dır! : | surtla kuzu hikâyesi İ ]ı | -_;ıöylüym'.., eyirci kalacaklardır. Kızılordu? KTAML MNT A KSa “Almanyanın Rusyaya saldırışı.. |— Habeş harbinden evvel, Musolini bir takım nutuklar söyledi, askeri geçit esmi numaralarr yaptıHerkes: “Palavfo, blöf!,, deyip geçti. Fakt, faşist ve Na- : leri aksiön adamlarıdır. Yalnız lâfla iktifa etmeyip, arkasından harekete de ;'yorlar. Nitekim Habeş meselesi meydanda.! - Hitler hakkında “Musoliniden daha az fiiliyat adamıdır,, denemez. özü söyler söylemez derhal işe başlamak itiyadındadır. Bundan evvelki tecrübeler bünu göstermiştir: Bir ğün içinde “Ren'i nasıl bir nutukla işgal ettiği hatır- Hele o. — Şimdi, Cermen dünyasında; bütün zeminler, Sovyet Rusya aleyhine hazırla- aryor. “Bolşevizm cihana fitneler salıyor, -onu kaldıracağız !,, diyorlar. Lâkin, had- di zatında, bu bir bahanedir. Zira, 1917 -1923 senelerinde hakikaten beynelmilel bir rejim tehlikesi arzeden Bolşevikler; son senelerde samimi bir sulh unsuru ha- Ö lindedirler. Statu guo'yu (mevcut vaziyeti) muhafaza en büyük emelleridir. Fakat ' nevinden, Faşist tünyası, onlara, boyuna suyu büulandır- mak ittihamını yağdırıp duruyor. Esaset, Hitlerin “Mein Kampf — kavgam,, isim- Şli kitabında hedef vazıhtır: Rusyaya doğru bir istilâ hareketi.. Bu kitabın bütün S bapları, sırayla tatbik edildiğine göre, şimdi de bu sonuncuya sıranın geldiği anlaşı- İfyor. Esasen, fırsat da fırsattır. Faşist olmayan devletler herhangi ğ dir patırdı içine girmiyeceklerini Habeş, Ren ve İspanyol meselelerinde anlatmış- ardır. Teslihatları hazır değildir, fırka münazaaları buna manidir. Diğer taraf- an Japonya, Almanyanın tabii bir müttefikidir. O da kışkırtmalardan geri durmr- 0: Ruıyımn içinde bir muvazene bozukluğu olduğuna dair emareler vardır, ya- Almanlarca tevehhüm ediliyor... Fransanın içinde ise Sovyet aleyhtarlıği pek | $dir. Öyleyse: “Alman ordusu her zamandan ziyade hazırdır!,, Hitler böy- beynelmilel - “Sovyetlerin buna karşı aldığı tedbir Kızılordunun manevrasıdır. Bütün mese- e, onun ne dereceye kadar kuvyvetli olduğunda kalryor. Diğer taraftan, bu or- nun geçit resminde diğer bir geçit resmi yapılmıştır: Fransız, İngiliz, Çek as- ri mümessilleri, nutuklar söyleyip Sovyetlerle manevi beraberliklerini Almanla- ihsas etmişlerdir. Fakat, Hitler buna pabuç bırakacak mı? Şayet maksadını ndiden belli ettiği gibi, gerçekten hücum ederse Rusya, bu müttefikleri kendi fında bulacak mı? Bana kalırsa hayır! Sovyetler, yalnız Kızılordularına güven- k zaruretinde kalacaktır sanırım. Çünkü, ne mütereddit. um Fransası, Avrupanın — şarkında zuhur edecek bir harbe karışmıyacaklardır. iki devlet Habeş harbini nasıl bir emrivaki telâkki ettilerse, Alman — Rus ih- : maku;x da bir takım müzakereler'en, konferanslardan sonra ayni suretle Muamma odür. Mesele ondadır! İngiltere, ne Hüseyin FARUK TANUR _lngiltere Kralı - Viyanada iken Doktor muayeneha- /|-nesinde kendisini - Sişmim Edvard, D0 ediye tanıtmış : N'v'!îâ;—l'acli bulünan " İngiltöre kralı Edvard bir külağındaki rahatsızlığı dün yanm en meşhur kulak mütehassısı pro esör Noymana tedavi ettirdiği cihetle evvelki gün kulağının X şuar fotoğrafı _”'hı m şt[ğ.’ı : “Deyli Herald,, gazetesinin Viyana biri şöyle yazıyor: ral bu defa doktorun yanında 70 râl, doktorun evine kendi — başına gitmişti. Maiyeti sonradan gelmiştir. - Doktorun evinin kapısında kendisini — "İsmim Edvard!, demiş ve küçük /“bir reveransı müteakip içeriye girmiştir. — Viyanada bir tren — istasyonunda iki defa bomba infilâk etmiştir. Bunlardan birisi bir istasyon memurunu yaralamış tır. Diğeri hiçbir zarar vermemiştir. iyana polisi tedhişçileri araştırmak- ; * .Bombaları onların patlattığı sa- Nrlryor. — Bombalar patladığı — sırada kral bir kaç kilometre ötede golf güldü. Orada çayır biçen işçilerle uşmuş ve bir ara orağı onların elin- alatak kendisi çayır biçmiştir... Esrarlı seyahat! Fransiz komünist — partisi sekreteri Varşovaya gitmiş — Varşova, 13 (ALA.) — (Alman a. ansı) Fransız komünist partisi genel şekreteri Torezin esrarengiz seyaha. mumt dikkati çekmektedir. /— Torez dün akşam tayyare ile bura. ya gelmiş ve bu sabah trenle dönmüş. Hüir. Gazetecilere beyanatta bulun. maktan sakmmış, yalnız on beş gün kadar sonra gene geleceğini söylemek. le iktifa etmiştir. Leh gazetesinin mützleası Varşova 14 (A.A) — Varşovaya ge- k Moskovaya. doğru seyahatma de- eden Fransız komünist partisi bahs den Cracoie gazetesi diyor ki: - | bir uşak karşılamış ve kim olduğunu so- oynamakla |. Ingiltere ile yeni anlaşma Iklısat müsteşarı izahalt veriyor Yeni Türk . İngiliz ticaret anlaş. ması hakkında “Greyt Briten end İst,, isimli İngiliz mecmuası, Londradaki ticaret heyetimizden iktisat vekâleti| müsteşarı Faik Kurdoğlu ile mülâkat yapmıştır. : Faik Kurdoğlu eski anlaşmaya nisbetle yeni Türk . İngiliz ticaret anlaşmasının ehemmiyelini anlatmak üzere demiştir ki: “— Eski mukayele, bir taraflı klering anlaşmasıydı. Husust taviz muameleleri Türkiye mahsulâtndan ancak bir ikisine hasredilmişti. Şim. di ise böyle muamelelere fırsat veren saha genişlemistir. Yeni mukavele biri Londrada ve diğeri Türkiyede olmak üzere iki bir. leşmiş kumpanya kurulmasını icap ettirmektedir. Londradaki kumpanya, Türkiye. den çıkan madenleri, madeni gülçele. ri, kereste vesaireyi satacaktrı. Bunun hasılâtı Türkiyeye uzun vade ile satılacak İngiliz makineleri. nin taksitlerinin tediyesinde kullanı. lacaktır. İtilâfın Ankarada Türkofis ta. rafından ne suretle tatbik edileceği. ni etrafiyle izah edecek bir talimatna. me hazırlaracaktır. Alâkadar İngiliz müesseseleri Ofisten bunun birer nüs. hasını tedarik edebilirler. Ankaradaki Türkofis, Londrada ki deniz aşırı memlektler ticaret dai. resinc muadildir,,, Şehir tiyatrosunda yeni bir eser; “Bir adam yaratmak,, Şehir Tiyatrosü bu sene Necip Fazıl Kısaküreğin yazdığı bir piyesi oynıyacak. Bu piyesin ismi (Bir adam yaratmak...) tır. Büyük bir ihtimalle baş rolünü Ertuğrul Muhsinin oyna., yacağı bu piyes, Necip Fazılmn bir se. nedenberi düşündüğü ve üzerinde ça. lıştığı bi reserdir. e Piyes bitmek üzeredir. Mevsimin en ehemmiyetli edebiyat hadisesi olan bu haberi şimdiden okuyucularımıza — mıştır. Fakat Thorezin - ziyaretinden memnun olmak icin biçbir sebep yok- tur. Onu yakından görmekten ise uzak Leon | Dil 14 EYLUL — 1936 e bayramı 26 ey- lülde kutlulanacak dan Dolmabahçe sarayına giderek dil| işlerini görüşmek üzere yapılan bir toplantıya riyaset etmişlerdir. Toplantıda Türk Dil Kurumu ge- nel sekreteri İbrahim Necmi Dilmen ve etimoloji kolbaşısı Hasan R_eşit Tankut ile birlikte Profesör Dr. Akil Muhtar, Kemal Cenab, İbrahim Etem, Hamza Vahit, Doçent Mahmut Sadi, kimyager Hüseyin Hüsnü ve kimya profesörü Arnd ile profesör Fazıl Nazmi, Dr. Mehmet Ali Agakay ve Dil Kurumu üyelerinden profesör Ab. dülkadir İnan, Agob Dilaçar ve Pav- lâki bulundukları halde terim mese. leleri üzerinde uzun müddet görüş. müşlerdir. Ür DIl kurumunun tebliği Türk Dil Kurumu genel sekre. terliğinden: Üçüncü Türk Dil Kutultayı işleri için 16 Haziran 1936 danberi Dolma. bahçe sarayında çalışmakta — olan Türk Dil Kurumu genel sekreterlik bürosu, Kurultay işlerinin arkası a. İmması üzerine Ankaraya dönmüş. tür. Bundan sonra Kuruma yazılacak yazılar Ankarada Türk Dil Kurumu genel sekreterliğine gönderilmelidir. Bütün Kurultay çalışmaları sıra. sında İstanbul valiliğiyle belediyenin, Milli Saraylar direktörlüğünün gös. terdizi kıymetli müzaheretten dolayı Kurum, bu müesseselere alenen teşek. kür etmeği tatlı bir borç bilir. : Dil bayramı Türk Dil Kurumu Genel Sekreter. liğinden: 1—İlk'Türk Dil Kurultayının toplandığı 26 Eylülde, bundan önceki yıllarda olduğu gibi, dil bayramı, Türk Dil Kurumu üyeleri, Halkevi, gazeteler ve yurdun dilseverleri ara. sında kutlulanacaktır. vekğ, 2 — 26 Eylül 1936 cumartesi gü. nü saat İ8 de Ankara ve İstanbul rad. yoları birleştirilecek ve Kurum adına bir söylev verilecektir. Bu söylev bü. tün Halkevlerinde radyo ile dinlene. cektir. 3 — Halkevleri, söylev saatinden YÜY , İ KUÇUK HABERLER İiçeride ; * Tahlisiye Umum müdürlüğünün Merkez Rıhtım hanına taşmmasına ilkteşrinde başla nacaktır. * İktisat vekâleti başmlüşaviri — Vonder Porten Almanyadan, dönmüştür. * Bir müddettenberi! şehrimizde bulunmak ta olan İktisat Vekili Celâl Bayar — Pendik tarikile Yalovaya gitmiştir. Vekil Yaloöva - dan Bursaya giderek ipek fabrikalarını geze. cektir. * İrak Hariciye Nazırı Nuri — Salt Paşa Milletler cemiyeti toplantısında İraki temsil etmek üÜzere bugün Cenevreye gidecektir, * İstanbul Tahsil şube şefliğine, Balya tah sil şube müfettişi Nuri, Üsküdar Mintakası iera amirliğine de Necmeddin — tüyin edil -| 'mişlerdir. , * İzmir vilâyeti sık sık vukubulan otoblis ve otomobil akzalarının önünü almak iizere kaza ve nahiyelere bunların SikI bir gurette müuayenesi ve fazla yolcu almâmalarınım te- minini emretmiştir. | s * Maarif vekâleti bu sene Muallim mektePp lerini bitirmiş olanların tayin listesini bâ - zırlamıştır. Bugünlerde alâkadarlara tebliği beklenmektedir. ; * Bu sene Maliye meslek mektebine alma. cak talebeler için Maliye vekâleti — yeni bir nizamname hazırlıyarak — D göndermiştir. * İzmirde bir tetkik gezisine çıkmış Olan Ankara halkevi mensupları İzmir bülkevin. de Kızılay menfaatine bir müsamere YETmiş lerdir. Dışarda: * Beynelmilel ormancılık Köngresi dün Peştede biüyük Merasimle wıwıgür. Kon, greye 37 millet iştirak etmiştir. * Romanya — Başvekili M Tl“"e";“ dün Bükreşte elçimiz Hamdullah guphiyi kabul etmiştir. * Yunanistan Başyekil muavini ve Maliya Nazırı Zoviçyonas dün gece palka "'dyo ile verdiği bir nutukta malf vaziyetten bahset | miş ve vergilerin yakinda Endıriloenğlnl Böy. lemiştir. * İtalya kabinesi hükümet memurlarının maaşma yüzde sekiz zam yıpı'lmaunı ve ko, silmekte olan yüzde on ikinif Meığw Dün Dolmabahçede Atatürkün başkanlığında bir toplantı yapıldı Atatürk dün saat 16 da Florya.] önce veya sonra kendi bölgelerindeki imkâna göre dil hakkında konferans. lar vermek, şiirler okutmak ve türlü tezahürlerde bulunmak suretiyle dil bayramını kutlulıyacaklardır. Hal. kevlerinde verilen konferanslar ve o. künan şiirlerin birer kopyası Türk Dil genel sekreterliğine gönderilecek. tir. 1 — Türkiye gazeteleri 26 Eylül 1936 sayılarında dil bayramını kutlu. lıyacaklar ve Türkiyede dil çalışma. ları üzerine yazılar yazacaklardır. Bu yazıların da birer kopyası Türk Dil Kurumu genel sekreterliğine gönde. rilecektir. 5 — Bütün kutlulama ve tezahür. Jerde şu noktaların tebarüz ettirilme. sine alışçılacaktır: A — Ulu Önder Atatürkün yüce himaye ve irşadı altında Türk dili ü. zerindeki çalışmaların her gün daha| ok çgenişliyen yüksek bir faaliyet al. dığı, B — Ana dilimizin geniş varlık. larını bulmak üzer?2 yapılan araştır. malarını, yalnız Türkçeyi değil, bü. tün dünya dillerini ve genel dil bil. gisini ilgilendiren yüksek bir buluşa vardığı, C — Yeni Türk dil tezinin Üçün. çü Di! Kurultayına iştirak eden yerli ve yabancı dil bilginleri tarafından da iyi karşılanmak suretiyle bir kat daha kuvvetlendiği, D — Türk kültürünün en eski kültür kaynağı olduğu gibi Türk dili. nin de bütün kültür dillerine ana kaynak olduğunun “Güneş - Dil,, teo. risile inkâr kabul etmez bir şekilde ortaya çıktığı. 6 — Halka hitap eden söylev, kon. ferans ve şiirlerde elden geldiği ka. dar herkesin anlıyabileceği açık, sa. de, düzgün, pürüzsüz ve güzel bir " Türkçe'kuüllanmağa çalışılacaktir. Azılı bir Hhırsız (Baş tarafı 1 incide) mıştır. Bu semtte takip edildiğini anla- yan sabıkalı Kocamustafapaşa semtine geçerek orada Ali Fıkıh — mahallesinde İsmailin evine girmiştir. Buradan sonra Lâleliye geçen İsmail Kızıltaş sokağın- da Şemşeddinin, Aksarayda İsmail ağa mahallesinde Oruçgazi sokağında Ah - met Refiğin, Horhor caddesinde Yeşil tekke sokağında Hakknım evine girerek muhtelif eşyalar çalmıştır. — Zabıta me- murlarınım sıkı takiplerine rağmen İs- mail ele geçmemiştir. Birkaç gece evvel İsmailin evine girdiği haber — alınmış, memurlar evin etrafını — sarmışlarsa da yaman hırsız çarşaf giyerek arkâa kapı- dan çıkmış, bahçe duvarından atlayarak kaçmıştır. Arkasından sekiz on el silâh #tlmasına rağmen İsmail ele geçmemiş- tir. İsmailin evvelki gün Fener taral- larında dolaştığı haber almınca yaka - lanmasmma teşebbüs edilmiş, bütün me- Murları tanryan sabıkalı gene kaçmıştır. Bunun üzerine Emniyet ikinci şube Memurlarnıdan Sami arkasına bir çöpçü elbisesi giyerek Fenerde dolaşmaya baş lamıştır. Nihayet akşam beşe doğru İsmail kı- yafetini değiştirmiş ağzında sigara Fe- Nerden geçerken kasketini yüzüne indi- den memur elinde süpürge ile İsmaile Yyaklaşmış: — Müsaade arkadaş, lım demiştir. İsmail elindeki sigarayı memura uza- şu sigarayı yaka | tirken Saim süpürgeyi atarak hemen İs- mailin bileklerine yapışmış, cebindeki kelepçeyi çıkararak takmıştır. İsmail memurün elinden kurtulmaya savaşmışsa da tabancanın namlusu alnı- na dayanınca: — Ne yapalım, Enselendik! diyerek Emniyet müdürlüğüne doğru yola ko- Balkanlar ve Türm>klük Doğı'u muü, w* ü 9 değil ml / Tramvay bizde bir derttir Biz şikâyetten bıktık, alâkadarlar dit lemekten usandılar. Yalniz bıkmaydik usanmayan bir müessese varsa © '" tramvay şirketidir. O gene bi yapmaktadır. Çünkü halkınm lhtiy“'" değil, kesesinin her gün biraz şişmesile alâkadardır. Onun bu keyfine dokunmak kabahatlerin en yüğüdür! Uzun z2amandanberi halledilemiyt" mühim bir nokta vardır: Şirket kest” sini mi, yoksa halkı mı düşünmekl€ mükelleftir? Şirkete göre kesesini, bize göre hab kı.. En doğrusu da elbette hi i dir. O, halkı düşünmekle mükelleftir" Düşünmediğini görmek için göz, görül vazifesini yapabilmesi için de kontr0l lâzımdır. Maalesef bu tamamile YU pılmıyor ve yapılmadığı için de #fw kesesinden başka bir şey düşünmiyo' Hatlar üzerinde halka kolaylık O” sun diye Maçka - Eminönü, Xııflü_l“'_ Eminönü gibi arabalar çalıştırılmayd başladıktan sonra sabahları Kurtuluş * Bayezit Maçka - Bayezit arabaları Ç” hşmaz oldu. Bunun sebebi gayet açıke tır. Halk iki araba değiştirmek me€” buriyetinde bulunsun. Şirketin bunu yapması insafsızlık” tır, fakat bunu kontrol etmemek d? bunu araştırmakla mükellef bulundat makamların vazifelerini lâyıkile yüP” mamaları demetkir. Halkm Dostü — Pariste tevkifler Seksen faşist yakalandı Dağıtılmış olmalarına Trağmell: Fransız faşist ittihadı hâlâ içtimala- rına devam etmektedir. Bu ittihadıf parlmentonun kabui ettiği bir kalluw:? la evvelce kapatıldığı malümdür, — - Pariste Davat cadüöğindün -etf mekte olan polis müfettişlerinden bi- | ri, Florival adlı kahvenin önünde mü- tattan fazla otomobilin bulunuşu dik- — katini çekmiştir. Kahveden de harâ- retli münakaşaların gürültüsü akset- mektedir. ! İ Tam bu sırada; polis, köşe başılk da, başını sağa solak tecessüsle çefi'l ren, vaziyeti şüpheli bir genç görmü$ — | tür. Polis, vazifesi icabı sorduğu sü"” | allere müphem ceva.plar alınca, delir kanlının üstünü başrnı aramış, bu 84 | rada delikanlı: j yi — Kıpırdama! idiye bağ'ırmıştıf! | öldürürüm! - Ş Ji Genç böylece kaç mağa muvaffak — olmuştur. Bu sırada yzardımcı polisle” yetişmiş, ve kahve mulaasara edilmiş- — tir. Bir kısmı “Eski Ateğş Haç,, bir KI& | mı “Eski Milli GönüllüNer.. fırkasın mensup olduğu anlaşılanj66 faşist tevs | kif olunmuştur. İsticva plar netic€ | * sinde bu miktara on dört kişi daha İ- lâve edilmiştir. Kahvede yapılan t& | harriyat neticesinde de mu ıhtelif çaP- ta birçok silâhlar bulunmuşştur. Polis tahkikata ehemmyiyetle de vam etmektedir. S ' Yeni eserler - — bi Yaşar Nabi, Balkan meı’ı'hlıkıtl“_'i rinde yapmış olduğu bir seya hatin İl4 | tibalarını “Balkanlar ve T ürlük,; ** simli bir ciltte toplamıştır. 4 ğ Rumeliyi kaybedişimizirsi sebeP* | lerini tahlille başlıyan müex llif — bür gün Balkan memlektlerinde * yaşıyâf Türk kitlelerinin içinde buluğyduklar! | hayat şartları hakkında etrafiğı malü mat vermekte ve bilhassa hen(cüz meftl leketimizde pek az tanılan uĞagatl Türklerinin etnolojik hususiy«fetlerit' ayrı bir itina ile tetkik etmektedi.|'t: Sonunda toplu ve organize * / göç bareketinin lüzumu kadar V(,f caf ettirdiği şartları da inceden, * İncey” gözden geiçren bu 260 sayf '2lık esef' Balkanlardaki Türklük — hakkınd? Türk münevverlerine etrafi - ğ verecek mahiyettedir. B lililer kadar yurt mesel kadar olan her snıf kar malıdır. Fiyatı 100 kuru-'$fur, r DA