Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.
C Küçuk Haberler Bir Vatmana Kamyon Çarptı . Ortaköyden Beşiktaşa doğru gitmekte o- N şoför Alinin idaresindeki kömür yüklü Eamyon Beşiktaş tramvay deposu önünden ğeçerken vatman Sıdkıya çarparak başın- dan ağır surette yaralamış, Sıdkı Beyoğlu Zükür hastanesine kaldırılmıştır. Bir Tramvay da Otomobile Çarptı Sirkeciden Topkapıya giden — vatman Mahmudun idaresindeki 30 numaralı tram- tay arabası Veysinin idaresindeki otomobi- İe çarparak arka tarafını parçalamıştır. Güneş Klübünde Konferans Güneş Klübünden: Önümüzdeki cumarteşi günü saat 18,30 da Hıfzı Tevfik tarafındyfı Edebiyat hakkında bir konferans verilecektir. Aza ve dostları- mıiziın bu toplantıya şeref katmalarını dile- tiz. Ağabeysinin Evini Taşlamış Kumkapıda Köşlü Hasan sokağında otu- ran Kemal Kumkapı merkezine müracaat e- derek Mahmutpaşada oturan kardeşi Hü- şeyinin istediği parayı alamadığı için evinin camlarını kırmiış olmasından şikâyet etmiş- Hir. Hüseyin yakalanmış, hakkında takibata başlanmıştır. Belediye İktısat Müdür Muavinliği Münhal bulunan belediye iktısat işleri müdür muavinliğine istatistik şubesi müme- yizi Halid tayin edilmiştir. w İnebolu Halkevinde İnebolu (Hususi) — Halkevi fran- sızca, ingilizce ve almanca lisan kurs - ları açmıştır. Kurslar çok rağbet gör - müştür. Köycülük şubesi köylülerin işlerini tâkib ettirmek için bir büro ih - — das etmiştir. Ewde muntazaman konfe- ranslar verilecektir. Ev her gün mek - teblerdeki yoksul çocuklara sıcak ye - mek vermektedir. Temsil şubesi de müsamerelerine başlamıştır. Evin sinema salonunda haftada iki gece sesli sinema gösterilmektedir. Spor evinin tâmiratı bitmek üzeredir. Yakında küşad resmi yapılacak ve bir balo verilecektir. İneboluda ekmek narhı İnebolu (Husust) — Belediye bi - rinci nevi ekmeğe İl, ikin#i nevi ek- meğe 8 kuruş narh vermiştir. Fakat bu- ranın birinci nevi ekmeği İstanbulun ikinci nevi ekmegı gibidir. —.. / btkelkedi ddd eeei I Yeni Neşrıyat Hukuk Gazetesi — Üç senedenberi munta- zam bir surette intişar etmekte olan Hukuk Gazetesi 11 ikincikânun nushasında, Tıbbı Adli profesörü Salim Ali, Profesör Mustafa Reşid, ve Emin Âli'nin makaleleri ve tem- | yiz mahkemesi tevhidi İçtihad kararlarile çıkmıştır. ae —— “Son Fosta,, nın Edebi Tefrikası: 19 VLSOJ NOS - ——— « Mahmut Saim Gene Mahküm Oldu Dolandırıcılıktan suçlu Mahmut Saim hakkında 3 üncü sulh ceza mahkemesince verilen mahkümiyet kararı Temyiz mahke- mesince nakzolunmuştu. Dün nakzen görü- len muhakeme bitmiş ve mahkeme Mahmut Saâaimi gene 2 sene 8 ay hapse mahküm et- miştir. Üniversitede Konferans Dün saat 18 de üniversite konferans salo- nunda profesör doktör Braun hastalık â- millerinin değişme kabiliyeti mevzulu ilmi bir konferans vermiştir. İngiliz Ve Avusturya Talebeleri Geliyorlar İngiliz ve Avusturya talebelerinden üç grup yazın şehrimize gelecektir. Bu talebe grupları memleketimizi yaya ve bisikletli o- larak gezeceklerdir. Bir Hırsız Malsahibini Yaraladı Büyükdere caddesinde Mehmedin lâhana bahçesine hırsiz girmiştir. Mehmet; hırsızı yakalamış, karakola götürürken hırsız Meh- medi bıçakla yaralıyarak kaçmıştır. Adı Ka- sap olan suçluyu jandarmalar yakalamıştır. Defterdar Maliye Vekilini Ziyaret Etti. İstanbul defterdarı Kâzım, dün Maliye Vekili Fuad Ağralı'yı ziyaret ederek Maliye işleri hakkında izahat vermiştir. Kendisine İcra Memuru — Süsü Veren Sahtekâr Zabıta memurları kendisine icra memuru süsü vererek dolandırıcılık yapan Srekis is- minde bir adamı yakalamışlardır. Çorum parti kongresi Gorum (Hususi) — Cumhuriyet Halk Partisi kongreleri sona ermiştir. Vali ve Parti Başkanı Ziyanın riyase- tindeki bu toplantılarda Zonguldak saylavı Mitat Altıok da bulunmuştur. Bu münasebetle Mitatın şerefine Halk- evinde bir ziyafet verilmiştir. Ziyafette kaza mümessilleri de bulunmuş, sami- mi hasbihaller yapılarak nutuklar söy- lenmiştir. OSMANLI BANKASI TÜRK ANONİM ŞİRKETİ TESİS TARİHİ : 1863 Sermayesi: 10,000,000 İngiliz lirası Türkiyenin başlıca şehirlerile Paris, Marsilya, Nis, Londra ve Mançester'de, Mısır, Kıbrıs, Irak, İran, Filistin ve Yunanistan'da Şubeleri, Yugoslavya, Romanya, Suriye ve Yunanistanda Filyalleri vardır. Her türlü banka muameleleri Bir gün olsun sizi bu mahzun tavırdan kurtulmuş görmiyecek miyim? Her ha- linizde hayattan bıkmış insanların öyle elemli bir kırıklığı var ki, beni hayrete düşürüyor. Neden? Niçin? Böyle bil - miyorum, Belki büyük bir derdiniz, yahud kendine en küçük şeyi derd e| dinen bir huyunuz vardır. Bunları size ! dostca biraz teselli olsun verebilir mi- yim diye, soruyorum? Onun böyle ıztırabıma âşina çıkıp benimle meşgul olmasını tuhaf değil mi yadırgamıyorum. Bunları söyler - ken bakışlarında samimiyetine inan- dığım öyle bir ışık vardı ki.. fakat bi- raz da çekiniyorum. Benimle konuşur- ken yüzünün hatlarını geren bir he - yecan fark eder gibiyim. O gene ya - vaş yavaş konüşuyor: — Sizi bu sözlerimle sıkıyorum de-! ; < EŞN gil mi Seza hanım? Fakat beni affedi-ıbemmıe konuşuyor. Dediğim gibi Fe- niz o kadar gençsiniz ki, dahal. Size bakarken gayri ihtiyari düşünüvorum: Neden bu gül gibi taze reüğ'ni zorla solduruyor? Daima gözleri neden ka- ravlık bir mana taşıyor? Size gene si- zin için acıyorum Seza hanım. Sizi da- — ima hayatı mes'ud bir çerçeveden SEy-) * e Le M Peride Celâl Yazan: reder görmek, Nihadın karısının mes'- ud olduğuna emin olmak isterdim. O daha bir çok şeyler anlatıyor ve bu sözler gittikce beni daha büyük bir ikaryolaya atarak ince, asabi kahkaha- şaşkınlığa uğratıyordu. Bu sözlerden anlamak istediğim manalar seziyorum. Birdenbire kafam öyle boşaldı ki, ne söyliyeceğini şaşırmış mekteb çocuk - larına döndüm. Bu sırada elinde şap - kası kocam kapıda göründü. Selim Na- cinin bütün söylediklerini duymamış gibi ayağa kalktım. Onlar gidince kendimi odamda bir larla gülmiye başladım. Sinirlerim ger- çekten ilâca muhtaç olacak kadar bo- zulmuş Feride. Ne garib bir kadın ol - dum! İnsan bir kaç söz üzerine bu ka- dar şaşırır, telâşa düşer -mi? Halhuki zavallı Selim Naci ne dost bir şekilde ride bu son zamanlarda âsâbım çok bo- zuk benim. En küçük sözlere, dost na- sihatlarına büyük manalar veriyorum. O günün akşamı kocam erken geldi. Her zamanki gibi yemekten sonra bah- ceye çıkarak ,karşılıklı oturduk, Meh- Cihangirde Korulu sokakta 37 numa- ——— — 'ketiyoör.n İktısat odaları İçin hazırlık Ticaret Odaları lâğzvedildikten son- ra yerine kaim olacak iktısat odaları etrafında ihzari hazırlıklara başlan- mıştır, Bu husustaki lâyiha yakında mec- lise sevkedilerek kat'iyet kesbedecek ve hazirandan itibaren mer'iyet mev- kiine girecektir. Ticaret Odalarının iktısat odalarına tahvil işine İstanbuldan — başlanacak, bilâhara diğer şehirlere teşmil edile- cektir. Kanun projesi hazırlanırken ti- caret odalarının ıslâhı için evvelce ve- rilmiş olan diğer raporlardan da istifa- de eçdilmiştir. Hâlen iktısat odaları usulü Fransa- da tatbik edilmekte ve buraya gelen raporlara göre en iyi neticeler vermek- tedir. Bir hırsız eve girerken yakalandı Evvelki gece saat 5,5 raddelerinde ralı evde bir hırsızlık vak'ası olmuş- tur. İ Sabıkalılardan Şakir evin arkasın- da su borusuna tutunarak dördüncü kata kadar tırmanmıştır. | Dördüncü katta bir pencereyi aç- mış fakat rüzgârın tesirile cam duva- ra çarpmıştır. Camın çıkardığı ses ü- zerine öteki odada uyuyan ev sahibi İsmail uyanmış ve camı kapamak üze- re arka odaya gelmiştir. Fakat İsmail odaya girince Şakirin camdan içeri gir- mek üzere olduğunu görmüş, hemen onu tutmak istemişse de Şakir su bo- rusundan tekrar aşağı kaymıştır. Fakat arkasından Süleyman hay- kırmış ve gelen bekçi Şakiri yakala- mıştır. Dün hâdisenin muhakemesi cürmü meşhud mahkemesinde olmuş, Şakir hırsızlığa teşebbüsten dolayı 6 ay hap- se mahküm edilmiştir. Harap türbe ve camiler Beyoğlu Evkaf müdürlüğü Topha- nedeki Ketani Ömer ve İspartalı Halil Hamit paşa camilerile, Güzel San'at- lar Akademisi önündeki Arap Ahmet paşa ve Perizad hatun türbelerinin çok harap olduklarını, tamir kabul etmiye- cek bir vaziyete geldiklerini, çirkin bir manzara arzettiklerini ve caddelefin şekillerini bozduklarını, bunların tari- hi ve mimari kıymetleri de olmadığı- ni nazarı dikkate almış, yıktırılmala- rını muvafık görmüştür. daki duvardan bahçeye atlamış, oradan | .— .... vv aa — Tezgahtarlar bır yapmışlar, idare hey'etini seçmişlerdir. ratifi kuracaktır. Yukarıdaki resim Ankara Halkevinde toplanan tezgâhtarlarda pu göstermektedir. Aralarında bir cemiyet kuran Ankaradaki tezgâhtarlar ilk toP! '* lekdaşlarına yardım edecek, işsizlere iş bulacak, ve bir tezgâhtarle Paris- şoförleri korku içind HUA aancıkannuı .|. . cemıyet ku t Tezgâhtarlar cemiyeti muh ( Baştarâfı 7 inci sayfada ) da da arkamdan bir rovelver sesi işit- tim, Adam ateş ediyordu ve ilk kurşun boynuma isabet etmişti. Buna rağmen arkama döndüm, bana acımasını söy'e dim, yalvardım, dinlemedi, ikinci bir lel âteş etti. Bu defa çenemden vurul- muştum. Adamın beni öldürmek iste- diği muhakkaktı. Birden hatırıma gel- di. Kendisine bu gayeye vardığını gös- termek için ölmüş sibi davranarak di- reksiyonun altına yuvarlandım. Adam inandı, rovelverini cebine koyarak ya- nıma ge'di ve ceplerimi karıştırmaya başladı. Topu topu 20 frangım vardı. Yukarda semti, senelik muhammen kiraları yazılı olan teslim tarihinden itibaren 937 senesi Mayıs sonuna kadar , verilmek üzere ayrı ayrı açık arttırmaya konulmuş ise de b& gününde giren bulunmadığından pazarlığa çevrilmiştir. 4 de görülebilir: İstekliler hizalarında ilk teminat makbuz veya mektubile beraber 14/1/937 P saat 14 de Daimi Encümende bulunmalıdırlar. Levazım Müdürlüğün . İstanbul Belediyesi İlânları ; Büyükdere Maltız çarşısında 219 No.lı kahve karşısında 225 metre murabbaı arsa. Büyükderede Büyükdere caddesinde 90 No. lı kahve yanında 67 metre murabbaı arsa Aldı ve sür'atle uzaklaştı 0 rimden kalktım, sürüne sü kadar geldim.» * Jandarma bu ifadeyi kâl” sonra telefon ile bir imdat 0107 tirterek şoförü hastahaney€ * bür taraftan da amırlerını haberdar eder. el Gazetelerin aldıkları SO'ıı : bakılırsa şoförün verdiği sinde katil tutulmuş, Pa”' Cemiyeti de üyelerine yeni V” yollamıştır. p Senelik mu- hammen kirası * 25 Lira 13 ;Vı' parlıyan denizi seyrediyorduk. — Sırrı Nihad yavaş yavaş konuşmıya başladı. Bütün gün ne yaptığımı, ne ile meşgul olduğumu sordu. Sabah denize gittiği- mi, akşam üzeri kısa bir yürüyüş yap- tığımı söyleyince sözünü dinlediğime memnun olduğunu söyledi. Sonra ilâve etti: . — Zaten doktorların sözünü dinle- memek olmaz değil mi? Hiç sesimi çıkarmadım. Başımı u - zaklara çevirerek sustum. O devam e- diyordu: — Doktor Selim Nacinin dedıklcn de doğru. Uykusuzluğuna da bit çare bulmamız lâzım. Sizi zayıf buluyorum Seza, gene babanızdan mektub aldım. Her halde «kizıniz ömrünü yollarda tü- diye, ona yazamam - değil mi? Gene yavaş yavaş içimi hırs bürü - yor, onun evvelsi gece beni bir cocukİ gibi azarlayışını hatırlıyorum. - Şimdi de benimle açıkca eğleniyor. Âcı bir tebessümle gülerek cevab verdim: — Rica ederim, doktoör, zaten ha - yatınıza karışmakla çektiğim azâb ve üzüntü yetişir. Bir de sıhhatimle ken- dinizi alâkadar olmıya mecbur zanne - derek bu fuzuli meşguliyeti üzerinize alıp, beni büsbütün üzmeyiniz. Bun - ları şimdiye kadar sizinle konuşmadık. Fakat bir kere size hatırlatmak istiyo- rum ki, benim gönlüm ne kadar dilenci olursa olsun bir ümid karşısında kapı- tab çok güzeldi, ikimiz de ay ışığında nıza koşmuş, şimdi hatırladıkca nef - retle titrediğim o düşük hareketi yap- mıştım. Sonra yanıldığımı anladım a- ma pek geç. Babamın üzülmesi de sizi düşündürmesin doktor. Ben ona olan borcumu ödedim. Yanlış bir hareketle hariçte yarattığım fena şüpheleri gene kendim kapattım. Sizin yaptığınız fe- dakârlığı kabul edip, âciz bir hastaya uzatır gibi uzattığınız eli tutmam, gu- ruru biraz fazla olan bir kadın için ö- lümden beter bir şeydir. Ben bu en se- filce bulduğum hareketi tek bir insan için yaptım ki, Bu da babamdır. Yoksa İbeni istemiyen bir insanın hayatına zorla karışacak kadar âdi yürekli deği- lim anlıyor musunuz? ga kalkmıştım. Doktor da kalktı. Yü- zünün hatları tekallüs etmiş, bana ba- kıyor. Karşı karşıya iki düşman gibi durüyoruz. Vücudum hafif hafif titre- miye başlamıstı. O birdenbire değişerek yüzü müşfik bir ifade aldı. Yanıma yaklaşmak, beni tutmak ister gibi bir hareket yaptı ve yavaşsca mırıldandı: — Fakat ben size böyle $eyler söy- ilemek istememistim ki Seza! Eğer bil: imiyerek sizi incitecek, fena, kaha bir harekette bulunduysam beni affedi - hiz.. Yanıma yaklaşmıştı. Gözlerinde Se- lim Nacide sık sık gördüğüm hakiki bir |şefkatin titrediğini farkettim. Kendi - Vücudum asabiyetle titriyerek aya-| Elimle ağrımıya başlıyan bât rak: — Gene bu gece pek si zuk dedim. Doğru sizin G6 var, Fakat belki ben de biraf ” Neyse başım ağrıyor, odamlâ ğım. Söylediklerim asabt hezeyanlarından başka bir *'- rE Onu ayakta, hareketsiz © yorgun adımlarla içeriye YW kumların çıtırdamasından, gelmek ister gibi bir hareket * hissederek koşa koşa merd!” kıp odama kapandım, : Sanki bana ne söyliyece y bir kaç kuru teselli, sadak’ bir iki söz değil mi? Ben oN? istemiyorum artık. Karyolama uzandığım 284" dümde ağır bir yük taşım!$ " yorgunluğu vardı. Başımı ) dan oraya koyarak soğuk 9 diım. Neyseki uyku çabuf | gözlerimi yavaş yavaş kap”” tün öbür düşünceler bir büu? famdan silinip gitti. Sabah erkenden kalkî ' çoktan gitmiş, Yatagımdan, ğ Emineye bütün ;:uf:rıcıar—selol'ı Ve öğleye kadar öylece y& sık sık gelip aşağı inip :', sordu. Ne zeki, sevimli kıZı ' K | iba U le seviyor ki.. mi toplıyarak, yavaşca geri çekildim. bi