27 Haziran 1939 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 4

27 Haziran 1939 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

- 4 * ! ııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııı GUNUNGUĞUÇUNAKKURMA KA AGENUNA CC PEE N ALSLARACA S GÜELA M B RLGEREUDUNOSAGAYTAYTOAAENASÜNĞATARĞĞNADANÜRGAKAĞRUYURKULARPE SAA FONUUNURDADSUUUNEUENGELEAAAĞEUUNENAN AY GCAĞGĞAĞEĞACARAL GA RURAEGARARUSE .,_AK_._ GAGEVEDAĞEDEGUR DERKÖSNRUTUNTECECE T ECACUĞAA #CURUNUYUGMK OKU C ERERUREGUUUEERKGREUUGRUYUYUURU saxsada İVEEDE ÖÜT WUR GFUT ASÜN OY UUU CUT TC EMEC UK GANUYALUNGUETACASU Banka ve müesseseler baremi Ankara, 26 (Hususi) — Büyük Millet Meclisi bugün saat 15 de reis vekili Dr. Mazhar Germenin riyasetinde toplandı. Ve Banka ve müesseseler bareminin müzakere- sine başladı. Bundan evvel Yalovada kaplıca ların işletilmesi ve kaplıcaların inşası işlerinin Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekâletine devri hak . kındaki kanun 'lâyihası müzakere ve kabul olundu. DERECELER ARASINDA FARK Barem kanununun müzakeresi- ne geçildiği zaman, en evvel söz alan Nazmi Topçuoğlu, müesse - seler barem kantınunun — esbabı müucibesine temas ederek kanunun tedvin sebeplerinin neden ibaret olduğu hakkmdaki hususiyetlerin tebarüz ettirilmediğini, bu işin lâ- lettayin bir kanun lâyihası olmak. tan ziyade içtimaf bir nizam me - selesi olduğunu ileri sürdü: “— Buğgün gençlik, iltimas ve imtiyaza dayanarak yükselmek sev dasındadır. Kanun bu gibi hatalı şekilleri ortadan kaldırarak bilgi ve kabiliyetin esas olması lâzım geldiğini tasrih etmelidir.., Dedi. Bundan sonra, devlet memurla- riyle milessese ve banlka memur - larr arasında maaş verilmeleri ba. krmımndan bir fark olması lâzrm geldiğini ileri sürerek şu sözleri ilâve etti: — Bugün herhangi bir banka memurunun o gün muhakkak yap- mağa mecbur olduğu şeyler var- dır. Vazifesinde ihmal göstermesi hemen nazarr dikkati celheder. Kaldı ki devlet memurlarınım her gün için muhakkak bir şey yoktur: (Gürültüler... “Nasıl olur? Anlı - Yyamadık,, sesleri..) Nazmi Topçuoğlu sözlerine de . vamla; “—e Yanlış anlaşılmasın, belki hergün yapmağa mecbur olduğu şeyler vardır. Fakat bir devlet me- murunun kolundan tutup atılması bir çok formalitelere bağlıdıdr. Halbuki bir banka memurunun vaziyeti böyle değildir. Banka memurunun istikbal kay gusu vesaire bakrmından diğer me murlarla aralarında bâriz farklar vardır. Bir devlet memüuru akşam tatil zili çaldığı vakıt şapkasını a- lır ve daireyi terkeder. Fakat bir banka memuru kapılar kapandık - tanı sonra o gün yapmağa mecbur olduğu şeyleri bitirmeden vazife. si başımndan ayrılamaz.,, Dedi ve devlet memurları ma - aşlarınım telif ve teadüllüinde bütçe encümeninin yaptığı adâletsizliği ve haksızlığı banka ve müesseseler bareminde de tekrar ettifini söy- ledi. Bu fikirlerini teyit için de şunları ilâve etti: “— Devlet vazifesi — daimidir. Fakat bugün en kuvvetli sağlam temellere dayandığımı kabül etti- ğimiz bir bankanım bir iki sene son ra ne olacağını kimse kestiremez. Bu arzettiğim sebeplerden dolayı devlet memurlarile banka ve mü . esseseler memurları arasındaki bir derece maaş farkı azdır. Hiç ol - mazsa İki derece fark olmalıdır..,, REFİK İNCENİN SÖZLERİ Refik İnce (Manisa), devlet (hazinesinden ekmek yiyenler ara- sında hiçbir farkın mevcut olma - ması lâzım geleceğine işaret etti: “— Büu barem lâyihasının bu şe. kilde çıkması hukuku hususiyeye bir tecavüz sayılır. Burada “mües- sese ve bankalar baremi,, derken, sadete banka memurları hatıra gelmez, stihdaf ettiğzi mâna çok daha şümullüdür. Bankalardan başka kollektif, komandit, anonim ticaret şirketleri gibi birçok hu - süsi müesseselerin memurlarıma verecekleri maaşın azlığına veya çokluğuna müdahale katiyen ye - rinde olmıyan bir harekettir. Biz, bu şirketlerin, bu hususi mü esseselerin memurlarına verdikle. dahale kabul ediyoruzda onların sair işlerde yaptıkları milyonları ri maaşlar üzerinde bir mü - bulan israfata neden müdahale etmiyoruz? Buna hiç bir şekilde hakkımız yoktur. Bu müdahale sistemi bir defa teşkilâtı esasiye müize bile menafidir.,, “Beş kardeş birleşip bir şirket kuruyorlar. Her türlü icraatları. na ve ifadelerine müdahaleye kimsenin hakkr olmuyor da, me. muür ve müstahdemlere verilen ücrete müdahaleye ne sebeple kendimizde bir hak görüyoruz? Hususi sermayenin çoğalması, iktısadi faaliyet sahasımnın geniş. lemesi ve dolayısile bir çok va . tandaşların terfihini istilzam e. den serbest ticaret ve iş miüesse. selerine bu şekilde müdahale teş. kilâtı esasiye, ve bütün hukuk prensiplerine mi dahildir?.,, rin barem kanununun çıkarılarak bu takyidatm kalkması hakkımn . da bir takrir verdi. » MÜSTAKİL GRUPUN TAKRİRİ Fuat Sirmen, müstakil grup namma kürsüye gelerek: “— Biz devlet memurları ile müesseseler memurları arasında büyük bir fark gözetilmesine ta. raftar değiliz. Bununla beraber, mahiyetleri arı ayrı esaslara da. yanan milesseseler ve banka me. murları — maaşlarının tevhidine gitmek, işlerin muvazenesini, boz mak için kâfi bir sebeptir. Bize kalırsa, bu gibi müesseselerde maaş meselesinde azami ve asga. ri bir haddin taini ile iktifa et - mek ve çok yerinde bir hareket olur. Bu suretle her türlü mura. kabe hakkımızı sureti katiyede kaldırma istiorüz, diye bir fikri. miz oktur. Fakat bununla bera . ber memleketi niş hayatı üze - rinde çok mühim tesirler icra e. deceğini tahmin ettiğimiz bu lâ. yihada istediğimiz şekilde tadi - lât yapılmasını teklif ediyorruz.., dedi, Hikmet Bayur — Eğer biz bu baremi müessese memur- larmım maaşatından tasarruf olsun diye yapıyorsak bunun tesirini iş ve kazanç bakımm- dan aleyhimize çok zararlar tev- lit edebileceğini sarahaten söy- liyebilirim. Yapılacak iş, mües- sese memurlarının terfi ve ter- fihine hizmetle olur. Yapılacak iş, memleketin ik- tısadi bünyesi bunu icap ettir- mektedir. Biz hususi müessese memurlarına veya banka me- murlarına ne kadar çok verir - sek o kadar çok kazanmış olur ruz. Müesseselerdeki maaşatı kı sacağımıza, iş kabiliyetimizi a- Zzaltacağımıza onların * terfihine çalışırsak, bugünkü bütçemizin yakın bir zamanda büyük fark- larla çoğalmasına şahit oluruz. Bir banka müdürü ki 2 bin, üç bin lira alryor, ona göre cesur bir iş adamıdır. Bu gibi şeyler- den dolayı bu Jlâyiha yalnız memleketimiz hususi müessese- lerine de müessir olabilir. Ba- na kalırsa lâyihayı geri almak seseleri bu baremin dışında bu- lundurmak çok doğru olur. EMİN SAZAKIN SÖZLERİ Emin Sazak — -Hükümet teklifinde banka ve hususi mü- essese memurlarına yapiılacak yardımlar hakkında ileri sürü - len fikirleri ve bütçe encüme - ninin * bu fikirler üzerinde yap tığı tadilâtın esaslarının neden ibaret bulunduğunu anlayama: dığını soyliyerek bir zamanlar bu memurlara çok fazla maaş verilirken indirecek yerde: — Arkadaş sana bin lira çok tur. Sana ancak 400 lira vere- Refik İnce, hususi müessesele. | lerine dünya iktısadi müessese-| bileceğiz demek vallâhi çok a- leyhimize olur. Birçok iktısadi zorluklarla karşılaşırız. Biz o adama ne kadar çok para verir- sek onun mesuliyeti o kadar geniş tutulmuş olur, dedi. . Berç Türker — Kırk senelik tecrübeme istinaden bazı ma” ruzatta bulunacağım — diyerek bu lâyihanm kabiliyetli ve ça- lışkan gençlerin istikbale ait birçok emellerine set çekeceği- ni, yüksek kabiliyet gösteren memurların hukukunu koruma onların faaliyetinin daha şumül lendirilmesi bakımından lâyi- hada tadilât yapılmasını istedi. Memleket — iktısadiyatının komşu devletlerle muvazenesi- ni temin bakımımdan da lâyi- hanın muhtelit bir encümen ta- rafından tetkikini talep etti. MALİYE MEMURU OLA- MAM, FAKAT BANKACILE ĞI YAPABİLİRİM Feridun Fikri — Şimdiye ka dar yapılan mütalealarda ileri sürülen fikirlere sureti katiye - de iştirak etmiyeceğimi söyli- mahiyetleri ayrı ayrı — esaslara da. yeceğim, Memleketin — bütün mesuliyetini üzerinde — taşıyan memur smıfi hakkında meclis - te adeta bir tereddüt havası esmeye başladı. Ben memur- luk etmedim. Fakat onların me suliyetini ve haleti Truhiyesini gayet iyi bilirim. Bir sulh hâ kimini düşününüz. Günde 80 davaya bakar. Bu bakımdan memurlar arasında daha çok iş yapıyor veya daha az yapıyor diye bir fikri ortaya atmak ve bunların bir kısmma az diğer bir kısmına çok para vermek için tedbirler almak memurlar arasında münafereti ve geçim - sizliği doğurur. Ben bankacılr ğı aşağı bir meslek görmüyo - rum. Bu işten de katiyen anla- mayan bir arkadaşınız değilim. Ben de sizler gibi bir münev - ver sayılırım. Bu bakımdan bu işlerin ehemmiyetini ve dere- cesini az çok müdrikim. Bir devlet memurunun meselâ hir mal müdürünün 8 saat yerin - den kalkmamak şartile göster - diği faaliyet bir banka memu - runun gösterdiği — faaliyetten daha mr azdır, daha mr basit - tir. Şunu açıkça söyliyeyim ki beni şimdi buradan çıkarsanız bir malmüdürü olamam. Fakat bir banka memurluğunu yapa:- cağımı zannediyorum. Bir ga- zetede tecrübesiz bir banka me- muru, devlet memurları - için “manasız bir devlet —memuri- yeti,, ibaresini kullanıyordu. Bu da ne demek? Bu memle- kette hangi vatandaş diğerin- den daha az mesuliyeti üzerin-| “Bravo sesleri, al- de taşıyor. kışlar.,, Bu memlekette daha az pa- ra alryorum diye işini ihmal edecek bir bankacı vatandaş ta- nımryorum. Onlarım içerisinden böyle birisinin çıkacağına da (katiyen kani değilim. Memur - lara verilecek paranm azlığı ve ya çokluğu münakaşa mevzuu olurken biraz da Türk köylü: sünün haline Dakım; onların ne zarüretler içersinde yaşadı- ğgını biz. gayet iyi biliyoruz. Bir maliyeciden, bir bankacr dan, bir memurdan daha ev- vel hepimizin anası ve babası olan, iktısadi — kaynağı olan Türk köylüsünü bir düşünelim.| Asıl istihdaf ettiğim nokta şu - dur: Bütçede yapılacak en kü- çük bir ilâveye taraftar deği- lim. 40 para zam yapılırken yü: reğim titriyor. Sözlerimi tekrar edivyarum ve diyorum ki; ban kacılar para için çalışmmıyorlar. ikında onların müfredatrı (den bazı 'Onlar cumhurıyet inkılâp ve Türklük için çalığıyor ve çalrr ışaca—ıklardrr Barem kanun lâyir 'hası iktısadi bünyemize tama * men muvafıktır ve icraatmız tamdır ve yerindedir. Maddele rin müzakeresine — geçilmesini 'teklif ediyorum. Feridun Fikrinin sözleri w zen müddet alkışlandı. A'wlürrahman Naci Demir ağ — İktrsa $i müesseseler hak- hak- ninde görüşülmesinin zaruri ol duğunu bildirdi . Hamdi Yalman — Müesse- sat bareminin bugünkü şekilde meclise gelmesi ve bunun mü- zakeresi hakkımda hatiplerin yaptıkları itirazlara ayrı ayın cevaplar verdi. BAZI ARKADAŞLARIN AVUKATLIĞI — Lâyiha müessesat maa- şatımım tezyit ve teadülüne mu vafıktır. Lâyihanım encümende müzakeresi srrasında banka - cılar da vardı. Onlar bunu mu- vafık gördüler. Şimdi içimiz- arkadaşlar çıkarak onların avukatlığını yapıyorlar. Lâyihanın encümene iadesine katiyen lüzum yoktur. memurlar arasında bir sınıf yaz ratmadığına işaret ederek: — Müessesat ve devlet me- murları daima ayni derecede düşünülmüştür. Biz — daima memleket ihtiyaçlarmı gözünün de tutarak — hareket ediyoruz. Bir zamanlar hakkı huzur, ik- ramiye, mükâfat diye -bin isim” altımda para dağıtılırdı. Mües- sesatı yaşatan kuvvet bu mu- dür? İdare işlerini gören me- müurla iktısat işlerini gören me- mur arasında ne fark vardır? Ben kendi hesahıma — hiçbir fark görmüyorum ve olmama- rdır. Baremde tadilât yapmağa çalışırken devlet memurları a - rasında hiçbir fark gözeteme- yiz. dedi. d KÖYLÜNÜN VERDİĞİ VER- GİYİ DÜŞÜNELİM Abidin — Köylünün verdi- gi vergiyi biraz düşünün; me- Mmurlar eğer aldıkları parayi a- zımsıyorlarsa bu gibilerin dev- let hizmetinde yeri yoktur, Mümtaz Ökmen — Lâyiha- nım tekrar encümene gönderil- mesi hakkında ileri sürülen fi- kirlere — iştirak etmediğini be- yan etti. Devletin devletçilik sahasında gösterdiği faaliyeti ve bu arada Sümerbank ve Eti bankın doğrudan doğruya bir âamme işi olduğunu ifade etti. Bu müessese memurlarının çok fazla çalıştıkları ve onların bu gibi hallerinden dolayı daha faz la para almaları lâzım geldiği yolundaki mütalealara cevap verdi: — Bu müesseselerin teftiş ve mürakabesi hakkında gös- terilen alâka pek azdır. Halk a- rasında bu mevzu üzerinde tür- lü şayialar dolaşmaktadır, diye- rek sözlerini bitirdi. Bundan sonra kürsüye gelen bütçe encümeni reis vekili Fa- ik Baysal hatiplerin itirazlarma ayrı ayr: cevaplar verdi. Bütçe encümeninin umumi heyete verdiği lâyiha esasları vin : * vafık olduğu hakkımda beyanatta bulundu. Dahâ son- ra kifayet müzakere takriri re- ye kondu ve kabul edildi. Çar- şambDa günü maddelerin müza' keresine başlanacaktır. ilâtma ait kanun lâyihası da bugün- kında kararlar verilirken bu e-|lerde meclise sevkedilecektir. sasların bir de iktısat encüme- 'bulunuyordum. Bugünkü kutlu K Siy Dunun ve bugünün haber ve hadıselerı Hataya dali ııııııııılııl eei dhdrkelakekmra S ıw'k—'H # LA L LL L LALLI r lâyihala' Meclise verildi (Baştarajı 1 incide) nun teklifiyle anlaşmanın milli mü- dafaa, bütçe, hariciye ve &nhiüye encümenlerinden seçilecek beşer ki şiden mürekkeb muvakkat bir en - cümen tarafından tetkiki meclis u- muümi heyetince kabul edildi. Muvak kat encümen bu sabah derhal çalış- malarma başladı. Hatayda kurulacak vilâyet teşki. Emniyet umum müdürü Şükrü Sökmensüer'in Hatay valiliğine ta- yini teeyyüd etmektedir. Hataydan bu günlerde sayısız şülkran telgraf. ları gelmektedir. Nüfus vaziyetine göre Hataydan Büyük Millet Mec- | lisine sekiz mebus iştirak etmesi lâ. zımdır. Hatayda bunun için bir in- 'tihab yapılacaktır. Cumhuriyet halk partisinin nam- zetlerini değişmez genel başkan İs. met İnönünün temmuzun ikinci haf tasmda ilân etmesi muhtemeldir. Hudut taşı söküldü Antakya, 26 (A.A.) — Payas- taki 476 numaralı hudüt taşı ye - rinden sökülerek bugün buraya merasimle getirilmiştir. Tayfur Sökmenin beyanat Antakya, 26 (A.A.) — Hatayın mesut kurtuluşu dolayısile ihti - saslarını öğrenmek isteyen gaze- tecilere Devlet Reisi Antalya me-| busu Tayfur Sökmen, beyanatta bulunarak demiştir ki: Bugünkü vaziyet zaten kahra . man ordumuzun geçen sene 5 tem muzda Hataya girişiyle fiilen ta - hakkuk etmişti. Ben 24 ağustosta Hmya bir vıta.ndı; ııiatüe sadile büyüklerim tarafından gön derilmiştim. Sayın yurttaşlarımın naçiz şahsıma gösterdikleri tevec- cüh ve itimatla Hatay devlet ri - yasetine seçildim. Hakikatte Tür. kiye Büyük Millet Meclisinin bir azası ve Cumhuriyet hükümetinin bir memuru olarak vazife almış netice ebedi Şef Atatürk ile Milli Şefimiz kahraman İnönü'nün yük sek, deha ve iradesi ile başarıl - miştir. Bü muvaffakryetin tahak - kukunda büyük Türk milletinin sarsılmaz azmi, Büyük Millet Mec lisinin isabetli kararları Cumhu - riyet hükümetinin yüksek idaresi ve nihayet kahraman ordumuzun yenilmez kudreti ve varlığı âmil olmuştur.:20 yıllık hicran, acı bir rüya gibi geçmiş ve artık tarihe malolmuştur. Büyük Türk vata . nının kopmaz bir parçası olan Ha- tayın anayurttan ayrı kalmasına zaten imkân yoktu. Bugünkü var- İrğımızın ebedi koruyucusu Muzs - tafa Kemal 1336 nisanında Hata. yın milli misaka dahil olup olma- dığr hakkında kendisine çekilen telgrafa Gaziantep mıntaka ku - mandanı binbaşı Recep - şimdi askeri temyiz azasından . vasıta -| sile verdiği cevapta Hatayın milli| misaka dahil olduğunu bildirmek suretiyle bize bu hakikati ilk de- fa müjdelemişti, Ebedi Şef 023 martında Adanayı şereflendirdiği zaman bu hakikati bir kere daha bütün cihana karşı haykırmış ve kırk asırlık Türk yurdünün esir kalmıyacağırnı ilân etmişti. Büyük kürtarıcı 986 ikinciteşrin birinci günü Büyük Millet Meclisinin a- çılışımda söylediği tarihi nutukla Hatay meselesini Türk milletinin milli davası yaptı. Ebedi Şef milli davayı bir an unutmamış, hasta halinde Hatayın yanıbaşıma kadar gelerek milli mücadeleyi yakından takip eylemiştir. O son nefesinde bile Hatayı düşünmüş ve bu da - vayı yegâne halefi İnönüye ema . net ederek müsterihane ebediyete karışmıştır. Millf misakımızın ta- İtamir edilen kısımlarını govı'.l'*’ı suz heyecanla kutlularken Şef aziz Atamızın manevi huf man İnönüye derin ve nihayöl saygılarımı sunmakla şeref öri| rımı, Hatay artık anavatanın d mez sınırları arasına girmi "*—ı Bütün Türk dünyasınmım bug |u yecanla kutladığı bu mesut #" büyük milletimizin bir ferdi P4 ben de hudutsuz bir sevinçle ” btr luyor ve aynı derin heyeun” şıyorum. | izmir Belediye reisini! h tebriki İzmir, 26 (A. A.) — ; anavatana ilhakı münuew lediye reisi doktor Behçet Uz fmdan çekilen tebrik telgf Rejisieumhur şu cevabı vergi İzmir belediye reisi Dr. Uz f Muhabbatinize teşekkür ve | de sizi tebrik ederim, İsmet İnönü — Doktor Behçet Uz'un tebrik |i grafınım metni şudur: | İsmet İnönü Ulu Edılcıımhıımıli W'*"e Dünyanm en karanlık va E# P otur günlerinde sevgili Hatayı 20 # ,4 lik bir ayrılıktan kurtarmp anâ' |ha c na en salim yoldan ilhak etmi Üiniz bi Türk milletini sevinç, Ü, heyecana garkeden ve Türk L ne gşan ve şeref bahşeden â8' Bi yüksek muvaffakryetinizi c&#'E. h tebcil ediyoruz. Bu davayı 'İ milletinin kalbine muhakkak *“E, nılması Tâzım bir Ülkü olarat Ş, — layan Ebedt Şefimizin başmii, sonsuz sağlıklarla dalma hazf k eç mahizı Tanrıdan 'diler ve bütüt ) ' n valarımızda etrafmızda tek bi ru cut, çelik bir kâle gibi her ; YOT toplu bulunacağımıza bir kert | I, ha and içtiğimizi yüksek tazi Birz miz, derin bağlılık ve sevgiler? | Veri le arzederim Yüce Millt Şefim”'li de tarı Bir. İngiliz filosti: Kıbrıs sularında ;; (Baştarafı 1 tı! milerin kızağa çekilmesi ve BV" bü lanması için bu gemilerin mj *t tebatına verilen normal yaz "j tefiş leri devresinin ileri almarak 'W7 pi muz ayına tesadüf ettirilmesit |* rar vermiştir. * Bü süretle donanma mane 'İ hı larının ağustosta yapılmaşsı " |" alaj rnr elde edilmiş olacaktır, Alır Bu karar üzerine İngiliz “Pket larının temmuzda yapmalari hü karrer bazı ziyaretlerinden Ye rüre vazgeçilmiştir. İt b Her zaman ağustos aymım |i Bo haftasında tertip edilen “© Selim haftası,, bu sene yapılmıya d&li Avrupa hattının || be teftiŞİ kğdar Devlet demiryolları — doku”' Pu $U işletme mıntakası (Avrupa müdürü Kemal Topkaya hatlarını teftiş * ederek dönmüştür. İşletme müdürü, hattın, bil | son yağmurlarda arızaya | Gör çirmiş ve Avrupa hattını çok M B- vaziyette bulmuştur. Müdür, ? (.::ı T da tekrar teftişe çıkacaktır. — İi . N, * Alfabemizin (a tadili & m Ankara, 26 (A.A.) — Maaff' | olu killiğinden: h yı Türk alfabesinin tadili — MW _' n nun düşünülmediğini ve bu 'i © herhangi bir tesebbüsün m p * İn bahs olmadığını beyana An hay hakkuk ettiği bu mesut günlü, son ajansı mezundur T . (P V b yi yi ge <S LN | SD SCNCRVA

Bu sayıdan diğer sayfalar: