1 Ağustos 1935 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 3

1 Ağustos 1935 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

?emur Zihniyeti J Aponya 5 Y _ * Dün tanıdıklardan biri, kanun- "_l Mmanasını kaybederek gülünç h" ha'e düştüğünü gösteren bir ikâye anlattı. Kısaca size de anlatayım. tünleri de dahil olduğu halde, wıımak mecburiyetindedir. Bundan daha tabit bir şey Yapamaz a. Gel zaman, git zaman U kanunda Pazar ve bayram Rünleri açık bulunabilecek yerler Öelerden birine dayanıyor. — Kapatacaksınız. — Nasl olur, biz değil Pazar 8ttâ nizamen mecburuz. — Kapatacaksınız. Eelen cezayı veriniz. " _Pollı hastaneyl mahkemeye ?")_lor. Mahkeme ikl tarafı nlıgl'.'lor ve — hastanenin haklı Uğuna karar veriyor. _Hafta kanunu, bu memleketin Ftimat hayatında mühim bir sos: Yal İnkilâp yapan mühim kanun- Ardan biridir. ' Fakat bu kanun onu tatbik ._d'n küçük memurların eline ge- Fince işte böyle gölünç oluyor. * Japonya Son On beş sene İiçinde Ja- Bonya endüstriyel istihsalini yüzde arttırdı. Bu fazla İistihsall » ak yeni pazarlara ihtiyacı ör. Asyaya yayılıyor. Çini istilâya Salığıyor. Cenubi Amerika pazar- Tinı elde etmek İçin ne lâzımsa ,aP'YGr. Fakat bunlar yetmiyor. Ş Habeşistanda 5 milyen İnsan &e. Bunlar pamuktan gömlek ve Onla gezerler. & halkın bu pamuklu ihtiyacının Üzde doksanını İtalya temin eder. undan maada Habeşistara ' J;İll'dan giren malın dörtte üçü Pon malıdır. !'“ac bi Bu gidişle, — Habeşistanı İyi ";oılîaıar haline getirmeye çalı- tıl!te Japonyanın Habeşistan- : Ya — anlaşmazlığında — Habeş Tafını tutuşunun sebebi. X zf?hirlenmeler & Bugünlerde yedikleri yemekten .Yl içtikleri sudan zehirlenen- Te tesadüf olunuyor. Medeni bir şehirde bu zehir- ıe'““! vak'aları, sadece sıhhi Ontrolun azlığını gösterir. Sergi- * ayran içen bir adam Zzehir- *nmeli mi ? k Sağlık Direktörlüğünün dik- &tini çekeriz. Sıcaklar münase- Stile şehrin sihhat işlerine biraz &zla önem versinler. Evkafla Belediyenin Pürüzlü İşleri dü Evkaf ve belediye avukatları h eykafta toplanarak hakem *Yetine tevdi edilecek davaları &sbit etmişlerdir. Hakem heyeti “gün çalışmalarına başlıyacaktır. İi .ğl__lğustoa ST '—— Hergün xı Resimli Makale 8tin memurlar eline düşünce na- - Sağlık Bakanlığının hastaneler Çj“ yaptığı bir n/zamnameye före, yesmi ve hususi bütün | staneler, Pazar ve Bayram *&*gün açık bulunmak ve hasta | 9dlamaz, Hastane de Pazar tatili | Pit Hafta Tatili Kanunu çıkıyor. | Atasında hastaneler yazılı değil. | Ois Efendi bir Pazar günü eline | dunu alıyor ve husüst hastas | f & Haşere küçüktür amma, insandan kuvvetlidir. | fili kendisine köle yapabilir de, haşerelerin hücumuna karşı âcizdir. . Kuvvete güven olmaz. bir insanı çınar gibi yere serer. Ummadığın taş derler. Böcek küçük bir mahlüktür amma, iğnesile koca | İnsan bir baş yarar, duyarsa, Sanki Tabiat bu haşereleri bizlere haddimizi bildirmek için yaratmıştır. İnsan kendini beğenir, herşeyi yapacağına inanır, sonra dünyanın en üciz mahlüku karşısında aciz bu, onün için bir nevi ihtardır. Kendimizi dev maynasında görmiyelim. Küçük, f: kat zararlı kuvvetleri ihmal etmiyelim. hÜ kapamaktan müstesnayız, | — Kapatmıyacağız. Siz lâzım | ' DAHİLİ HABERLER Nadir Goörülen Vukuatten... Yahudi Nesim, Kıskançlıkla Yahudi Pepoyu Karnından Bıçakla Vurdu Dün Sirkecide kanlı bir hâdise olmuş ve Pepo adlı bir Musevi genci — karnından ağır — sürette yaralanmışlır. Hâdise şöyle ol- muştur: Kadıköyünde İshakpaşa 'soka- ğında (16) numarada misafir olarak — oturan —Avram — oğlu Nesim adli (23) yaşında bir gen- cin Luna adlı bir karısı vardır. Bunlar on senelik karı kocadırlar. Iki de çocukları olmuş, son zaman- larda aralarında bir geçimsizlik çıkmış. Luna Eminönü Sulh Hukuk Luna mahkemeye gelmiş, fakat kocası — gelmemiş. — Muhakeme devam — etmiş Luna dönerken yolda önüne kocası Nesim çıkmışı Luna bana bak!. Eğer sen bu davadan vazgeçmezsen seni kıtır kıtır keser, öldürürüm. Tehbdidini savurmuş. İddiaya göre Luna can korkusile orada tesadiüifen bulunan Pepo adlı bir Museviye İltica ederek: — Aman beni evima kadar götür, bu adam öldürecek, demiş ve o da kadının bu dileğini kabul etmiş. Beraberce yürümeye münakaşa açılmış. Nesim cebinde taşıdığı bıçağı çıkararak hemen Peponun karnına saplamış ve kaçmıya başlamış. Fakat tesadüf eden bir polias Nesimi yakalamış ve yaralı da Cerrahpaşa hasta- nesine götürülmüştür. Hâdisenin tahkikine Müddel- umumi muavinlerinden Bay Celâl elkoymuş ve Eminönünde Nesimi ve şahitleri dinlemiştir. Nesimin de başında ve yüzünde hafif şişme eserleri görülmüştür. Nesim : — Evvelâ o bana hücum etti. Mahkemesine — müracaat ederek Beni dövdü. Öldürecekti. Canimı d tır. Dün | başlamışlar. Bu sırada Nesim il k - ıl:ıîış;:lî:nolı:;:ı?ı ıî:::;:ıl:ırcıkmıı. Pepo Aarasında da - şiddetli bl: mu:lî:::î:.k lçın. yaraladım.. Dex lecra Memuru Mişon Ventura Altı Ay Avukatlık Bulunamıyor Edemiyecek Iki sene evvel tatbikine baş- lanan yeni İstanbul maliye teşki- lâtı kanununa göre maliye icra memurluklarına yalnız hukuk me- zun'arının alınması şarttır. İstan- bulda (16) maliye İcra memur- luğu olduğu halde ikl seneden- beri ancak sekiz memur buluna- bilmiştir. Diğerleri açıktır. Üskü- dar tahsil müdürlüğünün Üç lcra memurluğuna kimse talip çıkma- mıştır. Kanuna ğörı icra memur- larına evvelâ (25) İira asli maaş Üniversitenin eski Roma Hu- kuku Profesörü Mişon Ventura eski kibrit şirketinden aldığı (30) bin lira komisyonun (7060) liralık vergisini sakladığı iddiaslle Kül- tür Bakanlığınca Vekâlet emrine alınmıştı. Baro inzibat meclisi de kendisinin altı ay müddetle avu- katlık yapmamasına karar ver- miştir. Eski profesör henliz vergi borcunu ödememiştir. Finans Ba- kanlığı alâkadarlara yaptığı bir tebliğle borcunün hapis suretile ödenilmesini — bildirmiştir. — Aynı şirketten aldığı (69) bin Jliralık komisyonunun vergisini sakladığı için kendisinden (40) bin İlra ig- tenilen kibrit şirketinin eski mu- rahhas azası Bay Mehmet Emin de tarhedilen bu vergl ve cezaları icin Devlet Şürasına dava açmıştı. Üğrendiğimize göre dava son safhaya — girmiştir. Bugünlerde kararı verilecektir. muru günde asgari ( 17-18 ) icra maaşını da az buldukları için bu ilmektedir. — İşleri de vergi | yapmak mecburiyetindedir. Hu- TT ğ I::ı:—lç;::ını vermiyenlere haciz tat- | kuk mezunları ho_rgün ayakta ve E:rığî: ğ'::!l:ğln:kî:::;ı B(âı(ı)ı;ınllğ bik etmektr. Her İcra me- kapı kapı iş görmeyi ağır ve raya kadar çıkabilmektedir. yardım için bağırıp çağırıyordu. Geçen pazar günü Suadiye ile Bostancı arasında işleyen Kadıköy tramvaylarından biri bir adama çarptı. Adamcağızın kolu kırıldı, gözü çıktı. Kanlar içinde yere serilen adamın etrafına birçok meraklılar toplandılar. Kan su gibl akıyor, adamcağız Polisler yetişti. Sağar sola telefon edildi. İSTER İNAN İSTER İNANMA! C - VSTER İNAN İSTER İNANMA! Falınt ne adamcağızı kaldıracak bir hasta otomobili geldi ve na da hastayı kaldıracak bir hastane bulundu. Adamcağız yol ortasında saatlerce öylece kaldı va lebıttîğl kan yüzünden ölüp gitti, Bu vak'a 1935 senesinde ve İstanbulda oluyor, Kadıköy ve havalisi gibi kalabalık bir semtte ne bir hâsta arabası ve ne de bir hastane bulunamıyor. 'N a M ee ae dd T A Ü d £ n el t Ü f İ lalmt « Sözün Kısası Yazı Çok Olduğu için Bugün Konamadı zzi Güreş Müsabakalarımız Gazetemiz tarafından tertip edilen alaturka yağlı güreşlerin üçüncü haftası önümüzdeki pazar günü Taksim Stadyomunda yapı- lacaktır. Geçen hafta yapılan müsabakaların başa güreşenler arasında birdenbire büyük bir rekabet doğurması Kara Ali, Tekirdağlı Hüseyin, Mülâyim ile Mollanın devam edecek müsaba- kalarda işi lüzumundan — fazla ciddi —tutmalarımı icap ettirdi. Geçen hafta tam birer saat süren güreşlerde memleketin en baş pehlivanlarının - biribirlerini yere vurabilmek için sarfettikleri kuv- vet ve yaptıkları mücadele sene- lerden beri yağlı güreşlerde görül- memiş bir şeydi. Güreş Federasyonunun delâle- tile alaturka güreş komitesinin hazırladığı talimatnamede başpeh- livanlarmızı ilk defa olarak çok ciddi karşılaşmağa ve bir saat zarfında da kat'i netice almaya mecbur etmektedir. Yeni talimatnamenin İcap et- tirdiği faydaları henliz tatbike bile vakit bulamadan — karşılaşmiya mecbur kalan pehlivanlarmız bu müsabakalardaki mücadelelerinde okadar ihtiyatlı davrandılarki bir- birlerini yoklıya yoklıya yaptıkları müsabakalar bütün oyunları tatbik etmelerine rağmen tam bir saat sürecek kadar devam etti, durdu. Önümüzdeki pazar günü, işte bu şartlar içinde başda Mülâyim ile Mollayı seyredeceğiz. Alaturka güreşi Amerikada yaptığı serbest güreşle uzun seneler beraber sll- rüklemiş olan Mülâyimin çok çetin rakibi Mollanın karşısında nasıl bir netlce alacağı kolay kolay kestirilemez. Kara Ali ile Tekirdağlı Hüseyin arasında yapılacak müsabaka da günün en büyük karşılaşması ola- caktır. Kuvvet ve kudretleri mü- savi iki baş pehlivanın karşılaş- ması alaturka güreş hayatımız için başlıbaşına bir harekettir. Manisalı Rıfatın, Çoban Mah- mut ve yahut da Afyonlu Süleyman ile yapacağı müsabakada progra- mın en canlı karşılaşmalarından biridir. Kilosunun rakiplerinden çok noksan olmasına rağmen başda güreşen Manisalı Rıfat alaturka güreşin başlıbaşına bir simasıdır. ÂAynı gün yapılacak müsabakalarda günanlı Hamdi ile Arifin müsabakaları da dikkatle takip edilecek hareketlerdir. BÜTÜN ÜLKEYİ “'DOLAŞAMAZSINIZ FAKAT 3 ' M&_ Pesta BİR. h..*!'ııı—ıı -"i 'BÜTÜN ÜLKEYİ HER CÜN DOLAŞIR KEz l |

Bu sayıdan diğer sayfalar: