Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.
defterinden: 25 Recep Biktim kocamdan.. Zaten, ne ola- Sak? mahalle imamı.. Modern bir kadı- ÂAm ruhundan ne anlar. Akşam Üzeri, Ytmekten sonra, gert gert geğirir; elâ: — Estağfurullah.. Sonra da: — Elhamdülillah alâ dintilislâm ve Ali tevhidül insan ve alâ hidayetür rah- Man! - der... Köşe minderine bağdaş kurar, do- hunun paçasiyle bileğinden bağlanmış ğ baş parmağiyle ha oynar, ha | » âyni zamanda, gözlerini yarrm kapar, iki yana da sallanır, ha sallanır.. — Efendi, yapma... Oğlumuz Ja bunları öğrenecek! - derim. — Zikrediyorum... — Zikrederken, ayağın baş par- | Tağile de oynamak mı lâzım? — Benim ayağım, âlemin elinden temizdir. Çünkü günde beş nöbet apd-st alryorum., Bir de namaz kılmadığım için bana taş atıyorl. Başımı “ya sabur!,, manasiyle ki Yana sallarım. Sen tahammnül ihsan et, allahım.. 16 Ramazan Buldum, nihayet buldum... ğ Karşımızdaki meydanlıkta bir saraş- — - atr o kuruldu. Ramazan için © geldi. Ben de gittim.. Yerime perde açılsın diye — beklerken Sanım sıkıldır. Sakız leblebisi alayım da Yer, eğlenirim diye dışarı çıktım. Tam | ba kuruşluk tarttırıyorum. Etekliğimi ”| lı'l'"İîlll. çorabrmın paçasından para Skaracağım. Bir de ne göreyim? Na Tnahrem herifin biri, gözlerini dikmiş, Oor mu? Evvelâ kızdım: ğm._.'— Ben senin ağzına göre kaşık de- nl.> diye bağıracaktım. - B Öyle tatlr tatlı — güldü ki.. İar de güzel oğlan, favarili yanakları * Esmer, uzun boylu.; Si gPl_rı çıkam:ıadan eteğimi indirdiği- ö — Bulamadımızsa ben vereyim ha- hemsire! - dedi. E“_ki rTomanlardt cenetlemen ( y ) B“%da asılzadeleri olduğunu okurdum. tüp onlar gibi.. Hemen davrandı, uta- qn;_bailmla alafranga bir selâm ver - — Mersi! Mersit! - dedim. ©, yerime kaçtım. açılınca, ne göreyim? T Benim ki oyuncu değil miymiş me- "Hmdekontrulüoynuyur..hle t , ne yıhwor__ ,__faâî hep bende., Aşk hakkındaki tu Ha Yuk sözler söylerken, bana dağ- ilânı aşk ediyor.. Ti de ona güldüm. Yatrodan çıkarken, arkamdan ye- Git Elinde, sahnedeki çiçeklerden bir » — Size takdime cesaret edebilir mi- Ve Sonra, yolun karanİrk bir nokta- tllerime sarıldı: ğ Yal — Bana bir randevl veriniz! - diye 27 Ramazan te | bizim ihtiyardan da ancak bir ge %";“- ben de evde kabahat ettim.. kfğflü aktörü, alt kat pencerssin leri g. Sldim.. Sandık odasınm şilte- Auah tüt hayatınm zevkini duydum.. Tâtrmı affetsin.. lad,m_nma"tı onu gene pencereden yol- oda?m kapısından dışarı çıkar çık- vünle beğenirsiniz? î Tl!'ıxhııam ğenirsiniz Mişti> , AMan gelmişti? nasıl eve gir- ın:"i gözetlemiş miydi? Ülnden ı:f;f Yey söylemedi. Beni bile- : ; Ş€ tuttu. Odamıza götü.dü. mx_ "w-fıen— ıece“mmaı olacak.. — Aran rak wî Yazılış tarzından yanıla- kimse böyle yanlış okurdu. Maz İmamın karısının Gözlerinli şiş şişti. Yüzünün sap sarı olduğunu hissettim. “Nebahat! Neba - hat!,, diye inlemeğe başladı: — Ne var, efendi? — Hastayım.. Başım ağrıyor, Ne- bahat.. Ve başını dizlerime koydu. Ağ- lamağa başladı: — Ben ölürsem oğlumuzuu âkiheti ne olacak?.. Oğlumuz.. Oğlumuzu dü- şün, Nebahat... 16 Şevval Ne kocam, ne oğlumuz, ne evim, ne barkım... Gözüm hiç bir şeyi görme- di.. Hepsini bıraktım.. Mahallede kopa- cak dedikoduya ehemmiyet vermedim.. İhtyiar annemin kalbine indi, kadın yü- varlandı. Bu da bana vız geldi. Kaçtım... Aşıkım, seviyorum... Şimdi artık, tiyatroda oynıyacağım.. Onun peşindeyim.. Meşhur aktör Maz- lumla beraber, şehir şehir turneye çı kryoruz.. Salkım küpelerimi, kuşlu iğ- nemi, kaplumbağa yüzüğümü beraber aldım.. Hepsini sattım. Üç yüz elli lira tuttu. Bu para da bana destek olacak. 16 Mayıs Mazlum, kocam gibi geyizmiyor.. Fakat bütün şeytanları başına toplı- yacak kadar ıslık çalıyor. Ve benimle kavga ediyor. Hem de ne kavgası! “ben seni beslemeğe mechur değilim! kendi yemeğini kendin al..,, diyor.. “aman Mazlum.. Mücevherlerimi sattığım za - mam böyle söylemiyordun.. Beraberce oturuyor, gülüşe oynaşa yiyorduk.. Şim- di benim param kalmadı, senin eline Şehzade başındaki yeni kumpanyadan iki buçuk kuruş geçti diye mi böyle ol- duk?.,, vay efendim ben miyim bunları söyleyen gelsin dayak 1asılları.. Hâlime, mahalledeki köpekler gülüyor.. "Tabit bildikler, tanıdıklar da gülüyor.. Muzib çok, gitmişler, imam Hiç ses çıkarmamış. İçinden, elbe- te “oh olsun!,, demiştir. 17 Mayıs Oğlum geldi: — Ânnel! - dedi. - Babam diyor ki, ne zaman isterse, kapım ona açıktır, buyursun! diyor. — Allah esirgesin.. Yazdıysa boz- sun! - cevabını verdim. 20 Haziran Gene tuürneye çıkıyorduk. Hep bir- likte hazırlandık. Şarlonun bir sirk fil- mi vardır.. Bütün oyuncular girer, o, arabaların arkasından baka kalır. Ben de ona döndüm. Mazlum: — Paran varsa gel! ben, yol mas- rafınr çekemem | - dedi. Halbuki, -bütün param beş lira börç- tan ibaretti. Çünkü Şehzade başında oturduğumuz pansiyona on lica borç - lanmıştık. Mazlum “beşi benim,, diye rek çıkarıp vermiş.. Öteki beşi de ben den alınması lâzım geldiğini söyleyip çıkmış, gitmiş.. Dünya yüzünde kimsesiz, metruk kaldım... Başımı yastıklara gömdüm, ağla- mağa başladım: Ne yapacağım? nereye Meğer, pansiyoncu kadım tembihli imiş. Gidip oğlumla — babasma haoer vermiş. Kapımın açıldığını duyarak, ba- şımı kaldım ve onları karşımda görünce yerimderni sıçradım. Çocuk boymnuma sa- rıldı. Babası bileğimden tuttu: — Haydi eve, Nebahat.. Fa'rat, zan etme ki seni karı diye alryorum. Çocu- ğumun annesisin diye.... Kuzu gibi itaat ettim. Yüreğimde bir ezginlik, fakat tatlı bir memnuniyet hissediyorum.... Efendi, kendi kendisiyle konuşur gibi:: — Hiç bir şeyler diyemezler.. Ço- cuğu anasız bırakacak değildim ya.. - diyor. Sonra, geniriyor: — Estağfurullah! 1 Temmuz İstediği kadar genirsin.. İsteliği kadar ayağının baş parmağiyle oyna -| efendiye vetiştir -| — —Ğ —a HABER — Akşam posta&iı —— ——— ——— Tonton amca- nın köpeğl 'a HABER,| AKSAM POSTASI OÂRE EViY İstanbul ! Adga_l'a Caddesi # Posta kutusu :” İstanbul 214 ; Telgraf adresi ; IstanDul HABER Yazı işleri teıol_'%nü. 1ORAT2 O ddarevelilân « ç 24370 » ABONE ŞARTLARI , Türkiye — Eecnebi Sünelik 1400 K 2700 Kr, 6 aylık — 730 w 1950 ç, 5 ayliık — G00 w 800  * aylık 150 « 300? ., Sahibi ve Neşriyal Müdürü: —Hasan Rasim Us Basıldığı yer (VAKİIT) matbaası sın.. Ve öteki istediği kadar favori br raksın, Sakız leblebicisinie para versin, bana buket takdim etsin.... Ce0 kocamdır.. Öteki ğ fennemin dibine...x (Vâ- Nü) A Yazan : Niyazı Anmet 142 sencî evvel bugün Fransa ihtilâlinin kanlı idam silsilesine başlandı Jirondonlar ve onlarla alâkası olanlar için © idam Allahın emri gibi tatbi k ediliyordu A Cirondon meb'usları idam edilirken... il 1794 yılı, Fransa ihtilâl tarihinde nam bırakmış birçok insanların arka arkaya idam edilmeleri yılıdır. Bu yılm 14 birinci teşrin günü, 142 sene evvel bugün Manoel idam edil- di. Bu idamdan sonra Jirondonlar sa- kınmağa başladılar. Fakt artık öldürme siyaseti başla- mıştı. Manoelden sonra Rabosen Etye Kondoörsenin başları kesildi. Vilâyetlerde dahili muharebeyi tes- vik etmiş olan mebuslara, nerede rast bunlardan h mevkiinde taraftarları kalmamıştı. Müdafaa ediliyorlar, istihdaf, tahkir- lerle karşırlanıyorlardı. Sal, Gade, Barbaro, adlarındaki me- buslar, işte yukarda yazdığımız gih: rastlandıkları yerde öldürülenlerden- dir. Buzo ve Petyon'un bir tarlada küö-| — pekler tarafından yarı yarıya parça- lanmış cesetleri bulundu. Jirondonlardan sonra onları hima- | ye etmiş veya onların fikirlerini be- nimsemiş olanlara sıra geldi. Eski Hariciye nazırı Löbrun ihtilâ! mahkemesi kararı ile idam edildi. Es- ki Maliye nazırı Klavyer kendini öl- dürdü. Dük Dorlean da Jirondonların ortağı sayılarak ortadan kaldırıldr, Mahkeme derhal kararını veriyor ve idam Allahın emri gibi yerine getiri- İiyordu. Fransa birinci meclisi azasından Bayyı ve Barno da idamdan kurtula- madılar. Bu idamlar adaleti yerine getirmek için mi idi? İşte hükmü veren tarih: “Hulâsa bu, adaleti temin değil, He- ber'in teşvikatı ile hareket eden bir ekalliyetin hırs ve intikamınmı teskin idi.,, 31 birinciteşrin günü yazdığımız günü gününe tarih de, ihtilâl mahke- mesinin tam yirmi mebusu inkılâp meydanında idam ettirdiğini gürmüs- tük. Bundan bir müddet evvel de kra- liçe Mari Antuvanetin başı kesilmişti. Bu seneler, bir silsile halinde kanla yoğruluyordu.. Her muvaffakiyetin tethiş ve idam ile mümkün olacağına HABER'in Gi zelli« Doktoru Kuponu: l 4 - E NK Ki inanılmıştı. Ve bütün bunlar ya l&i teskin, ya iktidar mevkini almak ve ya düşmanrı (!) tepelemek içindi. Fa- kat bütün bunlara rağmen hedef İz- tipdadı yıkmak ve yerine hürriyeti getirmekti. ğ Fransa inkılâp tarihinde hürriyet için akıtılan kanları, eşine rastlan- maz derecede veciz olarak madam Rolan, başı kesilmeden önce izah etti: Dü İ — Ey hürriyet, senin namına ne ci- — | ııayetler irtikâp ediliyor. DAK * RİAF Ş MN FO NB ĞA — eC e Üağlll Radyonun kısa dalgalarileuyku Ksa dalgalr radyo, İngilterede tes- bit edilmiş bulunani uykusuzluk hastalı ğına müptelâ olan tam 2.000,000 kişiye yeni ümitler vermektedir. Londüra hastahaneleri uykusuzlukla — mücadele eden makineler alrp kurtmuş- lardır. Bunlar kısa dalgalar halinde enerji vermekte, enerji de başa bağ- lanarak elektrotler vasıtasiyle hbasta ya naklolunmaktadır. ğiyle mücadele eden yeni bir mıkine de Almanyada icat edilmiştir. Bu makine rahatsızlığı kulaklar vasıtasiyle gider- mektedir. Gramofon usulü bir tertip- le kulakta yumuşak ninni sada'arı ha- sıl etmektedir. : Uyukusuzluktan rahatsızık çeken adam bir düğmeye basınca yatak od'tu arıların vınlaması, yaprakların hrşırĞı- masr suyuün şırıltısı gibi hoşa giden sa- dalarla dolmaktadır.. Hattâ şim'i uykt- yu cebinizde taşıyabilirsiniz... “Uykusuzluğa karşı mücadele için yeni bir usul de: Göz kapaklarının üs- tüne bağlanan bir ipek maske, ve burun delikleri yakınına konan ıslak bi bezdir. Bunlar ceplerde ve el çantalarımna taşr - nabildiği için bu usul taammüm etmelk - tedir., — LAi