25 Ağ stos ge— — Kararlar Ve tatbik Şekilleri Resimli M akıâlı;m N Szy'fı 3 — S ee İki — gündenberi — İstanbulun gazete — satıcıları ekmek — pa- rası kazanamaz oldular. Evvelki gün saat altıdan sonra polisler göprüde, Eminönünde ve o civar- da gazete satanları teker teker tutup karakola götürdüler. Dün bu “müvezzi toplama,, hareketi devam etti. Sebep nedir, biliyor musunuz? | Siz içinizden bu suale: — Gürültü ile mücadele et- mek, için diyeceksiniz. Hayır. Çünkü gürültü müca- desi gündüz değil, sabah saat sekizden evvel ve akşam da yine saat sekizden sonradır. O halde sebep? Merakınızı tatmin edelim. Se- bep değil, sebepler varmış ve bu sebepler muvezzilere şöyle anla- tılmış: “1 —. Gazete satıciları kalabalık yerlerde halkın Tahatça geçişine mani oluyorlar. Bunun önüne geçilmek iz- tenilmiş! 2 — Müvezzilerin kılık, kiyafetleri gok perişanmış, bunlar düzeltilecekmiş! Ve müvezzilere gu kat'i emir vd- rilmiş: — Üstünüzü başınızı düzeltin! He« piniz Cumartesi gününden itibaren be- yaz ceketle sokaklarda dolaşabiloceğ- siniz. Âytıoca size birer numara da vereceğiz!/,, Doğru, iyi ve güzel., Kimseyi rahatsız etmemek, halk ile çok sıkı temas edenlerin temiz olma- ları lâzımdır ve polis bunu temin etmekle mükelleftir. Fakat düşünmek lâzımdır ki böyle kararlar her memlekette evvelâ tebliğ ve ilân edilir, ica- bında bir mühlet verilir, ondan sonra harekete geçilir ve kanuna uygun olmak şartile verilen emir- lere muhalefet eden olursa, yine kanun yollarından yürünerek İca- bına bakılır. Bu hâdisede böyle olmamıştir. Gazete satıcıları hiç haberleri olmadan çalyaka götürülmüşler, © gün gazete satmaktan, daha doğrusu ekmek parası kazanmak- tan menedilmişlerdir. Bir müvezzi içtimat bir vazife başariır. Halka gazetesini, günün haberlerini vak- tile yetiştirmekle mükelleftir. Bu kararı verenlerin hüsntiniyetinden şüphe etmek aklımıza bile gelmez. Fakat bu kararı tatbik edenlerin yanlış hareket etmiş oldukları anlaşılıyor. İki gündür. ekmek parası kazanmaktan mahrum kalanlar da bu yanlış hareketin kurbanı olmuşlardır. —Zaten — çocukların kazandıkları nedir ki?.. Gazete satıcılarının uğradıkları bu haksızlığın sebepleri ve mü- sebbipleri herhalde aranmak ge- rektir. Bunu bekliyoruz. Ölümle Neticelenen Üç Kazalar Üsküdarda oturan inekçi Ömer oğlu Ahmet vatman Mehmedin idaresindeki tramyaya atlamak istemiş, fakat muvaffak olamıya- rak düşmüş ve römorkun altına giderek çiğnenmiş, ölmüştür. * Çengelköyünde oturan ma- nifaturacı Eftat Efendi Yeşilköy plâjında deniz banyosu yapar- ken derin bir yere dümüş, bo- gulmuştur. Müessif Bir Yaralanma Kütahya 25 (A.A.) — Dünkü gün saat 10,30 da Alayunttan ge- lip konyaya — geçen İstanbul treninin hareketi esnasında mü- essif bir kaza olmuş, — jan- darma mektebi birinci bölük kumandanı yüzbaşı Remzi Beyin Sol ayağı kesilmiştir. Remzi Bey Mmemleket — hastanesine — nakle- İmiştir. Tekirdağ'da Panayırlar Tekirdağı, 24 ( ALA )— Eyiü- İün onbeşinde Malkara-Hayrabolu azalarında hayvan ve emtia Panayırları kurulacaktır. “Hırsızı yakalamaktansa, yolunu bulunuz., Hayatta hesapsır daima fenalığın ve felâketin pençesine götürür. O zaman malınızı çaldırmamanın hareketler, insanı kurtulmak için çok uğraşırsınız. Fakat ekseriyetle kendi- nizi kurtaramazsınız. Felâket gelmeden bulup ihtiyatlı davranmamız lâzımdır. kurtuluş — yolunu | sonN TELGRAF HABERLERİ Üç Kişiyi Öldüren Bir Adam Ölüm Cezası Verildi Diyarıbekir (Hususi) Bura — Ağır Ceza mahkemesinde, ikisi kadın birisi erkek olmak üzere üç kişiyi bir anda tüyler ürpertici bir şekilde öldüren Ömer ismin- de birisinin idamına hükmolun- muştur. Lice kazasının Hani na- hiyesine bağlı — Neribi Çölekân köyünden olan katil Ömerin, Ali isminde bir kardesi vardır ve ça- | lışmak üzere Adanaya gitmiştir. Ali Adanaya gitmeden evvel ay- ni köyden Hatun isminde bir kızı cebren kaçırmış ve — kendisine Vekiller Nafıa, Maliye Ve İktısat Vekilleri Yalova'da Maliye Vekili Fuat, Nafıa Vekili Ali ve İktısat Vekili Celâl Beyler dün Ankaradan şehrimize gelmişler, Yalovaya gitmişlerdir. Maliye Vekili Fuat Bey, şeh- rimizde birkaç gün — kaldıktan sonra Ankaraya dönecektir. Âli Bey, Afyon- Antalya demiryolu- nun ilk kazma atma — resmini yapmak için Antalyaya gidecektir. Halkevi Çalışmaları Kars, 24(A., A.) — Halk- evi dil tarih ve edebiyat ko- mitesi azaları — şehrimize — 70 kilometre mesafedeki Ani harabe- lerinde tetkikatta bulunmak üzere buradan hareket etmişlerdir. Edirnede Avcılar Bayramı Edirne, 24 ( A.A ) — Burada yapılacak büyük avcılar bayramına İştirak etmek Üüzere Tekirdağ avcılarından mürekkep bir kafile Edirneye gelmiştir. imam nikâhile nikâhlamıştır. Ha- tun, kocası Ali Adanaya gittik- ten sonra geçinememiş ve birgün ayni köyde hemşi nebin Köker Fi Selçar Gaden dul validesi Fatmanın yanına savuşup — gelmiştir. İşte — bun- dan sonra bu iki aile arasında düşmanlık başlamış ve katil Umer bir iki defa kardeşi -ÂAlinin karısı Hatunu evine götürmek istemiş ise de muvaffak olamamıştır. Bun- dan pek ziyade canı sıkılan UVmer bir akşam Üzeri tüfeğini alarak yine Hatunu evine götürmek için ipeyce tehdit etmiş ise de yine muvaffak olamayınca evin içinde kim varsa hepsini vurmıya ve öldürmiye başlamıştir. Ev sahibi Hüseyini, karısı Zey- nebi ve Hatunun validesi Fatmayı tüyler*ürpertici bir şekilde öldü- rüp tüfeğin dipciğile de kafala- rını ezdikten sonra güya hiç bir şey olmamış gibi elini kolunu sallıyarak savuşup gitmiştir. İşte suçu sabit olan katil de aslmak cezasına mahküm olmuştur. 'Kars'ta Yeni Sene Mahsulünün Hasadına Başlanıldı Kars, 24 (A.A.) — Mıntaka- nın her tarafında umumi hasat başlamıştır. Buğday ve arpanın harmanı süratle devam etmekte- dir. Bu seneki umumi ziraat iş- leri her senekinden pek fazladır. Çiftçiler bu vaziyetten ziyade- siyle memnundurlar. A vusturyada - Bazı Eski Nazırların Tev- kifleri Haber Veriliyor Viyana, 25 (A. A.) — Zabıta, zirant fırkasına Mmensup eski nazırlardan M. Bahayinger'i tevkif etmiştir. Ziraat fırkası mebuslarından Devatinin de evkif edildiği zannolunuyor. Blğer taraftan ziraat — fırkası reisi olup çekoslovakyaya iltica etmiş — bulunan eskl — başveki muavini M. Vinkler Haymverci matbuatin gşiddetli hücumlarına uğramaktadır. Büyük — Alman fırkası meb'uslgr_ıgğağı M. Ham- aa —a A İş Bankası Onuncu Yıldönümü Yarın — Kutlulanacak İş Bankasının 10 uncu yıldö- nümü yarın kutlulanacaktır. Bu münasebetle, Galatasarayda ha- zırlanan iş sergisinin de açılış resmi Iktısat vekili Celâl Bey tarafından yapılacaktır. Sergide dün akşam bü- tün hazırlıklar tamamlanmış,pavyon- ların döşenmesi işi bitirilmiştir. Açılma resmi münasebetile bir çok zevata davetiyeler gönderil- miştir. Celâl bey sergide bir nu- tuk söyliyecektir. Bir müddet herkesin ziyare- tine açık bulundurulacak olan iş sergisinin büyük muvaffakiyet ka- zanacağı muhakkaktır. Bankanın her sahadaki teşebbüslerini hülâ- sa eden grafik ve resimler alınan neticeleri göze batan bir canlılıkla göstermektedir. “pcl'lıı tevkifi haberi henüz yüt etmemiştir. Viyana, 24 (A. A.) — Graz mahkemesi bir köprüyü dinamitle atan üç milli sosyalisti müebbet hapse mahküm etmiştir. teey- İSTER İNAN İiİSTE Boludan aldığımız şu mektupta, ne kerametler doğurduğunu hayretler ederek öğreni- yoruz: “Bolu postaları bu sene çok ucuz olarak müteah- hitlare ihale olunmuştur. Bolu- Gerede postası ayda yirmi lira iken bilmünakasa beş kuruşâ, Adapazarı - rekabetin, bazan keti sahibi R İNANMA! Bolu postası ayda 350 lira iken 174 liraya itimat * şir- Hilmi Efendiye, araba ile 16 lira iken kamyonetle sekiz liraya Emniyet şirketi sahibi Kâtip zade Mehmet Beye muştur. Bu çok kırik fiatlar ve bilhassa Gerede posta- sının ayda beş kuruş gibi gülürnecek bir fiata inmesi rekabet yüzündendir.,, Bolu - Mudurnu postası ihale olun- | ( Te T ) —1 Dünyanın Nizamını Bozmak İstiyen Bir Adam Deniz suyundan benzin yapan adamın hikâyesine, bilmem, inanıyor musunuz? Ben kendi hesabıma İna- namadım. Amma benim inânmadığım bu adamın İâboratuvarda çalışan bir ilim adamı olmayıp ta bir otomobil makinisti olmasından değil. Bazan en büyük icatların ilim adamı olmıyan işçilerin elinden çıktığı da görül- müştür. Meselâ — elektrik ceryanının bu kadar harikalarını temin eden dinamo makinesi İcat edilerek ilk örneği Pariste 1879 sergisin& — konulduğu vakit, Parisin en büyük fizik hocası Fransanın bütün fizik — hocalarını toplar, sergide makinenin karşısında bir konferans yapar, makinenin hangi ilmi kanunlara göre yapılmış olduğu- nu, hangi düsturlara göre işlediğini anlatır. Konferans esnasında, sırtında mavi i amele gömleği ile duran bir adam | | | | | | | eden | | yine kendisi | | edildiği Dera elinde hocanın sözlerini — dinlermiş. bittikten sonra, — kasketini tutarak, hocanın yanına gelir: — Hoca Efendi, der, bu makineyi ben icat ettim, amma, sizin söylediği- niz kanunların, düsturların hiç birini bilmiyorum. Doğrusu, şimdi siz söy- lediğiniz vakit te onlardan hiç bir şey anlayamadım |. Bu adam meşhur amele Gramma idi. Bunun gibi dümenli Brezilyalı Santos — Dumont, icadım —tamamlamakla — uğrasırken, o zamanın zorlu — gazetecilerinden Rochefort, bu çabalamaların faydasız olduğunu ve dümenli balonun bir lâboraturarda ilim adamlarından biri tarafından İcat edileceğini yazmışti. Santos Dumont, gazeteci ile bir kiyafetine bahse girdi ve tayin edilen günde Eifel kulesinin âötrafında dü- nerek bahsi kazandı ve ziyafeti de verdi. O da hiç ilim değildi. Dümenli balon icat vakit büyük —bir ilmi icatçı, fakat balonu icat adamı | gazete balonun kanunlarına ve düz- | turlarına bütün bir sayısını tahsia ettiği vakit, yalnız sporcu olan, dümenli balon mucidi ©o hesaplardan hiç bir şey anlayamamıştı. * Benim bu otomobil makinistinin sözüne İnanamadığım, İşin asıl can alacak yerini gizli tutmasındandır. Tabii dikkat etmişsinizdir. Deniz su- yunu benzine çeviren elektrikli fırında şimdilik adını söyliyemiyeceği ecza dolu bir boru varmış. Bunun ne ol- duğunu söylemek için dö bizim para ile yüz altmış milyon lira istiyormuş. Parası okadar çok, aklı'da o kadar ar bir adam bulunursa, buyursun elektrikli fırında borunun içindeki eczanın adını öğrensin. Benim okadar param olmadığı gibi, olsa da bu para ile, denizi benzine çoevirmek değil, tabit benzini alarak ben de otomobille doksan bin kilometre yol gitmeyi tercih ederim, * Çünkü, bence, benzin fiatını bu kadar düşürmeye sebep olmak dün- yanın nizamını bozmak demektir. Benzin böyle denizlerden çıkarı« linca, benzin taşıyarak geçinen bu kadar vapurlar, şimendiferler ne olacak? Madenlerden benzin çıkaran koca koca şirketlerin hali nereye varacak ? Bunlar bir şey değil, o vapurlar ve şirketler kendilerine başka iş bulurlar, derseniz, ya her memlekette benzinden alınan ağır vergiler, benzin inhisarları ne olacak? Haydi bunların yerine de başka vergiler bulundu. Şimdi dünyanın muvazenesi benzini' madenleri bulunan memleketlerin — vaziyetlerine — göre kurulmuştur. Bu muvazene bozulunca, yerine yeni bir muvazene kuruluncaya kadar bütün dünyadaki iaşanların hali ne olacak? 4 Onun İçin, © makinist efendi deniz s iyunun tabiatini değiştirmekle hakikaten usta ise ve bu uslalığile hayırlı bir iş görmek istiyorsa, İstan- bula gelsie, bizim Marmara denirinin suyunu İçilecek biz su haline getirsin, on paraya bir İitra lnııı_ı.l:ı vezeceği yerde, bize on psraya bir bardak au versin. Daha çok heyirli İş görmlüş olur.