-—? TEMMUZ — 1037 * HABER — Akşam postası > İrak Kralı (Baş tarafı 1 incide) Ve Atatürkün verdikleri muhab &bi aynen neşrediyoruz: 5 Kemal Atatürk Türkiye Relsicumhuru Şark ANKARA dört Anlaşmasını tesbit ve tebyin — eden Akit g ©3 Ve dost memleket arasındâ mün' 18 biz ökue d misakmın imzasr münasebeti h414:11..-,,"!“ lânsa, en hararetli — tebriklerimi Mez bi b:ğb"huM Bundan sonra çözül Ti b b la birleşmiş olan — memleketleri NHJJ;) dise yoluyla samimi ve verimli iş Ülr, Biz ekı:“lh“n hizmetine koyabilecekler r lânsin saadeti ve Türk milletinin da en samimi! — tememnileri İn bu fırsattan istifade ediyoruz. Gaziyülevvel Kralı Majesta Gaziyülevyyel Hazretleri Saadabag BAĞDAD Böndermek lmmakmm imzası münasebetiyle “llruı bü Ütfunda bulundukları — dostane Tblrina karuk bir memnuniyetle aldım. Bi k Gört g Tdeşlik ve dostluk rabıtalarile bağ biş ta €Vletin dünya sülhü yolunda verimli B Mesaisini temin edecek olan bu *ter t Mleketlerimiz için çok hayırlı bir “lmum Bi Bu ııııu:f:ı_lzuı:ı %“m iç eder, hepimize — müteyemmen dllerım. t vesile İle zatı mülükânelerinin etleri ve kardeş İrakm refah ve €n samimt temenniyatımı izhar tiyarım, Bit Tekağı , ü %le:h K. ATATÜRK İ Resmi tebliğ Şark P'aku (ALA.) — Pars ajansindan: , Sah Tz tinin imzasından 'sonra — neşrolü î; tebliğin mötni şudür: m“ı.-. ,_Mtorlutu. İrak ve Afgan kral Kantamı m'mrkiye cümhüriyeti hariciye ba 'ımy“nkem edilip Cenevrede — İrak, Tata B * arasında 2 teşrinlevvel 925 te pa Tn ga y VS Sonradan Afganistan tarafın Püktr ıh'n“msi?“ kabul ve tasvip Tah temmuz 1937 tarihinde Tah olunan '%âî"“& Saadabat sarayında imzala A Sakının imzası münasebetlle latürkü tebrik etti t Büyük şefimiz samimi bir €lgrafla mukabelede bulundu Bu paktı, imzalayan dört memleket arasın da mevcut samimi ve kalbi — münasebattan olduğu kadar onlara rehberlik eden ve gerek menfaat iştiraklerini ve gerek sulha — hâdim kılmaya azmetmiş bulunduklarını lfındw tesanüdü teyit eyliyen dostluk zihniyetinden mülhem olmaktadır. Afganlatan, İrak ve Türkiye Hariciye bakanları Tahrandaki ika metleri esnasında Başvekil Mahmut Cam ve Hariciye Bakanı Samyi ile müteaddit mülâ katlarda bulunmuşlardır. Bu — dörtler mülâ katları tam bir görüş birliğinin müşahedesi ne İmkân vermiştir. z Bu tebliğ, Afganistan, İran, İrak ve Tür kiye Hariciye bakanları tarafından imzalan mMiştir. Hariciye Vekilimizin tazimleri Tahran, il ÇA.A.) — Parsa ajansından: yor: Şark paktının Saadabad sarayında imzası nt müteakip, Türkiye hariciye vekili doktoör Aras bu paktım imparatorluk sarayında imniza sına Muvafakat ettiğinden dolayı ngg'te Şehinşaha, heyetin tazimat ve şükranlarını arzetmiştir. İran Hariciye Veziri Samyi, delegelerden her birine muahedeyi imza ettikleri kalemle | ri bir hatıra olarak hediye vermiştir. Dört hariciye bakanı bu merasimi mütea kip sarayın korusuna çıkmışlar ve bir müd det sonra oraya Majeste Şehinşah da gelmiş lerdir. Şehinşah dost memleket — mümessille riyle uzun bir hasbihalde bulunmüuştur. Sehinşahtn azimetinden sonra — Hariciye Veziri Majestenin emirleriyle dört devletin müÜmessillerine hümayun nişanının — birinci! rütbesini ve Tahrandaki Türkiye ve İrak el çilerine de bu nişanın birer madalyesini tevdi etmiştir. Hariciye Vekilimiz Baküde Moskova, 12 (A.A.) — Türki- ye Hariciye Vekili Dr. Rüştü Aras, Pehlevi'den Bakuya gelmiş ve der- hal Moskovaya hareket etmiştir. Diz çıkma riyîğ?f&'adan bildirildiğine göre, Su- Ra“müntîa kargaşalıklar olmaktadır. :;İk k=aMıya hücum edip r etmişler, Cezirede V&nîîîş halk Fransız mandasının de. kat v“a;;e nümayişler yapmışlar fa- İşe p Püna mâni olmuşlardır. :"ı. Vatandır Skeri de müdahale et. hm,şıwı;r iz askerlerine sal * İtibariyle her iki taraftan ö. İN sayısı 13 ü bulmuştur. ]î’ üriyeden manda Yeni F:'kmlyacak mı ? Inebugun Ansız kabinesinin yakında Mevkle diy CİSİ önünde nazik bir Ziyet, m_i!eceği sezilmektedir. Bu va. ııy'liyıe Ye - Fransa muahedesi 10. ektir. Malümdur ş arazğında mev- e asilk, hremını Halkevin- evkonferans e 1 lı_umkonseı' 1 vinden: Pa ki *Vimizde de:aT Perşembe akşamı, saat 21 erli bilginimiz İzmir saylavı k eekq:dehîntl) 2 İle z ÜY!I lmuînm,un îu"mlıdon Kemalettin Yaltkaya gaden bazi , halk (kâalenderi) h'—ık;lmmhpîçu" Çalınıp okunacaktır. teyn Baha , tarih, edebiyat koömitesi önlü twî“komu (şimal yürüklerinde hin. Beymen İfin esaslarını anlattıktan ? İ büyük körolarından (gelin al %l*—- üyüı “kuyıcakh:r. tm!tlı %“mm bestekâr — Muzaffer b îı;w i ei :crîc:e manilerinden mth B ir, ( 'İll'ı_ ı:"zme konservıtuvnrmda.n Müker r, Ten : ııocm' ve Hüseyin tarafından B Tno, :; Cnîa.caıu"duı e H p e g SANS Ve konserler : Yoktür, Herkes gelebilir. | Mevzulu bir konferans vere için ayrıca k Yüceli 'EMĞZ: (memleket geceleri) seri Üçüncüsü olmak — üzere | — Ş &Ariyede karışıklıklar ga başladı ger taraftan Fransada, Suriye Mandasının kaldırılmaması temayülleri belirdi cut ve Suriye Üzerinden Frausız man. dasının kaldırılmasını terain eden mu. ahede henüz Fransız meclisi tarafın. dan tasdik edilmiş değildir. Bir kısım radikallerle merkeze men. sup mutedil partiler Suriye - Fransa muahedesinin tasdikına şiddetle mu- halif bulunuyorlar. Bunların kanaati Suriyenin vaziyeti ciddi endişeyi mu. cip olduğu merkezindedir. Bu partiler, Suriyenin parçalanmak tehlikesi karşısında bulunduğunu sanı. yorlar. Seyit Rızanın karılarından bir. Büyük oğliyle bera- ber dehalet etti Elâziz, 11 (Hususi) — Dersim- de son şekavet hâdiselerinin elebaşı- larından Alişer'in şakiler tarafından öldürüldüğü haber alınmıştır. Seyit Rızanın büyük - karısı ile büyük oğlunun da, asayiş kuvvetle- rine dehalet ettiği haber verilmekte- | dir. SATILIK Sirkecide Vezirbahçesi kıraathanesi acele devren sağılık. Müracaat Büyük - derede Fıstıksuyunda Süleymana. 9020 v Ve fagot İle (Haydean) | KIRALIK KÖŞK Bakırköyünde Kartaltepede karakol _&iv&mnda Velikoşu caddesinde 9 numa. ralı vâsi ve fevkalâde nezaretli elektrik telefon suyu, köşkün dört odalı dairesi arzu edildiği takdirde yazlık kiraya ve. rilecektir. İçindekilere müracaat, tele- föon numarası 16,61 dır, h ' 9146 Tarihi tetkikler: İstanbul hapisha Ya ehli iman! Bize yiyecek — verin, açlıktan ölüyoruz!,, — Yazan Hapishanelerin bu perişan hali 250 yıl sürdü. O yıllarda misli görülmemiş bir kıtlık ve ondan sonra geçici ve bulaşık hastalıklar zuhur etmişti. Bu felâket, halkı kendi derdine düşürdü. Günde yüzlerce insan ölüyor, ölüleri gömmeğe imkân bulunamıyordu. 1207 yılrı başlangıcında Miısırdan gelen bir geminin İzmire ve oradan gelen birkaç tayfa ve yolcunun da İs. tanbula taun hastalığı getirdiğini kay dederken tarih o günlere ait vefiyatın . sayısını da gösteriyor: «., Babrâli tarafından kapılarına — hafice muüuharrirler irsal ve tayin ve kale kapıların dan dışarı taşıman mevtaları sübtü — defter etmeleri telkin olunmakla derunu İstanbulda bazı cevami ve mesacit ve türbeler civarın daki mekabire ve bunlara benzer — mahalli salreye defn olunanlardan başka — İstanbul kapılarından geçirilen cenazeler, evasıtı ra mazanda bazan 1,500 ve bazan dahi 2,000Ü raddelerinden olup Galata, Üsküdar ve Boğaz içi ile beraber yevmiye bazan 3,000 1 müteca viz olurdu.,; — Ya ehli iman! bize yiyecek verin, açlıktan ölüyoruz ! Mahpuslara — yaptıkları adakların faydasızlığını gören halk, artık kendi derdine düştü. Herkes kan ağlıyor. Evlerinden çıkarlarken, çoluk, çocuk- lariyle helâllaşryorlardı. Mahpuslar yardımsız, aç kaldılar. Hele Baba Ca. ferdeki zindanın mahpusları açlıktan feryad ediyorlardı. Zindanınm pencere. lerinden taşan: — Ya ehli iman! Bize yiyecek verin, açlıktan ölüyoruz! Feryatları faydasız kalıyordu. Bu haykırmalara tahammül — edemiyen Bu çok acıklı vaziyet epey müddet sürdü. Hükümetin iaşe cihetinden hiç de hatırlamadığı mahpuslar, halkım yardımından da mahrum kalınca ve üstelik hastalık da başgösterince ha- pishaneler birer ölüm Yyuvası haline geldi. Açlık ve sefalet!... Bu iki kudretli mefhum, hapishanelere kök salınca, mahkümlar biribirlerine kafa tutmıya başladı. Mahpuslar ara- sında ötedenberi adetâ bir nizamı iç. timat haline gelmiş olan tesanüt tea. mülleri bozuldu. Zorba zümre biribir. lerine düştü. Subaşılar, zindan hasekileri, iki mü tehakkim zümreden hangisinden daha fazla faydalanıyorlarsa o tarafı tutu- yorlar, öteki tarafı eziyor ve ezdiri. yorlardı. Para ile satmalınan bu yar. dımdan kuvvet alan zorbalar, mahpus- ları alabildiğine soymıya başladılar, Yeni gelen mahpuslardan aldıkları “dam parası” nı arttırdılar. Bu para. yı veremiyenler, ellerine geçecek ilk paradan ödenmek üzre “Dam sandığı” adıyla aralarında kurdukları uydur. ma bir tşekküle borçlandırdılar, Ücretle yatan mahpuslar Mahpusların hüviyetlerini tesbit et. mek usulü mevcut değildi. Subaşılar, zindan hasekileri, hükmen hapsedil- mesi lâzımgelen adamlarla uyuşarak, isimleri onların adlarına benziyen bir takım fakirleri az bir para mukabilin. de hapis yatırırlar, bu Ssuretle hem kendileri, hem de hasekiler istifade e. derlerdi. “Yolcu” adı verilen bu kabil adamlar, mahpuslar arasında kötü bir sınıf sayılır, hakaret edilir, en aşağı hizmetlerde kullanılırdı. “Haberi sahih” bu bahse dair şöyle bir fiıkra vardır: “Zindan hasekileri birkaç neferle derunu ve birun şehir- de gezerek hırsız, katil ararlar, para almaları memul olanları hapsederler. “ Bundan başka, devlet ricalinden, nü. fuzlu kimselerden bazıları sevmedik. leri, hoş görmedikleri, kavgalı olduk- ları adamları şahsi emirieriyle hap. settirirler, zindanlara tıktırırlardı. Mahpuslar Baba Cafer zindanıma | girerken para vermezlerdi. Fakat çı. İstanbul hapishanesinin üçüncü koğuşu —ve Tersane ı 2ır birkaç koğuş daha vardır. Mahkümlar bu — bahçede teneffüs — ederler. karlarken 18 para harç ve “dilekçi ak- çesi,, adıyla iki para vermeye mecbur. du. Zindan kâtibi “derkenar harcı,, di. ye, kırk akçeden yirmi paraya kadar avaid alırdı. Bilhassa kadın mahpuslar üzerinde çok çirkin arzular, kirli emeller besle. nirdi. Kadınları, istedikleri gibi hap- sederler, arzuları dairesinde tahliye &« derler, bazı geceler “harimlerine,, âla. rak zevk ve safa ederlerdi. Bu çirkin haller, suiistimaller, yol- suz hareketler halkım kulağına kadar gitti, şikâyet sesleri yükselmeye baş. ladı. İ İstanbul kadısına bir buyrultu Bu sulistimalleri, “İstanbul kadısı izzetlü faziletlü efen. di hazretlerine,, 1180 yılında yazılan şu buyrultu teyid etmektedir: Bundan akdem zümrei —fevahişin ahz ve tediplerini muhtevi zabitana hitaben neşro lunan buyurultular mucibince — etraf ve ek naftan ahz ve tedip için Baba — Cafer zin danma bendolunarak mahalli mezkürde tera küm ve ihtişad eden taifei nisvanın — ıslahı nefs edinceyedek zindanıbend olduklarmımdan sonra. içlerinden tövbe ve tezkiyei nefs eden lerden bir dahi mürtekibi fuhş ve şenaat ol mıyacaklarına mahalleleri imamları marifa tile huzuru hâkimde yarar kefilleri ahz olun dukça bir taraftan sebillerinin tahliyesi dahi lâbed olup lâkin bu hususa kıyam ve mübaşe ret edecek eimmel mahallât ve kefil ve şahit olacak zevat ve hademi — mahakim ve asea başı ve subaşı vesair hüddam ve neferatın da mat hamıma tabaiyet ile taifei mezbürenin tahliyesi sebili şayan olanlarından akçe aldık larından maada tertip ekâzip ve derüğ ederek şayestel ıtlak olmayanlardan dahi bir takrip ile itlakımna ictisar edecekleri İstihbar — olun makla imdi zümrei mezkürede'zindanbend o lan güruhu fevahişten tezkiyelinefs eyleyip ıt laka şayan olanlarından mahallesi imamı ma rifetile, bir dahi irtikâbı fuhş etmiyeceğine yarar, kefilleri ahz olunup sebilleri tahliye sine ruhsat verilenlerden eimmei mahallât ve hüddamı mahakim vesalre hademe ve neferat tan kimsenin ücreti kadem ve hakkı kalem namile bir akçe almaması hususunun tenbi hi lâzım gelenlere tekid ve hususen henlz tezkiyel nefa etmiyenlerin akçe ümidiyle sebi lini tahliye ettirmeğe cehdeden imam ve aha lii muhteremeden kemesne — zuhür ederse le dettaharri men ve zecrin bezli kudret ve mü tenebbih olmayıp gene baisi tezayüt fesat ve fuhşiyat olur halâta tasaddi eden bulunursa hakkınmndan ğelmek için isim ve resmile ilâma mübaderet ve işbu emrin suretinin Eyüp ve Galâta ve Üsküdar vesalr iktiza eden maha kimin sicillâtına keydettirmeğe dikkat eyli yeler. deyu.,, 20 Recep 1190 Türkiyede ilk hapishaneler nazırı Baba Cafer zindanında cereyan e. den bu facialar, kötü hareketler, mah- pusların perişan hali yalnız bir ada. mın dikkat ve rikkatini çekiyordu: Baba Cafer türbedarı Hoca Salih.., Hoca çok yumuşak kalpii, merha. metli bir adamdı. Yürekler yakan bu | vakıâlar karşısında mahkümları ye- dirmek, sevindirmek için çareler ara. mıya başladı. “Baba Cafer” türbesi, o zamanlar halkın derin ve samimi bir nelerinde aK ARE R di Ş yolsuzlukları, | U —ai İ e Z b ll £ Hüseyin Rüştü j Ladil ' öti ni « azta Ni eit n eei L L di Y dimeelll 4 Ddi İ mi | külllem - - " bahçesi. (Bu bahçeye na. -a - itikatla sarıldığı, Tuhaniyetinden is. timdad ettiği bir ziyaret yeriydi. Her gün, her sınıfa mensup yüzlerce insa. nın başvurduğu bu türbeyi, valide sul- tanlar, kadınefendilerle birçok saray erkânı da sık sık ziyaret ederlerdi. Türbedar Salih hoca sarayın nüfuz. lu ziyaretçilerine, mahpusların peri. şan hallerini anlatıyor, büyük büyük yardımlar temin ediyordu. Hoca bu- nunla, da kalmadı, yine bu nüfuzlu zi. yaretçiler vasıtasiyle, hapishanelerin' bakımsız birer sefalet yuvası haline geldiğini padişah üçüncü Mustafaya kadar duyurdu. i tSvAR AĞ 'Padişah bu hususta alâka gösterdi, mahpuslara hükümet tarafından yiye. cek verilmesini, iyi bakılmasını, hapis- ;; hanelerin de Hoca Salih efendi tara. fmdan idaresini emretti. Ve hocaya “Hapishaneler nazırı,, adı — verildi. (1180). v ! Hüseyin Rüştü E (Devamı var) b ** YA e S Istanbul konuşuyor (Baş tarafı S üncüde) keye belediyece yüz para mühür pa- rası alımırken, bu musluktan şaril şa. rıl su akardı. Ne vakit ki sakalar bu. radan çekildiler, bizim su da bu hale geldi. Yani sizin anlıyacağınız, bütün semt bir su yolcunun keyfine tâbidir., O isterse bol su verir, istemezse, büs, bütün keser... Bu adamın söyledikleri doğru muy. du, yanlış mı bilmem, fakat bu iddiayı işittikten sonra belediye sular idaresi nin bu nokta üzerine dikkat nazarını çekmeyi aklıma koydum, çeşmenin res mini alarak, yukarki mektubu yollı. yan okuyucunun evine doğru yürü- düm. Camiin yanından ayrılmadan ev vel, oralı bir genç, çeşmenin karşısın. daki bir meydancığı da gösterdi. Bu. rası taş yığınları, toz toprak içinde bir mezbelelikti. — Burada, dedi, sözde yol yapıla.. caktı, 5 - 6 sene evvel bunları gelip _';rığdılar, ve bir daha o gidiş bu gidiş. Belediye buranın semtine bile uğrama. dı. Ya bu molozları kaldırsınlar, ya. hut da yol mu yapacaklar, sokak mr açacaklar, ne yapacaklarsa yapsmlar,___u | HABERCİ — alar saiie ; ğ L V A e di , B - ai dkdidünür Gikkae ZZ üda Ve e YF N TOPTAN KİRALIK ÜnA Tophanede Karabaş mahallesin- 2işi de Lüleciler caddesinde 26 — 28 Nao. altında bir kahvesi olan 22 odalı mükemmel terkos ve elektrik tesi- —— satlarımı havi han toptan kiraya ve- Bi rilecektir. Derununda sahibi Hacı Köt Hamide müracaat. (708) CalE (M. Turhan Tan) ——— — »of A 0