a j';îüü Mühendisleriyle © Bene Iş. Bu sefer rast- '::'.— 3naneyi koltuğunda o- .__ y bı:ı::ldm' hoş beşten sonra, uîeh;:y &Byıiyeceğim ama, yay, abilir misiniz? Yım?.. Eğer ente- büyeç' blz, Üniye., Hem emin o- öt hh_"* istisnaf bahisler lqnı. ommyız- Yoksa, Si €tmek şiarımızdır. ( Ş Yyin, ) ) 'lh * * ı'îhendîsler arasında &K,T ha “ı_uyor. Buralrlar, fi Şöyle söylemekte- İ ohtlnlî ' y Yüh:ı:ü“ Para kazanmak Mürer ” Belmi er?ük“k' ücretlerle ?ıP. %hu « Paçaları sıvayıp _ Tiyeti "ius,ıeyî“mde değil midir- w *ı _y:;ımyofhr. Sırtlarına Ü Şin (ü | İ ş __: Üt ellerine — raket- Ahlhn sporda.. a a h ü -Sebebi, Türk mü- : sıı%ânm itibariyle, Al- %E'Sm"'ı dah'ı'“lmlş olmalarıdır. $ 9 ziyade askeridir. aha ziyade ferdidir. | b * .Nı MP“L BU iki misali de anlat- t&;ş—hd:âîyîmRul kızı vardı. S Ğ irlikte yemek yer- Tda bir & B "'Öhı-._ .ı:“!hr. Fakat zabit, K pi lokmasını ağzına Zabiti pansiyo- 'ou" Ğtlüğ:;ı'qm öon değil, her Terak tekerrür ettikten a Etiniş; 1 n’ıoııqn:" Bî““Ym'? qqğıd;:;:rhm â'r:;ihâeye- çıktığı- kaşlar imda, eller arka- Satık, gözler dalgın Börmü V WŞNHW On tur bittikten son Sitnları %ğb' höy::n;:" Onları düşün- tahsiş ., 7 Yemelten sonra b şa.%h lıîgîi”h Ve faaliyet inti- '& Onu gayet iyi En sonra, dos- F da gene şu lâ- hı&' harbin b:'kvime bakı- B e A alaş ngrer da dahil zth,n u“rte.i Eü;ııbuşün emriva- hml İün. büt'ü Eri yapmışlar- W. 'rı—n İngiliz milleti- İm Manasiyle dün- 'vı,_ D Un Hd fert bir Kü ol : de B kendilerini düşünü- L EL v ) mHu kadar otta- Vaç * de böyi Pt başlama işi Etİn Yle her an’:“fltd: olarak, durdurul : toplandı. Onun ha y Esiye NoSi —h, l e aka kes sağa so- bullak eden bütün ©, ferdiyetlerinin O müddet zar-' dir. Fakat buna | Kırmızı cephe- de vaziyet Manevra sahasında Kırmızı cephede harekât takip eden arkadaşımız saat 14 te telefonla bildiriyor: - Manevra sahasında as- keri harekât şafakla beraber başla. mıştır. Bugünkü vaziyet şudur: “Kırmızı ordu, Meriç boyunda, bir düşman devlet ordusuyla hali muha- rebededir. Bu sırada Karadeniz kıyı. sımdan kırmızı ordunun hali muhare. bede bulunduğu devletin yardımcısı olan bir başka devlet ansızın Midye sahillerine ayın 16 sında bir ihraç ya- pıyor, Bu ihraç hareketini kırmızı or. du haber alıyor ve Midyeden çıkan kuvvetlerin ilk kısımları Saray kaza- siyle Istranca dağları istikametine i. lerlerken kırmızı ordunun bir fırkası kendiliğinden harekete geçiyor, Kırmızı ordunun Manika deresi bo. yunda bazı krtaatı vardır. Bu kıt'alar çıkan mavi kuvvete karşı hareket et- mek emrini almışlardır. Âyni zaman. da İstanbuldan acele sevkedilen bazı kuvvetler de bu müteferrik kuvvetle- re zammedilerek bir kolordu teşkil e. diliyor. Bu kolordu Karadeniz sahilinden iti. deresi boyunca Saray kazası cenubuna kadar uzanan bir mmtakada mevzi alıyor ve ilk temasta karşısındaki düş Manı tevkif ediyor, Kırmızı ordu bu vaziyetten sonra, Marmarada Ereğli kıyılarına da ayrı- ca bir kolordu ihraç ediyor. Yani Me. riç boyundaki cephesini hiç bozmadan Ereğlide bir kolordu ve Saray civarın- da da ikinci bir kolordu mavilerin karşısında cephe alıyor. Ereğliye çıkan kolordunun birinti fırkası 16.17 gecesi saat beşte Çerkes. köyü mıntakasına gelmiş ve orada İz- tirahat halindedir. Ereğliye çıkan ko. lordunum diğer fırka ve kıt'alariyle kolordu karargâhı kısmen vanurda, kısmen Ereğliye cıkmaktadır. Cerkes köyü mıntakasma saat beste yerleş. miş bulunan fırka kumandanı sağ ce. nahında Manika deresi boyunca cep- he tutmus olan kırmızı orduya men. sup diğer kuvvetin kumandanından şu raporu alıyor: “Cephemdeki düşmanın bir yarma yapacağını tahmin ediyorum. Sıkış. mak ihtimalim vardır. Böyle bir vazi. yette bana bir fırkamız yardım etsin.,, Saat beşte yalnız bu malümatla /mücehhez olan fırka Çerkesköy ilersin de ve cephedeki Kolordunuri sol cena- M"ö*îğ ; _ &. Manevra sahasında mevzi alan bir ağır makineli.. Trakya manevraları baren Istrancanm simali ve Manika rağmen, İngilizlerin bir iş becereme- dikleri iddia olunabilir mi? » » » Dostum Pol : n —Bunları yazabilir misiniz? - diye yüzüme baktı. — Tabii, hatta ne demek istediğini- zi de şöyle hülâsa edebilirim: Her bü- yük milletin ayrı ayrı çalışma sistemle- ri vardır. Bunlar, onların beherinin di- ğgerlerinden aşağı kalmalarına sebebiyet vermemiştir. Binaenaleyh, Türk mü- hendisleri olsun, diğer mnevverleri ol- sun, bunu böylece kabul etmeliyiz. Her milletle iş birliği yapabilmek elâstikı- yetinde olmalıyız. Söylemek istediğiniz buydu, değil mi? Dostum Pol: — İyi anladınız! - dedi. n U AVACND) hında yeni düşman faaliyetinden de haberdar oluyor. Bu fırka kumanda. nma verilmiş olan vazife şudur: Ken- di kolordusundan henüz emir almadı. ğt halde kendi teşebbüsiyle nasıl bir hareket yapacaktır?,, Erkânı Harbiye Reisi geliyor Sabah manevralar beşte başlarken 3 ötomobil kafilesi de muhtelif nokta. lardan manevra sahasına doğru ilerle- meye başlamıştı. Bu kafilelerden bi. rinde Cumhurreisi Atatürk, yanında Başvekil İnönü, Kılımç Ali, İç Bakan Şükrü Kaya, yaverleri ve mâiyeti bu- lunuyorlardı. Bu kafile Çerkesköyün. den kalkmış ve Çerkesköyü Manika şo. sesi üzerinden kırmızı ordunun bir fır kasının karargâh kurduğu Derviş te- peye doğru hareket etmişti, İkinci grup umumi erkânıharbiye reisi ve büyük erkânıharbiye azasından mü. rekkepti. Üçüncü grup meclis azası bulunan generallerle meclisten gelen bazı mebuslar ve gazetecilerden mü- rekkepti. Bu heyet evvelâ Çerkesköyü, Saray şosesi üzerinde Velimeşe köyüne gel. di ve oradan kırmızı cepheyi tetkik ede ede Derviş tepeye doğru ilerleme. ye başladı. Bu heyet Atatürkten da- ha evvel Derviştepeye ulaştı. Sabah saat altşda umumi erkânıharbiye Re, isi Mareşalin yanında azametli bir kumanda heyeti toplanmıştı, # *& * Mareşalle birlikte Derviş tepedeki tüm karargâhına gelen generaller şunlar: Manevra kumandanı Fahrettin, Örgeneral Ali Sait, İzzettin, saylav general Ali Fuat, Harp Akademisi kumandanı Fuat, general Kemal, Balıkesir saylavı general Ali İhsan, Örgeneral Sedat, Muzaffer, Amiral Mehmet Ali, general Naci, hakem heyeti erkânıharp Teisi Ekrem Baydar, Hâmit, Kâzım (Diyar. bekir), Kâzım Çİzmit), Zeki, Pertev, Şük. TÜ Koçak, saylav — Ali İhsan,” FErkânıharp Saylav Fuat Bulca, erkânıharp saylav Cev. det Kerim.. Mareşal Fevzi Çakmak izahat alıyor Bu muhteşem kumanda heyetile — çevrili olan mareşal kendisini selâmlayan tüm ku. mandanından vaziyeti öğrenmek istedi. Ka. radeniz kıyisımdaki Midyeden Çorluya uza. nan kıirmızı mavi çizgili harita üzerinde şu izahatı aldı: — Fırkam Çerkesköyü mıntakasında ge. celemekteyken Midyeden — ihraç yapan bir düşman küvvetinin, ilerlediğinden haberdar oldum. — Mareşal sordu: — Ne yaptınız? "Topçunuz — Herededir? Vaziyeti -orduya bildirdiniz mİ? Ne emir aldımız. — Kolorduya vaziyeti bildirdik ve kendi inisiyativimizle fırkayı tahrik ederek buraya geldik. Sol cenahtmızda bir fırka vardı. O. nunla irtibatı tesis ettik. Topçu mevzlinde. dir. Keşif kuvvetlerinden — henüz b'- --tice alamadık. Karşıdaki 204 ve 205 numaralr tepeleri işgal etmek üzere piyadeyi — İls-'ze sürdüm. 4 Burada haska izahat aldıktan sonra mavi kuvvetlerin 204 ve 205 rakımlı tepelerde va. ziyetini tetkik etmek Üzere mareşal ve er. kânıharbiver: Derviş tepeden ayrıldılar. 205 rakımlı tepede Mareşalle erkânıharbiyesi 205 re'ermli te. peye ulaştıkları zaman mavi kuvvetlerin “ir kısmının T--vzi almış bulunduklarınt ve ma. vi fırka ihtiyatınım sağ cehahtan, saray ar. kasma doğru sarkmakta bulunduğunu gör. dü. Buradan ileride görülen bir gsüvari te. cemmunna doğru çinde bulunduğumuz oto. mobil kervanı hareket etti. 3 kilometre ile. ride mavi fırka ihtiyatına mensup bir tebu. HekttayamyartiYTRMMtayyyyçyya FY çaçy0 PF şyggogetH F İanagaeyalKENİ Istanbul konuşuyor Yazı çokluğundan bugün konulama. maştir, özür dileriz, "e gn run kumahdanından Mareşal şunları sordu: — Gittiğiniz istikamette düşman var mi? — Olmadığını sanıyoruz. Bu sırada makineli tüfek sesleri işitildi. — Bunlar ne? — ©O halde piştarım şimdi düşmanla temas etmiş bulunuyor. — Bağ cenı.hın:;dı.kı küvvetlerle irtibatı. nız var mı? k — Evet, sağda ve soldaki kuvvetlerle irti. batımız vardır. Alay süvarisi arkamızdan geliyor. Atatürkün fikirleri Bu kuvveti takip ederek — er<ânrharbiye bir müdc-* ilerleyince ileride bu mavi fırka. nm harbe başladığı Karaağaç, Yanıkağıl şosesinin birleştiği yerde durdular. Burada cumhurreisinin ve maiyetinin bulunduğu o. tomobillerin bize doğru geldiklerini gördlük. Mareşal ve Erkânıharbiye çok neşeli ve sıh- hatli bir tavırla arabadan atlayan Atatürkü selâmladılâr, Atatürk Mareşale dedi ki: — Biz ** “ile Derviş tepede bulunamadık. Çünkü daha evvel mayilerin mıntakasına girmiş bulunduk. Onlarım harekâtını gör- dük. Sonra buraya gelmiş bulunuyoruz. Ve manevra kumandanı Fahreddine dönerek de di ki: — 15 inci alayınızı gördük.Bunun ilerleyişine karşıdaki alaylar taarruzla mukabelede bu. lundular.. Gerilemeye mecbur oldunuz. Şim. di burada, bulunuyorsunuz ve şarkınızda di. ğer bir alay var. İlâve etti: |— BSüvari henüz görünmedi. Demek kil...) mer alay s&erbest bulunuyor, Bu sırada İsmet İnönü : — Topçular gözükmüyor, dedi. ) Atatürk izahatına devam ederelk:! — Eğer vaziyet bu şekilde devam ederse karşıdakiler muvaffak — olacaklardır. Ama bu gördüğümüz hal ile tam bir fikir beyan etmiye imkân yok. Manevrahın ilk inkişafı çok enteresan.. Bir de gerilere gidelim. Nizamttin NAZİF Mavi cephede vaziyet Mavi ccephedeki hareketleri takin arkadaşımızdan: Saat altıda Cümhurreisi Atatlirkle beraber kalkan kafileye iltihak ettim. eden | Çerkesöyde Manika şösesi Üüzerinden geçerek Saraya giden yol üzerinde bir müddet dolaşıp, mavi kıtalardan bazı - larını tetkik ettikten sonra Âtatürk tekrar Manikaya döndü ve oradan kes- tirme yolla Karaağaç üzerinden Derviş tepeye ulaştık, Derviştepede Cümhur- reisi, Tüm kumandanından kurduğu cep henin vaziyeti hakkında izahat aldı. Kırmızı cephede kısa bir müddet kal - dıktan sonna tekrar mavi cephenin, bu kırmızı fırka karşısında hareket yapan alayının bulunduğu sahaya doğru gidi- | yoruz. Mavi cephen'n vaziyeti Mavi cephenin bu sabah saat beşten yediye kadar olan vaziyeti şudur: Bir kolordu ile, ıah:ilde Midyeden Saray kazasına kadar Manika deresi boyunca kırmızı,kuvvetlerle muhare - beye tutuşmuştur. Kendisine yardım edecek iki kolordusu henüz bütün buv- vetlerini Midyeye çıkaramamıştır. Yal nız bir fırkasını ihraç edebilmiştir. Bu fırka ayın 16 ıncı gecesi Saray civarına gelmiştir. İki fırkasiyle kolordu ka - rargâhı henüz Midyede — vapurdadır. Süvari alayı Enrgene suyu boyunda faaliyettedir. Mavi kolordunun ku - mandanı Saraydaki fırka kumandanına şu emri vermiştir? “Kolordunun diğer kuvvetlerini bek | lemeden cephede bulunan kuvvetleri - mizle tevhit ederek hemen Çerkesköyü istikametinde taarruza geçiniz. Tren hattını geçiniz ve kırmızı fırka takvi - ye kuvvetleri almıya vakit bulmadan imha edilmiş olsun.,, | mıştır. TAVİLAMNLAAYA YAK aamemmemekamanann CUMHURIYET'”'te: Faydalı mikrop : Virgül M. Turhan Tan, yazı lisanımıza sonradan girmiş, fakat iyi yer tautmuş — noktalama, işareti “virgül,, hakkında bir — meslektaşın mülâhazasını ele alarak, dolayısile “virgül,, ün tarihçesini anlatıyor: Malüm olduğu Üzere osmanlıcada frenkle. rin Ponctuation dedikleri noktalama usüulü yoktu. Yazı dilinde soğuk bir zincirleme sü. rüp gidiyordu. İnsanlar — konuşurken nefeş alrp verdikleri, bu sayede sözlerine daha kes kin bir açıklık getirdikleri halde osmanlıca. yazıda okuyucuya nefes aldırmak düşünül. mezdi. İ Altmış yıl kadar önce bu garabetle müca. cele fikri uyandı, frenklerin yazıda kullan. dıkları işaretleri kabul etmek için bir cere. yan başladı. Kamusülâlâm sahibi Şemseddin Sami, bu cereyana hem hız, hem nizam ve. renlerdendi. Muhafazakârlarla ilmi — yolda münakaşa ederi de oydu. Hattâ Tenkit U. sulü adiyle bir risale de yazmıştı. — Virgül başta olmak üzere yazıda işaret kullanılma. sına kötü bir bid'at diyenleri — susturmaya savaşmıştı. Virgülü mikroba benzetip osmanlıcayı on. dan korumak istiyen muhafazakârlar, mu. keddes lisan tanıdıkları arabçada böyle işa. retler bulunmadığını ileri sürerek halkın ta, assubunu körüklüyor, ilmi bir meseleyi hü. kümet işi haline koymak yolunda yürüyor. lardı. İkinci Abdülhamit zamanında en iyi arabça bilen kimse olmak şöhretini taşıyan Galata Sultanisinde arabça — okutan, o dile ait birçok eserler yazan Zihni Efendi, hak. kı taassubuna tercihte tereddüt etmedi, ya. Zzı işaretlerinin kaâBul edilmesine fetva verdi. Üstat M, T. T, bu arada, “virgül, ile bir. likte yazı dilimize giren diğer noktalama i. şaretlerinin, başka ne gibi faydalar — temin me yazmamış. “Vlrtüln , "nok*l'ı., , bil. hassa “taaccüb işareti,, yalnız nefes alışla. rımızın, stop edişlerimizin ve türlü şaşkınlık İarrmızın ifadesi olmakla kalmıyor. Ayni za. manda,boş yerleri de dolduruyor.Söylemediği miz sözler hesabma, bazı manalar vehmedil. mesine yarıyor. Demek istediğimiz şudur: Son zamanlarda bazı şairler görüyoruz ki, iki — kelime yu- murtlayabildikten Sonra basıyor — virgülü, noktayr... Sonra iki kelime daha... Arkasından on ta. ne taaccüp işareti! Görüyor musunuz nok. talama usulünün getirdiği faydayı? İki bar, dak suyun bir ekmek yerine geçtiğini tüy. lerler. Kıt muhayyileler — HEsanımda da iki virgül, bir kelime — yerine geçse — gerek. Gel keyfim gel... Demek ki bir çekmece do. lusu tesbih tanesi gibi noktalama — işareti temin ettik mi, bunları bol bol, — sözlerimiz arasıma serpiştirmek suretile, hem süslü 14f etmiş oluyoruz. Mikrop ama, faydalı mikrop — doğrusu., Mikrobun böylesini kim istemez? TAN'da Istanbula karşı duyulan “Hakikt muhabbet,, B. Felek anlatıyor: İstanbulu severiz. Dünyanın en güzel şeh. ridir diye haklı olarak övünürüz. Taşı top. rağı altındır diyenlere hak veririz. Manzara Bi bozulur korkusile ne bir asma köprü ya. pıilmasma, ne bir kübik bina İnşasına razı oluruz. Lâkin... Çoğumuz penceremizin önün de oturürken yediğimiz fıstıkların. kabuğu. nu, çıkolatanımn kâğıdını, soyduğumuz elma. nın çöpünü, içtiğimiz sigaranın izmaritini ve temizlediğimiz gırtlağımızın ifrazatını bu pek sevdiğimiz şehrin yegâne çehresi — olan sokağfa atarız. Yediğimiz nesnelerin bakaya, sile dolan çöp tenekesinin evimizde bir gün fazla kalmasına tahammül edemez ve Hemen bü sevdiğimiz, üstüne titrediğimiz şehrin boy arsalarından birine boşaltırız. Hı Mı Şimdi, geceyi Sarayda geçirmiş o - lan fırka bu emrin ifası için harekete geçmiş bulunmaktadır. İlk işi gece taat ikiden itibaren kesif kollarını Miüşkl deresinden sürerek hazırlık mevzilerine igirmek olmuştu. Ve sabahleyin beşten itibaren de sağ cenahından Derviştepe- ye ve 204 — 207 numaralı tepeye taar- ruz ederek Çerkesköyü istikametine harekete geçmiştir. : İşte bugün sabah saat beşten üğle « leyin saat 1 e kadar devam eden bu ma- nevraların birinci safhası sonunda iki kuvvet karşılaşmış ve muharebe başla- İzzet APAK Tayyareler ve motörlü toplar harekete geçiyor Çorlu 17 (Hususi) — Bugün öğle- den sonra motörlü toplar ve tayyareler manevra sahasında faaliyette buluna « |