Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.
SON POSTA Orta oyunu Yazan : Osman Cemal Kaygılı Pişekâr Asımla Kovuklu Ali dün Fece Beyazıttaki Orta Oyunu yerin- deasıl oyuna baş - “Smadan önce fh""!dıklı şu man - | fh"'l tekerlemeyi Yapmışlar, sonra îi“ oyuna başla - taşlardır! (Asım, elinde şak- Bkla Ortada — dolaşır- Ü Kavuklu Ali de vi- İSlenselci — Muhiddin SA fhdlğln viyolenselle (ildığı ve mahalle bek- DemAanven "Sinin kendisine da- ,"mü refakat ettiği bir fantezi parça ile orta- a sıktı) i Pişekâr — Vay, vay, vay... Vay be- "im nurudidem vay! ' Kavuklu — (Husust tavrile) Kurü Bide sensin ulan, ben neye kuru pide ;u.l“Wrmuşum, ben daha şimdi yanı ıba“şlmızıdakı fırından çıktım, henüz dümanım üstümde! _ ; Pişekâr — (Hayretle) Yaaaa... At- İa Tsin azizim, şu halde sen, yumur- ah Mısın, sade mi? _Kavuüdu — (Olduğu yerde zıplıya- Fak) Yumurtalıyım, yumurtalı! hıîîŞekâr — (Ellerini çırparak viyo- el ve davulla birlikte): Yumurtalı taaaavvuk Yumurtası nerede? Folluktadır follukta! Kavuklu — Gıdgıdak.. gıdgıdak! hnoyuncuîaxdan biri — (Arka taraf - YÜ odKaVuklu — (Ses gelen tarafa dikkat İî]er ek) Bu, bizim kümestekilerden de- » bu karın sesli horoz mutlak aşağı Tahalleden gelmiş olmalı! 'ğîşdkâr — Sonmak ayıp olmasın a- R aziznn. sen Hacıkadın mısın, Fi - ımrf, mı, Ligoren mi, yoksa yerli malı Kavuklu — verli malı yerli! Hem b uâlgeıama sen yerli malından şaşma w Sekâr — Yerli malı olduğuna gö- Sen hangi semttensin bakayım? Kavuklu — Aksaraydan! Pişekâr — Aksarayın neresinden? Kavuklu — Sineklibakkaldan! heî’şekâr — Sinekli bakkallar şimdi tieğjMaı:iıdı;,—eköry ile Şişli taraflarında 1 mi yahü! hîîaVUklt_ı — Onlar; asri sinekli bak- , ” Pizimkisi ise babadan işittiğimiz — &ki, meşhur Sineklibakkal! &he kâr — Aman, sen de ne müna- İsiz bir yende oturuyormuşsun, qeüto. ca İstanbulda (Sineklibakkal) p ilen 0 murdar yerden bâşka otu - 6 yer bulamadın mi? kîavuklu — Merak etme, yakında Impaşadaki İmampaşa çöplüğüne Macağız! işekâr — Tüh Allah müstahkını ğâmîn, herif. Sineklibakkaldan sonra ıd İn| aez âün_]—ln, buldun da İmampaşa çöplü - üÜ mü buldun? bhîîî'uklu — Nereyi bulacağım ya, gibi meteliksiz, kopuk alayına | %Şka, Pangaltı gibi yerler yakışır " Hem, sen (Sineklibakkal) 1 ne be- 1 lh;_ bile girdi. iİŞekâr — Nasıl girdi? İ Vuklu — - Nadıl girecek, Bayan "Omîe (Sineklibakkal) diye enfes bir b h neşretti! Ün, Sekâr — Ay Bayan Halide Naşid- lîaî!yrılch mı?. qarmvuklu — O Halide değil be a - Pişekâr — Hangi Halide ya? !d;ğavlıklu — Halide Edib, Halide E- hîlş_i!kâr — Haaa... O başka... Her ne İse, demek sen Sineklibakkalda Kmyorsun ha! PFWîkîu — Evet... | klşekâr — Adiın ne bakayım? î P_aVüklu — Yumurtalı Tavuk! 'şekâr — Ya soy adın? ' Vuklu — Baba Hindil iyorsun? O, şimdi Türk edebiya- | Zaf Pişekâr — Öyle ise biraz kabar ba- kayım! Kavuklu — Yağma yok, görmüyor musun, şimdi dünyada baba hindi gi- bi birbirlerine kabaran kabarana. On- ların kabardıkları yetişmiyor mu? Pişekâr — Şakayı bırak da azizim, senin asıl adın nedir, onu söyle Kavuklu — Benim asıl adım Ka - vuklu Ali ; Pişekâr — Kabuklu Ali mi? Kavuklu — Yok, çekirdekli Veli! Pişekâr — O halde siz çekirdeksiz İzmir rezakısının uzaktan akrabası o- lacaksınız. Kavuklu — Ne sandın ya; hattâ Te- kirdağının kınalı yapıncağı bizim övey | pederin evlâdı mânevisidir. Pişekâr — Öyle ise azizim, sen hısı- mını, akrabanı topla da yarın gece bi- ze misafir gel! Kavuklu — Hayrola, ne olacak? Pişekâr — Sizden bol bol hoşaf yaâ- palım diyetektim! Kavuklu — Biz öyle senin bildiğin gibi kolay kolay yutulur takımından değiliz, sonra boğazınızda kalırız. Pişekâr — Canım, bayım, bu sizin sesiniz bana pek yabancı gelmiyor a- ma... Acaba kimsiniz? Kavuklu — Yahu, kör mü 3özün, karşında koskoca Kavuklu Aliyi! Pişekâr — (İki elini dürbün gibi gözüne götürerek) Vay Aliciğim, vay canım (üzerine yürüyerek) vay canı- | mın içi, vay şekerim, vay ruhum!.. Kavuklu — Benim ya ey benim haz- reti Nuhum; Pişekâr — Aliciğim, bu akşam iyi ki sana rastladım. Benim nedense bu ak - şam sairliğim tuttu, karşımda karşılıklı müşaere yapacak adam arıyordum. İyi ki sen geldin. Haydi benim iki gözüra, geç karşıma da bir mâni ben söyliye - yim, bir de sen söyle! Kavuklu — (Öksürerek) Olur, Pişekâr — Hazır mısın, başlıyayım mı? Kavuklu — Başla çabuk, yoksa şim- di ben sana başlıyacağım ha! Pişekâr — Öyle ise başlıyorum: Bu yıl kış erken geldi, . Henüz yaz.. deryen geldi; Kandillide Bay Fatin: Dondurma yerken geldi! KAVUKLU — Yazdan, kıştan bana ne, İlkbahardan sana ne? Ağzında diş kalmamiş, Mostiralık bir tane! PİŞEKÂR — Dişim yoksa İişim var, Gelişim, gidişim var ; Karşımda senin gibi: Zırtapos ibişim var | KAVUKLU — Fareler tikırdamış, Semaver fıkırdamış, Toprağı bolca olsun: (Zaharof) kıkırdamış! PİŞEKÂR — Lik maçları yarıda, Gözüm hâlâ sarıda; Bende metelik nanay: Paralar hep karıda! KAVUKLU — Şerbet gibi portakal, Gelme buraya, orda kal! Mizah sayfası için: Nurullahı ortakıall PİŞEKÂR — Kizın adı Hayriye.. ; Selâm söyle Mayrige! Madem evden kovuldun: Ayrı pişir, ayrı yet < KAVUKLU — Yere serilmiş hasır.. Asır, yirminci asır; H .e dar yolun var SA ' “ĞÇÖ ş —z',â'q'_î 5 Ka || Dün güzel bir maç seyrettik Çekoslovakyanın — profesyonel Çeki Karlin takımı, ilk maçını Galatasaray ile yaptı, ve üçe karşı üç gol ile bera- bere kaldı. - Havanın oldukca soğuk ve yağışlı olması maça nisbeten 'az seyirci gel - mesini intac etmiştir, Herkes bu maç- ta hangi tarafın kazanacağını merak e- diyordu. Tam saat 2,40 da iki takımın oyuncuları karışık olarak alkışlar ara- sında sahaya çıktılar. Mütad bayrak merasiminden sonra Adil Firayın:ha- | kemliği altında oyuna başlandığı za - man Galatasaray takımı şu şekilde sı- ralanmıştı: Avni, Reşad, Lütfü, Salim, Hüseyin, Suavi, Necdet, Eşfak, Gün - düz, Bülend, Danyal, ; İlk akınlar İlk akını Galatasaray yaptı, fakat Çek takımının müdafaasında kırıldı. Şimdi mukabil akınları görüyoruz. Ga- latasaray çok enerjik oynuyor. Çekler gitgide açılmağa başladılar, Ve oyunun beşinci dakikasında sağdan inkişaf et- tirdikleri bir akını sol içleri gole tahvil etti. Bu gol Galatasaray üzerinde he - men tesirini gösterdi. Mukabil ve sıkı akınlar yapmağa başladılar. Sağdan ya- pılan güzel bir akını Çek müdafıi ancak favul ile kesebildi. Hakem penaltı ver- di. Reşadın bir vuruşu gol - Vaziyet 1-1 e berabere. Galatasarayın ikinci golü Bu gol Galatasaray takımına bir hız verndi. Bunun semeresini de az bir za- manda elde ettiler. Gene sağdan yap- tıkları bir akında gayet yerinde bir pas alan Gündüz Galatasarayın ikinci golünü kaydetti. Çeklerin ikinci golü Bu gölden sonra Galatasaray takımı bir iki tehlikeli akın daha yaptı. Fa- ,kat çok iyi oynıyan Çek takımı sağ a- çığının üstüste yaptığı tehlikeli akın - lar Galatasaray kalesine çok tehlikeli anlar yaşatıyordu. Nitekim bu akınlar- dan istifade eden sağ içleri takımına ,bir gol kazandırdı. Vaziyet gene bera- bere oldu. Bu golün verdiği bir hızla Çekler daha ziyade açılmağa başladılar. Haftaymın sonlarına doğru gene ,sağdan yaptıkları bir akınla üçüncü göolü kaydettiler, Çek takımı iyi yer Fakat her parmağında: Bu asrın var bir nasır/ Ufuklarda sis var, sis, Bu ne duman, bu ne is? Garbın hali şarktan bal, Şarkın hali garptan mis! KAVUKLU — Şaoför, asıl frene, Bekçi, dikkat trenel Sağlı sollu ateşten: Tandır oldu (pirene!) PİŞEKÂR — Hey Akdeniz, Akdeniz, Etrafına bak deniz! Fazla coşup kabarma, Gene tatlı Ak, deniz! Limon sıktım çayıra, Ağzını aç hayıra! (Necip Fazıl) turp dikmiş: Dün (Oluklu bayır) a! PİŞEKÂR — KAVUKLU — Pişekâr — (Artık manzum konuş - mayı bırakarak cevab verir) Madem ki Necib Fazıl dün Oluklubayıra turp dikmiştir; Halid Fahriye söyle, bu ilk- baharda oraya gitsin de şalgam topla- sın! ! i - Kavuklu — Öyle ise sen de git; Şair Salih Zekiye sor ki edebiyatta turpun şalgam vermesine eski klâsikler ne ma- na verirlerdi? Pişekâr — Başüstüne, işte gidiyo - rum, külhani! ; © Kavuklu — Cehennemin dibine ka- hırpani! - OÖsman Cemal Kaygılı tutmalarile, güzel paylaşmalarile iyi ve kuvvetli bir takım olduklarını gös- teriyorlardı. Birinci haftaym 3-2 Çek- lerin galebesile nihayetlendi. İkinci haftaym İkinci haftaym Çeklerin sıkı akın- ları ile başladı. Çekler bir gol daha at- mak ve galibiyeti sağlamlaştırmak, Galatasaray ise — beraberliği temin etmek için çalışıyorlardı. Oyun bir ara tamamile durgun bir hal aldı. Heyecanını kaybetti. Çek - ler daha emin bir vaziyette oynuyor - teşkil ederek üstüste akın yapıyorlar. Galatasaray müdafaası bu akınları gayretli bir surette defetmeğe uğraşı- yor ve kendi muhacimlerini besliyor- du. Oyun bu şekilde iken tekrar sür'at- lendi. Ve top kaleden kaleye akmağa başladı. Danyal çıktı, yerine Süleyman girdi. Galatasaray takımı bütün ener- jisini sarfediyor, maçın mağlüb neti - cesini değiştirnmek için bütün gayret - lerini sarfediyorlardı. — Galatasarayın beraberlik golü Oyunun bitmesine beş dakika kala, Gündüzün çok güzel ve şahsi bir akı- nını görüyoruz. Gündüz,. Süleymana çok güzel ve yerinde bir pas verdi. Şü- leyman da sağ zaviyeden bütün Çek müdafaalarının bacakları arasından sıkı bir şutla beraberlik golünü kay- detti. Çekler bütün gayretlerini sarfe- derek galibiyet yapmağga - çalıştılarsa da Gâlâtasaraym enerjik oyunu kar - şısında gol atmağa muvaffak olamadı- lar. Ve oyun beraberlikle neticelen - Nasıl Oynadılar: Çek takımı: Gayet güzel paslaşan, iyi yer tutan, sağ ve sol ayakların: iyi kul- lanan derli toplu, takım haiinde oyni- yan ve futbolün on bir kişi ile oynan- | dığını bilen, seri, bir takımdir. İçlerinde, başta Santrhafları olmak lar, durdurmadan güzel müsellesler | Galatasaray - Çeki Karlini maçı çok seri cereyan etti 3 -2 mağlüp vaziyetine düşen Gîılatasaray oyunun netieesine beş dakika kala Süleymanın ayağile bir gol atarak beraberliği temin etti Çek kalesine yapı lan ilk gol ainkü maçtan b İr enstantane üzere sağ açık, sol iç, sağ haf, sol bek- leri en iyi oynıyan oyuncuları idi. Sağ iç ile sol açık ta takımın iyi oyuncula- rından sayılabilirler. Galatasaray takımı: Bu usta Çek ta- kımı karşısında muvaffak olmuş s«ayı- lır. Bütün oyuncular vazifeler'ni yap- mışlardır. Avni, bir kaç tehlikeli çıkış yapmakla beraber muhakkak bir çok göolleri kurtarmıştır. Lütfü, Salim, Gündüz, Bülend, Reşad, Eşfak, çok muvaffak olan oyuncular arasında sa- yılabilirler. i Hakem Adil Giray oyunu gayet bi - tarafâne ve dürüst olarak idare etmiş- " tir. Galatasaraylıları oynadıkları te « jmiz oyundan dolayi tebrik ederiz. * Bugünkü maç Fenerbahçe - Çeki Karlini Şehrimize üç maç yapmak üzere ge- len Çeklerin Çeki Karlin futbol takı- mı bugün ikinci maçını Fenerbahçe ile yapacaktır. Dün Galatasaray karşısında göster « dikleri büyük bir sür'at ve enerjik 0- yuna nazaran bugünkü maçın üzerinde durmak lâzımdır. Bizde futbolü düzgün oyniyan Fe - nerbahçenin hatırı sayılacak kadar hırçın oynıyan Çek takımı karşısında alacağı neticeyi gelişi güzel görmek mümkün değildir. Bir buçuk saatlik oyun esnasında - bir kaç günlük tren yolculuğuna rağ- men - durup dinlenmeye vakit vermi- yecek kadar sür'atli oynıyan Çekler belki de en güzel oyunlarını bugün göstermiş olacaklardır. Dün Galatasaraya karşı yaptığı o « yunu tamamile görmüş oldutumuz Çekler karşısında seri ve atak oyun - dan kulturmak ancak o şekilde muka- bele ile mümkündür, Fenerbahçenin düzgün bir oyunu bugünkü maçı çok zevkli bir şekle sok'a mağa kâfidir. ; Ömer Besim |