15 Ocak 1939 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 14

15 Ocak 1939 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 14
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Korsan gemisinin zabitleri Kendi kendime: — Eğer o zamanlarda böyle bir kon- fordan bahsedilmiş olsaydı mutlaka bu | hu söyleyenlerin tımarhanelik olduk - larını zannetmemek mümkün olamaz - ÜL Vapurun ambarları da zabitan salo - nundan daha az enteresan değildi. Bu geminin taşıdığı yük, bir milyon İngi - liz lirası değerinde bir yüktü. Bunların “arasında beş yüz kasa konyak, 2300 ka- 'Ba Veuvbliguot sşampanyası mevcuddu ki kıymet itibarile bir hayli yüksekti. Piyano da dahil olduğu halde bütün İmüzik takımını kendi gemimize naklet- *miştik. Zira Secadler'de — bir piyanist, bir viyolonist vardı ki her ikisi de Al - man konservatuarlarından çıkma idi - ler. Kendi kamaralarımızda tabloları a- sacak yer bulunmadığından onları hat- tâ gemimizi terkederken alıp götürmek Üzere esir kavtanlara dağıtmıştım. Vapurur bazı kıiymetli — mobilyesi Secadlere çok uygun gelmişti. Kezalik konyak ve sşambanvadan taşıyabildiği- miz kadar kendi rtemimize getirdik. Bü tün bu işler olun bittikten sonra gemi - nin deniz musluklarını açarak onu SÜ - kün içinde Okyanusun — derinliklerine gönderdik. XVT ZAVALLI PİNMORE'UN SON SFFERİ Rüzgârın hafiflediği bir gece idi, bir yelken bulutu altında ilerliyorduk. Tro pik mıntakadan başka yerlerde nadiren bulabileceğimiz bir gece idi. Cenub se- masının parıldavan meşhur dört yıldı - zı neş'eli neş'eli adeta bize göz kırpı - yorlardı Bütün velkenlerimiz fora e - dilmiş ve esen rüzgârla şişmişti. Deni - zin dalgaları provamızda mırıltılar hu- sule getiriyordu. Sema — parıldıyan ve Kırpışan yıldızlarla müzeyyen, çocuk - luğumuzun «avdede» si o kadar parlak ve aydınlık. sanki bize tebessümler it- haf ediyordu. Korsan gemisinin bütün — zabitleri, mürettebhatı, esir kaptanlar ve muhte - lif ırklara mensuh esir gemiciler —her birinin elinde birer şampanya kadehi olduğu halde— süvertede toplanmış - Jardı. Herkes biraderane hislerle mü - tehassisti. Geminin ortası büyük Stelin piyano- Bu, viyolin. se'lr ve meledeondan mü - rekkeb orkesirava tahsis edilmişti. Ya hakikaten bu — cocuklar Berlindeki Stadt Opera'nın müzisyenleri kadar iyi çalıyorlardı vevahud da biz tropik ge- tesinin sihri 2ltında idik de bize öyle Heliyordu. «Ooo. sevsili Cenub meltemi es» Mmelodisi Cenuh Okyanusunun Tüzgârı önünde ufuklara vayılıyordu, O esnada harh ne kadar uzak görü - nüyordu bize ne kadar!... Gemimizin e'bette acıklı bir âkibete uğrayacağı ztün muhakkak ki uzak de - ğildi. Fakat ne olursa olsun, akibetimiz hakkındaki düsüncelerimiz tropik se - masının parlak yıldızları altında, lâtif müziğin sihrile, şampanya buharile ve gecenin şiirile ucup gidiyordu. - — Hey.. ileride ışık! Gece teleskobum gözümde.. bir ge - mi görüyorum. Ufukta kamerin nurlu Eıa.ları içinde muhteşem bir üç direk - yelken gemisi teressüm ediyordu. — İskele alabanda! Biz ufkun bu esnada, karanlık tara - fında builunuyorduk. Binaenaleyh o bi- Fi göremezdi. Ona — yaklaşıp da şöyle bir dürbünlerimizle yokladığımız za - man bunun bir düsşman gemisi olabile - ceğini tahmin etmiştik. Bunun üzerine ziyaf sinyalimiz Ok - yanusun sularını ışıldatmıştı: — Façe edip durunuz! - Bir Alman kruvazörü. Bizim ne oldufumuzu anlayamazdı. Eğer anlasaydı yani bizim de yelkenli- den başka bir şey olmadığımızı bilsey- di geceden bilistifade srvışıp gidebilir- di. Biz emin idik ki onlar bizi, bir bor- da ateşile gemilerini berhava etmeğe muktedir bir zırhlı kruvazör telâkki e- deceklerdi. Küpeştede, ne olacak diye bekliyor - duk. Biraz sonra bir kürek çekme hı - şiltısı işitildi ve şimdiye kadar duyma- dığım bir sevinç avazesi yükseldi. Bu yükselen sevinç sadası genizden konu - şulan sahil Fransızcası idi. — Hay Allah iyiliğinizi versin!, di - yordu, ödümüzü patlattınız be yahu-.. zin de bizimki gibi eski bir yelkenli ol- duğunuzu görüyorum.. Fakat bu şaka 'ne idi?.. Galiba bize muharebe hakkın- da haberler vereceksiniz! Adamcağızın bu zannına hayret et - memiştim. Uzun müddettenberi deniz üzerinde bulunan gemiler, — bilhassa müttefik devlet gemileri, muhtelif harb cepheleri hakkında malümat edinmek merakında idiler. Bu itibarla böyle bir- birlerine rasiladıkları zaman biraz du- İrarak havadis alıp verirlerdi. Bu, o va- kit Okvanuslardaki gemiler — arasında âdet olmuş gibiydi. Binaenaleyh Fran- sız kaptanın bu suretle konuşmasına: — Bizim gemiye — buyurun!, dedim, size verecek çok enteresan haberlerim var. Üzerimizde gömleklerimiz olduğu i- çin alelâde gemicilerden farklı değil - dik. Güvertemize ayak basar basmaz, sanki biz tahmin edememisiz gibi: — Ben Fransızım! Diyordu. — Fransız mı? dedim, güze.l! E.. Fransa ne âlemde? — A.,. Fransa mı? O, muzafler!. Ya- hud pek yakında zafere kavuşacak! Ravi de vous voir diyordu. Kendisine bir şişe şampanya sundu- fumuz zaman mahzuziyetinden kay - Gürün Bulmacası —— — ea e Uf uf *t £ Bd b .& : 80 10 1 & ? BL! t F İ Lij (4 E (4 B B Ç MA L t N B |er ellı L 10 SOLDAN SAĞA ve YUKARDAN AŞAĞI: 1 — İskambilim dört çeşidinden biri, 2 — Haddinden fazla - İş. $8 — Yalan - Hazır. 4 — Taharri etmek - Cemi edatı. 56 — İstifham lâhikası - Eskiden sarık yap- tıkları bir nevi kumaş. 7 — Adadaki ağaçlar - Yarım - Vilâyet, 8 — Emellerim - Ortasında bir «ÂA» olsay-, dı tam olacaktı. 9 — Tavır - Söndürmek. 10 — Geri olmamak. $ rs b . . v0 Iİ SİAİRİAİBİEİRİNİAR £İAİFİİİYİEİTİBİİİLİA telriiylalrimlAalylalzi AT AİKİNİEİGENMI UYAMIİKİSİMUTİ İ | EİRİBİAİDEMİETA "İTİAİAİBİBİKİADİİİR iH mİMM IİRİBKAYİA GKİTİRİBRİBİBİAİYİAİE 1LÜTİLİEİSİHİAİRİIİTİA Evvelki bulmacanın halledilmiş şekli Havagazi saati patladı Evvelki gün saat 12 de Alman has - tanesinde havagazi borularının şirket tarafından tamiri esnasında birdenbi - re havagazi saati patlamış ve etrafa da- ğılan parçalarla birkaç cam kırılmışsa da başkaca bir hâdise vukua gelmemiş- Kü «Son Posta» nın deniz romant! Ö7 Deniz Şeytanı Meğer bir Boche kruvazörü yerine si- | SON POSTA Türkçeye çeviren: M. Süreyya Dilmen naşıyordu. Bu sevincine, gemisinin Tro- tasını öz yurduna çevirmiş olması da karışıyordu. Şampanyadan şöyle bolca bir mikdarda tattıktan sonra bizi ku - caklamağa hazırlanıyordu. Bizim ken- disine verdiğimize biraz da nahoş ve zalimanc olan sinyalin sarhoşluğumuz- dan ileri gelmiş bir şaka olduğunu sa- nıyordu. Lâtifeci ve neş'eli herhangi bir kaptanın bir diğerine yaptığı gibi arkamı okşayarak: —- Kaptan, divordu, yahu siz ne kor- kunç adamsınız be! Beni böyle aldattı- nız. Fakat şimdi yok mu kaptan, val- lahi sanki yüreğimden büyük bir taş düşmüş gibi kendimi hissediyorum. Fransız kaptanın böyle söyleyişine içten şöyle diyordum: — Korkarım ki bu ağır taş tekrar yüreğine dönecek! Bü adam o kadar şen, ©o kadar hoş sohbetli idi ki kendisi için pek acı ola- cak olan haberi vermeğe dilim varmı- yordu doğrusu. Bunun için hadisatın inkişafımnı ve bu suretle vaziyeti kendi- liğinden anlamış bulunmasını istiyor- dum. Kaptan gemiriizi görmek arzu- sunu izhar ediyordu. Bu arzusunu tat- min etmek nezaket kaidelerine uygun hareket etmek demektüi. Binaenaleyh onu evvelâ kendi kamarama buyur et- tim ve kapıyı açtım. Kaptan, kamarama bir adım atayım demesile ürkmesi bir oldu. Zira ka - rmaramın duvarlarındaki resimleri gör- müştü. Buniar Kayzerin, Hindenbur - ğgun, Ludendorfun ve amiral Von Tir- pitzin fotografları idi. Bunlarla beraber büyük bir Alman bayrağı da duvarı süslemiş bulunuvordu, — Dee Allemands! Diye adeta inledi. (Arkası var) Bir doktorun günlük notlarından Gı'ıp sal gmlarmda Anjinden mütevellid Boğaz apseleri Sık sık anjinlerin görüldüğü — gu za - manlarda bademciklerin — üzerinde te - şekkül cden iltihablar bazan daha amik bir vaziyet alır. Bademciğin birinde, na- diren iki tarafında büyük cerahatli fi - ligmonlar teşekkül eder. Hastanın ate - şİ çok yüksektir. Ağzını açamaz, yutku- namaz, uyuyamaz, çok ızlırab çeker. Ni- hayet ya ketidi kendine veyahud dokto- run bıçağı He apse açılır. Kokulu bir ce- rahat akar. Ve derhal hasta rahatlaşır. Ateş düşer ve yirmi dört saat zarfında hbemen her şey hali tabiiye — avdet eder. | Bazan bu apsenin mikroplarının — kana karışmasından mütevellid umumi entan vaki olur. Kan zehirlenir, hastaların bun dan öldüğü âe bazan vakidir. Boğazdâ böyle bir Utihab teşekkül ettiği zaman derhal mütehassıs doktora müracaat et- | melidir. Cevab isteyen — ekuyucularımızın — posta pula yelinmalarını rlen ederiz. Aksl tah- dirde isteklerci mukabelesiz kalakbllir. î f Nöbetci eczaneler Bu gece nöbetçi olan eczaneler şun - lardır: İstanbul cihetindekiler: Aksarayda: (Ziya Nuri), Alemdarda: (Esad), Beyazıdda: (Asador), BSamat - yada!: (Teofilos), Eminönünde: V(Ami - nasya), Eyübde: (Arif Beşir), Fenerde: (Emilyedi), Şehremininde: (Nazım), Şeh zadebaşında: (Asaf), Karagümrükte: (Suad), Küçükpazarda: (Hikmet Cemlil), Bakirköyünde: (Merkez). Beyoğlu cihetindekiler: İstiklâl caddesinde; (Kanzuk), Dalre- de: (Güneş), Topçularda: — (Sporidis), Taksimde: (Nizameddin), Tarlabaşında: (Nihad), Şişlide: (Halk), —Beşiktaşta: (Süleyman Receb). Boğaziçl: lhdıtüy ve Adalardakller: Üsküdarda: (Selimiye), Sarıyerde: (Os man), Kadiköyünde: 1Sıhhat, Rifat), Büyükadada: (Halk), Heybelide: (Halk). güçtür. 'bir genci, o da Yakub isminde bir Ermeni |karıştırdı. Geceleyin hâkimin evini yıktılar. (gözdesinin başını kesmeğe sevkedecek kadar şahı zevklerini tenevvü ettirmeğe alıştırmış Atina muhteliti 2 mee yapmak Şubat içinde Ankaraya gelecek At'na muhteliti buraya gelecek ve An- kara muhteliti ile 2 maç yapacaktır. Muh- telitimizi kazırlamak vazifesi baş antre- nöre verilmiştir. Yalnız ajanlığın bu ma- ça hazırlanmak için davet ettiği oyuncu- cuların çağırılmadığı görülür, gerçi be - den terbivesi müdürlüğünün son kararı üzerine mektebli ve asker sporcular klüp takımlarında oynıyamazlar. Fakat içle - rinde çok kıymetli ve tecrübeli oyuncular buluran mektehlilerin ve askerlerin tem- sili maçlara iştirak edemiyecekleri hu - susunda kanunda bir memnuiyet bulun- mamaktadır, bu temasta iyi bir netice alabilmek için bu kabil oyuncuların ha - zırlanmak üzere davet edileceklerini ü- m:d ediyoruz. Bisikletçi Talât Fransaya gitti Türkiye bisiklet şampiyonlarından Ta- lât Fransada yapılacak beynelmilel bi - siklet müsabakalarına iştirak etmek ü - zere Fransaya gitmiştir. Talâtın bu se » yahati Kkususf mahiyettedir. Ankara Güneş klübü ligden çekildi Güneş klübü lig maçlarına iştirak ede- miyeceğini bölgeye bildirmiştir, bun - dan da, anlaşılıyor ki Güneş klübü faali- yetinı tatil ederek kapanmıştır. Bu se - beble yarın Galatasaray - Demirspor ta- kımları karşılaşacaktır. Etimes'ud atış klübü açıldı Etimes'ud atış klübü muallim Sırrının bir nutku ile açılmış, bunu müteakib bölge amatörlerinin gösteriş atışları yap- tırılmış ve halka atışa aid yenilikler öğ- retilmiştir. Etimes'udda bir atış poligo- nu daha açılacaktır. Selim Tezcan Galatasaray takımı Tunusa davet edildi Tunus futbol klüplerinden biri iki maç yapmak üzere Galatasarayı Tunusa da - vet etmiştir. Galatasarayın bugünkü ha- lüe böyle bir daveti kabul etmesi - çok Bugün yapılacak kır koşuları İstanbul atletizm ajanlığı tarafından fertib edilen birinci kır koşusu bugün Baron de Tott'un hâtıraları ( Baştarafı 13 üncü sayfada ) karet yüzünden Sultan Mahmudun feda- ya mecbur olduğu üç gözdesinin ölümü- nün levhasından ziyade daha hoşa git- mek icab ederdi (1). (Arkasn var) (17 Sultan Mahmud kızlar ağasına gayet timad ediyordu. O da Süleyman iİsminde bankeri kendisine mahrem dinmişti. Bu üç kişi sultanın zevk ve safasına hizmetten baş- ka bir şeyle meşgul değildiler. Gözdelerin hırs ve tamalarını tatmin eden bu hizmet onlara nüfuz ve itibar da temin ediyordu. İmparatorluğu onlar idare ediyor demekti. Bütün mansıbları en fazla verene satıyor- lardı. Malyetindekller daha küçük mansıb- ları temin ederlerdi. Bu kadar gurur ve aza- met kesbedince ufacık bir mukavemete bile tahammül edemez oldular. — Adamlarından biri Üsküdar hâkimini kamçısı ile tehdki etti. Hâkim sesini yükseltti ve adliyeyi işe Şikâyeti bu tarzda boğmağa kalkmak o ka- dar büyük bir ademi memnuniyet tevlid et- ti ki hergün yeni bir yangın ile kendisini iz- har ediyordu. Hükümdara derd anlatmak için garib bir çare. Maamafih, padişahı üç muvaffakiyet tamin etti. Bu adamlar padi- oldukları için, genç Büleyman ile Yacoubun idamında hazır bulundu. Kızlar ağasının İ- KESİRİRT SA p Ankara (Hususi) — Şubat ayı içinde / lara bakılırsa mektebli ve asker oyun -| (karşısında çok büyük mtf kilâtın iadesi ricasında ? Ankara muhtelitini hazırlamak vazifesi baş antr&? verildi. Mektebli ve asker futbolcülerin de bu #” iştiraklerinin teminine çalışılıyor maçlar Taksim sitadyomu: Galatasaray - Hilâl 8. 11.30 Kadıköy stadyomu: Beykoz - Topkapı 8, 13. Fenerbahçe - İstanbulspor 8. Şerçf stadyomu — — Boğaz!çi - Ortaköy (A). 8. 980 , Davudpaşa - Fener Yılmaz Eyüb - Galata Gençler (A). &- Beşiktaş - Vefa B. 14.45. , B den ayrılmaları dolayısile klü çıkaramadıkları için müsabakaâ zu eden atlet takım halinde gi girecek takım bulamıyan atle Müsabaka 3000 ve 5000 ©o ma ayrılmıştır. anlö FeyziÂti Lisesi, son |ra büyük bir ehemmiyet vel'e5 caat ederek, futbol ve volevP* laşması teklif etmiştir. Kab bu teklif için kararlaştır? Kurban Bayramına tesadüf € Preston - ÂAston Vı"' karşılaşıyorlar Kral kupası maçlarının dörüt dolayısile İngilterenin iki mü* mı karşı karşıya gelecektir. Kral kupasını altı defa kâ büyük bir şöhrete sahib olan F kımlardan Aston Villa geçen * dersfield taokımı penaltıdan Y? sayı ile mağlüb ederek kupay' Preston North End ile karşılaşâ” oyun kral kupası turlarının en ? maçı alacaktır —© Hâmid Oskay izmi | î İzmit (Hususi) — Kütahyâ 4 ne tayin olunarak Şerefine meclisi tarafından mükellef fet verildiğini yazdığım hi Oskay büyük bir m mıştır. Sabık valiyi teşyi © binlerce halk, bir kıt'a ask askeri bando, polis kıt'ası, * hazır bulunmuş, General Pi Amiral Hulüsi, Amiral ve bütün memurin teşyi M tirak etmişlerdir. Arapkir adliyesinin I(G_.ı kaldırılması halkı ”” vaziyete soktü | burada adli teşkilât — kaldi vakkat olarak Kemaliyey? tır. Kemaliye buraya 45 Arapkir ve muhiti (1150) duğu için buralarda kış şif fazla göstermektedir. Esâ' ba arasındaki Kozluk çay” ' tünde köprü olmaması dolA* dan geçmek bir hayli güç ? rapkir çevresi kar için ufak adli işlerini görmek | sında kalmaktadır. Bu vaziyeti ileri süren Adliye Vekâletine müraf damı Kızkülesi içinde vukua geldi. nüz müşbeeiir_cevab Bugün yapılacal( #ı' A Şişlide yapılacaktır. Talebeleri ' 'a başına da müsabakaya dahil ola "g Mektebliler arasıııll[ ye mektebi, spor kaptanhğınl 'fî,ı_ ugurlandı ı ',. ) W " Ğ vı' " | Her takım üç atletten teşkil * ) 1/1939 ve 2/2/939 günleridi — P v İ zAv -.g |

Bu sayıdan diğer sayfalar: