27 Ağustos 1934 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 4

27 Ağustos 1934 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Wt K Öl | 'talığımnı tevlit eder. | l Ziraat İşleri İ Mavi Ortanca Bahçe ve salonların gölgeli yerlerini süsliyen çiçekler arasında ortanca kadar güzel — ve uzun ömürlü hiçbir çiçek yoktur ortan- canın son senelere kadar yalnız pembe ve beyaz çiçeklisi yetişti- rilmekte idi. Fakat son zaman- larda ortancanın — koyu pembe, kırmızı, kan rengi, — büyük ve geniş çiçekli çeşitlerile açık mavi renkli çeşitleri — elde edilmiştir. Ortanca çeşitleri arasında birkaçı müstesna olmak Üüzere hepsi de suni olarak — mavileştirilebilir. Koyu mavi veya eflâtuni renkte çiçekli ortancalar bahçelerin son moda çiçeklerindendir. Ortancanın toprak harcı funda ile ince ve mil denilen kumdan apılır, Funda — toprağının ta'mı âamuî yani ekşimsidir. İnce kum, suyu emmiyen fun- danın suyu süzmesi için kullanılır, bu harç içinde yetiştirilen ortan- caların yaprakları koyu yeşil, dal- ları kuvvetli, çiçekleri büyük ve parlak olur. Diğer toprak harç- larında ise ortanca ekseriya klo- rüz denilen — sarılık hastalığına tutulur.Ortanca güneşten biraz kor- kar. Gölgeli yeri sever. Güneşten mahfuz duvar ve merdiven kenar- larında — kuvvetli olarak büyür. Ankara gibi kışı sert yerlerde açıkta yaşıyamaz ve donar. İstan- bulun her semtinde kışı bozulma- dan geçirir. Ortanca kireçli top- raktan korkar ve bir iki senede sararıp kurur. Bazı fenni gübreler bile ortanca fidanına zarar verir. Muhtelif ortanca nevileri üzerinde yapılan — tecrübelere — göre her toprak ve her nevi fenni gübre ortancaya — İyi gelmez ve bazı gübreler sarılık hastalığı yaparlar. Muhtelif fenni gübrelerle yaptığı- mız tecrübelerin gösterdiği netice- den anlaşılbığına göre koyu mavi renkli — ve mor veya — menekşe renkli ortancalar almak İçin alo- minyom, krom, demir madenleri- nin suda eritilebilen terkiplerini kullanmak kâfidir. Meselâ: Sulfat döfer (zaç kıbris) şap yani sulfat dalomin ve kromat — döfer gibi terkiplerin evvelâ bir litre suda bir gram ve tedricen dört grama kadar arttırarak bu gübreli su ile fidanlar henüz yaprak açmıya başlamadan birer hafta fasıla ile sulanmalıdır. — Terkibinde demir bulunan kırmızı renkli toprakla yarı yarıya - karıştırılmış funda toprağıda mavi rengi — vücude getirir. Çivit kullanmak zararlıdır. Fidanı bozar, ayni nisbette sulfat dö manganez — dahi ortancaları açık mavi rengine getirir. Ortancaları menekşe renginde açtırmak İçin binde bir nisbetinde yani bir litre yağmur suyunda bir gram (sulfat d'uranium) eritip bu su ile fidanları sulamak lâzımdır. Herhangi madeni terkibi havi su ile sulanırsa sulansın mavi veya mor rengin devamı yalnız o sene açan çiçeklerde — görülür. Ertesi sene ayni terkiplerle sulanmiyan ortancalar yine yavaş yavaş eski pembe veya — beyaz renklerine dönerler. Bu terkiplerin hiçbiri ortancaların hayatlarını zehirliye- cek veya — kısaltacak — bir tesir yapmazlar. Ancak her — sene ( saksıda olanların) toprağını değiştirip yeni harç kullanmalıdır. Saksı değiş- tirme zamanı şubattır. — Sarılık hastalığına tutulan — ortancaları bir litre suda eritilmiş ( yaprak açtıktan sonra iki ay müddetle ve haftada iki defa dört gram zaç kıbris ile sulamak sayesinde kurtarmak kabildir. Ortancaları kireçli su ile sulamak sarılık has- Lütfi Arif (*) Ziraat —huıuınndıkî müşküllerinizi aorunuz. Son Postanın (Ziraat mü- tehassımı Gize govap verecektir. Gaziantep Fıstıkları Ame- Gazlantep (Hu- —— ——0 — susi) — Romalı- ! e lardan — kalma « kıiymetli eserleri | etrafına toplamış bulunan Gazian- tebin belli başlı istihsal madde- £ leri üzüm ve fis: tıktır. Bilhassa siyah — üzümler şıralı olduğu için (a şarap — İmaline B çok elverişlidir. BRR. Antep fıstığı ta- İ & bir edilen ve yalnız muhitimiz- â de yetişen fıstık pek meşhur olup senede — birkaç milyon kilo harice gönderilmek- tedir. Geçen seneden satılmayup kalan fıstıklar bu son günlerde müşterisini bulmuştur. Hergün rikada Rağbet Antepte hastane kamyonlarla Halebe oradan da Amerikaya sevkedilmekte ve bü- yük rağbet bulmaktadır. Bu sene- nin taze fıstık mahsulu da yetiş- Gümüşhacıköyde Mahsul Ve İnsanlara Zarar Veren Ters Yel Esiyor Gümüşhacıköy — (Hususi) — Gündüzleri havalar çok sıcak ol- masına rağmen geceleri çok so- ğuk olmakta, paltosuz oturula- mamaktadir. Burada çiftçinin ters yel dediği bir rüzgâr esmiye baş- lamıştır. Bu rüzgâr mahsulü ke- male ermeden sarartmakta ve çiftçiyi zarara sokmaktadır. Bu rüzgâr İnsanlar iİçin de zararlı olmaktadır. Trabzonda Muallim Mektebi İnşaatı Trabzon, 26 (A.A.) — Burada yapılan büyük muallim mekte- binin inşaatının —kontrolu için Ankaradn bir heyet gelmiş ve mektebin vaziyetini ve inşşaat malzemesini kontrola başlamıştır. Eskişehirde Bir Kaza Eskişehir (Hususi) — Bozan- dan Kocabekir oğlu İbrahim tahta yüklü arabasile tren yoluna muvazi yoldan ve arabasınıin Üzerinde — uyuyarak — geçerken mandalar trenden Üürkmüş ve arabayı devirmişlerdir. İbrahim tahta yığınlarının altında kalarak ölmüştür. Ankara - Ayaş Şosası Güdül (Hususi) — Ayaş-An- kara Şşosasının tamiratı ikmal edilmektedir. Güdül-Ayaş şosesi de taşları hazır olduğu için bu yolu müteakip yapılacaktır. Buldu beş kuruşa (ma- lar. Mevsimin ğu ve ucuzluğu büyük rekor kır- mıştır. Gençlik cereyanı ve te- şekküller kendi sa- kalarında hara- setli bir çalışma devresi — geçir- mektedir. Halkevi konser — grupu vermekte oldu- ğu gibi musiki yur- dunda da dersler gösterilmektedir. Halkevi temsil şubesine mahsus olmak Üzere muazzam bir tiyatro mahalli ha- zırlanmaktadır. Kızılcahamam'da Pazar Kızılcahamam (Hususi) — Ka- zamız merkezle beraber beş na- hiyeye ayrılmıştır. Bu nahiyeler ; Gövem, Şurba, Pazar, Çiftlikçi nahiyelerinden ibarettir. Seneler- denberi bu nahiye merkezlerinde muntazaman haftada muayyen bir günde pazar kurulur ve bütlün köylüler mallarını bu pazarlara getirerek halka satarlar. Kızılca- hamamda ise pazar yoktur. Bu sebeple en ziyade maaşlarından başka bir geliri olmıyan memur- lar ve kaza halkı çok zarar gör- mekte, yiyeceklerini pahalı teda- rik edebilmektedirler. Eğer, Beypazarı, Ayaş, Nallı- han, Çerkeş, Gerede gibi civar kazalarda olduğu üzere haftada bir gün kazamızda da bir pazar açılırsa bu yüzden varidatı pek zayıf olan kaza belediyesi de az çok bir varidat temin edecek halkın da mühim bir ihtiyacı kar- şılanacaktır. Kaysoride Belediye İntihabı Kayseri, 26 (A.A.) — Belediye intihabı — hazırlıkları — temamen bitirilmiştir. Belediye seçecek ve seçileceklerin — defterini hazırla- mıştır. Eylül içinde intihap encl- meni Bseçilerek intihabata filen başlıyacaktır. — İntihabatın — bir günde İcrası için lâzım gelen tedbirler alınmıştır. Ra Resimli a - - 1 — Bu sene Nazillide şayanı dikkat bir ucuzluk vardır. 50 patlıcan beş kuruşa, elma bir kuruşa, üzüm yüzparaya, bir araba karpuz 50 kuruşa verilmektedir. Re- simde görülen kağnılar Nazilliye karpuz getirmiş olan arabalardır. 2 — Babasskide İdman Yurdu gençleri Çoban pi- yesini temsil etmişler ve çak muvaffak olmuşlardır. Re- ——— —— Memle Kayseride 30 Ağustos Şenlikleri Çok Parlak Olacak Kayseri, 26 (A.A.) — 30 Ağus- tos büyük zaferin yıldönümü Kay- seride çok parlak bir surette kut- lulanacağından kolordu zengin bir program vücuda getirmiştir. Halk- evi de ayrıca bir program tanzim etmiştir. 30 Ağustos gecesi kol- ordu büyük bir balo verecek ve- yeniden yapılan askeri mahfelin de açılma resmi yapılacaktır. Kayseride Tahsil Hevesi Kayseri, 26 (A.A.) — Şehri- miz İise ve orta tahsil mektep- lerine kayıt ve kabul işleri beş gündenberi devam — etmektedir. Bu sene mekteplere kayıt için müracaat edenlerin adedi geçen seneye nisbetle çok fazladır. Sındırgıda Bir İçme Suyu Sındırgı (Hususi) — Şimdiye kadar şehre açıktan gelmekte olan ve sıhbi Mmahzurları — bulunan içme Ssuyunun demir borulara alınması takarrür etmiş, belediye reisi Mustafa B. Balıkesir bele- diye başmühendisi Kemal Beye su yollarının krokisini yaptırmıştır. Kasabada bir de umumi halâ yaptırılacaktır. Ântepte Muallim Maaşları Verildi Gaziantep ( Hususi ) — Son çıkan 2562 numaralı kanun mu- cibince, hususi idarenin memur ve muallimler etediye edemediği yirmi altı bin lira Maliyece gön- derildiğinden maaşat tevzi edil- leri ' Haber simde temeslle Iştirak eden gençler görülmektedir. 3 — Caoayhan nehri kaynağı Üzerinde Elbllstan eski bir Türk kasabası olması itibarile pek ok İnce ve zarif Türk asarına tesadüf edilir. Bu meyanda elçuk mimarisinin pek nefis bir nümunesi olan Ulu ca- mi de vardır. Bu cami tamamen taşla imal edilmiİğtir. Minaresl de taştır ve hâlâ metanetini muhafaza etmektedir. kurulmuş miştir. Müstahsiller şimdiden taze fıs- tığın kilosunu on- deni)satmaktadır- meyvaların bollu- “ müsait zamanlarda umuma konserler Tarihi Fikrit Afyon Tiryakisi Ölü 125 sene kadar evvel bu dün- yadan — göçüp gitmiş — olan bir afyon tiryakisinin mezar taşını, bizim — Son Postada — gördüm. Günde elli — dirhem afyon veya aksülümen yediği halde tam yüz otuz dört yıl yaşıyan Seyit Hacı Ahmet Efendi, — zehir yutmakta kırdığı rekoru gelecek nesillere de bildirmek için mezar taşına ma- cerasını yazdırmış. Ben bu garip vesikayı okur- ken ne düşündüm, bilir misiniz?. O adamın 5SÜ sene daha — evvel doğmuş olması — halinde başına gelecek — belâyıl. Evet — afyon şampiyonu Seyit Ahmet Efendi, doğduğu tarihten elli yıl evvel dünyaya gelseydi rahat döşeğinde can veremiyecekti. — Çünkü dör- düncü Sultan Muratla karşılaşa- caktı. Böyle bir karşılaşmanın afyon müptelâsı bir adamı hne gibi fe- lâkete düşüreceğini merak edi- yorsanız — size bir — tarihi fıkra anlatayım, o meraktan kurtulunuz: Dördüncü Sultan Muradın Emir Çelebi adlı bir hekimbaşısı vardı, afyon yutardı. Hünkâr İse afyon ve tütün kullanmayı yasak etmişti. Emir Çelebi, üstüste giydiği iki entarinin altındakine gizli bir cep yaptırmıştı, büyük — bir -afyonla dolu olduğu halde- orada saklardı. Emir Çelebiyi sevmiyenlerden biri hünkâra bunu haber verdi, o da çelebiyi —yanına — çağırdı, ayakta — dolaşarak — konuşurken ansızın karşısına — dikildi, elini koynuna soktu, o gizli cebi, buldu, kutuyu çıkardı, sordu: . — Bu nedir hekimbaşı? — Zehiri alınmış afyon! — Demek ki zararsız bir şey. — Evet sultanım. — Öyle ise yut bakalım! Emir Çelebi o bir kutu afyonu yuttu, hünkâr ile şatranç oyna- mıya oturdu. Üç beş — dakika sonra yüzü — yemyeşil olmuştu, zehirlenme başlamıştı. Fakat dör- düncü Murat aldırmıyordu: — Ferzini sür, filini kaç! Diye oyuna devam ediyordu. Ölüm tamamile belirinceye kadar vaziyet böyle devam etti ve ancak Çelebinin canı ağzına — gelince hünkâr insaf gösterdi: — Haydi git, dedi, rahat et. Oyun oynarken afyonu hazmede- miyeceksin!... Eğer — Seyit Hacı — Mehmet Efendi, elli sene evvel doğsaydı bu afyon düşmanile karşılaşacaktı ve mutlaka — bir lenger — afyon yutmıya — zorlanarak — ölecekti. Dünyaya yarım asır sonra. gelmek ona yüz otuz dört sene yaşamali ve afyon şampiyonu olmak saa- detini kazandırdı. Bazan bir 1lahzalık teahhut bile tarihi değiştirir. Nerede kak dı ki elli yıl?.. — M. T Bitliste Hararetli Bir İnşaat Faaliyeti Var Bitlis (Hususi) — Burada İn“ şaat faaliyeti ilerlemekte her güf yeni bir bina — yükselmektedir: Belediye asri — ve muazzam ir mezbaha yapmakta, çarşının V© caddelerin kaldırımları tamir edi” mektedir. Bir de gayet bü bir un fabrikası yapılmaktadıf: Bu fabrikanın uzunluğu 40, far da 20 metre olacaktır. b kat üzerine yapılmakta olan b muazzam binanın inşaatı iki ayâ kadar ikmal edilecektir.

Bu sayıdan diğer sayfalar: