6 Nisan 1937 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 9

6 Nisan 1937 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Savurnı A YapfaAA3 - TpToÂNYÜY WÖP(SAAS - YPNNNM) UAPDAAA — HPISaĞeneloA * FHONSSRENEN0A “ TOİTOISİĞSNELOA 2097 gOTTIZ SDyYEP TEM S *Y30)5 HNOMZ UiT Pegj PUT SOUL9 'TEM TOIY YOOU SPES3İ sep 'TUSS ÇUN ÇArY03 ')İlöz yrur va Sep 'I9UNUNZ SeĞ '9)UOLAĞ YI0)Ş HoyyaMz vunz PU ŞA LA | yorur dap “madumlıayoy Hamro — görr İorplog d9 v — urtp t | Sap (tepeyomoy) Tİmeyloy — p3 Srujıpo - np SIO4Tp3 * YAY 2ç90E — HOĞ - SOĞ - TARPDIĞ YDES 'WİD LOMULLOf VA UD Hf Bopsjangoğ pun ŞaRPımAASION KI NADIN (03) U93s004 YOWUMS) YT gzAMUĞ 4D 389 YA JÖN VS $8 ualDog Sçurnmanyag - aprok “Iyag - yammaryağ — PpTeMI9 * DIpTEMID * TOLTEMLI9 'T TEepNuLlO J UÇ Vei HNY Lrej - isepo oâ0ea — - onrunızapeg sep ZEKVA O “TINOS Tef - Temey —- * Seysyngon Püun PENTETONREN N HTER (07)- Ua)soğ Ssur 49)9111)94 Yao9suajısazEA 'M UNTSRI YOA ÇORlOTA Uoj "TOSfOMANZUC JOTUNUTZ Sarna) -<U9998 Jp waın9 aç TUUYEPUS)S IÜ ZİNY WCE ç9JOH SSTOYIS 'şiğopmpır g sSep yeğ pun çormgr 'Kanırtmona3 yayonyoyuyYeg w Tourumız M19 AiT YOT OÜEY 'TEM UNLLOŞİ Üİ TETN 997191 SEP YOI SY 'sogni w yruu görra 08 “TYEM 1713890 ZWL3İ öNLuraa 990 SEP 190t eg vınz Sur3 Yo “YTestaığe uanylyom 918 Yopo Usunuoyodur 1999 JOplaMIUI HOTEM O “Ep çapussıoy 9İU9yy 9Ul9 UaI “EM SIT 'OREYLOA 999ONUNyos93 tozüeyydunun Içu 'oyor3 91P Uç jS39NZ WETE ŞUKMON (9)OH SEP UÇ Y)LTUNA UOE *gatayou Jotrumz U9 Yöeyun9 SIgnnr YOT TTEM SUTON Arer <yos w PS7 Sed NZ Tu9ru —— - ——R2,) —a N— TeBl E BAZL SEYE YoRs T îğşs Bi Fçal £ Tlei GEİ ğ îğği ğî g SBü- =' & S £ 'ğg? sqğ S İkşL 5 l S Hliş Kİ g ERür B ? İAgğ î%ğ Mi e çi K ğîâğ şğğ . NESE 2323 a 'â' B.E 'ğğ'lğğââ'ığ' FuRfğklikty '? EE Dpipli îggg?“%ğgğâ z ;g_?'-.'i-' Ki BU U ğğğ'?, g_ğ“ Ş g İİŞERE £ 4 S Eclör £ ğ £ EĞEĞE e Mit ğ Ş ERL Ti e A vez IHH'OTSUTTA YONYA'IY JHEUTSUHHA VONVA'T Y — İch will eben nachsehen, Ja, Sie können z;vei Zim. mer haben im ersten Stock, mit Bad. Es sind die Zimmer einhundertvier und enhundertfünf. Derslerimize âbone olanların taksitlerini nisanım onundu gününe Kadar gönder_meleiîıii,lh” ederiz. 160 CÜCENİN AŞKT. b aa A Nihayet yemek bitti ve — Pardayan odasına giderek kendisini koltuğa attı. —Oh! diye mırıldandı, biraz ken- dime geldim... Hem de sağım, Şiko mek tubunda mahvedici bir zehirden bahse. diyordu... Evet ama belki fikirlerini de- ğiştirdiler.. Belki yavaş yavaş öldüren bir zehir koydular.. Bekliyelim, görü- rüz,. Birkaç saat müddetle hiç yerinden ki- mıldamadan koltuğunda kaldı. Dalmış gibi duruyor fakat uyumuyordu. Hem bekliyor, hem düşünüyordu. Bir müd- det sonra ayağa kalktı ve — odada ağır ağır dolaşarak, dudaklarında bir tebes- sümle düşünmeğe başladı. — Yediğim yemeklerde, zerre kadar zehir bulunmadığına inanmağa başlıyo- rum, Espinoza, tahmin ettiğim veçhile fikrini değiştirdi.. Yoksa bu mükemm'- len çevrilmiş olan ve yalnız benim â'- dandığım bir dalavere miydi?. Belki! Biraz daha bekliyelim. İşte ikindi kah- valtısı zamanı geldiği halde benim mü- barek muhafızlarım hâlâ gözükmediler. . Filhakika, rahipler ne ikindide, ne de akşam yemeği esnasında — gözüktüler. Pardayan geç ve bol yediği için — karnı | acıkmamıştı. Fakat bir düşüncesi vardı ki, bunüu — muhakkak anlamak is- tiyordu. Kapıya doğru yürüdü ve vur. du. Bu defa cevap veren rahip Zaharyas idi. — Muhterem rahip, dedi, yemek Za- manr geçti.. Artık, şerefime böyle güzel ziyafetler tertip etmeğe niyetiniz yok müu?.. Doğrusu tadını almağa başlamış- trm. # A İ Rahip, son derece müteessir bir ta. vırla cevap verdi: — Bu nefis yemekler, bu muhteşem -—0 .—. gamemem ae viyafetler bitti, mösyö şövalye, heyhat! “Canım, ben o kadar fena hir__.ıdııı_ıxdı'ığie — Yal.. öyle mi? Fakat doğrusu me- rak ettim ne diye “heyhat!,, diyorsu- nuz. Benimle bu kadar alâkadar mr olu. yorsunuz? Rahip son derece samimi bir sesle: — Hayır, dedi: Yalnız - söylendiğine göre bir kabahat işlemişsiniz, bunun i- çin de âmirlerimiz sizi bir müddet ye, mişler. Benimle Botista; sizin yemek- lerinizden artakalanları yediğimiz için, sizin Ccezanız, belki sizden — fazla, bize “dokunuyor, — Demek ki siz mitem: be, nim nefis yemeklerimden artakalanlar. la kendinize ziyafet çekiyordunuz? — Şüphesiz!. Hem öyle nefis ziya- fetler ki.. Ah! mösyö Şövalye ne diye size teklif ettiğimiz bütün yemekleri u. zün müddet reddettiniz! Sizinle cidden talilmiz yoktu. O kadar güzel — şeyler kaybettik ki, bunlardan hep — diğer ta- hipler istifade ettiler. — Ne diye öteki rahipler — yiyor da, siz yemiyor musunuz? Doğrusu bu bir haksızlıktır. : “— Monsenyör Espinoza size çok iyi muamele yapılmasını ve size hazırlanan yemeklere şeref vermenizi — istiyordu. Siz mütemadiyen yemekleri reddedince, bir Jokmacık alsaydınız. — ondan sonra bizim de yememize müsaade edilecekti. Bize verilen cezayı daha fazla şiddet- lendirmek için yemekleri öteki rahiple. re veriyorlardı. — Bunun için mi, bu — kadar ısrar ediyordunuz? ea — Tabii, mademki artakalarları biz yiyecektik! — Ne diye bunu bana söylemediniz? D | A KA ı ğ Şieşiy Ü B ğ ğ.ğ %_,' 2Dt Bd | H ü 'ş_ti_ â B ee e İ 03i Töy H gh ğ g5| ğğ:ğ'ş %ğ % u $üZ 45 S gö . EYERA CSU ör ği b P e Z a ” Si B B # PGS EZ 3o0 v B âs ğ'ğg © * :0 3 çaşfbİZcılıa? Cisi € < İğg SÜÇEETERSİEECİS” yilE $ D _::.ğ% .!3':';»%.;'“_ 'ğ'.sı:-- İl | “S.E Ka z DA g46813521 , * ölls « - ğ.eşoğ.ğî:ğ-î-:._,,s-önll."o” ';:I”a v eKEİ . —I | .. Ki A R YS 5 a H RE TU T digügeSgiİE S el L : 'ğzggıu.vğ.a.îğğâğ%ğ T KÇ İĞCEVİAEİÇEEEORis 0i Suya V g;g;ğâ îîgguğ%>Nzgââ_gcgg SEESRSİŞ SA ŞSURUEL NK ; UNYY yt SA4 e ğ e sa Ff34 xâ ğ- ÖL ll vi geç g :3 334 P ŞA | y Gçi #W gö F S 3 | ZB Y dit £ agâ $ cx 635 e A . v * - 3 z at eli â N 5 Sf Ek £ .â .â j .ğpn îoğâ Ün 5 g8 EŞEEEE y AdAZ İ ö C0 3 A Dş çezley İ İA00 ı SA g4 n 5£ gaî-ğ_î'g-î z -'-%_ğ ğ 'ag FR'R ..ı. An> e —ğ» v S . K İ âğ » .. -S"-ıııı a & g,g a — a b a0 B3 - x ER Ft T5 ğâ B Sİ şAZ € Z _g"'â SCJğ'—. HU M '8 Kap oğâ 3 ; -ğrg ı:_—ğ.îg.sğğ ıâağ.â._:ö ğa-_:ı: ğ 2 DisBisi %ğğ;ğğââ% sil a $ ' g : 8 - . çe ü e Öğiçizle Sisi ğâsğ_göâoğ D B00 30 dörki dA31LAşöEş210l ğ âğğî%âğ:»ğâ llglâlmllslâlğl &5 &, 3 : BAb B S CÜREN Nİ KASKI) K 0 O EMAM * Halbuki, işte bu merhametsiz ve ha, tikulâde adam bu defa.da açlıktan öle- ceğini söylüyordu. Demek ki, bu ünefis yemekleri yemek hakkındaki ümit. ve hayalden vazgeçmek lâzımdı. Tam he- deflerine vardıklarını ümit ettikleri bir |- anda uğradıkları bu inkisari hayal, doğ. Tüsü pek acıydı. : Pardavan, bu garip fakat büyük bir mücadeleden galip çıktıysa da odasına. avdet edince yorgun ve bitkin bir. vazi- yette kendisini koltuğa attı. Günlerce süren maddi bir çalışma, hiç şüphe yök- tür ki onu bu manevi gayretten daha az yorardı. vN Va Unutmamalıdır ki, üç gündenberi hiç | bir şey yememiş ve içmemişti. Hiç şüp. he yoktur ki, eğer gözünün. öründen bütün bu güzel şeylere resmigeçit yap- tırmak suüretile işkence — etmeseydiler, daha az ıstırap çekecek ve daha az yo- rulacaktı. ; Filhakıka midedeki ağırlar âdeta za. il olmuştu ve ona bu suretle işkence e- dilmeseydi gşüphesiz bu ağrılar büsbü- tün geçecekti. Midenin kendisine fazlak ıstırap vermemesine mukabil — müthiş bir hummayla, boğazını yakan susuzlük onu bDitiriyordu. — Ara sıra, kulaklarında müthiş uğul. tular düyüyor, başı dönüyor, bayılacak gibi oluyordu. Onda endişe uyandıran işte buydu. Eğer başengizitörün aklına esse de, onu böyle biranda yakalasa şö- valye kendisini müdafaa etmek için e- lini bile kaldıramıyacaktı. * Koltuğuna gömülmüş, iki rahibi dü. şünerek hiddetle söyleniyordu. : — Olur şey değil, bu heriflet beni az daha öldüreceklerdi!.. Böyle azgın- lık olur mu?.. Bu açlığa nasıl — taham- mül edebildim? Açlıktan ve susuzluktan ölüyorum., Ya o can sıkıcı ve bunaltıcı CA Pa gy n — Ş d musikileri!. Vakia musikiyi severim a. ma böyle şartlar içinde — değil... Ya o çiçekler!... Kokular!.. — Tablolar! Ah Faysta Espinoza Bana — yaptığınız bu işkencelere mukabil, sizi ele geçirdiğim gün ben ne yapayım?, Nihayet — yarın bu müthiş işkencenin son günü olacak- tır. Yarın, kuvvetimi toplayacak veya- hut da öleceğim... Doğrusu: — elimden — gelen her şeyi yaptım! Ne olursa olsun, yarın yiyeceğim. Bd | Ertesi gün, kahvalti vaktinde rahip- ler gözükmediler. | Pardayan inkisarı hayale uğrayarak hayretle düşündü: —-. — Fazla mı bekledim? Yoksa Espi» noza Dana zehir vermekten vazgeçti de, açlıktan mr öldürmek. istiyor? Bekliye. lim. Belki de neredeyse gelirler. Ve Pardayan bekledi. Öğle yemeği zamanı geldi fakat ra! bipler gene gözükmediler. Bu defa Pardayan cidden endişe et- meğe başladı ve odasında sinirli sinirli dolaşarak düşündü: —- Unutulmama imkân yok. Bunun Aiçinde bir iş var, Fakat ne?.. Espinoza bugü;ı zehirini almağa karar verdiğimi mi anladı?... Buna imkân yok. — Zaten -,Öyle bile olsa, bu meşhur zehiri bana yutturmak için bundan daha müsait bir fırsat bulamaz.. Yoksa Şiko — tedbirsiz bir teşebbüste mi bulundu acaba?.. Ya- kalandı mr?. Bunu öğrensek fena ol. maz! i . “Ve Pardayan böyle düşünerek kapı- ya doğru ilerledi. Fakat tam kapıya vü- tacağı zaman, tereddüt ederek, durdu ve yavaşça geriye dönerek mıtldandı: — Hayır, onlara sabırsızliğimi gös. N ,termek istemem, Biraz daha sabrede- K :ı ni ._Vı,',r kya' - : , gtre r. v KP ezdinde kâapıcının şiı:'- K odalar ötelde serbest dirler). — Dann frage ich bei dem Portier eben an, od Zimmer — (0 vakit malümat istiyorum n im Hotel freci sind. di, olup olmadığmı — İch hoffe, daB sie ruhig sind.

Bu sayıdan diğer sayfalar: