12 Temmuz 1937 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 2

12 Temmuz 1937 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Amerikadış siyasası ve Türkiye ... Yazan : Şekip Gündüz İMALİ Amerika Birleşik dev. letleri hükümeti hariciye ne. zareti müsteşarı Bay Summer Welles, Virjinya Üniversitesi dış sıyasa ens- titüsünde bir nutuk söylemiş ve dün- ya ahvalini hulâsa ederken en ziyade İspanya meselesi üzerinde durmuş, âdemi müdahale prensiplerini ortaya âatmış ve buna taraftarlık göstermiş olan devletlere karşı Amerikanın ne büyük bir sempati duyduğunu izah ederek şunları söylemiştir: — Ne yazık ki bu gayret boşa çık. mıştır. Şimdi ufacık bir kıvıleım dün. yayı yakabilir. İspanyada cephe tu. tan taraflara müzaheret eden, dost. luk gösteren devletlerin ademi müda- hale prensipine yeniden saygı göster- Mmeye başlamalarını temenni edelim.,, Avrupa gazeteleri hariciye müste. ğarmın bu vesileden istifade ederek Şimali Amerika Birleşik Devletlerinin Hdış sıyasasını şöyle hulâsa ettiğini de bildiriyorlar: — İ — Milletler arasında siyasi ahlâ. km yeniden teessüsü, Yani verilen söz. lere riayet edilmesi ve hukuku düvel kaidelrinin hâlâ mer'iyet mevkiinde bulunduğunun müştereken ilânı, 2 — Milletlerarası ticaretin tekrar başlaması, 3 — Teslihatın tahdidi,. silâhların karşılıklı olarak azaltılması, 4 — Görüşlerde ve fikirlerde yakm- Llık ve anlaşma kurmak için muhtelif memleketlerin devlet adamları arasın- da devamlı temaslar ve milletler ara. sında serbest münasebetler tesisi, Bu hariciye müsteşarı, milletlerara. Bi ticareti mahveden bugünkü korun. ma tedbirleri ortadan kalkarsa bunun yerine hiçbir memleket istihsal siste- Mmine fenalık vermiyecek bir sistem koyabhilmek imkânma kanidir, “— Dünyanın bugünkü elemleri, sa- nıyorüm ki umumi harpten sonra İş. lenen haksızlıkların ve hataların ne. ticesidir. Bu siyasi, iktısadi ve ma. li haksızlıklar ve hatalar hâlâ orta- dan kalkmış değildir. İnsanları ümit- siz bir istikbale mahküm etmek ve onları bütün hayatlarınca eski nesil. leri idare etmiş olan geflerin hataları. nı tazmine mahküm etmek nasıl doğ. ru ve nasıl mümkün olabilir? Böyle bir hayata mahküm edilmiş olan in- sanlar daima önlerine çıkan ilk fır- sattan istifade etmişler ve kendileri. ni böyle tahammül edilemez esirlik. lerden kurtarmışlardır. Eğer Avrupa milletleri umumi harbin pürüzlerini ortadan kaldırmağa karar verirlerse böyle bir harekete mali ve iktısadi iş birliği temin etmek suretile yardım etmemize Amerika efkârı umumiyesi sanıyorum müzaheretten çekinmiye. cektir, Avrupanın bugünkü keşmeke- şinde bizim hiçbir hissemiz yoktur. Yalnız bu keşmekeşin doğurduğu ik- tısadi sistemin fenalığı ve bu keşme. keş içinde silâhlanmanın tahdidine imkân bulunamaması bizi de muzta. rib etmektedir... * A & Görülüyor ki Amerika hariciye müs. teşarınım izah ettiği dış sryasa bizim dış sryasamıza tam bir paralel yap- maktadır. Cebelüttarık'ın ayırdığı iki büyük denizin biribirinden en uzak iki kıyısı- nı idare eden iki büyük sefi biribirle. nine yaklaştrran, ısındıran ve biribir. lerine hayran eden sır, ayni büyük ide. ale ikisinin de ayni ateşli imanla sa. rılmış bulunmasıdır; Sulhü candan istemek ve daima da; “ha iyi, dalma çok mükemmel ınsa.n Bay Summer nutkunu şu sözlerle | olmak ideali. bitirmiştir: Şekip GÜNDÜZ Cumhuriyet Moskovadan bayramımızda Fransiskoya Ankaranın misafirleri Irak Başvekili ve Afgan Hariciye nazırı * da gelecekler Bu seneki cumhuriyet bayramı- mızda Hicaz ve Yemen veliahtlariy- Ie birlikte İrak başvekili Afgan hancıye nazırı da Ankaraya gelecek. lerdir. Bundan başka Yugoslavya, Ro- | —manya ve Yunanistandan mümtaz hususi heyetler Ankaraya gelecek- lerdir. Hataydan da bir heyet gelerek şüyüklerimize saygılarımı sunacak- ardır. yeni bir sefer Moskova, 12 (A.A.) — _Üç Sov: yet tayyarecisinin bindiği Ant . 25 markalı tayyare şimal kutbu yoliyle San Franciscoya gitmek üzere saat 3,10 da buradan hareket etmiştir. Karikatürle mektuplar İ TESOGLARR TAELET YZT KIRKLARELİNDE Şehrin yegâne sinemasına git- ;T ve her nevi aşk sahnelerinin nız perdeye inhisar ettiğini hay- retle gördüm, ' saçamt Inekler 75 inekten mürekkep bir sürü 120 dönüm lük bir çayırı 12 günde yer, 81 ineklik başka bir sürü de 162 dönümlük bir çayırm otları nı 15 günde bitirirse, 240 dönüm — genişli ğinde bir çayırı 18 günde bitirmek için kaç ineklik bir sürü lâzımdır acaba.? Yalnız şurasımı unutmamalıdır ki: Her Uç çayırda otlar ayni yüksekliktedir, ve inekler içindeki otları yerlerken çayırlarda yeniden ot bitmemektedir. Bu bilmecemiz mükâfatlıdır. Halledenler den iki kişiye hediye verilecektir. Cevapların 19 temmuz t.ıı.rlhıne kadar yollanılması lâ zımdır. lrat sahibi ile iradı 6 temmuz tarihli Arap saçınım hallidir: 1 Hralık bir sermaye yüzde — 5 getirince 1/20 liralık bir irat mevzuubahs demektir. | 20 lira 1 Hralık irat getirmektedir. Demek ki irat yekünunun 20 defası yani 20 defa soldaki sayı ile 20 defa sağdakli sayı aramakta oldufumuz yekünu bize verecektir Bu da soldaki saymın yüz misline — sağdaki sayının ilâvesidir. O halde 19 kere sağdak! sayı, S0 defa soöl daki sayıyı verecektir. Hal hiç şüphesiz 1980 dir (çünkü sağdaki adet Üç rakam olamaz) İrad da 19---80—090 liraya — müsavidir. Bu bilmecemizi yalnız aşağıdaki yazılı bir okuyucumuz doğru halletmiş ve hediye ka zanmıştır. 1 — Mustafa Tüzer Çatalca Tümen askeri hâkimi, Arc:p scıç U KRuponu - 12 TEMMUZ — 1937 | İngiliz silahlanması karşısında İtalya ve Almanya ... Yazan : Piyer Dominik Fransızlar Alman genel kurmay reisinin Parise geldiğini görmekten belki hayrete düşmüşler ve bu hare . ketin mânası ne olduğunu sormuşlar - dır. Çünkü general Gamlene bir neza. ket ziyareti veya sergiyi gezmek gibi se bepleri ciddi telâkki edemeyiz. Herşeyin başında Ingiltere Her şeyin başında, İngilterenin bü - yük meydan okuyuşu ve beş senede 150 mlyar sarfetmek projesi vardır. Bu pa- ranın büyük bir kısmı silâhlanmaya harcanacaktır. ve harcanmaktadır. İngiltere geri kalmıştır, fakat bu ge. ri kalışı telâfi etmektedir, ve Avrupa - da hiç kimse bilhassa Almanya ve İtal- ya, onunla yarışa çıkmazlar. Birçok ra. kamlar verildi. Hepsinin yanlış olması muhtemeldir; ancak şu kadarını biliyo- ruz ki 35.000 tonluk 15 zırhlısını mu - hafaza eden İngiltere yeniden beş ta « ne daha inşa etmektedir. Kruvazör ve destroyer filolarını iki misline çıkaracaktır ve Larnaka ile Hayfada muazzam deniz üslerini tesis etmektedir. Ayni zamanda biliyoruz ki İngiltere hava kuvvetlerini süratle takviye edi . yor, öyle ki sene sonunda, derhal hava- lanmaya âmade 10.000 tayyaresi ola . caktır. Ham maddeler mücadelesi Ham maddelerin en esaslrlarından altısı: Kömür, demir, bakır pamuk, petrol ve kauçuktur ki Almanya bunlar dan alnız bir tanesine maliktir: Kömür. Ve İtalya hiç birine sahip değildir. Tabit Almanya sentetik kauçuk imal e- derek, bir milli yakacak kullanarak, yedek stoklar biriktirerek meseleyi halletmek istiyor. Fakat bütün bunlar kâfi değildir. Sterlin tarafından cezbedileri İsveç demiri Alanyanım elinden kaçırıyor; mukavelelerin yenilenmesi esnasında, Almanya İsveçten hiç bir şey tedarike muvaffak olamıyacaktır. İtalya, her şeyden mahrumdur. ve ek - siklerini büyük miktarda satım almak için parası da yoktur. Almanya hâlâ mübadele suretiyle bazı şeyler alabi . lir, fakat İtalyanın arzedilecek pek az | şeyi vardır. Netice itibariyle, İngilterenin silâh - lanma teşebbüsü, Almanya ve İtalyayı, silâhlanmanın tahdit veya durdurulma. sından bahse mecbur ediyor. Musolin!nin teklifi Mussolininin bir teklifi karşısında bvulunuyoruz. Kendisi silâhların azaltı - lamıacağı fikrindedir hattâ bugln imal ve inşa halinde olan silâhlara devam e. dilmesi fikrindedir. Fakat bununla ikti. fa olunamaz mı?. Yani, Musolini, iyice silâhlı olan Al- manya ve İtalyanın avanslarını muhafa. za etmelerini teklif ediyor. Bir misal ele alalım: İtalyanın tez . gâhta bir miktar gemileri vardır: Bu gemiler arasında her biri 1.200 milyona malolacak 35.000 tonluk iki zırhlr bulu- nuyor. Aşikârdır ki İtalya daha fazlasını. yapmak istemiyor. Buna mukabil, 26.000 tonluk Dunkerk zırhlısı çalış « makta olan ve ayni hacimdeki Straz . burg zırhlısr da yakında tamamlanacak olan Fransa 35,000 tonluk iki zırhlı in- şasına başlamıştır. Fakat bunlardan iki veya beş tane daha inşa etmeyi tasarlamaktadır. Bun. da bir fevkalâdelik yoktur. Fakat bunun İtalya için arzettiği tehlike —meydandadır. Fransa 35.000 tonluk dört zırhlrya malik olun. ca, İtalya ayni kuvvetteki iki zırhlısile zayıf mevkide kalacaktır. Bu donan - ma, hattâ kuvvetlerini taksim etse bile, İtalya ve Almanyanın müşterek donan. malarına karşı koyabilir. Esasen biz 8.000 tonluk kruvazörle. rimizi çoğaltmak, destroyer ve denizaltı filolarımızı yenilemek, tayyare gemile- ri imal etmek niyetindeyiz. Bugün İtalyanın bizimkine müsavi bir dönanması vardır. (Zırhlı itibariyle biraz zayıf, kruvazör itibariyle biraz üstün). Yarın, yani 1940 vea 1941 de, üstünlük Fransaya geçebilir, ve donan . ma sahasmdaki üstünlükler uzun za « man devam eden cinstendir " Alman manevrası Musolininin bu manevrasından ha . berdar bulunan Almanya, İngilterenin, 150 milyarı beyhude yere sarfetmeden. se, bu teklif ve vaidlerle iktifa edeceği - ni sanmış olabilir. Fakat İngiltere bun. larla iktifa etmedi. Denizlere hâkim olan, yani Amerikadan, Asyadan, Afri- kadan Avrupaya ham maddelerin gel . mesine mâni olabilecek olan İngiltere, elindeki güzel fırsatı tepmek istemedi , Almanya ,bütün bunlardan, İngiltere ve Fransaya yakınlaşmak Jlüzumuna kani oldu ve İtalyadan evvel davran - mak için bu hususta acele etmek iste - di. Noyratın Londraya ve general Bekin Paris ve Londraya seyahat pro. jeleri bünun mahsulü oldu. Gneral Bekin seyahati bilhassa psi « kolojik bakımdan ehemmiyetlidir. Bu, iki milletin mutlaka ananevi düşman olması icap etmediğini gösterir. Fakat general Bekle general Gamlenin kara ve belki de hava silâhlanmasının ayni zamanda kesilmesi hususundaki teknik imkânlardan konuşmuş oldukları düşü- nülebilir. Deniz silâhlarma gelince, Al. manya, bu işi İtalaya bırakmaktadır; onun İiçin deniz meselesi ikinci plânda kaliır. Fransız, Ingiliz reaksiyonu rransa ve iİnginere bu teşeddüsler karşısında nasıl hareket edeceklerdir?, İngiltere, aşikârdır ki, emniyetsizlik gösteriyor; Fransa da öyle.. Bu iki dev- let, Musolininin teklifleri nevinden tekliflere askeri masraflar üzerinde en- ternasyonal bir kontrol könulmasını ve askeri bütçe rakamlarının malüm ol . masını tercih ederlerdi. Esasen bunlar bile, hazı memleket . lerin hileye başvurarak daha fazla silâh lanmalarına mâni olamaz.. Bu şartlar içinde İngiltere gibi hareket etmek, ya- ni hücum edilmez bir hale gelmek en doğru yol olmaz mı? Bir misal alalım: 1935 — 1936 da, Habeş harbinin ortaya çıkardığı buhran | esnasımda, İtalya, Akdeniz kendisiniri olduğunu ileri sürebiliyordu. — Neden İtalyanın hava hâkimiyeti yüzünden; hafif filolariyle denizaltı filolarının üs. tünlüğü yüzünden ; deniz üslerinin mik. tarı yüzünden... İngiltere yeni üsler techiz etsin, Ak- denizdeki donanmasını kuvvetlendirsin, İtalyanın sahip olduğundan daha fazla miktarda zırhlr, kruvazör, denizaltı ve tayyareleri Akdenize getirsin, vaziyet tamamen değişir. Belki İngilterenin Cibraltardan Süveyşe geçmemesi müm. kündür. Fakat İtalya da Trablus ve Habeşistanla irtibatı kesilmiş olarak yarım adasında abloka edilmiş olacak « a. — (ÜŞ | İşte bunun içindir ki İngiltere Fon Noyratla general Bekin teşebbüslerini takdir etmekle beraber, ıılâhlanmumı devam edecektir. Neticeler Neticeler: Bu seyahatlerden Muso - lininin beyanatından, İngiltere ve Fran. sanın iyi niyetinden — silâhlanmasının tahdit edileceği, hattâ bugünkü seviye. sinin arttırılmıyacağı hükmü çıkarılma- malrdır. Bazı milletler şimdiden silâh . lıdırlar, bazıları daha silâhlanmalarını tamamlamamışlardır; bunların silâh. lanmıya devam etmeleri lâzımdır. Ne Londrada, ne de Pariste, Alman- ya ve İtalyanın, silâhlanmak suretiyle | emniyetlerini sigorta etmek hakları in. Aaran âfaqatadaıc Mübarek insi insiyü İv, A RKADAŞIM, vapurda, M dre Dumas'nın bir rom .. kuyordu. Yıllar var ki o ımıhal'rırıı ğğ hiç bir 'eserine el sürmedim; Seâfğkı teci ğimde pek sevmezdim; Monte - “ . n to'yu, Joseph Balsamo'yu göyle —— _buz karıştırmıştım, işte o kadar. & | ker , Biliyorum ki böyle şeyleri 1t11'af atj mek oldukça ayıptır; çünkü kendimize değil, el âlemin keıed“d" hüküm verdiğimizi gösterir. Ak’ğ; dre Dumas'yı çok kimseler zevkle: olmazsa eğlene eğlene okurlaf. bam da onun romanlarına ba; türkçeye tercüme edilenlerini alll'—'“nıa ablalarıma getirirdi. OnIardan bd'” hoşlanmayışım, hiç şüphesiz, Al dre Dumas'nın edebiyatı aJeYhM öteden beriden birtakım sözler İşîwy olduğum içindi, ; Bundan sonra, gençliğimin bir h'ı' sızlığını tamir için, onun rom "; okuyacağımı iddia edecek değilim. # yaştan sonra yeni fikri âdetler, € ler edinmek kabil mi? Alexandre DW mas, daha birçok muüharrirlerle MŞ;- ber, benim ilelebed ta.ııın'ıryacı.ğım âlemin meşhur bir siması olarak * lacak. Fakat vapurda, arkadaşımın eli;g; ki romantı alıp bir göz gezdirdim “Onuncu Çharles saltanatımım 30”“' _.I Fj j"i'â'â?â" le başlıyor. na, doğru politikacılar arasında M bir silâh bırakma, bır müta.reke rine bazı tavizatta bulunmdsı ne teşekkül etti; düşünceleri pek gitmiyen kimseler de bir an, an'aneleri ile istikbal insi 5 uzlaştığını sandılar.,, v Kitabrı kapattım, İstikbal ınsiy Tt (les instincts de Vavenir) tabiri 9"“ hoşuma gitmişti. Evet, insan Oglunı ananelerden ayrılıp yeniliklere, dîî& melere götüren . düşüncesi degil, yakıdır. Düşünce ekseriya rey bedbindir. “Gelecek günlerin M geceden,.hükmü yok, farkı yok TervrrrrapTalan LAf *A 5 A söyler, İnsan oğlunun hiçbir: zâ daha iyiye gidemiyeceğini, bütün S ş retlerinin neticesinde halini biraz î; ha fena etmezse memnun olmasi zım geldiğini iddia eder, Asırlîr: bıraktığı adet# uyup yaşamanın e doğru yol olduğunu gayet parlak saller, mülâhazalarla. isbat eder. Ö” mMmiyeti ve insan oğlunu daha iyi, d’bı haklı sartlar içinde yaşatmak ism'w lerle; “Hayalperest! Şair!,, diye EI“! kalkar ve bizi güldürür. Fakat insan hiç bir zaman öyle söy” İiyen filosofların, gayet parlak blfî, kâ sahibi gibi görünen kımselerin züne aldanıp durmamıştır. Çünkü bü” ' nun içinde her zaman yeniye, türlüye gitmek istiyen, bir asırda duüğu kanunları öteki asırda değ”d' # temadiyen ilerlemesini ıstiyen kuvvet vardır. Bu kuvvet, bu in$ mübarektir. Daha iyiye gotü için değil, çünkü bazan daha fef ren, bazan ağır, bazan hızlı, fa.kat | götürdüğü de ölmüştur, Fakat S”yed daima daha iyi ve daha haklıy! v#”' maktır. Maziye bağlanmağı taâ edenler » ise daha iyiyi aram% çocukluk olduğunu söylerler. derler, bu şartlar ideal şartlar dir; fakat ne yapalım ki başka“’. imkân yoktur. Onun için kötüy? olalım.,, Bunlar içlerinde hak M kını öldürmüş insanlardır. İstikbal insiyakı, insanı dc:gıiııı re, inkılâblara götüren o kuvvet | ııîi' adalet sevgisinin ta kendisi değil dir? TAÇ Nurullah A ' / kâr edıhyor değildir, fakat onlar ”:: tedbirleri kendileri hesabına da l“îh etmek hakkını muhafaza ediyorlar" Roma ve Berlinde ,son seneler 35 da, devletleri genç ve ihtiyar, - m.; ve dinamik diye taksime tâbi tut moda olmuştu. Genç ve dinamik olanlar Almanf:n; İtalya idi. Çünk İngiltere ve îl:““' sulh istiyorlardı. Bu kanaatte Fransa ve İ: renin ebedi g,nçlilf ı'& dinamizmini fazla istihfaf eııııyofı_jr ? K Bugün hatalarının farkına varıy0? W “("La Tribune des ge TA E—HELE- “.n —— F P A A e — ti — — —4 # #7 e . M Pat — — — —— d âa d ü ai ddi Bf

Bu sayıdan diğer sayfalar: