P- vyeR İ j h ç AOT - e Tei HLi ı n S S A L « » GPÜMĞE Bir tü İHIRSIZ KÖPEK sahi- Polisler, binin evini tıkları küm zaman e küme Çalınmıs eşya Baby'nin zeki kafasiyle, Macar polisle- ri tarafından, Budapeştede Valentinin bas- apartımanında bulunan mücevherlerin bir kısmı Köpeği terbiye için yanına alan şavukat onu bir dakika bile. (Budapeşteden yazılıyor) Avrupanın en meşhur hırsız köpeği “Baby,,dir. Muvaffakiyetlerle dolu olan hırsızlık mesleğinden sonra son günler de namuslu bir hayata girmiştir. Bun- dan Paris ve Budapeşte polisi çok mem nundur. Hele Baby'nin bundan ' sonra kötü arkadaşlarla düşüp kalkmıyacağı kendisini yanına almış olan Macarista- nın özü sözü doğru avukatlarından ve parlâmento azasından Bela — Fabianla birlikte yaşıyacağı işitilince bu mem nuniyet büsbütün artmıştır. Polis Fa- bianın bu köpeğe söz geçirebileceğini ve onu hırsizlik âleminden kurtaraca- ğını sanmaktadır. Fakat Fabian bu hırsız köreği evine götürüp de ahlâkını ıslah etmeğe çalış tığı zaman, insanlar için söylenen ata sözünün köpekler için doğru olduğunu- anladı “Huy canın yongasıdır, can çık- madıkça huy da çıkmaz.,, Baby, kötü âdetlerini brrakmış olmak la beraber küçüklüktenberi alıştırıldığı sessizlik içinde, yabancılara havlama dan yaşayabileceğini göstermiştir. Fa - K kat hırsızlık için yaratılan bu mahlü - kun bekçilik işlerine hiç de yaramıya yalnız bırakamıyor cağı anlaşılmıştır. Baby'nin merakla okunacak bir ma- zisi vardır. Doğru yoldan sapıtıp dar patikalara girmesi fena arkadaş yüzün- dendir. Daha küçük bir yavru iken yer- siz yurtsuz kalmıştı. O sırada Paris ha- istiyorum |.. Dedi. Kâtip muayene etmesi için bir tepsinin içine dört beş saat koydu. Va- görmek Baby'nin en hoşlandığı kurnazlıklardan biri Fransa ve Macaristanda kahvelerden birine girerek oturanlara sokulmak ve dalgınlıktan istifade ederek yükte hafif pahada ağır şeyleri çalmaktır medi. Daha ilk haftada, hırsız — köpek, en lüks gazinolardan birinin gardiro bunda, gardiropçunun bir — dakikalık dalpınlığından istifade ederek meşhur pishanesinde bir hırsızlık mahkümiyeti | Margot Bodo ile köpeği Toto. Bııby ım'j hımzhk müaksadiyle —bu — köpekle arkadaşlığı koyultmuş ve artistin altın el çantasını çalmıştı ni bitirerek çıkan Budapeşteli Sandor Valentin'in eline düşmek felâketine uğ radı. Valentin haftalarca Baby'ye hırsız- Lğın muhtelif usullerini öğretti ve onu bu işte kendisi kadar mahir yetiştirdi. O iyi bir öğretmen köpek de zeki bir talebe idi; işin tuhafı da eğer köpeğe hırsızlık yerine canbazlık öğretmiş ol - saydı Valentin sahnede — çok iyi bir mevki kazanacak ve para kazanabilecek ti. Fakat Valentin cinaf bir hayatı ter cih etmişti. Nüfuzu altmda kalan Baby de o yolda feyz almıştı. Baby ilk işini henüz iptidat talim ve terbiyesini bile bitirmeden, Parisin fa- kirce' mahallelerinden birinde — yaptı. Valentin bir gün peşinde Baby de bu- landuğu halde “rehin mukabilinde pa rTa veren,, bir tefeci dükkânma girdi. Kâtibe: Güzel bır kadın “Bu kadın güzeldir. Çünkü gözleri gayet biçimli ve tertemizdir, kaşları zarafetle kıvrılmıştır, saçları alnmı gösterecek bicimde tanzim edilmiştir. Afğzmın şekli güzeldir, burnu da tam ve mükemmel bir beyzidir.,, İngiliz güzellik mütehassıslarından Ve gazetelerde güzelliğe dair yazı ya- zanlardan Mis Nan Flayfair geçen hafta uMat maksadiyle Londraya gittiği zaman Fransiz kadınlarının en sevimlisi Marsel Şantal için yukarıya yazdığımız sözleri sövlemiştir. Resmini gördüğünüz Madam Şan- tal da güzelliğinin sırrmı soranlara: — Ben sadece böyle doğdum. Güzel- leşmek icin hiçbir şey yapmadım ve yapmıyorum lentin en pahalı sâatlerden birisini seç- ti ve söz de yakından muayene edecek miş gibi davrandı ve arka kapağına a- vucunun içinde gizlice muhafaza etti- ği et parçasını iyice — sürüştürdü, Son ra da saati tepsiye büyük bir gösteriş- le koyarak: — Bu hoşuma gitti. Şimdi de saate uyacak bir altın kordon istiyorum!., Dedi. Kâtip içi altın kordonlarla do- lu bir kutuyu raftan almak için sırtını dönünce Valentin zaten tetik duran kö peğe bir göz attı. Sonra da kâtibe dön dü. Kordonları müayene ederken uzun bir konuşmaya daldı. Nihayet bir kor - don seçti fakat bu işler olup bitene ka- dar Baby çoktan sıvışıp gitmişti. Tabii dir ki altın saat de birlikte yok olmuş- tu. Kâtip müştrei ile birlikte dükkâna gi ren köpeği unutacak kadar şaşırıp kal mıştı. Yaprlacak iş kalmamıştı. Valen - tin teessürlerini beyan ederek dükkân- dan çıkıp doğru apartımanına gitti. İş te bu ilk hırsızlıktan sonra Baby sana- tinde gittikçe ilerledi. Ve gün geçtikçe de küstahlığinı arttırdı. Büyük . kahve- lere tek başma girip, zengin kadınlara sokulduktan sonra kendine acındırmak ve herkesin daldığı bir zamanda en pa halr kürkleri çalıp gitmek — Baby için çocuk oyuncağı kadar basit bir iş ol - muştu, Fakat bir gün Pariste bir köpek sergisindeki müsabakaya girdi. Belki - de birinci gelecek ve boynuna — altın madalya takılacaktı. Bu madalye önün deki masada duruyordu. Baby müsaba kanm sonunu bekliyemedi. Bu madal- yeyi aşırdı. Az kaldı hemen kendisi hem de sahibi yakalanacaktı. Bunun üzerine Valentin köpeği aldığı gibi trene atla- dr ve nefesi Budapeşstede aldı. Budapeştede ortalığı kolaçan — edip, iş görülecek yerleri tanımak uzun şür aktris Lüsi Brody'nin bin beş yüz lira değerindeki Ermin kürkünü çalmış ve gene Budapeştenin meşhur dansözlerin- den Margot Bodo'nun köpeği Toto ile arkadaşlığı ilerleterek dansözlün evine girmiş, açıkta gördüğü tamamile al tın tellerden örme el çantasını aşırmıştı. Valentin köpeğine hırsızlık — işlerini öğrettiği gibi, hırsız gözcülüğü vazife - Lüci Brodiy'de Baby'nin kurbanı olan başka bir Macar artistidir sini de belletmişti. — Ustası — hırsızlık yaparken köpek de gözcülük — eder ve hiç havlamadan sadece kapıyı tırmala- mak suretile tehlikeyi haber verirdi. Valentin Budapeşteye varınca zengin bir doktorun oturduğu apartımarida bir daire kiralamıştı. Bir gece köpeğile bir likte doktoru soymak işine — giriştiler. Valentin daireye kolayca girdi, Kasa- yı zorluk ctkmeden açtı. "Tam bank- notları toplayacağı sırada köpek havla dı. Susması için Hışşşt diye fısıldadı. Valentin ürkmüştü; kaçamadı karafi * lkta beş dakika kadar kıpırdamakü”p durdu ve bütün talim ve — terbiyesil' rağmen havlamış olan köpeğine içind? sövüp saydı. Kapıyı — dikkatlice aç? Koridorda kimsecikler yoktu. Demek y köpek yanılmıştı. Sonra da Baby'ni! niçin havladığını anladı. Çünkü ldf' kumaşla kaplanmıştı. Tırtakladığı za * man ses çıkarmamarştı. Bundan sonra ardı arası keııı.lı:m)î'*n bir çok hırsızlıklar Budapeşte poli fena hâalde şaşırttı. Hırsız yahut hırsif | lar polisin kurduğu bütün tuzaklardı' hiç bir iz bırakmaksızın sıvışıp gıdi yorlardı. Eğer Baby'nin her gbrduğ çalmak âdeti olmasaydı Budapeşte pJ si daha uzun zamarnı hiç bir — şey i edemiyecekti. Fakat bir gün Vılenapi' i gezmeğe çıkmış, Baby de başını dolaşmağa başlamıştı. Tefeci dükkâff | na girdi. Birkaç altın yüzüğü kapüı gibi kaçtı. Ne yazık ki yüzükleri kapt Çığı yer, Valentinin altın el çantayı t? hin ettiği dükkândı. Dükkân sahibi Baby'yi tanıdı. Heff de çaldığı şeyleri elden çıkarmaıî' yardmı ettiği bir hırsızın bu hareketif' çok kızdı. Hırsızlar arasında artık Ş ref ve namusda mı kalmamıştı? Polif lere yazdığı imzasız bir maktupla ” lentinin adresini verdi ve apa ziyaret ettikleri takdirde çok merl*’ şeyler göreceklerini bildirdi. Budapeşte polisi Valantinin d.ıll'od ni bastığı zaman, elden çıkarmağa vl; bulamadığı bir çok çalımmış eşya M ler. Onu hapishaneye götürdüler, B* by de hayatında ilk defa olmak üzet” kanunun pençesinde bulunmanın nt mek olduğunu anladı. Valantin mahküm edilerek hapishâ? ye gönderildi. Fakat, hâkim ceza Hâ nununda köpek hırsızlara dair bir mad de bulamadı. Tesadüfen mahkemede bulunan F” bian meseleye alâka gösterdi. Baby kadar masum ve zeki görünüyordu biraz dikkat ve itina ile onu terbiye * deceğini sandı. Mahkemede bunu leyince hâkim de köpeği onun vaâmş altına koydu. Fakat Fahian daha Baby'yi evine bğlg götürmeğe vakit bulmadan ne zor işe girişmiş olduğunu anlamıştı. D':, yolda giderken Baby kadınların en ta bir yankesiciden daha büyük bir “9 haretle öteberisini çalmış ve avukat da tam dört gün, bu 'EM eşyayı sahiplerine iade etmekle ui"" rak özür dilemek mecburiyetindt mıştı. Evde de ayni hal hüküm ıw köpeği bahçede zincirle başka çare bulunamadı. Zîncu'c "“' lan Baby'den hiç bir fayda dl", maktadır. Çünkü, kat'iyyen ha ği için bekçilik bile edeı.'ne:ııc Avukat, gezmeye çıkardığı gılıflll:""ie g6 kendisini hiç serbest bırakm 5,;* Buna rağmen Mösyö Babian, “gîgf ti, salâh kabul etmez bir hırsızda? tarmak için, dalma zincirle bağlı " , » g,> eç Ywe ğu Baby'yi beslemekte ve s mektedir.