4 " gi Atatü (Baştarafı 7 inci sayfada) Bibi mütemadi çalışmasının ve tesir et- inin bir neticesidir. Bu istikamette Üyoruz. Bugün de Atatürkün kani ol- Bu esaslı bir siyaset itikadı şudur. Bu Memleketin kudretinin ve servetinin art- Ması için köylünün vaziyetinin ve iktısa- Varlığının yükselmesi lâzımdır. €vessül ettiğimiz bütün içtimal ve en- İriyel tedbirlerin en yüksek semere- TİNi vermesi memleketin köylüsünde ziraatinde elde edeceğimiz neticelere ağlıdır. Bunun için birkaç senedenberi Ylünün bugünkü çalışmasında daha Sök semere elde etmesi için, köylünün âîha çok kıymetli ve daha yeni vasıta- la istihsalâtını kuvvetlendirmesi — ve — Sönişletebilmesi için B. M. Meclisi ve Af Ü * | deş 1-'.:unü'lı.ıriyet hükümetleri tedbir aramak- — Ç kabili tatbik olacak vasıta ve tedbir- Ş D a N İ İ köylüye yaymak işini takib etmek- irler, Atatürk bu mücadelenin başın- Tadır. Onu takib' etmekte çok dikkatli- , Atatürk bu siyasetin memleket için- *& büyük faydalar getireceğine kat'i ola- kanidir. Düşündük ki çiftlikler hü- * Mb t.k KZ . b,amEün yeni ziraati köylüye öğretmesi e - Çok kıymetli ssaha ve vasıta olacak- h'dlr. hâakikat. budur. ' : < Cemleketimizin muhtelif iklimlerinde ve verimsiz şartlar altında iyi ne- K .. “eeler ve iyi mahsuller alınmıyacağı fik- Vl' Üİ > ı'“Wet z h—_uzul'unuzda ve millet J h ik" İ hd İi | Fd ” D —r - b a l ü i yi Üt F b Ç* * karşı Atatürk bunları vücuda getir- ir. Hepimiz bunları her vesile ile gö- Yoruz. Bunlar Ziraat Vekâletinin ge- Ziraatte ve gerek ziraatin endüstri- © ve her türlü terbiye ve yetiştirme larında girişeceği - tecrübeler — için li mesned olacaklardır. Hükümet huzurunda bu İlliklerin bedelsiz ve her türlü şartsız 3zineye terkulunmasındaki yüksek kıy- 4 t tebarüz ettirmekte hakiki bir sevinç -&ymâktadır. Hükümet çiftlikleri alırken “Nların iyi halde muhafazasını, daha zi- inkişaflarının temin edilmesini ve ç, Mlekete gerek tecrübeleri yaymakta Üa Berek esaslı ve faydalı unsur olmasın- -© Sok dikkatli bulunacaktır. , Matürkün çiftçilerimizin refahında ve datin inkişafında şimdiye kadar takib rb.,;ği' şimdiye kadar ibzal ettiği alâkayı “Midan sonra da muhafaza edeceğine ka- İh:hlşumuz bizim müuvaflakiyete itima- Wmn esasıdır. Biz Ziraat Vekâletinde liy b olunacak yeni usulün ve veni faa- Ni €tlerin ana hatlarını izah ettik. Ziraat €eti daha tedbirlerini etraflı bir su- 2::'_ hazırlıyarak bir program halinde _ türkün yüksek tasvibine arzedecek e) Üksek tasvibile tatbik etmeye çalışa- r, Bu Çiftlikleri Atatürk C. H. Partisinin î:h olarak saklıyordu. Şimdi hazineye $ İmesi, bir defa çiftliklerin köylüler h_hnbir mekteb, lteşvik edici bir vasıta haj de küllanilması devlet elinde ameli ktaj nazardan daha kolay ve daha mmhln olacağını ümid etmesindendir. humhcini, Cumhuriyet Halk Partisinin & gânı memlekette faaliyeti hükümetten Sit bir siyasi teşekkül olmaktan çıkmış, :tğküm—etle mümteziç milletin ve devle- m; Müşterek bir müessesesi haline gir- Hiş Olmasındandır. Bununla Atatürk dtor fırkasını farketmiyerek fırkaya ' lan, fırkaya olması düşünülmüş olan llicmmm hazineye iadesinde ayrıca Bir *hablık göstermiştir ki, bu da, men- Baç “lmakla müftehir olduğumuz C. H. wh:'mm bütün efradı için ancak haz, At'. Sevinç verecektir (Alkışlar), ;uı_:'t“rk, bize bir defa daha kendi hu- da Ve rahatının, vatandaşların refahın- q,t:“uğunu söylüyor. Atatürk bize bir Tn a kendi şan ve şerefinin, vata- Ü $an ve şerefinde ve küdretinde ol- gösteriyor. .-&î"mdnçlar, m'lletin karşısında Yüksek hissiyatınıza tercüman %:ı_bı'z de söylüyoruz ki, Ata- e * bizim en kıymetli hazinemiz- "'ı; Onun şan ve şerefini biz vata- (B kudreti ve şan şerefi sayıyoruz. heşv sesleri, sürekli alkışlar). tm * Vekil İsmet İnönünün Meclis heyeti "'&li Yesinin samimi tezahüratı ve sü- , “kışlariyle karşılanan bu beyanat- ar., Müteakip söz alan hatibler Büyük %bu ğ'üksek değerdeki hareketi kar- % bütün milletçe düuyulan en içten %dî bağlılık hislerine tercüman ol- olarak söz almış olan Mehmed So- İ lqh;“'“ürkün bugüne kadar Türk mil- * hediye ettiği ve her biri diğerinden — ten, Üistün bir değerde bulunan: büyük ğ h' |İnşaret etmiştir. B eli di a böe e Li e lvîreke un u Bu serveti hazineye terketmekle Ata- türk kendisinin servetin fevkinde ne kâ- dar yüksek bir adam olduğunu millete bir defa daha göstermiştir. Kendisine bu kürsüden tazim ve teşekkür hislerimi ar- zetmkle mübahiyim. Yeni bir ders Refik Şevket İnce eçok ahlâki ve haki- katen bugün yaşıyanlara ve yarın yaşı- yacaklara verilmiş emsalsiz yeni bir ders karşısında bulunuyoruz» diye söze başla- miş ve bunun hocası Atatürk, talebesi de bugün bizler, fakat her zaman bu mille- tin evlâtları olacaktır, demiştir. Refik Şevket sözlerine şöyle devam et- miştir: İnsan olmak itibariyle herkesin yüre- ğinde muayyen bir şeye karşı bağlılık ve bu bağlılıktan doğan ihtiras buluna- bilir. Atatürk, bu insan duygusunun fev- kinde ihtiras denilen ve insanları bazan esaslı menfaatlerden dahi uzaklaştırmak ihtimali olan nakiseden âri büyük feda- kârlıklarına şahit bir nesil olmak itiba- riyle kendisine candan bağlıyız. Hüsnü Kitapçı, çorak topraklar ü - zerinde yarattığı mamurelerle, Türke önünde halledemiyeceği çetin hiç Bir iş bulunmadığını ve bü inancını bir de- fa'daha telkin eden Büyük Şefin bu sofi hareketile de Samsunda karaya çıktığı zaman gösterdiği feragat misaline bir yeni örnek verdiğini işaret eylemiştir. Rasih Kaplan da bütün şeref mey - danlarında Türke Başbuğluk yapan A- tatürk'ün milletinin kalkınma işlerin- de de daima rehberlik etmiş olduğu - nu işaret etmiştir. Nakiye Elgün, Atamızın bu büyük ve dünya hazinelerinden kıymetli he- diyesine nail olan Türk milletinin ve- killeri sıfatile izin verin ilk önce sizi tebrik edeyim.» Diye söze başlamış ve demiştir ki: «Atatürkümüz semamıza doğduğu gündenberi mütemadiyen her manevi sahada bize nur, ışık verdi. Şimdi mad- di sahada varını Türk milletine hedi - ye etmekle onun refahını, onun köylü- sünün kalkınmasını emel edindiğini ve |onu sevdiğini tebarüz ettirmek istiyor. Ne mutlu Türk milletine ki buna maz- har olmuştur.» ; Ruşeni Barkın, kendisinden önce kürsüye gelmiş olan arkadaşlarının i- fade ettikleri duygulardan sonra söylemenin güçlüğünü bilmekle bera - ber, bir noktaya işaret etmekten ken « dini alamadığını kaydeylemiş ve de - miştir ki: SÖZ SON POSTA t & Atatürk her vakit her şeyi de zekâ- sını, irfanını, ruhunu her şeyini bu mil- lete bu toprağa hediye etmiştir. Berç Türker Atatürkün Türk mille- tini kurtarmak ve refaha ulaştırmak yolundaki çalışmalarını şükranla ifade ederek bütün yurd içinde büyük şefin yarattığı ve her yabancı adamın giıpta- sını mucip olan vahdeti tebarüz ettir - miştir. Durak Sakarya, Büyük Şefin her - kesin üstünde şahsi meziyetlerini an- latmıştır. Muhittin Pars, Atatürkün millete ve yurda verdiği şeylerin sayılamıya- cağını her sahada başarılan ve kazanı- lan her şeyin önün eseri ve onun hedi- yesi olduğunu söylemiştir. «Bir çiftçi sıfatile» Yaşar Özey bir çiftçi sıfatile kürsü- ye geldiğini kaydederek Atatürkün yüksek dehasının yarattığı ve bütün salâhiyettar şahsiyetlerin hayretle tak ldirle gördükleri ve tabiatla mücadele- nin bir timsali olarak saydıklarını ve bu eserleri karşısındaki feragatlerinin önünde, eğiliyarüm -demiştir, Benal Aroman, Atatürk demiğtir, zaten her-şeyini kalbini, ruhunu, dü » şüncesini, rahatını, gecesini ve gündü- zünü bu —millete hasretmiş ve ver - miştir. «Her cepheden büyük » Halil Menteş, «Atatürke yakışan bu yeni ve hüyük feragat, vatan - perverliğin, ulüvvücenap misalinin önünde mebhut ve müteheyyic bu- lunuyorum. Onun için fazla söz söy lemeğe hâleti ruhiyem mütehammil değildir. Esasen bu büyük misalin mâna ve mefhumu her cepheden «Biz köylüler» İsmail Mehmet Uğur da demiştir kit «Biz köylüler bahtiyar bir ne - siliz. Çünkü Atatürkün kurduğu büyük Cumhuriyet bizim üzerimi - ze güneş gibi doğmuştur. Atatürk Türk köylüsünü sapanını bırakıp, kapısını kilitleyip çoluk çocuğunu aç bırakarak 8-10 sene askerliğe git mekten kurtardı. Bugün Türk köy- lüsü yetimlikten gariplikten, sahip- sizlikten kurtuldu, Çünkü Atatür- kümüz vardir. Hatiplerin beyanatlarından son- ra verilen teşekkür takriri alkışlar- la tasvip edilmiştir. ——— Tapu ve Kadastro Genel ğgünden: Müdürlü- FMt C[ı_ ) İ SAA 1 — Umum Müdürlük Fen Heyetleri için aşağıda cins ve adetleri yazılı 152 adet ve 3172 lira muhammen bedelli alât ve levazımı fenniye açık eksiltme ile alınacaktır. 2 — Eksiltme 21/6/937 pazartesi günü saat üçte Ankarada Umum Müdürlük Zat İşleri ve Levazım Müdürlüğünde toplanan komisyonda yapılacaktır. 3 — Şartnamesi Umum Müdürlük Zat İşleri ve Levazım Müdürlüğünden ve İstanbulda grup tapu sicil Müdürlüğün den alınabilir. İstekliler 2490 sayılı kanunun iki ve ücüncü maddelerinde yazılı belgeler ve muhammen bedelin 96 7,5 teminatı muva kkate makbuzu veya banka kefalet mek- tuplarile birlikte müracaat eylemeleri ilân olunur. «Beş bin küsur liraya göre» Adet Sanğı Takeometresi «İ> Prizma Balastro Triliny G. Koradi Plânimetre Koordinatoğraf Şeffaf minkale gradlı Verniyeli minkale gradlı Çelik şerit Jalon Avrupa Jalon Sehpası Mika gönye 60 liık Mika gönye 45 lik Adet Liradan Lira 4 600 4 20 lâ 5 20 2 3 35 1 100 12 5 2 50 7 20 - e 2.10 20 1 12 1 12 l «l» Mübayaası mali kayıtlar dolayısile imkân dahilinde bulunmadığı takdirde «Otto Fönel» » Veriletek takeometrelerin kendi miraları beher takeometre için ikişer tane. TELEFON ABONELERİMİZİN — NAZARI DİKKATİNE . İstanbul Telefon Direktörlüğünden: 1937-1938 Telefon rehberi tabettirilmek üzere olduğundan halen elde bulunan rehberde büyük harfle, meslek sırasında küçük ilânı bulunan abonelerimiz 3/7/937 tarihine kadar yeni rehberde de vam edip etmiyeceklerini bildirmedik- leri takdirde buna ait kararname mucibince ilânları yeni rehberde de aynen neşredilerek tarifesi mucibince ücretleri tahsil edilecektir. Bu kabil vaziyette olanlarla yeni rehbere bu şekilde kayıd arzusunda bulunan abonel_erimizin A- bonman Dairesine müracaat buyurmaları. —— (3313) — fv'— Bi ç ğ B K l t 3 * KU .__'_ Ai Idı' (Da Ve Taka'i, e 'l * İdama mahküm edilen kumandanlar kimlerdir? (Baştarafı 1 inci sayfada) İçlerinde bir tane de mareşal bulu- nan Kızılorduya mensup sekiz kuman- danın, tevkifini daha sonra da idama mahküm edilmelerini, Sovyetler Birli- ğinde son yedi sekiz ay içinde geçen muhtelif Troçkist muhakemelerinin ta- bit bir neticesi gibi saymak lâzımdır. 1934 senesinde bolşevik partisi siyasi bürosu azasından Kirofun öldürülmesi- le başlıyan Troçki taraftarlarının tero- rist hareketi, ilk defa olarak müsellâh bir kuvvet halinde devlet otoritesine karşı baş kaldırmış oluyordu. Bunun ü- zerine Zinovyef ve Kamenef tevkif e- dilmiş ve onar sene hapse mahküm e- dilmişlerdi. Zinovyef ve Kamenef, o za- manlar mahkemede vrdikleri ifadeler- de, müuhtelif zamanlarda Troçkizm le- hinde yazdıkları yazılarla bu katli ma- nen teşvik ettiklerini kabul etmişler, fazla bir şey söylememişlerdi.. Aradan daha iki sene geçmiş bu zaman zarfın- da memleket dahilinde, âdeta dikkati celbedecek şekilde şimendifer kazaları, fabrika yangınları, infilâklar çoğal- mıştı. Çoğalan bu hâdiselerin mes'üllerini araştırmakla meşgul olan Sovyet hükü- meti tekrar Troçkizmin tahripkâr faa- liyetile karşılaştı. Elde edilen bazı ipuç- - larile, yakalanan bazı vesikâlarla Soav- yetler Birliği mikyasında esaslı ve gizli bir Troçkist merkezin bulunduğu anla- şıldı.. İçlerinde Piyatakof gibi ağır sa- nayi komiser muavini, Sokolnikof gibi hariciye komiser muavinliği yapmış şahsiyetler bulunan birçok mühim ze- vat tevkif edildı.. Tahkikat derinleşti- rildikçe evvelce Kirof meselesinde mahküm olan Zinovyef, Kamenef, Smilga, Proebrojenski gibi şahsiyetle- rin alâkaları da sabit görüldü. Bunlar da yeniden Mmuhakeme altına 'alındı- lar.. O zaman aleni olarak cereyan e- den bu muhakemede mevkufların söy- ledikleri şeyler bütün dünya umumi fikirlerinde derin akisler yapmış, her- kes bu itiraflara âdeta inanmak isteme- mişti.. Bütün bu muhakemeler esnasında, ayni zamanda gizli emniyet şefi olan dahiliye komiseri Yagoda'nın ihmali tesbit edilmiş, neticede iş önun tevki- fine kadar müncer olmuştu.. İşte bugünkü gazetelerde idama mah- küm olduklarını okuduğumuz Sovyet generallerinin bu vaziyetlerini, bu tev- kiflerini kısaca yukarıda hülâsa etti-« ğimiz Troçkist muhakemelerle bağla- mak zarureti vardır. Bugün bunların tevkif ve mahkümiyetlerini intaç eden ipuçları muhakkak o0 muhakemelerde çıkmıştır. K İdamları istenen Sovyet mareşalı ile Sovyet generalleri kimlerdir? Bunlar- dan ikisi, mareşal Tuhaçefski ile gene- ral Aydeman okuyucularımız için pek | te tanınmamış kimseler değillerdir. Mareşâl Tuhaçefski, — Kizilorduda | mevcut olan beş mareşaldan biridir. (Diğet dört mareşal: Mareşal Voroşi- lof, umum süvari orduları kumandanı mareşal Budyenni, umum erkânı har- biye reisi mareşal Yegorof, Uzak Şark | orduları başkumandanı mareşal Blü- her'dir.) Harbiye komiseri mareşal Woroşilofun muavini, yani Kızılordu başkumandan vekilidir. Tuhaçefski eski Çarlık ordusu zabit- lerindendir. Umumi harpte Almanlara esir olmuş, esirlik hayatı esnasında gös- terdiği enerji ile tanınmıştı. Sosyal menşe itibarile işçi değildir. Komünist partisinin eski azalarından da değildir. 917 de birincileşrin inkılâbının patla- masile beraber Çarlık ordusunun bir çok rütbeli zabitleri gibi o da inkılâpçı harekete karışanlardan biridir. Bir çok “cephelerde harbetti. Bilhassa 1920 se- nesinde Lehlilerin Ukranyayı istilâsı sıralarında Budyenninin maiyetinde o- larak Lehlilere karşı muharebe etti. Sırasile, Denigen, Vrangel, Kolçak gibi beyaz kumandanlara karşı da çarpıştı. Zekâsile, askerlik sahasındaki bilgisile temayüz etti. Bilhassa askerlik işlerin- deki teknik malümatı sayesinde âdeta Voroşilofun sağ kolu vaziyetine geldi.. Sovyet kongielerinde — Kızılordunun mek icap ettikçe Tuhaçefski raportör oldu.. Sön sene içinde İngiliz kralmın taş giyme merasimi münasebetile Londra- ya gönderilmesi takarrür etmişken bilâhare bundan vazgeçilmiştir. En sön defa Letoffya, Litvanya, Estonya gibi Baltık memleketlerini ziyaret eden Sovyet askeri heyetinin başında bulun- du. Onlarla bu memleketlerin erkânı harbiye reisterile temaslar yaparak karşılıklı — bitaraflık muahedelerinin müzakerelerini idare etti.. Bir kelime ile Tuhaçefski Voroşiloftan ve umum erkânıharbiye reisi olan Yegoroftan sonra en nüfuzlu bir askerdi.. Tuhaçefs« ki yaş itibarile de gençti.. Ancak 46-48 yaşlarında kadar vardı.. Tuhaçefskiden sonra en mühim şah- siyetlerden biri de general Avdeman- dır. General Aydeman, Assoaviyakim na- mı altında toplanan «hava, ve kimyevi taarruzlara karşı korunma» manasına gelen hava kurumunun şefidir. Bu- günkü Sovyet tayyareciliğinin işgal et- tiği mevkie nazaran general Aydema- nın da memleketin müdafaası bakımın- dan çok mühim bir vazife işgal ettiği müuhakkaktır. Mevkuflarin arasında isimleri geçene lerden Yakir eski bir partilidir. Rütbesi birinci feriktir. Ordu kumandanlığı vas-s zifesini yapmakta idi.. Dahili harplerin hemen hemen hepsinde bulunmuştur. Uboroviç, Feidman gibi generaller de Sovyetler Birliği mikyasında maruf kimselerdi. Bunların içinde an az isim- leri duyulaniar Kork, Prenkof ve Put- nadır., Generallerin muhakemesi çok kısa sürmüş, hemen hemen bir gün içinde karar verilmiştir. İN A CA SEN YATMAZSIN KIZ -EVLENDİRDİNİZ. MI ? — Bay size bir şey soracağım, acaba bu yaşa geldiniz bir kız evlendirdiniz mi? — Sormayınız! Bu sene üçüncü kızımı evlendirdim. Bütün işler yolunda gitti, — Demek ben de böyle olacağım. — Hayrola efendim? — Bu hafta kızımı nişanladım, iyi bir aileye mensup, genç bir delikanlı, büyük bir zevki selimi olup gayet müşkülpesent- lir. Bünun için çeyizini nerede yaptıraca«- gğımı düşünüyorum. — Amma yaptınız ha; niçin bu kadar düşünüyor ve beyhude yere üzülüyor « karşısında 178 Nolu meşhur DAVİD mağazası var, orada en güzel pijamalar, gömlekler, iç çamaşırlar, ve fevkalâde ropdöşambrlar ile kadın için Kimonolar, kombinezonlar, çamaşırlar ve radyo mar- ka ipek çorapların zengin çeşitlerini bu- lursunuz. — Demek bunların hepsini DAVİD ma- zasında bulacağım. Verdiğiniz malümat- tan dolayı teşekkür ederim. Çil ve lekelerin için yalnız Fazıl çil ilâcı : na itibar et, Pa. ga ç, D E YU eli X ü : teknik terakkiyatı hakhnda rapor ver- |* sunuz? Beyoğlunda Galatasaray Lisesi . 2 Bayın kahvede görüşmeleri : * b .