idi. Açlık, sefalet son dereceleri bulurdu. İşte bu harpleri tasvir eden tarihten birkaç satır: “Avusturyalılardan alman esirler kunduralarını kemirmeğe mecbur ol- dular, Bu esirler o derece - aç idi ki, muhafazalarına 'memur — kimseleri yerler korkusu ile yanlarma nöbetçi konulmamıştı. * * * . Burada Treviz ve Folinyö müta- rekelerinden bahsedeceğiz. Avusturyalıların İtalyadaki * kuv- vetleri kolyaca zorlanabilecek — gibi değildi. Mareşal Belgard kalelere yerleşmiş ve gelecek hücumları def- etmeğe hazırlanmıştı.; Hüçuma ha- zırlanan, ve her şeye rağmen- Âvus- ' turyalıları mahvetmeğe karar veren kumandan ise İsviçreden Makdonal- dm kumandasında gelecek olan 12,000 kişilik kuvveti bekliyordu. Şiddetli kış vardı. Askefin ilerle- mesi çok müşküldü. Buna rağmen Makdonald, karlı ve buzlu geçitler-| den yol alıyordu. Bu yol,. aorduyu uçurumlara yuvarlayabilir. Cumudi- zaptedildi T ge Ş İAZ ai Te K ğğ -!W—-——fe— N Reni yelerin altında ezebilir ve en nihayet açlık bütün bunlara meydan verme- den 12 bin kişiyi karlarım üzerine se- rebilirdi. Fakat bunların hepsine gö- ğüs geren Makdonald İn nehrine ka- dar ilerledi. Burada Avusturya ku- mandanı Hiler ile karşılaştı. Harp et- mek bütün kuvvetleri mahvetmek demekti. Makdonald, Avusturya ku- mandanınımn takibinden kurtularak Tranta ilerledi ve kendisini bekliyen kuvvetlerle birleşti. Avusturyalılar, bu kuvvetler kar- şısında epey geri çekildikten sonra Treviz mütarekesini akdetmeğe mec'. bur kaldılar ve 1801 yılı 16 - ikinci kânun günü, 135 sene evyvel bugün mütarekeyi imza ettiler. Bu mütareke mucibince Avustur- yalılar Tagliyamentonun üst tarafma çekilecekler ve henüz Fransızlara mu kavemet etmekte olan kaleler teslim edilecekti. Napoli hükümetinin limanları İn- gilizlere kapandı ve Tarant şehri Fransızlara terkedildi. Bu suretle bü- tün İtalya yeni baştan Fransızlar ta- rafından zaptolunuyordu. HABER AKSAM POSTASI İDARE EVİ || Istanbul Ankara Caddesi * Posta kütusu : İstanbul 214 i"I'etqı'ıal' adresi ; istânDul HABER Yazı işleri telofonu : 23872 " (|dare veliân ." ( 2437o ABONE ŞARTLARI Türkiye Eenebi Senelik tao0Kr. 2700 KE, 686 aylik 7T730 | w 1450 w * 3 aylık d00 « 800 ,, | 1t aylık 180 « 300 — Sahibi ve Neşriyat Müdürü; Hasan Rasim Us tBn:xldığı yer (VAKIT) matbaası (Mütercimi: (Hatice Süreyya) HABER'in Güzellik Doktoru Kubponu: / % —73 — Sözü gene Todd Gilneye — bırakıyo. rum: Süvarilerimiz sehri tutuyordu. Türk- ler ise bunu bilmiyordu. — Elton ile ben cenuptan yaklaşan bir Türk kolu daha gördük. Bu kol Tulukerimin şimalindeki tuzaktan daha berbadıma doğru yürü- yordu. Bizana giden yol sarp bir tepenin ya. macından iniyordu. Bir tarafında dim- dik bir duvar, öteki yanında derin bir uçurum vardı. Kol başındaki kamyonlar süvarilerimizle karşılaşınca durdu. Arka larındaki kollar ve nakliyeler biribirine girdi tayyarelerimiz de geriye kalan işi gördü. Aşağıdaki manzara akıl ve hayalden geçirilemiyecek derecede korkunçtu! Bu nu düşünmek bile istemiyorum; ne ya- payım ki ben de harekâta iştirak mecbu. riyetinde idim. Yol üstünde çalışan tay yarelerimiz o kadar çoktu ki bunlar â- deta biribirinin yolu üstüne dikilerek, engel oluyordu. İşi bitirdiğimiz zaman altımızda tam on sekiz kilometre uzun- luğunda bir ölüm — salhanesi bıraktık. Yük arabaları, binek otomobilleri, kam. yonlar, sahra mutfakları ve toplar hep üstüste yığılmış, parça parça olmuştu. $ Ohlisalib .| Ben bin tane kadar saydım, daha fazlası vardı ve sayılamıryacak kadar çok, bin- lerle Türk ve at cesedi oraya serilmişti. Ordumuz Allenby'nin harp başlangıcın- Sson muharebeleri Yazanlar: İngiliz ordusu hava zabitlerinden Kanneth Brovn Colline. Meşhur seyyah ve muharrir Lovell Thomas Dilimize çeviren: A. E. da ümit ettiğinden çok daha ileriye git. mişti. i Okadar şimale çıkmıştık ki, levazım gemilerimiz için yeni bir liman edinmek mecbüriyetinde idik. Kayseriyenin çok yukarlarmna varmış bulunuyorduk. Bu- nun üzerine Karmel dağının gölgelerin- de yatan Hayfayı aldık. Dağı yukarıya tırmanan, yollarını sayısız — müşkülâta rağmen söküp açan ve düşmanın mevzi. lerine çullanarak bunları ele geçiren kı- talarımızın sayısı Mizor muızraklıların- idan ne eksik,ne de artık tam 30 kişiydi. Parçalanan Türk — ordusunun enkazı Samarya topraklarında serilmişti. Fakat bizim gerimizde kalmıştı. Çılgınca hızı- mız bizi şimdi Tabariye gölü Galile denizine getirmişti. Kastalda esir alık; fakat bu da bir tu- haf oldu; Onların eski müttefikleri olan Arajlara karşı korunabilmeleri için si- lâhlarile bıraktık. Bize teslim olmak is- tediklerine fakat Arapların katliâmına uğramamak için bundan çekindiklerine dair haber gönderdiler. Tehlike geçer geçmez silâhlarını bıra kacaklarına dair bize bir centilmen sözü verdiler. Sözlerini senet ittihaz ettik; onlar da verdikleri sözü tuttular. İleri yürüyüşümüz, ara —sıra kötü harplere girişerek — kahramanlarımızın en değerlilerini öldüren birkaç müsade me fasrlasından başka geniş bir temizle- me işi oldu. (Devamı var) denilen -

Bu sayıdan diğer sayfalar: