Haber 27 Ekim 1936 sayfa 9 | Gaste Arşivi

27 Ekim 1936 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 9

27 Ekim 1936 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

“ÖDİVMİ m' İYi bir ev kadını olabilir misiniz ? Bunu anlamak istiyorsanız “Sağıki suallere cevap veriniz Aşağıg a Bret y akı Suallere hiç saklamadan Ev VE:.m- deyiniz: e ıyî hayır dediklerinizin yan- 'M a_vı:t) Veya (hayır) 1 biribi- : .Vtın E'debllocek bir şekilde işa: 1 Bt Pk“cîh Diz kahyaltınızı yatağınıza 2____R Meebur mudür SÜ obddşambr 'a öğle Sİhi 3'.._ z Olur mi 7 4 Ocanızın arkadaşlariyle flört ı Musunuz? S KoC&nı sıhhati —içiniyidir gld& re B jimine tâbi ol ; .,S m“'mnuz-ı mMiya zor e Naj frayı kendi elinizle mi ha- İ Unuz ? %ı Z daima erkek dostlar'a Lt et yemeği L Eniîse Ve Şapka icin çok para g Musunuz? '— “'uın ı._ zın kendisi için diktiği mıyet verdiği gül fidanla- ki gülleri koparıyor musu- mam'"a telefon edlyor mMmusu- '11 *Vvel mi Cik 12 ı,i kapıdan koca- arıyorsunuz? < uekatîaıanm içiyor musunuz? Plarmı okuyor müsu- ı%—lm, ça'm“â!rcıdan getirilen yaka- -——% Müsunuz? : 1&; I yamiyor müsü- ! h? hİsleriyle onu çok yoruyor & G'ÜZEL 16 — Geceleyin sizinle sokağa çık- mak istemediği zaman çok lâf ediyor musunuz ? 17 — Otomobili nasıl kullanacağını gösteriyor musunuz? 18 — Geç kaldığı zamanlar sebep soruyor musuünüz? 19 — Kacanızın dünyanın en iyi a- damı olduğunu iddia ediyor musu- nuz? 20 — Öğleden sonra briç oynayıp kocanız gelince yorgunluktan şikâyet ediyor musunuz? 21 — Kocanız üyürken yatakta ki- tap okuyor musunuz? 22 — Hastalıklarmızdan çok bahse- diyor musunuz? 23 — Sinirli misiniz? 24 — Nezleli olduğunuz zaman ko- canızın mendilini küullanıyor musu- nuz? 25 — Köpeğinize gösterdiğiniz alâ- kayı mübalâğa ediyor musunuz? 26 — Kocanız mağazalara sizinle beraber geliyor, ve paketleri taşıyor mu? 27 — Siyaset münakaşaları yapıyor musunuz? 28 — Kocanızın ayakkabılarını bo- yuyor musunuz? 29 — Arasıra sevdiği yapıyor musunuz? 30 — Mühim telâkki ettiği şeyleri izah ederken onu dinler görünmeğe mi çalışıyorsunuz? Şimdi, (Hayır) cevabını verdiğiniz suallerin yanındaki isşaretleri sayınız çöreklerden /—HABER — Akşâm posfağr isveçin biricik paraşutçu kızı Resmini gördüğünüz endamlı ve çok güzel kızın yalnız cicibici salonlardan ve şık klüplerden hoşlandığını zanne- diyorsan'z aldanırsınız. On yedi yaşındaki Matmazel Lindgren İsveçin yegâne paraşütçü tay yareci kızıdır. Ona tayyareci elbisesini giydiriniz ve 3000 metre — yüksekliğe çıkarınız, orasını en güzel — kokulu sa- lonlara tercih edecektir. İnga Kendisine gönderilen hususi davet - name üzerine geçen ay Londraya gide - rek bu senenin beynelmilel hava göste- rişelrine iştirak etmiştir. Kabataşta kiralık apartı- man daireleri Kabataşta — Setüstünde Çürüksulu Mahmut paşa apartımanında denize na- zır, tramvaya yakır biri beş oda bir sa- lon mutpak, banyo, diğeri altr oda bir salon mutpak, banyo ve her ikisinde de Eğer bunlatın adedi (24) se siz iyi bir ev kadınısınız... PRENSES havagazi, elektrik tesisatı ve su mevcut M * Güzel ve gürbüz çocuk müsabakamız A —1- 2 yaşındaki süt çocukları B — 3-7 yaşındaki oyun çocuklarile C— 8 -13 yaşındaki çocuklar ara- sında yapılacaktır. Gazetemiz bu müsabakanın yalnız tertibile kazananlara hediye vermeği üzerine almıştır. Güzel ve gürbüz çocukları seçecek hakemler arasında gaze- temiz mensuplarından hiç kimse bulunmuyacaktır. Böylece seçim çok bitaraf ( bir heyetin huzurunda yapılmış olacaktır. Müsabaka şekli : 1 — 2 yaşındaki çocuklar Bunların seçimi güçlüğü dolayısiyle hakem — huzurunda yapılmıyacaktır. Bunların gazetemizde yalnız resimleri neşredilecek, en güzel ve gürbüz çocuk okuyucularımızın — reyleriyle ayrılacaktır. Bu müsabakamıza çocuklarımnı iş- tirak ettirmek istiyen ana ve babalar çocuklarının: 1 — Yaşlarını £ — Kilolarını yazıp göndereceklerdir. En fazla rey topliyacak on çocuk arasından da veri- len mulümata göre en güzel ve gürbüzünü ayırmak işi mütehassıs doktorlara bırakılacaktır. Onların verecekleri kararla birinci, ikinci ve üçüncü ilân edi- lecektir. Bu müsabakaya iştirak edeceklerin birincisine 15, ikincisine 10, üçüncüsü- ne 5 lira verilecektir. 8-7 yaşındaki kız ve erkek çocuklar 8 - 18 yaşındaki kız ve erkek çocuklar Bu yaştaki çocukların önce gazetemizde resimleri çıkacak sonra da ilerde tayin edilecek bir günde umumi bir yerde seçmeler yapılacaktır. 8 ve 7 yaşla 8 - 18 yaş arasındaki küçüklerden kız ve erkek olmak üzere iki birinci, ıH ikinci, iki üçüncü seçilecektir. Bunların birincilerine 20 şer, ikincilerine 12 şer buçuk, üçüncülerine IİG beşer lira para mükâfatı, bundan başka gerek süt çocuklarından, gerek diğer- lerinden onar çocuğa da birer hediye verilecektir. Yalnız şuna dikkat etmek lâzımdır. Müsabakamıza resim göndererek ve- ya göndermiyerek iştirak edecek çocuk babalarının Haber okuyucusu olması şarttır. Müsabakamız yalnız kendi okuyucularımızın çocukları içindir. Bunu ispat etmek için de müsabakamızın devam ettiği müddetçe neşredeceğimiz kuponların toplanmış olması lâzımdır. Çocuklarmı müsabakamıza iştirak ettirmek istiyenler gazetemiz hesabma resimlerini parasız çektirebilirler. Çocuklarının resimlerini çektirmek istiyen okuyucularımız idarehanemize müracaatla birer kart almalıdırlar. Bu kartlarla Beyoğlunda İstiklâl Cadde- sinde Foto Etem İstanbulda Ankara caddesinde Basın Foto milesseselerine müracaat ederlerse parasız olarak 1 yaşından 13 yaşına kadar çocuklarının resimlerini çektirtebilirler. Süt çocukları için kart almıya gelecek babaları — çocuklarının kilolariyle boy ölçülerini de getirmelidirler. iki 'daire ehven Tiyatla kiraliktır. ' * ! int GÜZEL” PRENSE&L 53 ";hğ; *ttiğine inanamam. Çünkü se - ' Nyada görülecek pek mühim işle- a î'd' Annayr hapishanede birakıp hılsek 1 öldüremezdin. Seni bir kurtara d * Bu uğursüz gecenin sırrını her e oğrenecegız Dit d:î-n bu sırada kontün dudakları kı- 1! j Bibi oldu. Genç avukat yanında olan hizmetçilere eliyle susma Zln Verdikten sonta kulağını kontun 9 Yaklaştırdı. Kont, şöyle mırıldan ;'vMeşe Meşe ağacı. du; ukat, büyük bir teessürle doğrul- “retı Yor, de: hran geçiriyor, zavallı sayıklı- PRENSESİN İLK AŞKI ıı,: "âîı' Odasında bir köşeye — yaslan - Ya di şh'“Ü"iîmiu Gözlerini bir nokta- Tttştr 05' çok derin bir düşünceye dal- Yi, İktia Simdi bütün muhitini, her şe- Üny ama tü kendini bile unutmuş tadına Ütt bir maziyi düşünüyordu. ;ndugü şey, hayatında * aşkı ve İn p, “Eara idi. Bu adamın hayali bir a € Bözünün önünden gitmiyordu. h £ Şimdi kendisini bırakıp gitmiş o- Ü p, dam için her şeyi fedaya hazır- ç Msesliğini, düşesliğini, servet ve : * Tahatını istikbalini hülâsa her h“e'.' & şeyi,, Hattâ kendini, — canını 4 hasıl tanıştığından başlayarak t"umı bütün tafsilâtile an - yuk bir zevk duyuyordu. Bu, ıd“"etli bir teselli oluyordu. I8t zamanları hemen hemen !ğ"ı,ğs';?”fa !5 â"' '*unı. zmgatayı düşünmekle geçiri dh Macerasını hasından sonuna * kadar bütün teferrüatile belki yüz defa düşünmüş, hatırlamış, fakat gene bık- mamıştı,. İşte gene bu macerayı, hayatı- nın bu en kiymetli sayfasını baştanbaşa gözden geçiriyordu. Veranın âşıkı Marko Zingara, bir at cambazı idi. Bir gün bir at — canbazı kumpanyasile o şehire gelmiş, numara- larını göstermeğe başlamıştı. — Beygir üzerinde bir çok hünerler gösteren Zin- gara, siyah kıvırcık saçları, — esmer ve yakışıklı vücudile sirki dolduran bütün halkın sürekli alkışlarını - topluyordu. Bilhassa seyirciler içinde bulunan genç kızlar ona bayılryorlardı. Çelik gibi kuv vetli adaleleri, vücudunun bütün tena- sübü ve güzel hatları arkasına giydiği canbaz fanilâsından — taşıyordu. Onu geceleri rüyasında görebilmek için can atan genç kızlar pek çoktu, Zingaranmm raazisine dair bir çok rivayetler dolaşı- yordu. Söylendiğine göre Zingara ser vetini delice sarfeden bir Macar kontu imiş. Fakat o, servete ehemmiyet ver- mezmiş. İstediği Şey hayatta yalnız zevk ve neşe İile vakit geçirmek, gez - mek ve macera yaratmakmış. Servetini bitirdikten sonra bir beygirle canbazlı- ğa başlamış ve az zamanda çok şöhret kazanmış... Halk çok Tağbet ettiği için tanbazhane müdürleri de Zingaradan çok memnundular: Zingara, © kadar büyük bir şöhret kazandı ki bilhassa kâdımnlar arasında onun lâfr konuşulmayan ev — kalmadı. Bu adamın şöhretini duyan Prenses Ve ra da bir akşam canbazhaneye gitmiş ve onun hünerlerini seyretmişti, İşte o ge- ceden sonra kalbinde Zingaraya — karşı dayanılmaz bir sevgi beslemeğze başla - mıştı. Artık Vera her gece canbazhane- ye gitmeğe başladı. Babası kral, kizinim snora cok meraklr olduğunu — bildiği - recek... Birdenbire azimkârane bir — tavırla doğruldu. Sonra — düşüncelerine şöyle devam etti; — Bu sırrı bir kâğıda — yazmalıyım. Bu kâğıdı şu duvardan aşağı — atarım. ülan elbet birine götürür, verir. Bel- ki bu sayede iş meydana çıkar, Kont, cüzdanını aradı, bulamadı. Her halde evde unutmuştu, Üzerinde başka kâğıt da yoktu. Düşünmeğe — başladı. Yazı yazabilecek bir yer arıyordu. Ni - hayet gözü dibinde bulunduğu — kalın meşeağacına rastladı: — Hiç yoktan iyidir. Diyerek çakısı ile meşeağacının üze- rine şu kelimeleri kazımağa başladı: “Anna Paskal biyünahtır. Kaybolan çocuğun hakiki anası bulunan Prenses 'Veraya kurban oluyor. Düşes bu mah- lüku evlenmeden evvel doğurmuştur. ihtimal ki ölümün beni beklediği şu es- nada Cenabıhakkın namma yemin ede- rek hakikatin bundan ibaret olduğunu söylüyorüm.,, Kont Adolar Kont,, bunları yazdıktan sonra ağır bir. yükten kurtulmuş gibi geniş bir ne- fer aldı, Artık düelloda ölse bile gam- yemiyecekti. Ergeç elbet meşe ağacının üzerindeki bu yazıyı birisi okuyacak, iş meydana çıkacaktı. Buna emindi. Ağaç bahçenin tam ortasında bulunduğu için bahçevanlardan biri bunu elbet görecek ti. Sonra, ağır adımlarla dolaşmağa baş ladı. Ara sıra Dükün geleceği — kâpıya bakıyordu. Nihayet gene meşcağarmın altına oturarak mırıldanmağa başladı: — Bu düellonun neticesi ne — olursa olsun bana ettiğin — hakaretten dolayı seni affediyorum Jotj. Ben ölecek olur- sam elbet günün hirinde hakikati anla- yacaksın. Karının nasıl bir ifrit olduğu- nu öğreneceksin. Birdenbire durarak etrafını dinleme- ğe başladı. Bir gürültü işitmişti. Arkası na dikaktle bakınca yapraklar arasında bir karaltı gördü. Sonra bunun yere diz çökmüş bir kadın ve nihayet Vera oldu ğunu tanıdı: — Vera, rezil kadın, hayasız mahlük, Vera, dişlerini gıcırdatarak: — Evet dedi. Ta kendisi. Şimdi sen öleceksin. Ben gene namus ve şerefim- le yaşıyacağım. Çünkü sırrımı bilen düş manı ortadan kaldırıyorum, Kont, bu anda kadının elinde bir ta- Banca namlusunun parladığınt gördü. Hemen atılarak elinden almak — istedi. Fakat geç kalmıştı. Silâh 'patladı ve Kont bir söz bile söyliyemeden meşca- ğacının dibine yüvarlandı. Boylu boyu- na uzanıp kaldı. Tabancadan çıkan kur şun: kontun göğsüne saplanmıştı. Vera, bir kaplan gibi sıçrıyarak has- mının üzerine atıldı. Ceplerini araştrıdı. Mektuba benzer bir şey — bulamaynıca sevinçle mırıldandı: — Kurşun tam yerini bulmuş. Akın bakayım kırmızı kanlar.. — Akın.. Dur- mayın çabuk akım ki canr — cehennemi boylasm,. Vay, gözlerini açıyor, bana bakıyor. Mel'un, hâlâ yaştyor musun? Adolar, rengi uçan dudakların ara « sında hafifçe mırıldandı. : — Ölüyorum. Her şey faydasız. Fa- kat o müthiş sır ölmüyor. Bunu bil. O ebediyyen yaşayacak ve bir gün.. Kont sözlerini bitiremedi. Bözlerini meşe ağacına dikmiş, kollarile — ağaca uzandı. Güya onu kücaklamak istiyor- düu. Fakat bunu da yapamadı. Başı otla rın üzerine düştü ve gözleri kapandı. Vera, kontun üzerine eğilerek dik - katle haletr Sanra-

Bu sayıdan diğer sayfalar: