FÇ KNN gğ 21 TEMMUZ — 1939 TOTRUU Zılîııiınin par_ası züğllı:tlln çenesini yorar amma... -Bir milyon,, ne demektir bilir misiniz ? Bir liralık bir milyon banknot uçuca dizilirse 95 mil uzunluğuuda bir kordelâ teşkil eder ğ Sit Con Simon, Avam Kamara - Inda teslihata tahsis edilecek istik. 400,000,000 dan 800,000,000 sadl için parlâmentodan mü - t de istiyeceğini söylediği zaman Deiliz milleti biraz sersemler gibi kü“i_fakat biraz sonra mutat sü - Netini tekrar ele aldı. ha ö kika sö; ' >nen meblâğ o kadar “Yüktür ki, halk bunun manasını î_şzamaş:tan âcizdir. Fikrinde sekiz t yon gibi büyük bir rakamı 'Saflamalıyız. | Afamuda konuşurken veya bir îl? Okuürken alelekser bir milyon sö- aĞi Seçer, Bunun ne demek olduğu- dcaba lâyikile düşündünüz mü? | iı. ı T . .. “ * _____—mıl)on) kelimesinin ne gibi VAKIT kitabevi Dün ve yarın tercüme -— | | CN ve yarın tercü- Me külliyatı N &, , 31-40 4 cü seri — Kr. 8 külliyatı IV 60 33 Metafizik 40 Bi ı'kender 60 35 Kadın ve sosyalizm 100 gg Ptmokrit 25 gp Pinler tarihi 125 3R lözofi ve sanat 40 n , Etika 100 & TPrakin 25 Ruhi mucizeler 75 D0 IA a ça — — külliyatı V 120 iliaci #ri — z Gorio baba 100 113 Deliliğin psikolojisi 50 3 İlkbahar selleri 25 u Engerek düğümü 860 ö Rasin külliyatı M 15 16 Samimi Saadet 50 ? Tstatistik 30 8 Cocuk düşürtenler 80 İlim ve felsefe 30 Mevcudu kalmadı ENAA 580 Bu serinin fiatı 5.30 kuruştur. Hepsini alanlara yüzde 20 iskon. fo yapılır. Kalan 424 kuruşun 124 kuruşu peşin almarak müte- bakisi ayda birer lira ödenmek '—._n_ı_"'lüç taksite bağlanır. Dün ve Yarın ercüme külliyatı Satış yeri: VAKIT KİTAPEVI ' ,ı"'“ kitaplık birinci seri N'lmarı K 1 Safo 100 ? Aile Çemberi 100 3 Ticaret, Banka. — 75 Börsa ğ Devlet ve İhtilâl 75 h Sosyalizm 75 ; J- Rasin külliyatı | 75 ü İşçi sımıfı ihtilâli — 60 9 Ruht hayatta lâşuur 60 ığ Isfahana doğru 100 J. Rasin külliyatı OT 75 | 795 W serinin fiyatı 795 kurus İl ae Hepsini alanlara © 2 B Odto yapılır. 236 kurus Ş ;î"lh alındıktan sonra kala' B &81 ayda birer lira öder ı':îl' Üzere dört taksite bağlr i Vakıt Kitapevi şeyler ihtiva eaebileceğini kendili - ğimizden bulalım. Bir milyonu saymak için acaba ne kadar zaman lâzımdır? Hiç dur- maksızın her saniyedy iki rakam sa. yarsak bir dakikada 120, bir saatte 7200, 24 saatte 172,800 beş gün ve beş gecede 864,000 ve 18 saat 54 dakika son ra da 1000000 sayarız. Fakat bu saymak işini yemeğe, uy- kuya, istirahate muhtaç olmadan bir adamın yaptığını farzediyoruz. Bunlara muhtaç olan bizim gibi fâ- nilerin, bu rakamları saymak için gösterilen müddetin üç mislini sar- fetmeleri lâzımdır. Bir duvar veya cep saati bir mil- yon saniye saymak için on buçuk gün çalışıyor. Bir liralık banknot - larla 10000 nun büyüklüğü hak - kında bir fikir edinebiliriz, Yanyana konan bir milyon bank- not, dılrıları 400 yarda olanı bir mu. râbba teşkil ederler. Yani 160,000 yarda murabbaında bir saha kaplar lar, Bir liralık 1000000 banknot ucuca dizilirse 95 mil uzunluğunda bir kurdelâ teşkil ederler, Şimdi bir insan kalbinin muhteli! zamanlarda kaç defa attığını hesap edersek bu et parçasının ne kadar çalıştığını görerek hayretten hay - | rete düşeriz. Hali sıhhatte olan bir adamın kalbi dakikada 75, saatte 4500, günde 108,000, senede (40 | milyon) defa atar. Fakat kâinata nazaran bir milyon lâşey mesabesindedir. Yıldızlar a - rasındaki mesafeler o kadar bü - yüktür-ki'bu mesafeleri ölçmek i - çin vahidi kryasi (senelik ziya sü - rati) yani bir senede ziyanın katet- tiği sürattir. Bu da 6000000000000 mildir. Diğer bir vahidi kıyasi de (siriometre) dir ki arz ile güneş a - rasındaki mesafenin 1,000.000 misli dir. Yani (93,000,000,000) mildir, Âlimler bir toplu iğnenin başı ü. . * “s bir milyon hayvana'ın ya- şayıp hareket edebildiklerini bul - muşlardır. N Ü A b B Ha AD B L RRE A C ee lnii dd l kazanan S F ABER — Akşam Postası _ 12,000 Ingiliz lirası güvercin! ingilterede yüzbinden fazla harp Eski zamanlarda — uzak yerlere süratle haber göndermek için gü- vercinler kullanılırdı. Beş bin sene evvel Mısırlılar — güvercinleri ehli- leştirerek postayı buülarla gönder- dikleri gibi eski Yunanlılar da harb zamanında güvercinlerden çok is . tifade ederlerdi, 1870 . 18T71 Fransız - Alman har- binde Almanlar tarafından müha - sara altına alman Parisin hariçle muhaberesi güvercinlerle temin e - dilmiş ve güvercinlerin bu harbde mühim hizmetleri görülmüştü., Hat- tâ İngiltereye ait mektublar bu va- sıtayla gönderilmiş ve bir güvercin bir defada birkaç yüz mektub gö. türebilmiştir. O zamanlar tutülan bir hesabha göre kuyruğunun tüylerine bağla - nan birçok küçük — küçük mektub kopyasile müteaddid seferler yapan bir güvercin talili sahibine 12000 ingiliz lirası kadar mühim bir para kazandırabiliyordu. 1914 . 1918 harbinde de güver- cinler mühim bir rol oynamışlardı. Fakat güvercinlerin muvaffakıyetil işler başardığımnı sezen düşman bun lart yollarından alıkoymak için bir çok vasıtaalra müracaat etmişti, Bilhassa güvercinleri öldürmeğe mahsus adamlar tayin edilmişti. Ancak güvercinler ilk uçuş akabin- de çok yükseldiklerinden bunları vurmak güç olmuştu.. Vakıâ, vurulup düşenler çoktu, fakat yaralı oldukları halde taşıdık. ları mektubları yerlerine götürmeğe muvaffak olanlar da vardı. Ciddi surette yaralanan — güvercinlerden biri mühim bir mektubu mahalline eriştirmeğe müuvaffak olduğundan dolayı mükâfat alarak şöhret ka « zanmıştı. Almanlar posta güvercin- lerini yolda yakalamak için şahin- ler de yetiştirmişlerdi. Şahin bu husustta bütün diğer yırtrcı kuşlara müreccahtır. İngiltere . İskoçya — Üzerinde bir şahin yuvasında posta güvercinle - rinin ayaklarma takılan halkalar. dan üç bin tanesi bulunmuştur. Uzun bir yolda bir şahinin uçuş sürati çok büyüktür. İyi terbiye görmüş bir güvercin yolunu kay - güvercini yetiştiriliyor betmeksizin yüzlerce mil mesafeye kadar uçabilir. Uçuş sürati rüzgü - rm istikametine göre değişir. Kuv. vetli ve muvafık bir Trüzgârla bir güvercin saatte vasati olarak 40 i- le T0 mil arasında bir mesafe kate. debilir, Telsiz mesajları düşman tarafm- dan yakalanabilir, telefon telleri kesilebilir, fakat bir postayı emni- yet ve süratle götürmek işi bir gü, vercine büyük bir itimatla tevdi o- lunabilir. Son harb esnasmda — güevrcinler tarafmdan ifa edilen kıymetli hiz. metler asla unutulmaz. Bu sebeb - den dolayı bugün, İngilterede yüz binden ziyade harb güvercini yetiş- tirilmekte ve bunlarm çoğu en u . zak yerlere gidip gelmek kabiliye - tini haiz bulunmaktadırlar. ğiklzetler, temgnnîler Şişli halkının şikâyeti Şişlide oturan bir çok okuyucu- larımızdan aldığımız bir mektupta deniliyor ki: “— Şişli tramvay caddesini müvazi istikamette takip eden ikinci derecedeki Âbidei Hürriyet cadidesi 15 - 20 senedenberi tamir görmemiştir. Artık birer çöküntü halinde bulunan arnavut kaldı. rımlı bu cadde, yazın bir toz der- yası ve kışın da bir sün'i göl manzarasını almaktadır. Toprak- lr caddeden kalkan töz bulutları civardaki apartıman ve evlerin pencerelerini bile açmağa imkân bırakmamaktalır. HABER — Bundan iki sehne evvel de bu caddenin resimlerini köymüş ve o zaman da ayni feci halleri belediyenin gözleri önüne sermiştik, Fakat nedense aradan iki sene geçmesine rağmen bü- tün şikâyetlere aldıran bile olma- dı. Şimdi Yyeni belelliye Teisimiz Lütfi Kırdarın şehrin bütün dert- leriyle olduğu gibi yol derdiyle de çok esaslı meşgul olduğunu görü- yoruz, Şehrin en büyük ve kala- OA YU Z M A Oporcular ve kamplara Gidenlerin nazarı dikkatine : Avrupada büyük rağbet kazanân ve subaylara çok yarayan 3 renkli DAİMON Askı fenerleri gelmiştir. Her yerde DAİMON pillerini ve ampullerini de israrla isteyiniz. DAİMON markasına dikkat ediniz . SESKEMKEK NLN K EADRRTANZ AA TERERNK S detl yat Dizol Eloktrik - Grubü- almacaktır Fethiye belediyesinden 1 — Nafra Vekâletinden musaddak proje vesairesi mucibince Fet. hiye belediyesi elektrik santralına ilâve edilerek ikinci dizel elektrik gurubu 24—6—939 tarihinden 9—8—939 tarihine kadar 45 gün müd- e ve açık eksiltme usulile eksiltmeye konmuştur. 2 — Eksiltme 9—8—939 çarşamba günü saat 17 de Fethiye bele- diye dairesinde müteşekkil belediye encümeninde yapılacaktır. — 3 — Tahmin edilen bedel 4470 liradır. 4 — Muyakkat teminat 335,25 liradır. 5 — Proje, keşifname şartname ve mukavelename projesi Fethiye belediyesinden ve İstanbulda Sirkeci Yalıköşkü'caddesi Fethiye Nakli- ve Ticaret Evinden parasız alrnabilir. 6 — Taliplerin sicil ticarete kayıtlı ve halen faaliyette ve bu gibi taahhütlerde bulunduklarma dair birer vağkağleşşmt'mmğaa ket ediyorlarsa şirketin sirküler veya vekâletnamelerini ibraz etmeleri muvakkat teminatı yatırmış olmaları şarttır, '(4759)' VAKIT Cep Kütüphanesi lideki bu caldldenin bir an evvel No, Yazan ve Türkçeye çevirenin adı Sayıfa Erş. ıi .Kader (Volterden), Asım Us 208 15 2 Ölimpiyad oyunları Vildan Aşir 120 — 10 8 Kilerans Terras esrari (Galopin'den) G, V, 804 — 20 * — Yugoslavya seyahat notları Asım ÜUs 112 — 10 5 —Şark Ekspresinde cinayet (Christle'den) V. G. 360 20 6 —Etrüsk Vazosu (Prosper Meirme'den) Haydar Rifat — 64 — 20 7 Her memlekette birkaç gün (Muhtelif müelliflerden) Ahmet Ekrem 352 20 8 Son korsan (Fon Lüknerde'den) Fethi Kardeş 376 20 9 —Kafkas hikâyeleri (Kazbek'ten) Niyazi' et 120 10 10 —Son Ehlisalip müuharebeleri (Kollins'ten) Ahmet Ekrem 276 — 20 11 — Futbol kaideleri Nüzhet Abbas 4010 balık semtlerinden biri olan Şiş-|tamrini kendisinden saygılarımız- la bekleriz. 180 - — Ne yaptınız madam?. — Benim polisimden başka, gayet cesüir, terbiye ve nezaket- ten mahrum bir takım adamla- rım varidır. — Demek onları besliyorsu- nuz?. — Beslemiyorum, çünkü bes- lersem mösyö Subiz gibi — şişe- rek meziyetlerini kaybederler. — Beni meraka düşürdünüz, söyler misiniz?. — Sizin Şuvazöllerle benim aleyhimde yaptırdığınız her tür- lü fenalık ve fesatları düşün - düm. Bunlandan canım sıkıldı. Derhal şu programı adamlarıma verdim.. Hiye mübaşiri veriyor, lekelemektir. gidiyor. şark haberleri Evvelâ; mösyö dö Sartin ad- ru ağaç sokağında dördüncü katta bir fakir kızı ziyaret edi- yor, her ây ona Üüç yüz frank — Lekelenen ne kadar çok şeyler var. Sahiyen : dö Sartin, bir muhterem papas kıyafetinde Sent Antuan ma - hallesindeki kadın — manastırına — Madam, oradaki rahibelere — Küçük şark mı? büyük şark mı? Ne ise,.. Sonra, mösyö €ö Sartin polis müdürü kıyale- “JOZEF BAPSAÂMO geziyor. tinde, bir kira arabasiyle düşes dö Gramonu alarak Pariste gece — Madam, idaremi bu kadar gözden düşürmek mi istiyorsu. nuz?. — Siz beni — Bunların müthiş şeyler.. gözden İdüşür- mekte beis görüyör musunuz ? Daha bitmedi, dinleyiniz . — Dinliyorum.. — Bu program mucibince bizim herifler işe başlayıp ça- lıştılar, bugün erkenden mü- kemmel üç kıta hicviyeyi aldım. —O zaman mahvoldum.. üçü de gayet Bu sabah krala takdim edeceğim.. Adeta kral kıyafetinde Ku- gibi. hakkında tanzim edilip müsaa - denizle elden ele gezen hicviye Poliş nazırı ellerini kavuştu - rarak içini çekti: — Bunu da nereden haber al- dınız?, — Bunları arayıp bulmağa ne Mösyö hacet, her gün aleyhimde ne çı. karsa bana hepsini hediye edi- yorlar.. Hattâ bundan dolayı si- ze teşekkür ederim. — Oh! Madam... — İşte yarın bana olduğu gibi götürdüm.. sunuz ?. size de bu üç hicviyeyi — hediye olarak göndereceğim.. — Ne için şimdi vermiyorsu. — Çünkü onları dağıtmak için — Mösyö dö Güyon, Prens dö Subiz, mösyö dö Sartin, mösyö dö Mopu.. — Dük dö Rişliyö geldi mi? — Henüz görünmedi madam.. — Dün de gelmedi. Dore sana dem JOZEF BALSAMO 17T kat size karşı itaat ve samimiye. ti tamamen malüm olan ben, niçin ikinci krsma ayrıldım?. — Aleyhime tertip olunan bir çok ilânları, risaleleri tab'a, tevzie, satılmıya, hattâ krala edim mi? Kendini tehlikeye — verilmesine kadar müsaade et- koymaktan — korkuyor. Şimdi — meniz pek fena oluyor. Pek! birini gönder de dük hasta mı- — pek fenal.. dır, sorsun.. — Fakat neticeden ben mes'ul — Peki.. Madam bügün mi. — değilim .. safirleri birden mi kabul buyu- racak yoksa hususi mi? Mösyö Sartini çağır ona söyle- yeceğim var.. . Madamın emri derhal yapıldı. Poli güldüğü için, onun güzel bir ha- vadi lıyordu. K büyük bir aynadan polis nazırı- nın içeri girdiğini görerek: — Bonjur, benim düşmanım, dedi Polis nazırı şaşırarak : — Düşmanınız mı? Ben sizin düşmanınız neden olayım? . D — Şüphesiz. Halk benim için iki kısma ayrılmıştır : Dostlarım, idüşmanlarım.. Bunlarm arasında — Bilâkis mes'ulsünüz.. Çün- kü bunları yapan sefillerin kim olduğunu biliyorsunuz.. — Eğer bunların mülellifi bir tek adam olsaydı, onu Bas- tile koyarak gebertmeğe lüzum yoktu, Çünkü kendi — işlerinin tahammül edilmez ağırlığı a. tında kendi kendine ezilir, gebe- rirdi. — Biliyor musunur mösyöü?. Bu söylediğiniz eöz pek te bo- şa gidecek bir şey değil. —Eğer bendeniz sirin düş- İN manınız olsam, bunu söylemez dim. — Evet buda doğru. Artık başka şeyler konuşalrm.. Şimdi aramuz iyidir. Buna karar ver dik.. Barışmak fenm değil.. P. kat bez halde bir şey canımr w- kıyor.. Husust — görüşeceğim, s nazırı odaya girdi. Yüzü s getirmekte olduğu anlaşı. adın kapıya karşı konmuş edi. olanları kabul etmem, yahut on- — Ne gibi bir şey'. ları da düşmanlarım arasında — Senin Şuvasöllerle des »- görürüm. ; luşumuz , — Hakkınız var madam, İfa- — Madam mdeyt — Sirvüz”