16 Eylül 1933 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 5

16 Eylül 1933 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Siyaset Âlemi Kuvvetli Olmak Siyaseti M. Musolini ile beraber iktidar mevkiine geçen faşizm İtalyan mille- tinin unutulmuş meziyetlerini tebarüz ettirmek için devlere aciz getirtecek bir gayretle çalışıyor. Bağları çözül- müş fikirleri muntazam bir zincir haline getirmek kolay. iş değildir. Yapmak zor, bozmak kolaydır. Onun içindir ki. muayyen bir bedefe doğru yürütülmek istenen milletlerin aldık- ları mesafe zamana nisbet edilince göze az görünüyor. : Faşist İtalya da bir zamanlar bu vaziyette idi. Fakat katedile edile eklenen mesafelerden çıkan eser, birdenbire azametli bir varlık halinde önümüze yayılıyor ve bunu vücuda getirenler, elde ettikleri muvaffaki- yetten dolayı haklı bir gürur duyu- yorlar. Dünyada kuvvetten başka tapacak bir şey olmadığı zihniyeti de bundan doğuyor ve M. Musolini son nutkunda haklı olarak bağırıyor : Tanıdığımız altı bin senelik beşe- riyet tarihi bize şu hakikati öğretiyor: Kuvvetli olmak, Fert için kuvvetli olmak, uzviye« tinin maddi manevi bütün unsurları arasında tam bir ahenk bulunmasinı hasıl icap ettiriyorsa, milletler için de bu, bir. zaruret şeklinde tecelli ediyor. ugün, bütün dünyada “ daha fazla, kuvvetli bulunmak gayret ve hedefi işte bundan doğuyor. Çünkü zayıf olanın sulhte dostu olmadığı gibi harpte de herkes düşmamnı ke- siliyor. Süre?'yı Parlâmento Usulü Yıkıldı! Berlin, 15 — Prusya hükümeti devlet sürasının açılış merasiminde bir nutuk söyleyen Başvekil M. Göring demiştir ki: | “ Bugün Alman esas teşkilâ- tına ait şekil tamamen değişmiş, ekseriyet usulüne dayanan parlâ- tmantarizmi artık yıkılmıştır. ,, Fransız Hava Nazırı Moshova, 15 — Kiyef'de bu- lunan Fransız hava işleri Nazırı M. Kot ile yanında bulunanlar şehrin görülmeye değer yerlerini şerefine bir gece eğlencesi ya- pılmıştır. . SÖON POSTA — HARİCİ TELGRAFLAR Almanya Teminat Verdi Hitler, Bir Fransız Taşıyan Bayrağı Niçi Paris, 15 — Fransanın Berlin sefiri Alman Hariciye Nazırını ziyaret ederek şu noktalar hak- kında izahat istemiştir; — » 1 — Nürenberg kongresi es- nasında Başvekil Hitler Strazburg şehrinin ismini taşıyan bayrağı bilhassa tekdis etmiştir. . 2 — Pazar günü Berlinde ya- pılan mektepliler ihtifalinde Sar heyeti Fransız askerleri arasında | esir olarak gösterilmiştir. Verilen malümata göre son hâdisenin bir daha tekrar etmi- yeceği hakkında Alman hüküme- ti sefire teminat vermiştir. Fakat —Başvekil — tarafından Strasburg şehrinin ismini taşı- yan bayragın takdisi mesele- sinde Alman hariciye - nezare- tinin ittihaz etmiş olduğu hattı hareket hakkında hiç bir malü- mat yoktur. İsviçre Ve Demokrasi Lozan 15 — Cümhur reisi M. Sehultes şimdi her za- mankinden daha ziyade İlüzumlu bir hal alan Milli müdafaayı gö- zetmek, h rriyeti ve demokrasiyi kuvvetli bir surette tutmak az- minde olduğunu söylemiştir. Ardı Gelmiyen Seyahatler Roma, 15 (A.A.) — Avus- turya —maliyenazırı. M. Büreş tayyare ile Romaya gelmiştir. Amerikada buğday meselesi Nevyork 15 — Vinipeg zahi- re borsasının buğday ve yulaf fi- atları hakkında 15 Ağustosta koyduğu kayit ve tahditler borsa meclisi azasının dün bu , hususta verdikleri karar neticesinde kal- dırılmıştır. y n Üeg Sehrinin ismini akdis Etmiş? M ea Kd Fransızlar şarktâaki hudutlarını son derecede tahkim etmişlerdir. Geçen- lerde Fransız Başvekili M. Daladye bu hudutları teftiş etmişti. Resmimiz Alman hududunda &on sistem bir Fransız istihkâmımı gösteriyor. Silâhları Azaltma işinde iki Mühim Nokta! Paris, 15 — “Tan,, gazetesi baş yazısını silâhları azaltma me- selesine tahsis etmiştir. Tan, bu yakınlarda paris'te M. Eden ile M.Dalâdye ve M. Pol Bonkur arasında yapılacak konuş- “Şimdi asıl iş iki noktanım bilinmesidir. “| — İngiliz hükümetinin ev- velce ileri sürdüğü silâhları azalt- ma projesinde yapılması diğer murahhas heyetlerce istenen de- gişiklikler ne gibi şeylerdir? “2 — İngiliz hükümetinin, tek- lif ettiği plânı herkesçe kabul olunabilecek bir hale getirmek için yapılmasını kabule mütema- yil olduğu değişiklikler nelerdir? “Kontrol prensibinin büyük devletlerin çoğu tarafından ka- bul edilmiş olmasının şimdilik oldukça mühim bir ileri adım ol- duğunda da şüphe edilemez. Bu- nunla beraber silâh kuvvetlerinin ümuümi surette murakabe edil- mesi bu kontrolun tabi tutulacağı şartlara ve bu mürakabenin tesiri derecesine göre bir kıymeti haiz olabilir. “Kontrolun müessir olması, İyi niyet sahibi milletler tarafından bir teminat sayılabilmesi — için daimi bir komisyon tarafından muayyen zamanlarda yapılması | ve bu müddetlerin gizli silâhl: - nışları imkânsız kılacağı surette birbirine yakın olması gerektir. Gönül İşleri Karilerin Suallerine Cevaplarım “22 yaşında bir kadınım. Be- ni ailem, zenginliğine aldanarak, bir Anadollu gençle evlendirdi. İstanbulu) bırakıp buraya geldim. Kocam az tahsil görmüş bir ukalâ. Buranın eşrafından olduğu için bana da diğer insanlara baktığı gözle bakıyor. Kaba, sert, terbiyesi kıt bir adam, Ne yapacağımı şaşırdım.,, Türkân Erkek kadını yetiştirebildiği gibi, kadın da isterse erkeği terbiye edebilir. Bâhusus - bir taşra çocuğu her vakit İstanbul- luya karşı kusurunu bilir ve iti- raf eder. Onu terbiye etmek sizin elinizdedir. * Neriman Hanıma: Beyhude üzülüyorsunuz. Sizi senelerce unutmıyan, bir işareti- nizle ayağınıza kadar gelen genç, elbet te bir günde sizi unutamaz. Şimdiye kadar size mektup yaz- mayışının başka sebepleri olmak gerektir. İhtimal kat'i bir teklif yapmak için vaziyetini düzelt- mekle meşguldür. Maamafih madamki bu kadar üzülüyorsunuz, kendisine kısa bir mektupla niçin sustuğunu sorunuz * münasebetiniz bu hale geldikten sonra, artık böyle bir mektup günah sayılmaz. HANIMTEYZE Çalışan Kızlara Evvelki gün size birkaç sual sor- istedim. Suallerim şunlardır: 1 — Ne kazanırsınız? 2 — Kazandığınızı ne yapar, ne- reye sarfedersiniz? $ — Niçin çalışırsınız? lerinizden, iş arkadaşlarınızdan, iş Samimi olunuz. İsterseniz İmza- Haniımteyze î dum ve bana dertlerinizi yazmanızı 4 — Ne şikâyetleriniz vardır: Ev« | tarzından, hulâsa neden müştekisiniz. | nızı saklayınız. Beni derdinize ortak | ç | yapınız. ——j Dünkülerin Romanı One artık kanaat geldi ki memleketin mukadderatı iş başın- dakilerin müvazenesizliği ile çok tehlikeli bir yola dökülmüştür ve bunu tevkif etmiye imkân yoktur. Bir mucize olmalı idiki vahim akibet Türk topraklarına uğra- Masin. e delikanlı bu kararla devam etti. Üçüncü Kısım Harbe girıı:ıiyu kalan memle- ) ibi İsveç'te bü bir /| Tefah îçşıııde yüzişyor. ncüt ve San'at âlemi h apan memle- ketlere mal v:rp mîıhı:ul yetiştir- mek “için geceli gündüzlü çalışı- yorlar, Bu emeklerin mukabili ar barcedilemiyen servet- lerle dolup taşıyor. Mösyö Kolmodin ilâve ettiği bri n bummalı faaliyeti i?'nde milyonları geçen bir serve- tin sahibi olmuştur. Son tatilde hususi yatı — ile mesâ- * - Yaptığı şimal seyahatinden daha | Benç F A | Burhan Cahit - Edebi Roman L 76 ua O kadar israr ettiği halde bu yirmi günlük seyahate Ahmet Reşidi götüremedi. Gretta kocasını yalnız bırak- ma . Şimdi Ahmet Reşit İskandi- nav san'ati ve edebiyatı hakkın- daki eserinin ikinci cildini bitiri- yardu. Genç adam içinde yaşadığı daima müreffeh hayata rağmen endişeli idi. O Türkiyede, İngi- liz - Alman davasının mücadele- sans davasının mücadelesini bek- liyordu. Halbuki Türkiyenin bütün ta- ze kuvvetleri bu yabancı davanın meşkük neticesi uğruna hedrolup gidiyordu. Genç adam Pariste tanıştığı genç erkânıharbin şimdi nerelerde olduğunu merak ediyordu. Cemil Hakkıya bu tesadüften sordu. dBi Ai? Fi On gün sonra şu mektubu aldı. İstanbulda Cemil Hakkıdan İstokholmde Ahmet Reşide ÂAzizim Reşit. İmparatorluk tepe üstü gidiyor. İçim okadar dolu ki sana mektup yazmak için elime kalemi alır almaz derdimi dökmiye baş- ladım. Çünkü artık gazetede yazamağıkta'n başka dostlar ara- sında bile konuşamadığımız mem- leket davası hepimizin gönül acısı oldu. Bu mektubu sen dünyanın en serbest bir yerinde okuyacak- lllıpırıtodnk yıkılıyor! Son ümit İttihat ve Terakkinin hürriyet inkılâbı idi. Bu inkılâp ta hükümdarın yerine geçen hüküm- darların tecrübesiz, beceriksiz, görgüsüz siyasetleri içinde sön- dü, gitti. Bana öyle geliyor ki şimdiye kadar birkaç bı:yük tehlike geçiren Osmanlı a- taramıyacak. Bir mucize olmazsa “esaret muhakkaktır. Zaten şimdiye kadar bu kafa- sız çölde ayakları Avrupada ya- şamakla ölmek arasında sürük- İenen bu (saltanatı ebet müddet) i hep tesadüfler kurtardı, Hünkâriskelesi — muahedesile Rus tabiiyetine giren denizler ve | çeti ge liitti Pagüğilin e betten — Avrupa — devletlerinin Dünden —çok sonra yine Ayastafonosa kadar inen Mos- kof —ordularının!) Ebu saltanatı çizmeleri silip süpürmelerine yine Âvrupa muvazenesi engel oldu. Bu tesadüfler olmesaydı bir ar- kadaşımızın dediği gibi şimdiye- kadar değil Rusya hatta Kavalalı Mehmet - Ali gibi bir ve yahut ' birkaç paşa Osmanlı saltanatının başını yiyebilirdi. Biz reaya diye koynumuzda beslediklerimize sürü sürü imti- yazlar veren, küffar diye takım takım kapiütlasyonlarla hükümet j îçinde'—[ıükümet kuran cahil vezir ve hükümdarların hatalarını tamir | etmek, memlekette bugünün milli siyasetine uygun bir milli vahdet temin etmek için uğraşırken bü- tün Âvrupayı yine kendimize düşman ettik. Daha dün Osmanlı idaresin- den kurtulan Yunan, Sırp, Bulgar ve Ulah milletlerinin garp kafası güderek elde ettikleri yüksek medeniyet gözümüzün önünde düu- rürken biz hâlâ (Haremeyn şeri- feyn) için sırma saçaklı kisveler bazırlıyor, Türk kadınmin mena- kıbeti için fetvahanelerdeki ho- calardan fetva çıkarıyoruz. Geçen gün İstanbul Merkez kumandanı Bayazıt meydanından geçen üç genç hanımı İnzibat memurları vasıtasile — çevirterek huzuruna çıkarmış ve: — Bune kıyafet, bune kepa- zelik, utanmanız yok mu, böyle kollarınız, yüzleriniz açık sokağa çıkmanın müslümanlığa yaraşır şey olmadığını bilmiyor musunuz. Diye her zaman elinden düşür- mediği kırbacile bu tazeleri biraz okşamış, sonra : — Bir daha' böyle görmeye- yim, sizi sürerim! Diye gözdağı verip salıvermiş. Bunu yapân adam Osmanlı tarihini dolduran cahil, kaba müteassıp kavuklu erkân, vüze- ranın yirminci asıra kalmış bir nümunesidir. Venedik donanması Çanak- kaleye geldiği zaman, Türkler yeni kaleler yapmışlar zannedip korksun diye Yedikule duvarlarını badana ettiren Veziri Ruşenzamir gibi | Anlaşılıyor ki Osmanlı salta- natı üzerinde ( İttihat ve Terakki) diye ortaya çıkan inkılâp zümre- sinin sinek kadar tesiri olmamış, Ve zaten onlar bir eldeki istibdadı paylaşmaktan başka bir şey yapmış olmadılar kil , (Arkası var) (a a M ”7

Bu sayıdan diğer sayfalar: