5 Haziran 1935 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 14

Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.

Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

14 Sayfa “SON POSTA Harziran 5 — Habeş - italya Savaşı Başladı Demektir Hudutta Çarpışmalar Çoğalıyor İtalya Askerleri Arasında Malarya Hastalığı Başgösterdi J Habeş - İtalya | | kavgası İngilizleri endişeye| düşürdü. İngiltereye — göre, İtalya yakında sa- vaşa — geçecektir. Çünküj — Mueolini, Afrikadaki — İtalya kuvvetlerini — daha fazla bekletemiye- cek ve Habeş üze.- rine — saldıracaktır. Bir İtalyan gaze- tesi ise, İngiltere hükümetini, Habe- şistanı ele geçir- mek için dalavereli işler çevirmekle lt-. ham ediyor. Habeş tayyareleri, Adisababada tayyare meydanı ve bir Habeş tı.yyanolü havada resim alırken.. Roma, 4 (A.A.) — 31 mayısta Italya-Habeş sınırı boyunda çıkan hâdisede İtalyan ve Eritrelilerden 30 kişi ölmüştür, Yine o gün Somalı sınırlarında müstabilde çıkan başka bir önemli hâdise de, Italyan hatlarına sal- dıran Habeşlerden 10 — kadarı öldürülmüştür. İtalya Harp Kararı Vermek Mecburilyetindedir Londra, 4 (A. A.) — Habe- şistanın İtalyaya karşı bir salgın yaptığı hakkında Romadan gelen haber'er, büyük bir kaygu uyan- dırmıştır. İtalyan hükümetinin, bu | Adisababa arasındaki sıkı bağla- hâdiseyi Cenevredeki hakem ko- | mitesinin yetkesinden dışarı say- masından ve süel bir müdahaleye girişmekte kendi kendini haklı görmesinden korkuluyor. Sıyasal çevre, dün akşam, bu yeni — hâdisenin * kotarı'masını (balledilmesini) ya ulusal - komiz- yonuna, ya sınırları tahdit edecek olan komiteye veyahut başka bir yeni kuruma yüklemek imkânla- rınt görüşüyorlardı. Ancak bu çevrelerin, bu husus- taki umudları zayıftır. Zira orduyu Kızildeniz kıyılarında, bütün yarz tutmanın B. Musolini — için güç olacağını düşünüyor ve Romanın biran evvel süel harekâta geçmek kararını vermek — istemesinden korkuyorlar, İtalyan askerleri arasında hastalık başladı Roma, 4(Â. A. ) — Doğu Afrikasından dönen 329 hasta işçi, dün Mesina ve — Napoliye gelmişlerdir. Stefanl ajansı, malar- yadan hasta olan: bu işçilerin iyileşmekte olduğunu, ve 20 sinin hastaneye kaldırıldığını bildirmek- tedir. Şimdi de İngiliz-İtalyan rakabeti Roma, 4 (A. A.) — Ingiliz - Italyan “ basın aytışmasına ,, de- vam eden Giornale d'İtalia gaze- tesi, İtalyan süel tedbirlerini doğru bulmakta ve Habeşistandaki İngi- liz işçimenliğini tenkit etmektedir. Bu gazeteye göre, Habeşistanda bulunan İngiliz asalbayı Klifford, Habeş hükümetinin 25 yıl için Ingilterenin himayesini istediğini söylemiştir. Kliffordun bu sözü, Londra ile rın yeni bir delili olarak görül- müştür. — Habeş hükümeti, gerçe bu sözü tekzip etmiştir. Fakat Ingiliz asalbayının sözleri, ağızdan ağıza dolaşmaktadır. Giornale d'italla, ilk Habeş yaralılarına bir Ingilir doktorunun baktığını ve Habeşistanda dolaşan İngiliz. ajan ve — memurlarının Ualual hadisesinden sonra artmiış olduğunu yazmaktadır. — Italyan gazetesi, bundan sonra Kenya ile önemli gereç (malzeme) geldiğini, bu özgür gelişin “kapalı kapı iç rejimi ile,, karşıtlık yaptığını ve Cibutideki Fransız memurlarının Adisababa trenlerinin kalkması sırasında gösterdikleri — dikkati yazmaktadır. Giornale di'italina gazetesi, bu hadiselerin Habeşistana İngiltere- nin- - kendisine yardım etmekte olduğu — duygusu:u — vereceğini yazmakta — ve yazılarını — şöyle bitirmektediİr: : Işte bütün bunlar içindir ki, uzlaşmaya inanç gitgide azalmak- tadır. İtalyada Bir Takım Mem- nüniyetsizlik Hareketleri ( Baştarafı 1 inci yüzde ) arasında — tanınmış iktisatçılar, musikişinaslar, meşhur ressamlar ve Ünivera'te profesörleri vardır. Venedikte teşekkül eden hu- susi bir mahkeme faşizm aleyh- darlığı ile ittiham edilerek tevkif edilen (87) kişiyi gayet ağır hapis cezalarına mahküm etmiştir. Hat- ta rivayet edildiğine göre bunla- rın hapis müddetlerinin yekünu (678) seneye balig oluyormış. Eski Tirol ve yeni ismile Alto Adige mıntakasında. Üzerinde “Sarda yaptıkları gibi yapınız,, serlavhası bulunan bir beyanna- meyi dağıttıkları için on beş, yirmi kişi tevkif edilmiştir. Habeşistan hududuna gönde- rilen kıtaat arasında salgın has- taıklar çıktığı ve askerlerden bir çoğunun bu yüzden telef ol- duğu haber alınmış ve yavaş yavaş ortalığa yayılan bu haber- ler asker ailelerini büyük bir en- dişeye düşürmüştür. Hatta Ceno- vada asker annelerinden mürek- kep bir kafile zorla kışlaya gir- miş ve — oğullarının Afrikaya gönderilmemeleri için nümayiş yapmışlardır. Bunların da tevkif edilerek hapse atılmıştır. Savig'lano da bulunan kıtaat arasında da bir kıyam çıkmış, güçlikle bastırılaki'miştir. çoğu | —— Yurt J_—Ebalan İ Eskişehirde Gördüklerim (Baştaraft 1 inecl yüzde) Şimdilik Eakişehirde bulunan temyiz mahkemesi yakında Ân- karaya güçecek. Bu havadis, Eskl- şehirlilerden bir çoklarına sevinç veriyor. Zira iki yüz elliyi aşan ailenin memleketten çıkişı, ev kiralarının ağırlığını epey gidere- bilecekmiş. Hele bazı avukatların sevinçleri şeddeli... Çünkü onlar, yeni mahkemede, binasından baş- ka yenilikler, yerinden başka de kler de umuyorlar... Eskişehirin en büyük derdinil anlamak için bir Eskişehirliyi sorguya çekmeğe hiç İüzum yok. Zira bu, hakikatan ve her (iki manada Eskişehirin derdi, itirazı çok barlz bir illet kadar meydan- da, Okadar ki, orada altmış sani- ye kalan bir yabancı, hattâ kör ve sağır bile olsa, bu derdi sezer. Bu dert, insanların sade gözlerine, kulaklarına değil, ta ciğerlerine, iliklerine kadar giriyor. Size bu derdi, ağzından ve hoş bir nüktesile beraber anlatayım: — Geçenlerde, diyor, Fransa- dan getirlilmiş bir tayyare mu- allimi bir uçuşa çıkmış ve dört bin metreden fazla yükseldikten sonra, karaya ayak basar basmaz talebelerine:: Hayret, demiş, hayret... Dört bin metre yukarıda bile toz var Hakikatan Eskişehirin tozu, Fransız tayyarecinin sözünü mü- balâğalı saydırmıyacak kadar müt- hiş. Toz dalgası, güneşli bile örte- rek koptuğu zaman, ikl metre önünüzdeki dostu kaybediyorsunuz. Orada bu —vaziyet —devam ederse, günün birinde, Eskişehir- den alınmış şöyle bir telgrafı, şaşmadan eseflenerek okuyacağız: “— Diün şehrimizde — çıkan fırtınanın akibeti, geçenkli Kara- deniz fırtınasının sonundan da fecl olmuştur. Çünkü tox dalga- lari!le karada bo yekü- nü, o kazada yok olanların ade- dini aşmıştır. | ,, Bütün bunları görüp ten sonra İnsan — gayrlihtiyari, Eskişehirde, toz dalgalarının her- şeyden evvel belediyeyi sürükle- yip götürdüğünü samıyor. Fakat yine dostumun gsöyledi- gine nazaran, belediye böyle bir kazaya uğramamış, hattâ asıl garip tarafı, bağlı olduğu ma- kamın takdirine de mazharmış. dostum : — Buna hiç şaşma! Diyor. Ve gülerek ilâve ediyor1 — Belediyeadin takdir. görme- sindeki sebebi, hareketsizliğinde doğar, * Eskişehirde, karada boğulma- nın İstanbuldaki, şekli yok. Bey- oğlu —gazinolarında bir gecede sarfedeceğiniz parayla, Porsuk bahçesinde bir hafta sarhoş ola- bilirsiniz. İstanbulda bir bardak Terkos suyuna verdiğiniz kuruşla Eskişehirde bir tas âyran İçebi- lirsiniz. Hulâsa misal sıralamak- tan vazgeçerek kısaca diyeyim ki, Istanbulda bir ayda doyabilece- ğiniz parayla, Eskişehirde iki ra- hat ay geçirebilirsiniz. Size Eskişehirin gıpta edebi- leceğiniz bir hususiyetini, bir mazhariyetini daha anlatayım. mıyacağım mevki sahibi bir zati gösterereki — Bu adam, dedi, filândır. l bir. oralının | ünlediüe| | tetkike değer meçhul haşaratâ takımdan olduğu halde, her 8/ başını borca girmeden getiremet Tabit merakla sordum: w — Benim bildiğim, hesabıni bilir kimseler, içki, kadın, kumaf: hatta, sinema ve sigara gibi zevk” leri bile lüks ve günah sayarlar: Binaenaleyh bu zatın da bunlar? tövbeli olması lâzım. | — Öyleder del | — O halde parayı ne yıplf? | — O, Eskişehirin en fazll vergi veren adamıdır. Yani bif memur maaşile İstanbuldaki meş” hur doktorlar kadar vergi verir: Dostum, hayretimden doğa! sualimi sormama vakit bırakma”* dan merakımı giderdi: — Fakat onun verdiği, bizli bildiğimiz — vergilerden değildir: O traş vergisi verir. Bu, Eskişe" bBirde taammüm etmiş ve ihti akla gelmediği için resimileştiri!" memiş bir vergidir. Ve buralılafı aralarında fazla traş edenlerö ceza olarak, muayyen birşey !! marlatırlar. w Faraza beş dakikadan fazlâ tıraş edenler, dinleyenlere birtf . ayran ısmarlamaya mecbur edill” ler. Ve İşte bu zatı yıkan da bf vergidir. Zira biçare, dilini tut masını bir türlü becere için, Allahın günü elini cüzdü” nından kurtaramaz. Güldüm : — Desenize bizim Nurullah Ataç buraya düşseymiş, açlıktâf | ölecekmiş | ; x4 Kısaca Eskişehir görüşmelerin' son vermeden evvel, dönüşünde duyduğum taptaze bir havadisi de sunmak İsterim : Doğru bir ağızdan işittiğis? | göre, — Üniversitenin — hayvanf' enstitüsü — talebeleri, MM haşerat tetkikatile geçirecekle miş. Uzun müzakerelerden z bu tetkiklerini, Eskişehirle Ank? ra arasındaki trenlerde yıpıl:* larmiş. Onları, bu kırırlafl'!& gösterdikleri isabetlerden tebrik etmekten kendimi yacağım. Uykusuz geçen son yolculi ğumda, bu tetkikattan çok le"ı neticeler çıkabileceğine İn Zira vagonlarda, bizden (olmıy?” lardan ve tahtakurusu, pire yesi ire gibi bildiklerimizden bıl: tesadüf ettim. İNacıi Sıd!_'!!.—’ | Ademi Iiktidar züâfiyetini giderir. aramak İâzımdır. Hayır ve sevap | gibi, hata ve günah ta faaliyetten | Beni gezdiren dost, ismini yaza- | Aylık kazancı yüzelli lirayı bulur. Ve kendisi, besabını iyice bilir NVVET KUTUSUNDMJ Çİ 1 Her eczanede bulunur Kutusu 150 kur UŞT 755 Adresı Galata posta kutusu *” —

Bu sayıdan diğer sayfalar: