13 Nisan 1939 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 11

Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.

Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

f_""l—, Yeni rî'TarInıiıc ve zariflik bütün ka - rin en arzu ettikleri güzellik hzarasıdır. ünu temin için perhiz yap - fan, zayıflatıcı çamurlar için. | Saatlarca yatmağa — varıncaya Rbiî“r her türlü işkenceye razı o" iyorlar, aî'jtıîin bunların fevkinde olarak '—'tn; a hamamularda terlemek su. ke zayrflamaga çalışmanın her- Se tatbik edildiği malümdur. aF;:î't Sön zamanlarlda Amerika- | i bir zayıflama usulü daha l;at olundu: | Veyyork şehrinin Mmeşhur bir Süzellik enstitüsü,, sarışın, es » * yüzlerce Nevyorklu bayanı orm“mıı banyosu ile zayıflatı . eîr yeni usul şöyle tatbik edil- elir . Genç kadın soyunuyor, vücudu Üzerine boydanbo. üy__almumu sıvanıyor. Balmumu İ ukıhir hararet tevlit etmekte - f ' Binnetice terletiyor. Bu ter- Lîî Esnasında birkaç kilo ağır - lînı Ayboluyor. Fakat bu zayıf . ; * usulü o kadar çabuk netice Ç, Ektedir ki, gayet ehemmiyet- li.-hhbî itina İle tatbik edilmekte, ;aEln“îtüye gelen bayan ewelâ# ai a ölçülüyor. Kendisine" dlm *ttiği narinliği verecek olan İesi Ümu banyosuna kaç defa gir- Ve içinde ne kadar kalması Blmn ahat TMu Ş v v VĞ bötryosu içinde rahat okuyan bir kadm * bir zayıflama usulü: Balmumu banyosu Nevyorkun meşhur bir güzellik enstitüsü, harıl harıl kadınları zayıflatmakla meşgul | vwe lâzımgeldiği hesap ediliyor. son -| ra bir hemşire, bu bayaniın bedeni mukavemetini yokluyor. Balmumu banyosu esnasında herhangi bir bedeni ârızanın baş*gösterip gös- termiyeceğini araştırıyor. Eğer, bu banyo ile zayıflamak isteyen ba . yanın nabzı muntazam vuruyorsa ve kalbi zayıf değilse, güzellik mütehassısının ihtimamına tevdi ediliyor. Güzellik mütehassısı, genç ba - yanın çıplak vücüduna balmumu nu sürmiye başlryor. Balmumu, | vücudda alaturka bir hamam te -] siri yapıyor. Bayari terliyor ve sü- ratle kilo kaybediyor. | manlarını okumakta devam etmtek Tedavinin sonuna doğru, balmu mu gömlek terin tesirile gevşi . yor ve âdeta yücudun üzerinden kayacak gibi bir hale geliyor. Ve zayıflık talibi bayan, teda. visi bitip de güzellik masasını ter- kettiği zaman kenidini eskisinden çok daha hafif, narin ve zarif bu . luyor. Büu gibi uzun ve külfetli teda - vilere vakti olmıyan soösyete ka - dınları, yine aynı neticeyi elde etmek maksadile bir taraftan sı - cak balmumu safihalarına sarınmış yatarken diğer taraftan meraklı ro tedirler. VAKİT Kitabevi Dün ve yarın tercüme külliyatı 21- 30 Kitaplık üçüncü “Numara | Kuruş 21 Hükümdar millet 50 22 Yeni ilmi zihniyet T5 23 Mevcudu kalmadı Bi 24 Günün iktisadi işleri 60 25 Cumhuriyet 50 26 Tercümenim rolü 100 27 Değişişler Tö 28 Laokon 30 seri 29 Kapitalirm buhranı 50 30 Slamboö 125 615 Bu serinin fiatı 6.15 kuruştur. Hepsini alanlara 94 20- iskonto yapılır. Kalan 4.92 kuruşun 1.92 | kuruşu peşin almarak mütebaki- si ayda birer lira ödenmek üzere | üç taksite bağlanır. .. ğ . K yi gç*ıî'aı_î'â imşarnları ——— —- # YAZAN: L.Busc'ı 35Yılını vahşiler arasında geçirmiş bir Alman seyyahı Mukaddes otların cinleri yılanların zetirlesinin Ginlerile birleşip kuşları öldürüyontar |.. j Vucrramungalarn Vollungua tote 'rml Sönra gayet mağrur bir — tayırla ilâve etti: — Bu yılanlar ne havaya üçarlar, ne de havaya uzanıp kuşları kapar- lar?dedi.Ormanlarda çalıların arası na saklanır ve bütün — kuyvetlerile gerilir, başlarını havaya doğru kal- dırıp beklerler. Havadan kuşlar ge- çerken kuşun gözleri bu yılanların müthiş gözlerine çarpınca — kuşlar birdenbire yıldırımla vurulmuş gibi yuvarlanıp yılanların açık ağızları- na düşerler.. Onlar da kuşları he- men, yutuverirleri,, "" Böyaz*ddafh Böğle”büyük yafâan4 İarm gözlerile kuşları havadan dü- şürdüklerini hiç görmemiş mi? Hayretle cevap verdim: — Hayır! Sihirbaz: — İşte ormanıarda bu yılanların kuşları nasıl havada — uçarken dü- şürdüklerini gördüğüm zaman ben de beyaz adam kadar şaşıp kaldım.. Fakat onları takip ede ede, bunu nasıl yaptıklarını öğrendim!.. Daha doğrusu cinlerin yardımile bunların esrarını öğrenebildim! Son derece merak ve hayret için- de sihirbaza sormaktan kendimi a- lamadım: — Nasıl yapıyorlarmış? * ÜN İhtiyar sihirbazın yüzünden kur- naz bir gülümseme parladı: — Bu yılanların acıktıkları zaman ormanda dolaşıp bazı otlar yedikle- rini gördüm! dedi . Sihirbazı hayretle — dinliyordum. O gülümsiyerek devâm etti: — Yılanların yediği bu — otlar mukaddes otlardır!.. — Ayusturalya kabilelerinden Filinçlerin mukaddes otları..! Yılanlar bunları yedikten sönrü bu öltlarm cinleri " yalanlarin zehirlefinin cinlerile — birleşiyör ve onların gözlerine bir değişiklik ve- riyor!.. Bu yılanların gözleri o ka- dar parlak öluyor ki havada — uçan kuşları şimşekleyip düşürüyor, son- ra yutuyorlar!.. Sihirbazın izahı ne kadar basit, değil mi? Müukaddes otların cinleri yılanla- rın zehirlerinin cinlerile — birleşip kuşları öldürüyorlar!.. Sihirbaza son dereceye hayestimle sordum: — Siz de bu otları mı yiyorsunuz? O başını salladı: — Evetl., Bu otları yedikçe in- sanın gözleri değişiyor! İşte benim gözlerim bu otların cinleri sayesin- yarmış Kızıl Gölge HABER'İN RESİMLİ ZABITA ROMANI: 143 KIZIL GÖLGE DİYANÂANIN BAŞIN| DAN G ce.ıw.gn: BDİKKATLE Deyj - EYALI Üdı . wWASiL OLDU DA SİNLE YiRİ Eli. WE GEÇTİN.. ANLIYADA VA RENBERLİK EDE CEKTİ FAKAT Sizi ADı SMİT imliŞ BA. ĞiMli ÖĞRENİN CE ı$ DSG,'_;; YAPMADIĞI o ” TILDIR BE TEŞviK ETTİ B & ÖNÜ Mi DELT YNM St tumM YÜYVDUT VE KA VERÇİLERi 'IGĞFAL EDEREK NAP| ONUÜN CEZASI ÇÖK ŞiDDET. * BiR ÖlÜM OLACAKTIR - YALMIZ SENİNLE WEB KÜRŞı LAŞDIĞIM VARIT ÜYRİLMAK MFe| BURYET: OLUYOR Bu DEFA Çok Wâ ı:ııy.ıcl €Y Çök SANA ŞEYTAN FAKÜT ET KÖYÜNE YANYMDIA OLMANIZI ÇOK iSTERDİM AMA TENLiİKÜ . SıN < BAND, GfDER:m’f ve FEKRAR A, ; janmımeuvfi Ü | 4' “ SEN YUÇ ME, SİZİN İÇİN Çü aN LOR Ü SaK ETME MERÂK EDiyüPğ, FPİLEY VICDAN RE. :ızpBıR HMAY ga SEN; BENİM FEDAKAR ?ND&P- #UR'DUM .fıMlEY._ı |BEN XENDİ. Wİ KöRu BANDARLARIN KOYUN, ofm;MNr ET Ö4T | X#ENDİMİ KARY MASINI Bi KP SA . 0 mc DEFA Beni Gö CEKSİNİZ FAarxar BıR Mn,j]—- gg :'::JMM SiİMLEY NDAN WÖRKU VE DEWŞET (ÇinNDI KARŞILAŞA îs ard SEKIZİNCİ VİŞKÜİN SONU YARINDAIN 'TUBAREN. ÖRMAN COÇUGU KTZİLGÖLGE N HİMA YESİNDE K1SiNA 9. lâânslarmm son sahnesi (Yılan“daı.ı_r;ıi de değişmişti! . Sihirbazın baykuş — gözlerini an- dıran o yuvarlak ve iri — gözlerine şimdi daha çok hayretle — bakıyor- dum. — Yalnız bu otları yediğiniz za- man mı gözlerinize bu öldürücü si- hir kuvveti geliyor? Diye sordum, Sihirbaz: — Hayır! dedi. Aynen yılanlar gi- bi yapıyorum! Çünkü onlar en bü- yük 'cinlerin mahlüklarıdır! Bizlere cinlerin nasıl yaşadıklarını —ancak onlar öğretirler!.. Onun için ben de bu ötlarla beraber yılanların da ba- zı ilâçlar sürdüğüm taşların üzerine bıraktıkları zehirlerini de beraber yerim!.. Hayretle: —« Zehirlerini mi yetiniz? Şi Diye sordum. Sihirbaz gülerek: — Evet! dedi. — Peki, söylediğiniz. © müthiş yılanların zehiri sizi — öldürmüyor mu? Sihirbaz bir müddet gene dalgın dalgin kulübenin tavanlarına bak- tı. Sonra ağır ağır dedi ki: ' — Ben Avusturalya adalarında çok bulundum! Orada yılan zehir- lerine alıştım. Onun için bu yılan" larmım zehirleri de beni — öldürmez!.. Fakat cinler bu zehiri pek sevdikle- ri için onu yediğim zamanlar vücu: , dumda kavgalar yapıyorlar!. Sihirbazın bu sözü üzerine gfay- ri ihtiyari gülmekten kendimi ala- .—— madım. İhtiyar geçirdiği baygınlık — ve titremeleri ne güzel izah ediyor- — — du: a Bu yılanların zehirini çok- seven , — cinler onun vücudunda — kavgalar - Ki çıkarıyorlardı!.. çe Fakat ihtiyar sihirbazın verdiği bu izahat sihir diye — gösterdiği ve bize harikülâde gelen bu hâdisenin esrarını zihnimde şimdi tamamile aydınlatmıştı. Hâdise hakikaten ye- gâne izah yolu olan benim izahım gibi cereyan etmiştir. M Sihirbaz, hakikatte, hiç şüphesiz kendisini bilmeden - mükemmel bir — tabiat âlimiydi! Bu adam —orman- larda tabiati tetkik ederek hakika- « — ten bazı büyük yılanlara — rnahsus | olan bu havadan kuşları gözlerin" deki ziya ile çarparak ve maynati- 4 ze ederek düşürmek — kabiliyetinin ©— nasıl vukua geldiğini merak etmiş ve nihayet bunun sırrını anlamıştı. Bu hayvanlar muayyen bazı ot- * ları yiyorlardı ki bu otların ihtiva ——— ettikleri bazı kimyevi maddeler ken- di zehirlerile birleşerek gözlerin a- deselerini değiştiriyorlardı. Bu ade- seler o şekli alıyordu ki ziya için en keskin bir mihrak teşkil ediyordu. —— (Devamı var), -? ı" yi eli ee Gd el * Fi - e PENT M ada gi A G

Bu sayıdan diğer sayfalar: