Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.
e ,4,-—’,!7 ? Y - Z Üç yağız at tarafından çeki- İen kızak, ovayı örten beyaz halı üstünde kayıyordu. Kızağı Lüren on altı yaşlarındaki çocuk, bir elinde dizginler, öbür elinde lamçı, atlarına cesaret vermek iin durmadan bağırıyordu. Genç Memiş, yüzünde endişe, tavrı biraz ürkek, gözlerini uf- ka dikmiş bir halde kızağın iinde ayakta duruyordu. — Vakit geç olmadan, diye mırıldanıyordu, topal Yunusun damına varabilsem.. 'Tekrar kamçısını şaklatarak atlarının koşmasına yeni bir hız | verdi. Memiş bütün arkadaşla- rının selâmeti namımna çok tehli- — keli bir işe girişmişti. Karsın köy — İerinden birinde oturuyordu, ve köy halkniiım geçimi tarlalardan aldkıları mahsulden ibaretti. Bu sene mahsul eski senelere naza- ran daha iyi idi, biraz sert olaca- ğ anlaşılan kış da korkusuz karşılanmıştı. Günler sadece ev — İşleriyle meşgul olmakla geçiyor, ö ol ğ Böylece, - cağı ilk bahar günleri beklenirdi. her evin halkı uzun saatleri, en ğ iîıtiyarm etrafında toplanarak ©- onun başından geçen en mühim vakalarını dinlemekle geçirirler - di. Bir taraftan da ocakta yanan odunların >sıcak sesi işitilirdi. işlerin tekrar başlıya- Bir gün — (Sadediller) köyü, her zamanki gibi ,beyaz paltosu- na bürünmüş bir halde uyumak- ta idi. Anzısın yakın ormandan odun toplamağa giden ihtiyar Hasan ağanın nefes nefese koşa- — rak geldiği görüldü. Bağırışı bü- 'tün köyü ayağa kaldırdı, Pence- relerden başlar uzandı: — Ne var, ne oluyor? diye j soranlar oldu. Bir şey mi var? Kesik ve boğulan bir sesle Easan ağa: — Buraya doğru ilerliyen bir eşkiya kafilesi gördüm dedi, eğer mahsulümüzü ve hayvanlarımızı * elimizden alırlarsa vay halimize! Bu küçük köyde jandarmalk eden Zekâi çavuş derhal karar verdi: — Hepiniz evlerinize girecek ve kapılarınızı iyice kapıyacaksı- nız. Hiç kimse benden izin al- madan bir iş yapmıyacak, evden dışarı çıkmyıacak. Daima uyanık olunuz. Evinde — silâhları olan varsa, kullanmağa çalışsınlar. Bu sözlerden sonra, herkes evlerine kapandı. Birkaç saat sonra, eşkiya kafilesi köye ge- lince sokakları bomboş gördüler, Evlerin kapıları, pencereleri sımsıkı kapalı idi. Eşkiyaların reisi, abus surat- : bir lâz, hoşnut olmadığını an- latır bir hareket yaptı. Geldikle- rinin evvelden haber verildiğini ve köy ahalisinin de tedbir almış vaziyette olduğunu anladı. Bir- den bir silâh sesi işitildi. Köylü- lerdenbiri, Zekâi çavuşun işareti- ni beklemeden silâh kullanmıştı, Eşkiyaların — reisi haykırdı ve şiddetli bir emir verdi. Silâh ate- şi başlamıştı. Şimdi her iki taraf da kanlı bir mücadeleye girişmiş- ti. Zekâi çavuş, yüzü sapsarı, yumruklarını sıkmış olarak, pen- cereden felâketi seyrediyordu: — Sefiller, dedi, başvuracak hiç bir çaremiz yok. Israr eder- sek köyü ateşe verecekler. Bu sırada, Zekâi çavuşun oğ- lu küçük Memiş, babasına yak- laştı: — Baba, dedi, ne diye jan- darma katakoluna haber vermi- yoruz?. — Delirmişsin sen oğlum! Aramızda iki üç saatlik mesafe var. — Sen bana bırak, ben çare- sine bakarım. Babasını kucakladı. Ayrıldı- lar. Ahıra koöştu, kızağa üç yağız Kurtlar önden arkadan kızağa saldırmakta idiler. at koştu; beyaz ovada — çılgınca bir süratle koşmağa başladı. Yol uzundu. Bir aralık kayvanlard.n birisi kara gömülmüş bir kütü- ğe ayağını çarparak topallamağa başladı. — Kızağı durdurdu, tali- ine biraz kızarak hayvanın ko- şumlarını çözdü. Orada bıra.. .. İki atla yoluna devama başladı. Birden çocuk sarardı. Kor- kunç bir böğürme işitti. Arkası- *ö Ti, yakınında oru. udan üstüne doğru gelmekte olan bir aç 'urt sürüsü gördü. Bu defa da, dehşetli ve korkunç bir tehlike ile karşı karşıya idi. — Kırbacını şaklattı. Atlar tehlikeyi sezince süratlerini arttırdılar. Memiş bir iki defa arkasma baktığı zaman, kurtların koşmakta olduklarını, ve aradaki mesafenin azaldığını gördü, sarardı. Uzaktan da jan- darma karakolunun karları eri- miş ve tütmekte olan bacası gö- rünüyordu. — Biraz sevinmişti. Bir aralık kızakta bir mavzer gördü. Eline aldı, ve iyice nişan alarak bir bir arkasına birkaç el ateş etti. Kurtlardan üç tanesi öl. müştü. Birden diğer kurtlar bu üç ölü ve kanları karları kırmı- zya boyayan kurtun üzerine atıl dılar, yemeğe başladılar. Memiş bu vaziyetten istifade etti. — Bir daha ateş etmek istedi, fakat si- lâhta kurşun kalmamıştı. Kızak atlar tarafından süratle sürül- mekte idi. Bir aralık kurtlar ge- ne arkadan gelmeğe başladılar. hele bir tanesi o kadar yaklaştı ki, Memişin — üstüne aıldı; ve pençesiyle çocuğu yaraladı. Bu ağır darbe çocuğu kendinden ge- çirmişti. Gözlerini açtığı zaman kendisini ocak karşısında, bir ya takta buldu. Yanında bir jan- darma çavuşu, elinde bir bardak sıcak çay, diz çökmüş bir vaziyet te durmakta idi. Çavuş: — Nasıl oldu bu iş? dedi. Tam vaktinde yetişmişim Birkaç el silâh sesi işittim. Evden çık- tım, kızak koşmakta idi. Atlarr durdurdum. Arkasında bir ipe ta kılmış olarak — sürükleniyordun, bir kurt seni parçalamak üzere idi. Bir bıçakla seni hasmından kurtadım. Haydi, şimdi şu çayı iç! Tehlike yok artık! Peki, ne di ye yola çıkın? Memiş: — Çabuk Mehmet çavuş de- di, arkadaşlarını bul, (Sadedil- ler) köyünü eşkiyalar bastı. Bunu sana haber vermek çin geldim. — Peki yavrum. Derhal haber verilen jandar- malar toplandılar, ellerinde si. lâhlarile kızağa atladılar, ve baş döndürücü bir sürale köyün yo- lunu tuttular. Bir k:smı da atları- na binmişlerdi. İşte küçük Memşin cesareti sayesinde, Karsın bu' güzel köyü eşkiyaların elinden kurtarılmıştı. marflerle resim yapıyorum 16 İkincikânun — 1937 Her hafta Cumartesi günleri HABER gazetesine ekli olarak parasız verilir. No. 63 Miki Kızıl Kukuleteliler Ççetesinde KU İÇİN $YMOT KAFANI İKİ PARÇA EDECE - - -. zamani AU İR CÜN AAi İlE Sen GNYK EDERİMARKA-İNLER v İKi EN Kğ e Cu 18 DAŞ...SENDE | Bör a Risi KANDIR AA AT VN YAMAN ER 5 VeT DERNMİSSİN i TEŞEKKUR | MiZE HOŞ GELDİN... KOLLARINDA YAMAN GÜÇ Ve VUSTANIŞANCI Mıia..nw:'ı:ııı. KE İNSAN OĞULLARI y SONRA MİKİ NİN BİR OYUN YAP. MAK AKLI. NA GELD).. © —. TOK KUTUSUNDA DA İWa AvtI OK VAR... A ŞB A ee G n # # y Çocuklar: Mecmuanızın 54 üncü sayısile birinci cildi tamamlanmı;ştır HABER ğazeîe' lerini almak suretile hemen hemen para sarfetmeden elde etmiş olduğunuz bu mecmuaları ci'tlettir mek istiyorsanız, Ankara caddeşinde (Vakıt Kütüphanesi) ne bir numara mukabilinde bwrakınız. Cili parası için (25) kuruş getirmelisiniz. & - P n