31 Ekim 1936 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 16

31 Ekim 1936 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 16
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

İngiliz Hindistanında, Baro- da hükümetinde zengin arazive gBahip - olan Charles Hicks adâl-- letiyle kendisini yerlilere sevdir- Mmiştir. Bundan başka cesareti i- le meşhurdu. Akşam sırtında silâhı evine dö- nerken arkasından süratle vürü- düğü anlaşılan bir ayak sesi işit- ti. döndü, en çok sevdiği amelele- rinden biri olan Tonglay'ı gör- dü, yüzü dehşetten ve korkudan tuhaf bir hal almıştı. Böoğüuk bir sesle, Hintce; — Efehdi, efendi! dedi. Kap- Jan çocufumu kaptı. Parmağiyle de ormanın bir kö- gesini gösteriyordu. Fazla izahat beklemeden Char- les Hicks ormanın gösterilen nok- tasına — doğru koştu. Hayvan pek uzakta değildi. Bir ağacın dibine yatmış, küçük bebekle oy- nuyordu. Hicks ağır ağır nişan Aldı, çocuğa bir şey olmadan kav lanı vurmak lâzımdı. Arkasın- da, kalp çarpıntısından harap bir halde Tonglay duruyordu. iTetik çekildi, çelik bir ses.. Kap- lan ölmüş, çoctk da kurtarılmış- h. & Hintli çok sevindi; efendisine ne yapacağını bilmedi. Efendisi İstese kendini ateşe de atardı. Ni- hayet avlara iştirak etmesine rıza gösterildi. Tehlikeyi evelden hiz- Bgeden Hintli, meselâ civarda bir kaplan bulunduğunu Hicks'e da ha görünmeden, izine râstlanma- Han — haber veriyordu. | Bir gün bir av gezmesinden dö- phliyorlardı, Baroda'dan elli mil fpzakta, Buda hükümdarına ait bir ormanda kalmışlardı. Hicks biraz sonra, orman içinden ge - lerck yola devam edilmesini iste- BUDANIN İNCİSİ dı. Fakat Tonglay (hayır!) işa- reti olarak başını sallamıştı. —Olmaz, çok tehlikelidir. — Ne tehlikesi? — Bu ormandan hiç bir İngiliz sağ olarak çıkmamıştır. — Sebep ne? — Çünkü, bu orman perilidir.. — Niçin perili?.. — Bilmem.. — Öyleyse, arkama düş. — Hayır! Hicks Hintlinin bu hareketini büyük bir hayretle karşıladı. — Efendimin her istediğni ya- parım, Öl! deseniz derhal ölürüm. Fakat, ormanın sırrını keşfetmel: istiyen birçok ihtiyatsızlar gibi boş boşuna ölmek de doğru de- ğildir. — Niçin ölelim? sanki bin ta- ne kaplan birden mi üstümüze a- tılacak? — EKaplan olsa, çok iyi! — Peki, neler hücum edecek! Bilmiyorum ki, brahamanlar İngi lizlere — düşmandırlar. Rahipler daima — aleyhimizde — vaazlarda bulunurlar. Fakat bir İngilizi ö!. dürmekten de korkarlar. O hal- de? — Bulunduğumuz yerdet bir mil mesafede Anglordaki kadat büyük —bir mabed vardır. * Etra- fında o kadar çok ot, ve saz var- dır ki, hemen hemen mabed gö- rünmez gibidir. İçeri girmek için otları ve sazlatı ayıklamak bir meseledir. — Otların içinden yılan çıkar diye mi korkuyorsun? —Hayır! Yılanlar böyle perili yerlere uğramazlar. — Hayvanlar tehlikeyi evvelden hissederler. — Peki! mabedin muhafızları.. — Mabedin muhafızları da yok. Hiç bir şey yok.. Mabed de yalnız Budanın taştan bir heykeli var. Bu heykelin altında, büyük, iri dünyada eşi olmiyan bir elmas vardır. Asırlardanberi insanlar bu elması yerinden çıkarmak iste- mişler, fakat bir türlü muvaftak olamamışlardır. Hint ordusuinda bulunan — birçok — genç zabit- ler bu sergüzeştin kurbanı ol- muşlardır. Bir sabah Baroda'dan kalkmışlar, ve bir daha onları gören olmamış. Onları — öldürcA müuhakkak bu heykeldir. Hakikaten Hicks de bu zabit- leri hatırlıyordu. Geçen sene ken- disine: “Bir hâzineyi fethe gidi- yoruz!,, dediklerini şimdi söylen- miş — gibi hatırlıyordu. Tonglay: — Onları Buda öldürdü, diye devam etti, çünkü elması yerin- den çıkarmak istiyorlardı. Onla- rı taklit etmek istiyenler de ayni felâketle karşılaşacaklardır. Hicks omuzlarını silkti. O, cin- ler ve perilere falan inanmazdı. — Ben mabede yalnız giderim, istersen sen gelme! dedi. Tong- lay korkudan ürperdi: — Efendi|! işittiniz mi? bizi ta- kip eden biri var., Bakın otlar na- sıl yatıyor. Kaçan birisi var. Ba- şımızda bir felâket — dolaşıyor.. Şehir yolunu takip edelim, kendi- nize acıyın | — Hayatımı bile düşünmüyo - rum. Eğer biri benim mabede gir- meme mani olacak olursa, silâhım derhal onu yok edecektir. Sen burada kal! haydi baka - yım, öp beni! Hintlinin yalvarmalarına rağ- men Hicks ormana girdi, kafa - sını Tonglay'ın hikâyesi meşgul ediyordu. ' Hicks aklında en küçük bir menfaat fikri bile yoktu. Çok zengindi, böyle bit elmasın - hiç bir ehemmiyeti yoktu. Onu zorlı« yan — buraya girmekteki güçlük- tü. Kaplan avında en büyük zev- ki, en tehlikeli hayvanı avladı- ği zaman duyuyordu. Şimdi meçhul bir düşmanla müçadele edecekti. Tonglay'ın verdiği izahat doğ- ru idi. — Otlar arasında bir mil kadar sıkıntılı bir yer yürüşten sonra, Hicks otlarla örtülü bü- yük bir mabed harabesi gördü, Ses sada yoktu. Kulağına yaklaş- makta , olan vahşi bir hayvanın alçak sesleri geldi. Silâhını omuz- ladi. Bir panter atılmak üze- re -hazırtlanırken, Hicks iki el ateş Cetti, ve hayvan yaralana- rak — yere düştü. Aycı kendi kedine: (Sonu haft a) HABER ÇOCUK SAYFASI Bilmece kuponu 31 Birinciteşrin — 1936 | GMarflerle resim yapıyorum TiPi Oru 5 f KoLaYcâ IR KovBo ERİKAN Y - aa d, 31 Birinciteşrin — 1936 Hef hafta Cumartesi giiıılerl HABER gazetesine ekli olarak parasız verilir. DUR. SOKSA MiSAFIR FALAN TANI- PAAMİ... ö BURANIN MAÂLI- *. NCE SEN BAŞLADIN BU DİR... HEM KAVGĞAYA NAPOLYON ... HAYDİ KENDiİ- NE GEL- İ d Bdi eai

Bu sayıdan diğer sayfalar: