Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.
Kalpazanlar Peşinde Polis hafiyesi (2X:9)un harikulâde maceraları"7 — T Ş ?Su.î yorlrrz d'egr/fz_) 'l;_. (Biz ikimiz a- ağıya _aıdıyaruz ; Sonra Komuşu- SN Kadaç ap arTma- İ eururr Carm ların! '“* Yemizliypen ad'am Nü SiZım © mı v ıâon GiİZli polrs FmEmMUrU - yurm . Sizdem bir Aizrmer Hica eveceğim. Nivyorkdlan bekledi. Grirmmiz adamlar bir kaçf saar Zenra bu- Fada. Yola Çık. fılrlar/hı bilolır. Uıl — |8U .9/0":/: a-(';arn Üzer? * < Saal ondla oradayız d/a ha geç â'a/mayı — OKUZ ba#ükdd. ada yelişebiliriz. — ğiz. OnmU Aif görm Fanıyaca - DPYZOM HDA MC: | >UP-U Co ruz! q Peka. DA A Y ('arrı Tı'rmz w- Eller yukarı. desini Çi- i'am'.:ân kurş$uRu yessin Fiyarsah: f/vereye gıfyor- SIT /(or Lcı'nu.fun " b 1 Mmi. 1 ver .j;f;; î sa.y/kla, kıra'ığ Şısern y'""'l bunu V. Fd / YO UN SERSERİLER YATAĞI nun dudaklarını uzatmış olduğu halde kendisine doğru gelişine dikkat etmişti. Detamp: — Galiba çok acı çekıyor' dive düşündü. Bu an içinde ömründe hiç duy- madığı bir insanlık duygusuyla sarsıldı. Fakat bu bile, nihayet kıskanş- İiktan ileri geliyordu. Öyle ya.. Jiyeti hatırlıyor, onun bu suret le sevilmiş olduğu için ne kada- mesut bir kız olduğunu düşüni! yordu. Hattâ geçmişe karışan seneler- ce evvel, kralın istek ve aşkını ço: ğaltmak için mukavemet gösterdi ği zamanlarda bile Fransuva böy le şiddetli bir iptilâ göstermemiş- ti. Ömründe ilk defa olarak Birin ci Fransuvanın hakiki, derin iç- ten gelen ve kalpten doğan bir aşka tutulduğunu anladı. Düşes Detamp gibi bir kadın u- zun boylu düşünmez, fazla tererl düde kapılmazdı. Çünkü meşhur bir çapkın olan, ihtiyar ve hasta kral, hayatını aşl: ve ejlence ile geçirmiş, kadın: yalnız bir zevk âleti olarak tanı- mıştı. Halbuki şimdi bu küçük kızın sevgisine mağlüp oluyordu. Mai ve berrek gök gibi iki lâ: civer! göz bu duygusuz hükümda rı yenmişti. Titriyor, içini çekiyer, ağlıyor- du.. Tam manasiyle âşıktı. Bu, çapkırılıkta vardığı yüksek usta'ıktan sonra kalbini yakan bir ceza idi. Detamp, dalgın ve boğazı ku- rumuş bir halde ağlıyan krala baktı. Hükümdar, koltuğun üstünde bütün felâkete uğruyanlara dert- lerini döktüren amansız bir ihti- yaçla metresinin karşısında ağlı- yordu, Acılarını metresine anlatacak- l Ona!.. Bu Resmi metresine!.. adamın bütün sevgisine hak ka- e * zanmış olan Düşese!... İhtimal bu anda Detampta bir vicdan duygusu uyanmıştı. Cünkü onun dudakları hafifçe titredi. Gözleri sulandı. Fakat, anlattığımız gibi, bu pek kısa sürdü. Derhal kendisini toplıyarak kra. İm bu zayıf anından istifade et- meği düşündü. Artık, kral tarafından tapını- lan bir kadın değildi. Senelerce hükümdarın kalbin. de sürdüğü hâkimiyet yıkılmıştı. Bir aynaya göz atarâk kendisini ihtiyarlamış buldu. Daha doğrusu, düzgünler, po- matlar, dış güzelliğini koruyorsa da ihtiyarlığı artık yavaş yavaş belli oluyordu. Bu, pek acıklı idi. SERSERİLER YATAĞI Lâkin yıkılan yalnız aşk hâki- miyeti olmalıydı. Siyasal hâkimli- ğine, kralın düşüncelerine yaptığ: tesire gelince, bunu muhafaza et- mek için son bir kalkınmada bu- lunmak üzere idi. Ve bunun için de birkaç saat evvel nefret ettiği bir rolü yapma- ğa razı oluyordu. Yukarıda gördüğümüz gibi kral odaya girince bir koltuğa kendi sini atmıştı. Fransuva bu odanın kapısını açmadan evvel oldukça tereddüt etmiş, nihayet kat'i bir karar mak- sadiyle değil, acılarını dindirmel: için girmişti. Düşes yavaşça kralın yanına so- kularak eğilip alnından öptü. Bu bir aşk öpücüğü değildi. Bunda bir abla, bir anne sev- genliği (şefkati) toplanmıştı. — Çok mu iztırap çekiyorsun. zavallı Fransuvacığım!.. diye mı rıldandı. Feransa kralı kendisine doğru e- gilen bu kadının göğsüne başını dayıyarak ağlamasına devam et- ti. Düşes: — Zavallı dostum!.. Zavallı dostum !.. sözünü tekrarlıyordu. Bu okşayışlar kralı yavaş ya- vaş kendine getiriyordu. O vakit Detamp: — Ne oldu.. Neyin var? diye sordu. Kral, bir arkadaşına anlatır gı bi, Jiyetle arasına giren ve ken- disine meydan okuyı.n Marjantini anlattı. Düşes sordu: — Bu onun annesi mi? — Evet.. — Fransuva, sen de bu genç kı- zı seviyorsun değil mi? — Evet.. Düşes titredi. Yüzüne karşı söy- lenilen ve sırf kızılbaşlık olan bu aşk onu hiddetinden çıldırmak de. recelerine getirmişti. ) Fakat durumdan istifade ede- rek eski hâkimliğini tekrar ele geçireceğini umuyordu. Âsıl lâ- zım olan şimdi Jiyeti krala bağlı- yan babalık hakkına dair bir şey söylememekti. Detamp kralın yanına oturarak hafifçe titriyen bir sesle: — Fransuva, seni ne kadar sev- diğimi biliyor musun? İşte şimdi aşkımın ne kadar derin olduğunu arsıyacaksın! Seni, aşkınla felâ-. kete sürüklenecek, felâketinle ağ- İryacak, seni sevmediği için bu kü- , çük inatçıdan nefret edecek kadar severim. Kalbimdeki aşk bana bütün bunlazı yaptırıyor. dedi. Kralın Düşese fırlattığı takdir dolu bir bakış onu acı acı gülüm- setti. i Detamp devam etti: — Bu kalbinizin geçici bir lıe— vesi değil mi? Kral kendisine bırakılar bu yo- la saparak: — Evet, bir. heveı.. Adi bir he- ves sevgilim!.. Kalbime gelince o Ben öen At (5