31 Ekim 1937 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 3

31 Ekim 1937 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

bayramında da ' L hatipleri,, usulü kendînde kîğr— BRSX elt üğte ! Tüüa n Tet gören vatandaş şehrin | Bilerç " ( Ydanlarına kuçulmuş kür- hemî“hn'ler'ak. Ğ_Üâünccierini, hislerini da Ülne t "e bildirdi. Böyle fırsatlar- Ü Usul tatbik edilecek, ügI;::I Siyaretim esnasında ne Teydan b ctf'“şt"'fl: Hayd Park'ta bir Tüştuy M Ef!)î kürsülere tahsis olun- *den in N müfrit tereyanları müdafaa tan ':n,ı;rdaf_î tutunuz da, Hindis- İngüte"î ';'"ln takibatına —uğrayıp | k. t Açmış bir müstemlekeliye bırço _I:;Pas. Anarşist, rengi bozuk — Yör, gönüü v CT bunlardan birine çıkı- _ 2etınedeı_:'m“'"'l.':m!:d.iğîı'ıi, sağı solu gö- ç Ve“!tirîp duruyordu. | alkm bütü üklr Selisi geee Br Ü sE ü imi, N t nirkların siyasi terbiyesi a ;îfi hvîîte ; önüne geçmek için Skat ar bir mania teşkil ediyardu. Üy SCA zabıta kuvveti de duruyor kırdı harekete inkılâp etti- İT tehlike teşkil eylediği za- Matraklarla müdahale ede- er di :îî hutçuk Mokrasinin ; cabı ji - banınd br işte budur: Yazı 'linda söz hürriyeti! cıt; ta_l'?- hün-îyetler, bazı ah- : enîzıhılî harpleri de doğurabi- Btand Pi 'Cîoıl Muhalefetiyle Yuna- ” ü 5gl_ldıki İspanyada olanları üttak'p_ ; İzde de istipdat devresini martla t irka 2 kaygaları, otuz bir Ve diğer irtica hareketle: 7 Manzaralar arzetmeğe İT cemiyet için hürriyet bir eler âarzettiği takdirde apt : :iîa bazı ıî T rapt hayırlıdır. Hayırlıdır & 3 .konulanmıer' halk tabakaları üze- teji Drensin ç e baskıyı bir ideal, bir kl'aıîy ğ ğ’ telıaî-ki etmektedirler; de- Ş'“ vüz Sas itibariyle aleyhtardırlar. ?E’u Yük & arzular aşağıdan yukarıya mı?eti Selecek değildir. Rejimi GRÜ, Yüka . Rejimler, ce FĞ ü :;E_Ia“ aşağıya — münasip Bizh, * Silde idace edetöklerdir. R. & B tarz tehli k ik İN talğeı. e ş*rçi ugğja%kl_r_mz ise böyle değildir. VEŞ_ei zid*'ü günde, kuvvetli bir mil- $ İngi Sn arta kalan kötü âdetleri Stirmi N T kırarak, geri kaları cemi- şek- *ti hamleler yaptırmak için h_;'ğtarzmd]; ukarıya garp demokrasi- tcş Sela d_ıı'a"aî Ve mız mız şökilde Poı Kü n emweri beklemiyor. İlerle- inr. “Iilleî Üşünüyor, tatbik ettiri- d;n çi İOna can ve gönülden b Seve , vİ bühül_'l iradesini, idaresini ığ“a. old L"leştir. Fakat Şefimiz "'h:d'ı etm_alde, hepimiz, demokra- İYenkı, 9 bulunuyoruz. Yoksa, İ İf millası S&t İda; 7 milletin yukarıdan aşağıya t a dt:nek & *dileceğini usul diye kabul züh'n ınu’ll?etî irsiyet esaslarına *Bine İndi Yeni bir saltanat tarzı men- Bi>; k olur "'toîü dŞ y Telimin bütün kanunla- bi Si tleri, bütün tedrisleri de- de « ünt Y_anmaktad:r. ÂAltr okun B'flplınnamem.. deği, “halk- ta “_İ*hiy 'îzde demokrasi halkın siya- ğ lerledikçe. daha geniş bir & gi ;' bulacaktır, bulmalıdır. Ğ tet:bi â » İşe ye vermenin en iyi u- t ı | *'di,_ Mathuat hürriyeti, söz hürri- | ç ba tagı Düş î"ür. bunlardan - birincisine "" İi Yaftarlardan diye tanınmak- e Kinkta: I'Suıeriy;e'î:ırıı alfabesi ise, bu halk Şiryor, t > hemşehrilerimize ; » dinlemesini öğret- et . & * Cetin inden bir mektep dışrı tahsili etli olduğu kadar, si- Ştıracağı için bir de- lmak itibariyle de mü- terhi Bökragi ) *YE alı I!'te ş Ş-t-m.“i— Mülk kürsülerini böyle telâkki humntel:ry;net Ve ehemmiyetlerini *dar E ĞHŞagılatmayıp MUKAD. e her gün biraz daha yer İ ae ni Ç , Hâığı,q ""Öu(un en İsş çok şatılan hakiki İânlarını kâr ederler.| Feriköy pazar yerinde — İstanbul konuşuyor! Feriköy pazarını Toz ve çamur dervasından kurtarmak lâzımdır Yazan : Haberci En fena bir şerait altında kurulan semt pazarlarından Feriköy pazarmnı da gezdim. Bulgar çarşısı ile Feriköy cad- desini biribirine bağlıyan geniş Fransız mezarlığı sokağında kurulan Feriköy pazarı, — bende — öyle fena, bir intiba bıraktı ki, artık değil bu pazar - dari, hethangi bir pazar yerinden alın- mış her bir şeyi bilerek ağzıma koya « mıyacağımı umuyorum. Ben ve arkadaşım foto Âli pazar ye- rine, Bulgar çarşısr istikametinden gir- miştik, Daha yolun- ağazında bir alay hindi ile karşılaştık.. Bunlar arasmmdan yol bulup geçmek epey mesele oldu. Önü - müzde dizilmiş duran, simitçilere, leb « lebicilere, susam tatlısr satanlara, şöyle bir göz atıp, Fransız mezarlığı taddesi« nin ortalarma, pazarın en civcivli yeri- nin bulunduğu kısma doğru yürüdük. Pazarın kurulduğu cadde berbat keli - mesinin bile hafif geleceği derecede bozuktu. İki gün evvel yağan yağmur, soka - ğın derin çukurlarını sapsar; renkte çamurlu sularla doldurmuştu. Yağmuı - rün bu zararına mukabil büyük bir fay_r- dası olmuştu. Her zaman görülmemiş bir toz deryası halinde bulunan bu s0- kağın tozları yatışmış, az rüzgârlardan yükselen muazzam toz bulutları orta -" dan kalkmıştı. Bakınız buralı esnaf bize nasıl dert yandılar: — Haftanın muayyen günleri muh- telif semtlere gider, pazar kurarız. Fa- kat sıra Feriköyüne gelmiyor mu, _işt'e o zaman ayaklarımız âdeta geri geri Bi- diyor .. Burada, şu caddede p gi bizler için ölümdür. Kışın çamur içinde kalır, yazın da müthiş ve göz gözü BOT mez bir tozla boğuluruz. Bura& âdeta verem hastalığının yatağıdır. sze yazık olduğu gibi, buradan alrş veriş eden müşterilere de yazıktır. Bu sırada iriiyarı bir adam lâfa karıştı: ! — Negmüşteriainden bahsediyorsun, diye bağırdı. Çamurdan, tozdan nîu!tf?' ri geldiği mi var, sanki burada_n lğefl Kazara gelecek olsalar bile bin Kîreı yüz P'n kere pişman oluyorlar. Kışın çamura bulananlar, yazın Ca alış Vâîş etmek — Üzere pazarın bir tarafmd n girip öbür tarafından çıkmıcıya ka h?_lf renklerini değiştiriyor, bembeyaz — Di hal alryorlar. Eh düşünün' bir ke pazara gelip te alış ver kabadayı bulunur! r aBu :gzleri dinledikten sonra, biraz daha ilerledik.. Sağımızda, solumuzda sıralanmış işportaları alışkın ı?azar!arla seyrediyorduk. Fakat birdenbır_e hiç a- Irşık olmadığımız bir manzara ile ıîaışl laşıverdik. Tam sokağın örta | yerinde içi fasulye, patates ve biber dolu ü_'—"' .kü- fe yola doğru devrilmiş ve bütün için - dekiler, yukarıki resimde görüldüğü gibi sokağın zeminine dökülmügtü... Bu hakikaten pek garip ve mânasız bir sa tış ve teşhir usulü idi. gülerek re bu vaziyette y edecek kaç azar kurmak | VA | ! n - va 4 Si şar öi ru * 1 * . Feriköy pazar Hemen arkaldaşıma işaret edip bü kö- tü manzarayı, fotoğrafla — tesbit ettir dim. Küfelerdenm birinin köşesine otu - Tup, küçük sepetteki yumurtaları sat - mıya çalışan yaşlı ve siyah baş örtülü bir kadın, ancak arkadaşım işini bitir - diği sırada resminin alındığını anlamış olacak ki, birden bire ayağa kalktı: — A, a, a, a, resmimi çekiyorlar a Feriköy pasar yerinde sabıta memur. ları sırt hamallığı ile mücadele ediyor. lardı. tmanılmıyacak manzaralarla karşılaşılır. İ kasını sıyırmak istodi. Fakat karşısında- s iüm " ı j H ilp x -. yerinden görünüşler — dostlar, diye feryaldı basarak koşa koşa yolun kenarma kaçtı. Biz tekrar yolu müuza devam ettik, Biraz ötede Kasım - paşa pazarını gezerken tanıştığımız genç bir esnafla konuştuk, O da bize ay ni dertlerden, çamurdan, tozdan, pazar yerinin mutlak mutlak buradan kaldı - rılmasından bahsettikten sonra: — Bugüne bakmayın, bu fevkalâde müstesna bir gündür. Ne öyle toz, ne de çamüur var da, pazara kalabalık gel- di, Fakat umumiyetle iş bambaşkadır.. diyerek sözlerini tamamladı. Daha doğrusu sözlerini tamamlaya- madı. Çünkü 20 adrm ötemizde garip bir patırdı, koşuşma olmuştu. Gerek ben, gerek foto Âli hemen oraya koş- | tuk. Manzara şuü idi: Genç ve temiz bir zabıta memuüuru, arkasında küfe taşıyan bir çocuğu yakalamış, mülâyim, fakat kat'i bir sesle: — Bilmiyor tmusun, sırtta eşya taşı- mak yasak olduğunu,. Haydi indir o ar- kandaki küfeyi yere, diyordu. Çocuk evelâ işi yayğaraya boğup ya- kinin, hiç şaşmayan kat'i tavrı karşı - sında çar nâçar sesini kesti ve küfeyi yere indirdi.. Biz işin nereye varacağını merakla beklerken, polis memuru cebinden bir çakı çıkarldı ve küfenin sırta takılma - sına yardım eden ipleri yavaş yavaş kesti. Sonra çocuğa döndü., slerde meşrutiyet ilân edildi. / 89 sene evvel bugün — Habsburglar Büyük bir tehlike geçiriyorlardı Zaman zaman ortaya çıkan Habsburglar meselesi, tarihi her zaman meşgul etmiştir. Burada kısaca Habsburglardan ve sonra, 1848 yılı 31 birinciteşrin günü (89 sene evvel buğgün) Mareşal Vindixhgraetz'in Viyanayı zaptından bahaedeceğiz. Habsburglara, tabi olan yerler dört büyük parçaya ayrılmıştı. Biri Avusturya, ikincisi şimali şarkldn Bohemya, Silizya, — Morav. ya ve Galiçya, Üçüncüsü cenubu garbide Tirol, Venezya ve Lombardiya, — dördüncüsü şarkta Macaristan, Rumenler, Hırvatlar ve Astladonya idi. İkinciler Habsburglara tabi olmak istiyor. lar, üçüncüler İtalyaya ilhak edilmek arzu. sunuü izhar ediyorlardı. İşte bu ayrı a: ar izhar eden kısım. larda 89 sene evvel mühim hâdiseler cereyan ediyordu. - Rayştag birinci defa Viyanada toplanmış. t. Alman; Çek ve İslâv mebuslar hep ayrı ayrı fikirleri müdafaa ediyorlardı. İmparator Viyanadan kaçmıştı. Bu ahenksizlik devam ederken imparator işleri yoluna koyabileceği. ni umarak tekrar Viyanaya geldi. Fakat Vi. yanada müthiş bir ihtilâl hazırlanıyordu. Bu. nu hisseden imparator tekrar kaçtı ve gayri memnunların ihtilâlleri başladı. İşte bu muazzam ve bir çok mühim hâdi. selere sebebiyet verebilecek ihtilâl, 1848 yilı, 381 birinciteşrin günü, Mareşal Vindixhgraetz 'farafından bastırıldı. Bundan sonra da Krem . * - Viyana karışıklıklarımdan sonra, — istiklâı isteyenlerden yalnız Macaristan malkşadında muvaffak oldu ve Habsburglardan ayrıldr. Bohemya ve Silizyada başlıyan ihtilâl ko. layca bastırıldı. Buralara dört milyon kadar Çek, Çofarik adımnda birinin teşviki ile ayak. lanmış, Praga mebuslar gönderilerek bir kon gte aktedilmişti. Bu işler yapılırken Avustur ya memurları tardedilmiş bulunuyorlardı. Fakat mareşal Vindişgreyç, Prag üÜzerine yürüyerek kongreyi dağıtmış, ihtilâl çıkaran lar gene eskisi gibi Avusuryaya tabi olmak. tan başka çare bulamamışlardır. Habsburglara tabi olarak üçüncü kısımda yaşıyanların ihtilâlleri de faydasız oldu. Mi. lâno Venedik şehirlerinde müstaki! ve mu. vakkat hükümetler kurulmuştu. — İtalya ile mücadeleye girişen general Radeçki — Piya. mon kralr Şarl Emanjiele yenildiyse de bilâ. hare Kostoza ve Navarda Piyemon orduları. nı mağlüp ederek Lombardiya ve Venezyoyu tekrar Avusturyaya ilhaka muvaffak oldu. “... , İşte 80 sene evvel Habsburglar Avrupanın mMmuazzam bir devleti idiler. Bugün yeller e. ser ol saltanatın yerinde, Niyazi AHMET Sevyyar bir Posta kutusu ,Posta memurunun arkasma konu. larak seyyar bir hale getirilen bu posta kutusu sayesinde, Almanyada 200.000 kişinin toplandığı bir moto. siklet yarışında seyirciler yerlerin . den kımıldamadan mektup veya kart. larmı bu kutuya atabilmişlerdir. Re. simde mektubunu kuütuya atan birisi. ni görüyorsunuz. - — Sakın ha, dedi. Bir daha sırtmda V | T ikrkeiisiz 5 A üi GÜĞÜ e e a e L Z YA K ÜAPE Ü LA LLRA yük - taşıdığını görmeyim. Sonra cezaya çarpılırsın karışmam, haykli bakayim.. | Ve çakısmı katladı. Nizamsız iş ya pan yeni hamallar yakalamak üzere ka- labalığa karrşaral: gözden kaybolldu. Hava kararmağa başlamıştı. Arkada şımla beraber, üzerindeki kırmızı damga dan, renginden halis muhlis manda eti “olduğu anlaşrları kocaman parçalarını sığır eti diye satan seyyar bir kasabın vaziyetini de seyrettikten sonra, bu kar ma karışık yerden kendimizi Feriköy cadesine, oradan da tramvaya attık. HABERCİ

Bu sayıdan diğer sayfalar: