26 Aralık 1937 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 9

Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.

Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

d N ğ # 9) 9 2 00DI !liiîîlîî&x—gm 4A e YD Talât paşa oturduğu koltuğun tutulacak yerlerine yapıştı: “ Muallim efendi_, ' diye sordu, malüliyetin dimağından mı id Talât Paşa aleni bir istihza ile gülerek: — Yok canım! dedi. Sen korkarım ba - şımıza bir gaile çıkaracaksın. — Hayır, paşa hazretleri, bir gaile var- sa esasen başımıza çıkmış bulunmaktadır. Hâlâ ellerindeki oyun kâğıdlarını bı - rakmamış ve hayretle bizi dinlemekte ©- lan diğer zatlardan biri bu aralık eğile- rek Talât Paşanın kulağına bir şeyler söyledi. Talât Paşa buna başını sallıya - rak güldü. Sonra tekrar bana döndü. Yü- züme gözlerinin ucile yan yan bakarak: — Sen yaman şeyler biliyorsun, anla - şıldı, muallim bey!.. dedi. Bu malüma - tınızdan hükümet elbette istifade ede - cektir. Ancak, vereceğin izahatı dinle - meden evvel sana bazı sualler sormak is- terim. — Buyurun paşa hazretleri! mi? — Evet... — Neredeymiş bu defineler? — İstanbulda... — Nerede? — VHenüz bendeniz de bilmiyorum. Fakat... — Müsaade buyur. Bu defineleri elde etmek için ecnebilerle Osmanlılar elbir- liğile büyük bir teşkilât halinde çalışı - yor buyuruyorsun.. Bu ecnebiler hangi devlete mensub? — Bendenizin bildiklerim Avusturya Macaristana!.. Talât Paşa birdenbire: — Eyvah! dedi, müttefikimiz. Sen işe bak, sakm harbi de bunlar çıkarmış ol - masın? — Tahmininizde yanılmıyorsunuz paşa hazretleri.. — Tamam! Bu (tamam) ın dehşetli manidar bir surette telâffuzu beni o vakte kadar he - yecanımın sevkile düşmüş olduğum gaf- letten birdenbire uyandırmıştı: Talât Pa- şa benim sözlerimi ciddiyetle telâkki et- memiye azmetmiş gibi görünüyordu. O vakit son derece hiddetlendim. Ga- yet büyük bir hararetle, heyecanla nasil bir telâkki karşısında kalırsam kalayım, benim hâdiseyi ihbar etmemin sadece bir vazife olduğunu, meselenin hiç de zan- nedildiği gibi olmadığını, gizli çalışan bu teşkilâtın gayet mahirane hareket ettiği- ni, trenleri soyduklarını, cinayetler yap- tıklarını, son kesik baş cinayetinin dahi bunlar taarfından yapıldığında asla süb-s hem olmadığını, bu adamların elebaşıla- rını da tesadüfle tanıdığımı, bunları ha- ber vermekle belki de hayatım tehlikeye girdiği halde memlekete büyük bir hiz- mette bulunduğumu zannettiğimi söyle- dim, Oradaki zevat hiç kımıldamadan, hiç- bir gey söylemeden söylediklerimi dinli- yorlardı. Talât paşa da aynı ' sükünetle beni dinledikten sonra karşısındaki zeva- ta döndü — Bu kadar şey oluyor da koca devleti osmaniyenin haberi bile olmuyor. Siz işe bakın.. dedi. Sonra, kaşlarını çatarak ba- na döndü — Sen tarih muallimi olduğunu söyle- din, evlâd, dedi. Nerede muallimsin? — İdim efendim.. — Nerede? — Kosvada! — Kosvada mı? Şimdi muallim değil misin? — Hayır! — Neden? — Tekaüde çıkarıldım. — Tuhaf şey.. hiç de tekaüd olacak yaş- ta değilsin, bilâkis gençsin? Sebeb ney- di? O vakit Talât paşa iki elile koltuğun el konacak yerlerini tuttu, gözlerimin içine bakarak şu sözleri söyledi: — Bu malüliyetin dimağdan mı? Birdenbire bütün odadakiler kahkaha- larla güldüler. Kıpkırmızı kesilmiştim. 'Talât paşa ise birdenbire şiddetli bir asa- biyetle: — Bre koca muallim! diye bağırdı, memlekette bu kadar işler oluyor da, hü- kümetin bunca teşkilâtı, adamları, polisi varken hiçbirinin haberi olmıyor da bü- tün bunları sen mi biliyorsun? Bu olacak iş mi? Eğer aklın başında biri isen orta- || lığın, bahsettiğin devletlerin, hattâ bizim 'q h — eli — Bizans defineleri buyurdun, değill — VERSLER SA Sallanarak odadan çıktım. Arkam dan sivil memurlar geliyorlardı. “ Son Posta ,, nın sergüzeşt romanı gözü görecek vakti olmadığını idrâk eder- din.. herkes harble meşgul bre ev- lâd! Şu sırada kimsenin böyle şeyleri dinliyecek vakti yok. Hadi oğlum baka- lım, başından büyük işlere kalkışma, git işinle gücünle meşgül ol! Yahud şöyle bolca istirahat et.. bol bol dinlen.. ne ya- parsan yap.. bizi rahat bırak.. Beyi götü- rünüz! Sallanarak odadan çıktım. Arkamdan sivil memurlar geliyorlardı. Merdiven- lerden asabi adımlarla inerek kendimi sokağa attım. Sokakta, ne kadar çetin bir mücadeleye girişmiş olduğumu acı ve derin bir yeisle anlıyarak, bastığım yeri görmiyecek bir halde, sallana sallana yürüyordum, Göz- lerimde belki de yaşlar vardı. Şiddetli müteessirdim. Önüme ilk gelen bir mey- haneye daldım ve bu teessürle kör küt'ik oluncaya kadar içtim. Eve, geç vakit, ka- rıştığım mMmaceraların altında âdeta ezil- miş, ümidsiz, bitkin bir halde döndüm. Fakat sonradan işi kendi kendime dü- şündüğüm zaman hakikaten ne kadar a- kıl almıyacak bir davaya karıştığımı an- liyarak Talât paşaya hak vermedim değil. Talât paşa beni, akli müvazenesi bo- zuk biri telâkki etmekte belki de tama- mile haklıydı. Bâhusus elimde profesör Ulştayn'ın (İstanbulda define hırsızları) afındaki i senin ,, ve ilâve etti: “Peki götürünüz!,, | daki bu kayıd da esas itibarile büyük bir 'bunu öğrenirse haydudlar karşısında ta- olduğu kaydı bulunan basit bir mektu- bundan başkaca ne delil vardı? Mektub- şey ifade edemezdi. Esasen İstanbulda her zaman define ve âsârı atika hırsızla- rı olması gayet tabii idi. Binaenaleyh, henüz ihbar edeceğim şeylerin bir hükümeti hatekete geçire- bilecek mahiyetten pek uzak bulunduk- larını birdenbire tamamile anlıyarak son derece me'yus oldum. Talât paşa ile muhaveremizi ve onun beni defineler hülyasile aklını kaçırmış biri yerine koyarak âdeta kovduğunu Magdadan gizli tuttum. Çünkü Magda mamile yalnız kalmamızdan fena halde telâşa düşebilirdi. Fakat, uzun uzadıya düşünüp taşındıktan sonru, yalnız bası- mıza haydudlara karşı mutlaka mağlüb olacağımızı iyice aklım kestiği için ken- dimize yardımcı bir kuvvet bulmamıza (f? şiddetle lüzum hissettim, böyle bir can- dan dost bulmıya karar verdim, Eski ahbablarımdan hürriyet ve itilâfa (l mensubiyetinden dolayı vazifesinden çı- karılmış ikinci taharri komiseri Ahmed Suavi efendi vardı ki son derece zeki, â-| kil, itidal ve basiret sahibi kıymetli bir! zattı. Kendisi meşhur zührevi hastalıklar Mf 'TÜRK ANONİM ÇÇT T ELEKTRİK ŞiRKETİ ühim ilân — Elektrik şirketi, memurlarının 1937 senesine ait «pembe» renkli hü- viyet kartlarının 1 İkincikânun 1938 den itibaren iptal edilerek, 1938 senesi için muteber olmak üzere «yeşil» renkte kartlarla değiştirilece- ğini sayın müşterilerine arzeyler. Bu kartların baş tarafında Şirketin unvanı olan «TÜRK ANONİM ELEKTRİK ŞİRKETİ» yazılıdr. Yukarda gösterilen evsafa uygun olmıyan kartlar sahte addedilme- li ve hâmilleri polise haber verilmelidir. Şirket müşterilerinin bu ilâna riayet etmemelerinden çıkabilecek neticelerin mes'uliyetini kabul etmiyeceğini şimdiden beyan eyler. DİREKTÖRLÜK mütehassısı doktor Şüktü Mehmedin en | yakın dostu idi. Doktorun Arabistana git- ı mesine fevkalâde yardım etmış, arkasın- dan kendisi de onun yanına hareket etti- | ği esnada yolda Adana civarında meçhul adamlar tarafından katlolunmuştur. i (Arkası var) -— NEVROZİN Baş, diş, n3zle, grip, romalizma ve bütün ağrılarınızı derhal keser. İcatında günde üç kaşa alınadilir. — aa a e— İçme suyu isalesi münakasası. | Kalecik Belediye Reisliğinden ; [ 1 — Kalecik kasabasına isale edilecek içme suyunun kaptaj, çelik isale boru- şu, ferşi ve depo inşası vesair teferrüati kadar bir ay müddetle kapalı zarf usulile eksiltmeye konmüştur. 2 — Keşif bedeli 18219,99 liradır. 3 — Proje, keşifname ve şartnamesi 225 kuruş mukabilinde Kalecik Belediye- sinden alınabilir. 4 — Münakasaya iştirak etmek isteyenlerin Dahiliye Vekâleti imar heyetin- den musaddak ehliyetname ibraz eylemeleri şarttır. 5 — İsteklilerin 2490 Nolu kanunun maları elzemdir. 6 — Muvakkat tenimat mikdarı 1367 İiradır. T — Taliplerin teklif mektublarını 14/1/938 cuma günü saat 14 de kadar Ka- . lecik Belediye Dairesinde müteşekkil ihale komisyonuna göndermiş olmaları lâ- * zımdır. 8 — İhale 14/1/938 tarihine rastlıyan Encümeninde yapılacaktır. Grip, Baş ve EOKALMINA - Nevralji, Artritizm, -Romatizma' 15/12/93'7 tarihinden 14/1/938 tarihine 2 ve 3 cü maddelerindeki şeraiti haiz ol- Belediye Cuma günü saat 15 de Kalecik ; «8608> Diş Ağrıları, | Ceti aabot Belödiyed. Manlarer. v | ni F GA A Vilâyet dahilinde mevcud yan“arma telefon şebekesinin takviyesi için lüzumu olan 1990 tane ağaç direk katawk zarfla eksiltmeye konulmuştur. Bunların hep- sine 11940 lira bedel tahmin edilmiştir. Eksiltme 27.12.937 pazartesi günü saat 15 de Daimi Encümende yapılacaktır. İstekliler 2490 N.lı kanunda yazılı vesika ve 895 lira 50 kuruşluk t!k teminat makbuz veya mektubile beraber teklif mek- tublarını havi kapalı zarflarını yukarda yazılı günde saat 14 e kadar Daimi En- cümene vermelidirler. Bu saattan sonra verilecek zarflar kabul olunmaz. (.) - (8302) 1273 BAH Keşif bedeli 2701 lira 65 kuruş olan Da vutpaşa iltisak yolunun tamiri açık el siltmeye konulmuştur. Keşif evrakile şartnamesi Levazım Müdürlüğünde görüle- bilir. İstekliler 2490 numaralı kanunda yazılı vesikadan başka Nafia Müdürlü- » ğünden alacakları Fen ehliyet vesikasile 202 lira 62 kuruşluk ilk teminat mak- buz veya Mmektubile beraber 27/12/937 pazartesi günü saat 14 de Daimi Encü. mende bulunmalıdırlar. (İ.) (8300) K AYA ŞAY Keşif bedeli 1174 lira 84 kuruş olan Cinci temizlik ahırinın tamiri açık ek- siltmeye konulmuştur. Keşif evrakile şartnamesi levazım müdürlüğünde görüle- bilir. İstekliler 2490 N.lı kanunda yazılı vesikadan başka fen işleri müdürlüğün- den alacakları fen ehliyet vesikasile 88 lira 11 kuruşluk ilk teminat makbuz ve- ya mektubile beraber 27/12/937 pazartesi günü saat 14 de Daimi Encümende buü- lunmalıdırlar. (B.) (8301) Siz de bu kremden şaşmayınız! Bütün cihanda elli senedir dai- ma üstün ve eşsiz kalmışlır. KREM BALSAMİN Büyük bir bilgi ve uzun bir tec- rübe mahsulü olarak vücude ge- tirilmiş yegâne sıhhi kremlerdir. KREM BALSAMİN Şöhretini söz ve şarlatanlıkla değil, sıhhi evsafının Londra, Paris, Berlin, Nev-York Güzellil Enstitülerinden yüzlerce krem arasında birincilik mükâfatımı kazanmış olmakla isbat etmişlir Gündüz için yağsız, gece için yağlı ve halis acıbadem kremleri olarak dört DİKKAT: KREM BALSAMİN hev'i vardır. F Ötedenberi tanınmış hususi vazola - KR'“M B ALSAM]N rında satıldığı gibi son defa sureti mahsusada imal ettirdiğimiz gayet şık ve beraber taşımağa elverişli hususi tüpler derunünde dahi satılmaktadır. Fiatca daha ehven oldu - ğu kadar pek kullanışlı ve zarif olan KREM BALSAMİN tüpleri bütün nevilerile tânınmış, ecza itriyat ve tuhafiye mağazalarında bulunur. İNGİLİZ KANZUK EÜZANESİ BEYOĞLU - İSTANBUL Üser, dir. Tİrır. ve Sır.

Bu sayıdan diğer sayfalar: