Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.
aşına çarptı. Hadi seni bir Öşe-e götüreyim de biraz İstira- t et. Diye, cevap verdi. İsrar ettim: — Hayır, hocam.. emin olki kafama tamamile malikim, Yalnız Yü sualime cevap ver. Dedim... o, daha büyük bir hyret gösterdi: — Ne tuhaf sual bu, Emel.. Sana bu sözü kim söyledi? — Hiç, hiç kimse söylemedi. Dıınin dansederken, Geski bir tapta okuduğum böyle — bir tümle hatırıma geldi. Biliyorsu- Buz ya, Gsinir mesolesi.. şimdi. tnun bir hakikat olup olma- dığını anlamadıkça İçim rahat eyecek. Muallime Anna, ©, bembeyaz Parmaklarile çene mi sevdi: — Haaa.. — şimdi — anladım Emel,.. Hayır.. müsterih — ol.. temiz kapta duran şaraplar, hiç- 1 bir zaman ekşimezler. Bilâkis gün Seçtikçe, kiymet — kesbederler. g'huını senin İçin telâş etmeye hç' lüzum yok, Daha evlilik haya- tin — kapısını bile — görmedin. yle bir meseleyi, İzdivaç günü- Üzerinden on yedi sene geç- tl:khn sonra düşünebilirsin. Hadli feye gidelim de, birer dondur- & yiyelim, Cevabını verdi. , | Allah Trazı olsun, muallime Annadan.. Dondurma, vücuduma — Büsıl gerinlik verdi ise, onun söz- ei de kalbime — öylece ferah Verdi. Yoksa bugün hissettiğim Övinç ve saadet. O, para yü- de şımarmış herifin küstahça fi ve ahmakça sözleri yü- "Ünden zehir kesilecekti. Derhal aklımı başıma toplas L"l— Dans teklif eden gençleri, Ki:" bahane ile başımdan savdım. balık etmek İhtimali olmayan :ı. yaşlı adamlarla oynadım. çitle Her Grosman'dan kıyi ki- 'lıçtım. x'l'ıın saat yiİrmi _ı_'ç buçul:tı? YALNIZ GENÇ KIZLAR — İÇİN! Dedim. Muallime Anna, göz- ini gözlerime dikti: ; — Emel!.. Galiba şampanya avdet ederken, Her Grosman bizi otomobilimize kadar teşyi etti. Hepimize ayrı ayrı birer buket hediye etti. Fakat, müdürenin yanından bir sanlim bile » ayrıl- madığım için, arlık bir şey söy- | liyemedi. Şimdi, yorgunluktan bitkin bir halde. olmama rağmen, bugünkü neş'e ve saadetimin verdiği kuv- vetle şu satırları yazdım. Bu yazılarıma hitam verirken, şu cümleyi de ilâve ediyorum: — Müdlüremizin bugünkü söz- leri, pek haklı imiş. Gündüz, o sözleri pek düğlimlü buluyo- rdum. İşte şimdi.. O düğümleri | birer birer çözmiye başlıyorum... Meğer, erkekler, gönül avcılığına — çıktıkları zaman, ne iğrenç silâh- lar kullanıyorlarmış!.. 10 Hazira 1980 Esenbah - Mektep Dün gece, yorgunluktan hiçbir şey konuşamamıştık. Bu sabah, bahçedeki büyük — camekânın önünde toplandık. Hocalara İIşit- tirmekten korkarak konuşmiya başladık. Herkes, Her Grosmanin evinde başına gelenleri anlattıkça gülmeden bayılacaktık. Vay kur- naz avcı vay.. Meğer bütün bu parlak ziyafeti, mektebimizin ge- refine değil, bizi birer birer bıl- dırcın gibi avlamak için vermiş. Arkadaşların anlattıklarına göre, “az çok bana söylediği söz- lere yakın hikâyelerle - hepsine ayrı ayrı nişanlanmayı teklif etmiş. Hele, Yunanistanlı bir talebe olan ( Anastasya ) ya: V — Yarin mekteple alâkanız kesiliyor. Memleketinize gidinci- ye kadar birkaç gün baen de misafir kalınız. Bir hafta, beraber yaşa- yalım. Birbirimizi tecrübede bu- lunalım. Eğer benden memnun kalırsanız, derhal nişanlanırız. Yok eğer memnun kalmazsanız, size ön bin mark veririm. Bu para, memleketiniz. için bir servettir. Sizin içiu de kıymetli bir cihaz olur. O zaman İstediğiniz adamla Izdivaç edebilirsiniz. ( Arkası var ) Istanbul Üniversitesi.. Kıymetli Bir Daha Nazmi Asaf hı.l_“anhul Üniversitesi kıymetli B, lm adamını daha kaybetti. h;_ fen fakültesi gayrı uzvi, sa- YW kimya Nazmi A"'fdır. : him arkadaşları, eski ve yeni : ilwl"—’leri, ke:dini - sevenler tara- ı an ebediyete terkedilmiş olan profesörü Fen Adamını Kaybetti Nazmi Asaf askeri tıbbiyeden ne- şet etmiştir. Gençliğinin ilk xzamanlarında “neşriyatı muzırra,, sından dolayı merhum Yusuf Akçora - ile bera- ber Fizana sürülmüş olan Nazmi Asaf, bir aralık kolayını bulmuş, oradan İsviçreye firar etmiştir. Nazmi Asaf orada 18 sene kim- ya tahsil etmiş, bir aralık Düparh enistitüsünde uzun müddet labö- ratuvar gşefliği yapmıştır. Nazmi Asaf, mütareke zama- | nında İstanbul Üniversitesine da- hil olarak laboratuvar - şefliği, muavinlik, muallimlik yaptıkdan sonra kısa bir zaman İçinde mü- derris olmuştur. Nazmi Azaf, üUniversitede ya- pılan son değişmelerde fenfakül- tesi kadrosundan hariç kalmış, Tansiyon fazlalığından mütevellid hasta'ığı da her gün — şiddetini artırmıştır. Nihayet Nazmi Asaf bu ham- talıktan kurtulamayarak hayata gözlerini kapamıştır. .Ölüml bir kayıptır. — Öz Türkçe Çalışmaları On Sekizinci Liste 1 — Sadik - Bayrı Sadakat - Bayrılık Öraekler: 1 — Biz — dostlukları- miza bayrı ve- bağlıyız. - 2 — Bayrılık en yüksek insanlık va- sıflarındandır. 2 — Lehte, lehinde - Yana Lehte olmak - Yana olmak Örnekler: 1 — Bu işte sizin fik- rinizden yana değiliz. - 2 — Ben böyle önergelerden yana ola- mam. 3 — Lehinde söylemek - Iyi- -Fğini söylemek Örnek: O, her yerde sizin iyiliği- nize söyler. 4 — Lehdar - Yanat Örnek: Ahmet sizin en coşkun yanatlarınızdandır. 5 — Aleyh - Karşı Aleyhde olmak - Karşı olmak Aleyhde söylemek - Karşı söylemek Aleyhinde söylemek - Kötü- lüğüne söylemek Aleyhdar - Karşın On Dokuzuncu Liste 1 — Tefevvuk - Üsgelmek, Üzt- olmak Falk, Mütefevvik - Üst, üstün Tefevvuk - Üıgoleıo, Üstolma, Üüstünlük Örnekler: 1 — Düşmana yalnız silâhça değil, kafaca da üstolan- lardır ki harbi kazanırlar - 2 — Bu işte Ahmet, Mehmede Üz- geldi. - 3 — Düşmanın Üstün kuvvetlerini dağıttık. - 4 — Ig- tediğimiz Türk gençliğinin yal- nız zekâ değil, ıra Üstünlüğüdür. 2 — Tekaddilm etmek - Ör- gelmek Mütekaddim - Önceki, öngelen Kıdem - Öncelik Örnekler: 1 — Niçin her İşte benden öngelmek — İstiyorsu- nuz. - 2 — Mütekaddim ari- zemde bildirdiğim gibi.-Öncekl sunumda bildirdiğim gibi, 3 — Asker erecelerinde (rütbelerin- de) öncelik, başlıca esaslar- dandır. 3 — İhtisas - Uzuğ Mütehassıs - Uzman Örnekler: | — Asrımız, her şey- de uzuğ asrıdır. - 2 — Ekonomi Bakanlığına yeni bir Alman uzmani gelmiştir. 4 — Muhtelif - Türlü Örnek: Günün türlü haberleri arasında en dikkat — değerl, İtalyan - Habeş — anlaşmazlığı hakkındaki son karardır. h | 5 Müteferrik - Ayrık Örnek: Eskiden bir âlimde ihti- sas değil, malümatı müteferrika ve muhtelife daha çok hoşa giderdi - Eskiden bir âlimde uzuğ değil, ayrık ve türlü. bil- giler daha çok hoşa giderdi. Noti Gazetemize gönderilecek yazı- larda bu kelimelerin Osmanliıcaları- nın kullanılmamasını rica ederiz. Seget | $ Haziran ç - SÖON POSTA / Sayfa” 13 Tefrika Not 7 Hatıra Sahibi: Emel Rıza B « 6 - 935 ” Geldi Bugün Taksim Stadında Bir Hazır- lık İdmanı Yapması Muhtemeldir Gelen Macar misafirler Dün Macaristanın Seget futbol takımı Romanya yolile şehrimize gelmiştir. Seget takımı on beş oyuncu, ikl Idareci ile on yedi sporcudan Ibarettir. Macar takımı ağlebilhtimal bugün Taksim stadında biİr ek- zersis yapacaktır. Avrupa kupamı maçları İçin - lüzüumu kadar idmanlı bulunan Macar takımının şehrimizde yapa- cağı iki maçı da İyi bir farkla kazanması mümkündür, denilebilir. Akdeniz Şampiyonası Atle- tirm Muüsabakaları 26 Haziranda Atinada lcra edilecek olan birinci Akdeniz şampiyonesi atletirm müsabaka- ları, Yunan İntihabatı dolayısile geri bırakılmıştır. | Akdeniz müsabakalarında at- letlerimizin'de muhtelif müsabaka- lara iştirak edeceği kararlaştırıl- mıştiır. Akdeniz birincilikleri Tem- muz iptidalarına bırakılmıştır. Cumaya Güreş Seçme Müsabakaları Yapılacak Güreş heyetinden: 1 — 8/6/935 Cumartesi günü saat 14 de Kumkapı idmanyur- dunda açık havada, güreş fede- rasyonu nezareti altında ileride yapilacak seçme müsabakasına esas olmak üzere tecrübeli güreş- çiler arasında bir müsabaka ya- pılacaktır. 2 — Bu ehemmiyetli müsaba- kaya bütün tecrübeli güreşçilerin girmesi mecburidir. 3 — İki kilo tolerans vardır. Alman Mektebinin Spor Bayramı Istanbul Alman mektebi önü- müzdeki Perşembe günü Taksim statyomunda 2 inci spor bayra- mını yapacaktır. Bayramda 1500, 3000 metrelik koşular yapılacak, halk dansları ve valsları oynanacak, beden hareketleri gösterilecektir. Pendik Gençler Birliği Baş- kanlığından: 1 Mayıs 935 tenberi eski üyelerin tecdidi kayıtları yapılmakta olup kayıt işi 15 Haziran 935 de biteceğinden o zamana kadar kayıtlarını yenileştirecek Üyelerin müracaatları. rTüb.rklloı Cemiyetinin toplantısı İstanbul Tüberküloz cemiyeti, bu ' yılın son toplantısını $ Haziran çare şamba günü saat 18.30 da Cağaloğ- lunda etibba odası salonunda yapa- caktır. Bütün âzanın gelmeleri rica olunur. | T A MA iı.İ ."' ” Kle A ol Kanzuk eozanesl müstahrzarlarından: KREM BALSAMİN Cildi ve şayanı itimat ölli senelik Bir defa bir Rç"l ik - kremldir. - (KREM BALSAMIN) kullanan | Ne oluyorsun, diye eczacı yerin- | Tadınız? BAHSE TUTUŞANLAR ( Baştarafı 12 incl yüzde ) kaybettik çaresi yok. Ve dışarı çıkıp gitti. $ Yarım saat geçmişti. Birden- bire kahve kapısı açılarak İçeriye telâşla bir kadın girdi. Onların masasına doğru ağlıyarak koşu- yordu: ' — Kocam, söyleyiniz bana ? kocam ne oldu Bu kadın eczacının karısı İdi, | — Şekerim bir şeyim yok.. den fırladı. — Bir şeyin yok mu?.. O halde neden bana o adamı yok — Hangi adamı? — Demin gelip sana inme indiğini söyleyen delikanlıyı. Herkes hayretle biribirlerinin yüzüne baktılar: — Ne oldu? Anlatsana! — Biraz — evvel hızlı, kapı hızlı çalındı. Ben senin anahtar- | ları unuttuğunu zannederek pen- çereye gittim. Dışarı bakınca aşa- ğıdan genç bir adamın beni çağırdığını gördüm ve merdiven- lerden yuvarlanırcasına indim. O bana, sana kahvede inme indiğini, “beni çağırdıklarını, kahveye götü- ğ receğini söyledi. Ben de hemen yukarı çıkarak giyindim, Eczacı boğuk bir sesle: —adamı nerede bıraktın? diye sordu. — Antrede bıraktım. Fakat aşağı indiğim zaman orada yoktu, Beni beklememiş gitmiş diye ben de koşarak büraya geldim. Eczacının rengi mosmor ol- muştu. Hakikaten ona inme inmek Üzere idi. Hemen yerinden fırladı: — Eve gidelim... Çabuk, diye bağırdı. Hep beraber kahveden çık- tılar. x Evde herşey yerli yerinde idi. Yalnız yatak odasında tuvalet masasının arkasında gizli küçük bir dolap açık duruyordu. Dola- bın içi bomboştu. Masanın üzerin- de de bir mektup vardı. Mektubu açtılar ve hep beraber şu satır- ları okudular: “Bu —mektubu okuduğunuz zaman henüz saat on iki olma- mıştır. Yani siz bahsi kaybetmiş bulunuyorsunuz. Bunun için size verdiğim çekin karşılığını banka- dadan alamazsanız bana kızmaya hakkınız oltayacaktır değil mil,, Saygılarımla (Baron)