Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.
v:f,'m Us'un “Kürtlük yok, v . diye bir başmakalesi ylldön'g'm!f Ziya Gök Alp'ın on Ömü imiş.. Ne garip tesa- * Bkinci # wef V. Gar vf nbüyâğîüşum_dadır: Türkçülü- | Mt Sanirme b_'—*ŞŞlî'i,_ vaktiyle, kendini İttcülük & $ ve bütün nazariyelerini İ Yar,; erinde tatbik etmek iİste, ahi ı e Sonra, Ö- ht tî'r îdl'-aldîr_.a farketmiş ki, bu, . Ziya Göğ ' DA Vatdi. n eıır"füıııı T ieş k Alp'ın alnında bir yara e betl?înlîğe düşmüş ve inti. !G_ş'mne bir kurşun sıkmış.. hılınden, kurşun hedefini alnız üstadın kaşı üs. ı Z bir iz bırakmış.. A *yman Nazif merhum: İ İğ U Sarsıntıdan sonra, Türkçü. n doğmuş! . diye alay ederdi. tde vv alay telâkki ettiği bu mü. Ünkk iş ikatte ciddi olsa gerektir. AU “'mmhakkı.)k eden yahut tahak. anlar ) l_nuhtemel bir ideali olar (Ht d“iuı:a htihar etmiyorlar. Bedbinli line, "” Bayesizliktir. Bir fidar: e 0'“"_1 ağaç oluşunu nasıl gör, tİng î:ızq başladığınız bir bina. la Urmak sizin için nasıl bir eri nealistler de, yaşamak ve — İi ıaemere verdiğini görmek h A * GT Üa eç Gök Alp'ı iy * i tanıyanlar, ©o “ Oldy ı:ağm_“mı çekingen ve sükü- ÜN hirı," Söylerler. Halbuki ben. SN? sün wap Sördüm. Fakat bütün K M'“"'İuk htan akşama kadar bera. K Reclii 1921 senesinde Ankara- J Wu_ işısında bahçede bulu- ::h ; üharebenin en kötü za | ;yorltrnqi OrTdumuzun bozulduğu- S dü M e le dair haberler — geli. ” N “ânıı,h; ©, Ankaradan taşınmağa VKM h'vkağm, yüz liraya ki | 'kş:n felâkei:l“ua_a, milli mücadele- Ü ber tü kağ İ günüydü ve sabahtan ı'“dık_ âr Ziya Gök Alp'la bera. i) f 1': r ir ’ı, ağme“* üstadın üzerimde hçi Tüm , V SU olmuştu: Katiyen hl] , bedbin eki vü 5 & Zafere hç e hgen değil.. İs M0 _hüymi bir imanı var. a günde tözü Türkcülüt ÇÜT Tmanı Üm, Türkçülük anlı alnındaki kurşun y İsar, hangi ide. esl_llamiş olamaklık bu Me sebebiyet vermiş- (Vâ -Na) Fr A An d0sız elçisi j 'ı: ek!prşî;uk elçisi Ponso dün ak- öi SSi Ca araya — gitmiştir. Ve İs;nde bul “mhm,iy“ bayramı me- İ şndhun“n,duktan sonra ÂAntakya di Meseleleri hakkında Ha- O zle temaslara başlaya- terenin eski Üzin,x (ğ:î"l Viyanada )rct) — İngiliz muha - A eski hava nazırı Lord “'Zıı,m:aîan gitmiştir. Eski Uuğu Ü ziyaretinin siyasi #annediliyor. Bunun- tiye, Yüt Yan ndonderi Avustür - ! î!hre bmn.î“:îerı hakkında gaze- Y Mekten imtina et- ğ hlâlan elçisi v , Mrad Eçişi Almanyanın be Ya ,:l Hü Fon Ribentrop Yünaşç Tştir, îyi ç lıAI h Ğİ : Man dığimn“u Gazetecilere yanın İngil- e. Ft kurmak arzüsü- Silizlerin de ayni su- a Yt * Gündeğ Kİ Mesai edeceği- tııduğ medtni .u tesriki mesai- Üniy — TYeti Ve sulhü için İyarıbekirde, hayatının bir| Açıkta kalan memurlar Ikramiye alabilecekler mi? Eski Liman şirketi ortadan kaldırıla- tak İstanbul limanının işleri yeni bir i- dareye verilirken eski şirketin memur- larından bir kısmı yeni idareye devre- dilmiş, bir kısmı da kadro haricinde bı- rakılmıştı. Şimdi tasfiye halinde bulunan Liman şirketinin nizamnamesinde kadro hari- ci kalan memur ve müstahdemine maa- şırım altı misli ikramiye verileceği tas- rih edilmektedir. Şirketten ilk ayrılan Şirket umum müdürü Ahmet Hamdi - nin böyle bir ikramiye aldığı söyleni - yor. Bu misale dayanan şirketin sabık memurları, şimdi Liman idaresinde çalı şanlar da dahil olduğu halde, ikramiye istemektedirler. Öğrendiğimize göre bütün şirket me- mürlarının bu isteğinin yerine- getiril- mesi için 185.000 lira kadar — bir para- ya ihtiyaç vardır. Vakia, Liman hanmın — atelyenin ve vesaitle eşyanın satılmasından 300.000 lira kadar bir para ele — geçmektedir. Fakat liman idaresinin bir takım borç - ları vardır. Bu şerait içinde bu parariım verilmesine imkân hasıl olacağı şüpheli görülüyor. Sinek istilâsı Belediyece Vekâlete acaba nasıl izak edildi ? Dahiliye vekâleti İstanbul gazetele- rinde akisleri ve halkın şikâyetleri çö- rülen mahut sinek meselesine dair İs- tanbul belediyesinin vekâlete hiçbir ma lümat vermediğini nazarı dikkate ala- rak Belediyeden bu hususta ehemmiyet le izahat istemişti. Belediye sinek işini etrafile tetkik ederek dün raporunu ve- kâlete göndermiştir. Raporda bu işin nasıl izah malâm değildir. Sovyet tayyareciler Dün Ankaraya gittiler İstanbulun, iki gündneberi bulünan dost Sovyet hava teşkilâtı re- isi general Eydeman dün sabah Topçu Atış mektebi tatbikatında bulunduktan sonra Edirnekapı haricindeki önünden geçerken otomobilini durdur - edildiği misafiri müuş ve ayağa kalkarak aziz ölülerimiz için bir dakika selâm vaziyetinde kal - miştır. Misafirlerimiz saat ön sekizde Pera- palastan' ayrılarak otomobille Tophane rıhtımına inmişler ve buradan Motörle Haydarpaşaya geçmişlerdir. — Ankara treninin arkasına takılan hususi vagon- la Ankaraya hareket edilmiştir. İstasyonda misafirlerimiz Marp aka- demisi komutanı general Ali Fuat, Tay yare cemiyeti İstanbul mümessili, pi - ve kalabalık bir halk tarafından samimiyetle uğurlan - yango müdürü Fikri Liman sirketinden!i şehitlik | Hâkim, ONÜ N Beyoğlu yıldırım mahkemesinde uyan adama sordu: -- Sana para cezası mı ve- reyim yoksa hapis mi? şeylana mesine akşam ne kadar rakı ginı ısrarla tekrar eden Misail Minanın. yapılan muhakemesinde suçu hitlerin ifadelerile ve doktor raporile sabit olduğundan 3 gün hapsine ve 100 kuruş da mahkeme masrafını ödemesi- ne karar verildi. Gene sarhoşluktan mahkemeye geti- rilen çarkçı Nâzım, içtikten sonra ken- disini kaybetmiş- ve elbiselerini soy - mağa kalkarak, “beni öldürün, ben öle- ceğirm!,, diye bağırmağa başlamış. Nâzımın içtikten sonra neler yaptı ğından haberi yok, hâkim yaptıkların: Dün, Beyoğlu meşhut suçlar mahke- içtiğini bilmiyen, fakat hiçbir hâdise çıkarmadı oğlu şahit meyhaneci Andonun ve diğer şa- teker teker sayınca kendisi de hayrette kaldı ve şimdiye kadar hiç içki kullan bu hale düştüğünü söyledi. Hâkim: olduğun şahitlerin ifadelerile sabit ol - du., Sana ceza vereceğim! Bu ilk suçun olduğu için sen söyle, hapis mi istersin yoksa para cezası mı? — Aman! Hapse nasil girerim: — Bir daha içecek misin? — Vallahi içmem! — O halde sana beş lira para cezası vyeriyorum, sakın bir daha buralara gel- me! Bu senenin ilk sekiz ayında Iİhracatımız, ithalâttan yedi milyon eksik Halbu ki geçen sene aynı müddet zarfında ihracatımız ithalâta nazaran i6 milyon lira azdı Başvekâlet İstatistik umum müdür- lüğü ağustos ayı ile beraber bu sene- nin ilk sekiz ayına ait harici ticaret istatistiklerini neşretmiştr. Bu istaitis tiklere göre 1936 yılı sekiz aylık itha- lâtı 59,032,259, ihracatımız 51,306,467 liralıktır. Geçen sene ise ayni müddet zarfında ithalât 60,024,066 liralık, İh- racat ise ancak 44,046,035 liralıktı. Şu vaziyete göre geçen senenin itha - lâtına nazaran ithalâtımız bir milyon liraya yakın azaltılmış ve ihracatımız Taksimde vahşi hayvanlar sergisi açılacak Cumhuriyet bayramında Taksimde şayanı dikkat bir sergi açılacaktır. Taksim bahçesinin kapalı kısmmda açılacak olan bu sergide Afrikada ve sair yerlerde Türk avcıları tarafından avlanarak içi doldurulmuş vahşi hay- vanlar ve kuşlar teşhir edilecektir. Bu hayvanlar 600 kadardır. SALI , BİRİNCİTEŞRİN — 1936 Hicri: 1856 « Şaban: 11 Güneşin Doğusu [' l,!*İ'F Güneşi Balın B a 'ç SERİEELE Di - ğ * 5,02 11,58 14,52 17414 1846 444 turka '1.51 6,45 9.90 12,00 1,32 118 GEÇEN SENE BUGÜN NE OLDU? Adliyede mühim ,değişiklik ölacaktır. mıştır. İmralr adasında iki bin mahküm için yeni bir hapishane yaptırılacaktır. yedi milyondan fazla çoğaltılmıştır. Bu suretle geçen senenin ilk sekiz a- yındaki ticaret muvazenemizin 16 kü- şur milyonluk aleyhimizdeki açığı ye- di milyoön küsur liraya indirilmiştir. Lâkin bu aylar ihracat mevsimine te- Badüf etmemektedir. İhracat mevsimi aylarında açığın kapanacağı muhak - kaktır. Esasen her sene lehimizde ka- panan ticaret muvazenemizin bu sene ihracat lehine daha büyük fark göste- receği şimdiden anlaşılmaktadır. Ağustos ayında ise ihracat 5,090,895 liralık, ithalât ise 5,846,267 liralıktır. 90 lık gelin Edirnekapıda MüÜ- debdep bir düğünle evlendirildi Edirnekapıda Vecibe nine isimli doksan yaşımma yakın bir kadın mahal- lenin sakası kırk beş yaşlarında Ab - dullah ile mahalleli tarafından evlen- dirilmiştir. Bu karı kocaya günlerce süren ve bütün masrafı mahalleli ta- rafımndan çekilen bir düğün yapılmış, gelin ve güvey yaylı kavun arabasiyle gezdirilmiştir. | Vecibe ninenin kocası doksan yaşın daki bekçi Osman daha üc ay evvel ölmüştü. Liman umum müdürü Dün şehrimize geldiğini yazdığımız liman umum müdürü Raufi Manyas bir hafta sonra tekrar Ankaraya gi - decektir. Raufi Manyas Ankarada Jli- man umum müdürlüğü tarafından İs- tanbul limanının ıslahı hakkında ver- diği ve İktısat Vekâleti tarafımdan tetkik edilmekte olan projenin netice- sini alacak ve yeni bütçe ile kadroyu “vekâlete verecektir. :'BIZE za neticesi alil kaldığı için cesaret edip T . : !. $tir, öOYA — gü AM | bulunamıyor. Sıkılgan olmamız ve bizimle alâkadar olacak bir akraba veya bir dostumuzun olmaması bizi müşkül va- ziyete sokuyor. Nasıl yapıpta şefkatimden herşey bekliye ı ŞŞ M DU e SÜY a -S e RURU Z, 6i CO E e Z— A « ©. Her şeyi tabii olarak karşılayınız (Askçiçeği) imzası ile aldığımız mektupta deniyor kit “Sevdiğim bir genç tarafından sevilmekteyim. Bir ka izdivaç teklifinde saadetler temenni bileceğini kendisine anlatabilirim? CEVABIMIZ: Eğer sizi sevdiğine eminseniz bunda hiç bir müşkülât olmadığını göreceksiniz, Her şeyi tabii olarak karşılayınız. Neticeyi pek çabuk göreceksiniz. Size * . .0 g Ç İ — aa el Ci Li eh eee0 | madığını, akşam nasılsa şeytana uyup — Rezalet çıkaracak derecede sarnoş Sabalhh gayleleori |lspanya isyanı ve kara sinekler Burhan Felek yazıyor: “Bugünlerde kendisinden en cok bahsedilen iki kişi var. Birisi karasi- nek, diğeri General Franko. Doğruyu söylemek lâzımgelirse bunlar arasın- da benzeyişler de çök. Karasinek çörçöpe konar. İspanyalı general de harabelere konuyor. Kara- sinek çok inatçıdır. General de ondan az İnatçı değil. Karasinek (kış!) der- siniz, gider, yine gelir. Frankonun . kuvvetleri de (Oviedo) dan bir kalkı- yor, bir konuyor. Lâkin bunlardan hangisi daha kuvvetlidir diye düşü - nürseniz hiç tereddüt etmeyiniz: Ka- rasinek üstündür. Dün genç bir doktor arkadaş bir tecrübe yaptı. Bir karasinek tuttuk. Bir bardak suyun içine attık ve ağzi- nı kapadıik, Bir saat suda kaldı ve ta- bit öldü. Karasineğin leşini çıkardık. Islak ıslak bir güneşli yere koyduk. İki dakika sonra dirildi ve ugçtu. İsterseniz siz de tecrübe ediniz. Eh! Böyle öldükten sonra dirilen içimizde Mesihten - o da bir rivayete göre - başka kimse var mı?.. Benim gözüm korktu doğrusu...,, Hayatı ve eğlenceyi ucuzlatalım Bizde hayat pahalıdır. Abidin Dav- er Cumhuriyet de bu noktayı tebarüz ettirerek bazı misüller veriyor: Be- yoğlunda bir barda yeni bir urtist geldi diye tek bir kadeh votka 215 ku- Tuşa çıkarılmıştır. Mezesiz bir şişe bira Büyükderede Y0 kuruştür. Abidin Dav'er diyor ki: “İçkilerin, alelâde bir barda asıl fiatlarından 100 misli fazla fiatla sa- tıldığını ben başka hiçbir yerde gör- mek şerefine nail olamadım. Viyana- da, Garden Bar ayarımda, fakat numa- raları çok daha güzel bir barda üç ki- şi 10 - 12 şilin ile bir şişe şarap içes rek mükemmelen eğlenebilir ki 250 - 300 kuruş demektir. Garden Barı ve diğer eğlence yer- lerini idare edenler, bu pahalılığın, vergilerin ağırlığından ileri geldiğini söyliyeceklerdir. Ben aksini iddia ede cek vaziyette değilim. Bütün eğlence yerlerinin sahipleri, hep vergilerin a- gırlığından şikâyet ettiklerine göre, bizde eğlencenin çok pahalr olduğuna şüphe yoktur. Eğlence, eğlencedir; zaruri hava- yiçden değildir; eğlenmek istiyen fazla vergi vermelidir; demekte sadece ze- vahiri bir mantık vardır. Eğlenmek de bir ihtiyaçtır ve eğlence, halka çok pahalıya mal olmamalıdır. Ağır vergi- li ve pahalı eğlencelerden pek mahdut kimseler istifade edeceği için, “alman vergi de azalır. Sonra, İstanbulu seyyah şehri yapa- lrm, diyoruz. İstanbula gelen ve mem- leketlerinde ucuzca eğlenmeğe alişmış olan ecnebiler, burada eğlencenin pa- halılığından ve bu yüzden doğan za- vallılığımdan herhalde hoşnut olmaz- lar. Viyana ve Budapeştenin her gece dolup dolüp boşalan biribirinden gü- zel eğlence yerleri ve barları, o şehir- lere bol bol eenebi çeken sebep ve va- sıtalardan biridir. Memlekette ahyatı ve hayatla beraber eğlenceyi de ucuz- latmak lâzımdır.., Bugünkiüt Tan rTefikimizde söyle bir. haber gördük: “Maarif nazırı Tevfik Kut bugün şehrimize gelecektir.,, Acaba hangi maarif nazırı? “Tan”ın öğretmeni Ahfeş'e sormalı! Yerli kâğıtla ilk kitap basıldı Devlet matbaası İzmit kâğıt fabri- — kamızm çıkardığı yerli kâğıtla ilk ki- — tabımızı tabetmiştir. Bu kitap dördün- cü sınıfın tarih kitabıdır. Her şeyi yer li olan bu kitap cok güzel olmuştur. Nışan töreni 'Pazar günü Şişli Halkevinde, öğ- retmen Bay İsmet Ulukutun oğlu Bay . Mehmet Ulukutla, Bay Danişin kızı Bayan Negin'in nişan töreni yapılmış- ederiz. ı tır. İki tarafa da saadetler dileriz.