Oyan uzun, tabil, kıvırtık kirpikler, 'Bümbülüne benzer, yani muvakkat Bgendıgını kadın 've erkek tipleri hangileridir? — 393 — Kadının bilgisi benim bilgimden az olmalı! Her erkek hayalinde genç ve fevkalâde güzel bir kadın tipi yaşatabilir. Fakat |- böyle bir kadını bulup ta elde etmek ve onun ile mesut olmak mühim hir mesele sayılır. Kuvvetli bir aşk neticesinde bir- leşen çiftler ekseriya mesut olamıyorlar Kadın ve erkek birbirlerine öyle bağ- lanmalıdırlar ki, hariçten hiçbir kuvvet | we küdret onları birbirinden ayırmasın .. Tasavvur ettiğim kadın tipi şudur: Sarı ve dalgalı saçlar, mavi gözler, pembe yanaklar, ufak ağız, muntazam dişler, ince bel, sıhhatli vücud, 1,65-1,70 arasında boy. Tabiati: Sakin, güler yüzlü, uysal, iyi terbiye görmüş, orta halli, asil bir aile- nin kızı olmalı ve kocasına daima sadık | kalmalıdır. Bilgisi: Benimkinden az olmalıdır. El- fazla ehemmiyet vermeli, biraz da mu- sikiye meraklı olmalıdır. Geyve Necmettin Peker (Sarih adresinin neşrini istememiştir) AŞ * Va - İdeal kadın ! Ne beyaz, ne de esmer ten, boyasız fakat kırmızi dudaklar Beğendiğim kadın: 1 — Boöy ortadan uzunca, müfenasip endam, ne beyaz, ne de esmer bir ten, çehre itibarile sıhhati tam, mutavaat ifa- desi taşıyan bir yüz, koyu kestane ren- ginde gözler, bu gözlerin etrafıni kaplı- ne fazla, ne de ufak burun ve ağız, sun'i de- ğil, kanın verdiği kırmızılığı ftaşıyan ince - dudaklar arasında beyaz, muntazam diş- ler, başın üzerindeki dalgalı koyu kum- “ral renkte ince telli saçlar. 2 — Bu kadım aynı zamanda yuvasının dört bir tarafını koruyan bir kartal ka- dar da yuvası ile kendi vekarının muü- hafazası uğurunda haşin ve yırtıcı olma- lıdır. İzmit Tepecik mahallesi eski adliye karşısında No. 4 de Ekrem — 395 — Kadının yaşı 25 olmalı! Bir kadının eşine karşı kendisini sev- direbilmesi için evvelâ yaşınm 25, terbi- ye ve bilgisinin de yüksek olması lâzım- dır, Güzelliğine gelince: Güzel bir ilkbahar bir güzellik taşır. Ebedi güzellik ahlâk gü- zelliğidir. Ankara: R. Atanır (Sarih adresinin neşrini istememiştir) | — 396 — Erkeğin boyu 1,70 den fazla olmamalı | İdeal erkek hakkındaki fikrim şudur: Sanatı ne olursa olsun, bir yuva kur- muş olan erkek idaresine yetecek kadar bir gelir temin etmelidir. Bundan başka eşine ve evine sadık olması, ayyaşlık de- recesinde müskrita kullanmaması, ku- mar oynamaması, namuslu ve akranı ara- sında şerefli bir mevki sahibi olması, en aşağı orta bir tahsili bulunması lâzımı- |dır. Herhalde böyle bir erkeğin kaba sa- ba veya cılız, çelimsiz olması istenilmez. Erkek ister sarışın, ister esmer veya kum- ral olsun. Güçlü, kuvvetli tenasübü en- dama malik ve sihhati yerinde olmalı. Boyu da 1,70 den fazla olmamlıdır. Ankara Cebeci N. T. K. (Sarih adresinin neşrini istememiştir ) Kadının ayakları 37 den büyük olmamalı | Kadinin boyu 1.67, kilosu 65 olmalıdır. Balık etinde yuvarlak yanaklı, pembe yüzlü, az yuvarlak çeneli, sarı saçlı, göz- leri ve kaşları siyah, vücudu — düzgün, ayakları 37-38 santim büyüklüğünde ol- malıdır. İ Ahlâkı: Eşine sadık, gözü hariçte kal- mıyan, çocuklarına son derecede sevgi |taşıyan, merhametli olmalıdır. Mağrur | - olmamalı, saymasını ve saydırmasını bil- meli, fesadcı ve yalancı olmamalı, koca- sına karşı hürmetkâr davranmalı, müs- rif olmamalı, Ev idaresini bilmeli, oria tahsil de bence kâfidir. Yarımcada No. 169 da K. O. Hüseyin Sıtkı van B £ Erkek hem iş adamı, hem salon adamı olmalı! Beğendiğim erkek: — Tipi: Uzun boylu, geniş orruzlu, adaleli, açık sarışın veya kumral saçlı, yeşil veya mavi gözlü, dalgalı saçlı, mü- tenasip vücutlü. 2 — Tam manasile bir erkeğe has olar karakter ve meziyeti taşımalı. Kadına hâ- kim. olmalı. 3 — Hanc! şekli manevi bazı kusur- larını örtebilecek kadar güzel ve yakı- şıkIı olmalı. 4 — Kazancı 100 liradan aşağı olma-| malı. Münevver, mütekâmil, sakin bir haleti ruhiye sahibi olmalı, her hangi bir hâdise karşısında soğuk kanlı olmalı, 5 — Hem iş adamı, hem de salon adamı olmah Bugunun telâkkisine Uuymıyan bazı manasız kıskançlıklardan çekinmeli. Karşısındakinin de hayatını azaba sok- mamalı. * Balıkesir Kara oğlan mahallesi İğneci sokak No. 8 de Hikmet RADYOİ! Bugünkü Program İSTANBUL 26 Mayıs 1937 Çarşamba Öğle neşriyatı: | — 12.30: Plâkla Türk musikisi, 12.50: Hava- dis, 13,05: Muhtelif plâk neşriyatı. Akşam neşriyatı: 18,30: Plâkla dans müsikisi. 19,30: Mandö- lin orkestrası, Berk ve arkadaşlatı, 20: Ne - zihe ve arkadaşları tarafından Türk musiki- si ve halk şarkıları, 20,30: Ömer Rıza tarafın- dan arapçâ söylev, 2045: Bimen Şen ve âar - kadaşları tarafından Türk muslikisi ve halk şarkıları. (Saat ayarı), 21 15: Örkestra, 22,15: Ajans ve borsa haberleri ve ertesi günün programı, 22,30: Plâkla sololar, öpera ve o- peret parçaları, 23: Son Yarınki Program 27 - Mayıs - 937 - Perşembe “İSTANBUL Öğle neşriyatı: 1230 Plâkla Türk musikisi, 1.2.50 EIVI - . 13:Muhtelif plâk neşriyatı lkıln neşriyatı: 18,30: Plâkla dans musikisi, 19,30: Spor musahabeleri: Eşref Şefik, 2000: Rifat ve arkadaşları tarafından Türk musikisi - ve halk şarkıları, 20,380: Ömer Rıza tarafından Arapça söylev, 20,45: Safiye ve arkadaşları (saat âyârı), 21,15: Örkestra, 22,15: Ajans ve börsa hâaberleri, 22,30: Plâkla soölölar, 0- pera ve operet parçları, 23,00: Son. Yeni maliye ve hariciye tayinleri Ankara 25 (Hususi) — Eski Maliye sınıf maliye müfettişliğine tayin edil- miştir. Moskova sefareti müsteşarı Nu- rettin Ferruh, Köstence könsolosu Ne- bil, Atina başkâtibi Kemal merkeze Tahir Atina sefarethanesi başkâtipli- gine, Atıf Batum konsolosluğuna, Fuat Köstence konsolosluğuna, Hasan Rifat Milâno konsolosluğuna tayin edilmiş * lerdir. Mekteplerin kamp müddeti Ankara, 25 (Husuüsi) — Maarif Şü- rasının ilk toplantısının 1939 yılına bı- rakılması hakkında bir kanun projesi hazırlanmıştır. Bu yıl mekleplerin kamp müddetleri geceli gündüzlü yir * mi gün sürecektir, Kamp 6 temmüuzda başlıyacaktır. Muntazam askerlik der- si görmeyen taleheler kampta beş gün fazla kalacaklardır. Ankara imar müdürlüğü lâğvediliyor Ankara 25 (Hususi) — Ankara şehri imar müdürlüğünün lâğvı ile mevecut kadrosunun Ankara belediyesi ile be- lediyeler imâar hey'etine devri hakkın- da Dahiliye Vekâletince hazırlanan ka- nun projesini hükümet meclise vermiş- tir. Orta tedrisat muallimliği imtihanı Ankara 25 (Hususi) — Kültür Ba- kanlığı orta tedrisat muallimliği için haziranda yeniden imtihan — açacaktır, İmtihan muallim mektepleri mezunları arasında yapı!| acaklu' tarafindan Türk musikisi ve halk şarkıları | . Müfettişlerinden Hakkı Kâmil ikinci! naklolunmuşlardır, Merkezden Bedri. Altın kymetle du Dünya altın piyasasında salâh huüsule gelmeğe başlamıştır. Bunun sebepleri, soön Londra içtimalarını, temaslarıni —müteakıp dünya sulh vaziyetinde şimdiki halde istik- rar olduğunun anlaşılmasıdır. Altın, harp ve sulh işlerinde çök hassas miyar teşkil et - mektedir. | Geçen hafta bir Cumhuriyet altını 1060 '|kuruşa kadar çıkmıştı. Dün 1038 den alin - miş 10d0 dan satılmıştır. Bü suürötle geçen haftaya nisbetle yirmi kuruş bir fark var - dır Beşibirlikler de 52,30 ve 52,50 liraya çık- mıştı. Dün 51,50 den alınmış ve 51,175 den sa- tılmıştır. Ünitürkler Ünitürklerin kupon tediyesine dün baş - lanmıştar. Kupon büşina 106 kuruş tediyat yapılmaktadır. Bundan dolayı dün birinci tertip Ünitürk 18,85 den muamele förmüş - tür. 1350 muamele yapılmıştir. İkinci tertip 18,50 den muamele görmüştür. 50 muamele yapılmıştir. Üçüncü tertip 18,25 de açılmış, 18,40 da kapanmıştır. 120 muamele yapıl - maıaştar. Frank ve Sterlin Frankta nisbi bir istikrar vardıt. 110,69- da çüllmiş, 110,29 da kapanmıştır. Bir Türk Hrâsı mükabili 17 fraâank 63 santimdir. Ster- lin 625 kuruştur. Ticaret kanunu hakkındaki tetkikler Ticaret kanununda yaptlacak tadilâtı tes bit etmek üzere profesör, avukat ve tüccar- lardan mürekkep teşkil edilen koümisyon tet- kiklerine devam etmektedir. Kara ve deniz ticaret kanunlarında yapı- lacak değişiklikler çok mühim esasları ihti- va etmektedir. Komisyon, bir çok devletle- rin tiearet kanunlarını tetkik etmekle bera- ber ameli ve pratik sahalarda elde edilen ne- ticeleri de göz önünde bulundurınaktadır. İzmir sergisi hazırlıkları İzmir beynelmilel sergisine İstanbul mın- takası tüccar ve sanayicilerin de geniş mik- yasta İştirakini temin için teşkil edilen kö- misyon, buğün Ticaret Odasinda birinci İç- timamı yapacaktır. Komisyon, tüccar ve sa- nayicileri teşvik için bir çok kolaylıklar tes- bit edecektir. İzmir beynelmilel sergisinde — Türkiyede mevcüt 130 Ticaret odasının iştirakile kül - türel mahiyette bir ticaret odaları sarayı paviyonu tesis edilecektir. yı paviyonu için grafikler ve nümuneler tış yapılmıyacaktır. Koza satışı başladı Bursadan bildirildiğine göre iük koza gel- miş, Borsada merasimle satılmıştır, Fiatlar söylenmektedir. Şeker fabrikaları merkezi Ankaraya nakledildi Ahnkara, 25 (Hususi) — Türkiye şeker fab- rikaları anonim şirketinin ' Eskişehirde bu - lunan müdüriyeti umuümiyesi bütün servisle- rile birlikte bugün Ankaraya nakletöniş ve muüamelâtına şehrimizde devama başlamış- tır. Balık ve yumurta ihracatı Son günlerde balık az çıkmağa başlamış- fon Posta’nm 'Tefri aği: 48 İTLENBİKo Onun için yazıhaneye kadar gelmiş- ti: : i — Cenazeye mi gittin, dedi, sakın dün akşamki tereni de bunun için ka- 'çırmış olmıyasın?,. Senden artık bu ka- darını ummam ama... Ne ise, Çitlenbik, senin cenazede olduğunu elbet görmüş- tür, Fena değil, herkesin gönlünü al - masını biliyorsun!.. Turhan bugün pek neş'eli değildi. İnsanların bugün var iken yarın yok oluvermiş bir bu oftuz yaşındaki genci ,bile titretiyordu. Şimidi'de artık uzun uzun Kâmiranı dinliyecek, onu yatış- tırmaya uğraşacak halde değildi. Bir bahane buldu; kendini sokağa dar attı. Kimbilir, bu akşamki treni de kaçırsay- dı, buna ne kadar sevinecekti, Fakat ne de olsa verdiği sözden dönmenin çok çirkin olacağını düşünüyordu. Akşama doğru Şişliye çıktı. Zavallı Arif paşanın gözlerini yumduğu eve uğradı. Hizmetçilerden başka hiç kim- se yoktu. Kızları da, annesi de Boğazi- çindeki halalarına gitmişlerdi; şu bir kaç günü orada geçireceklerdi. Turhan B 1"ıı'tırıı bıraktı. Sonra kendi evine gıtti. :_ı '_ı':- A do - y ir ', Yazan: Kemal Raşıd | Çantalarını aldı. Sirkeciye götürdü. Saat dokuza doğru ötekiler geldiler; Kâmiran dargın gibiydi. Hem bugün Turhanla beraber bir kaç saat olsun başbaşa kalamadıgma öfkeleniyor, hem de);-> — Beni götürmüyorsun, öyle mi?.. diye yapmacık yapıyordu; İslanbula döndüğün zaman, bak, sana neler ya- pacağım?., İsteseydin, beraber giderdik. Ben ne yapar, yapar bir kolayını bulurum; se- ninle beraber gelirdim. Nihadı mı dm- leyeceğim 'sanki?.. Şimdi sen beni bu- tada yalnız bırakıyorsun ya, bak ben| de bunuün acisini nasıl çıkaracağım?.. Geldiğin zaman ya beni burada bula- mazsan?. Nereye gideceğim, diye sor- muyorsun bile!.. Peki öyle ise, ben de yarın akşamki trene atlar, arkandan gelirim!.,. Sonra barışmak için gene kendisi 80- kuluyor, trenin kötridorlarında hiç ol - mazsa bir iki saniye onunla yalnız kal- mıya çalışıyordu. Tren kalkıncıya kadar, Turhan sanki ne olduğunu bilmiyen çocuklar gıbi P. a öLo- ha N 4." ı.A va 'hepsı ile koauşuyoı —gülüşüyordu. Sön- ra tekerlekler gıcırdar, lokömotif ha « mürdanırken - derinden derine içinde' bir sızı duydu. Üç beş gün içinde or - taya çıkan, düne kadar da yapilıp ya - pılmıyacağı pek belli olmıyan bu yol- culuk şimdi birdenbire sahileşivermiş, işte İstanbuldan ayrılıp gidiyordu. İstasyonda kaynaşan kalabalığın a - rasında Kâmiran, küçücük mendilini hiç durmadan ona doğru salliyor, son- ra arada bir gözlerine doğru götürü - yordu. O zaman genç kadının yüzü bir kaç saniye için kapanıyor, Türhan da onun açık, beyaz denilecek kadar açık sarıya boyanmış saçlarının yerinde Le- bibenin güneşten yanmış gibi kızıl dal- galı başını görür gibi oluyordu. Çok sürmedi, bunların hepsi karan- lığın içinde silindi, gözden kayboldu. Sirkeciden, sonra, loş pencereli evlerin arasından uğultu ile geçiş ona anlaşıl- maz bir üzüntü veriyordu: — Onu bir kere olsun göremeden gi- Diye başını sallarken gözlerinin ke - narına kadar taşan yaşları güç tuttu. Sonra vagonun koridoruna çıktı. Cam- lara başını dayadı. Dışarıda uçuşan ka- ranlık gölgelere baktı. Bir yandan da kendi kendine söyleniyordu: — Bu kadım herhalde beni sevmiyor!. Bir aralık sever gibi göründü. Sonra bir denbıre hırakıveı—dı. Belki 'hennn de az çok suçum oldu;'bundan yana onun, öİf- |kelenmiye, dartimıya hakkı vardı. Fa- kat birdenbire bu kadar dâ uzaklaş - malı, soğumalı miydı?.. Âz mı yalvar- dım?.. Benim olması için az mı çırpın - dım?,. Ben ki kadınların önünde ezilen, küçülen insanlardan ne kadar iğrenir- dim. Korktuğuma uğradım. İlk defa o- nun gözlerine bakarken gözlerimin ka- rardığını anladım. Kör körüne ona bağ- landım, Meğer boş yere imiş... Ne ka- dar kabahatim ölsa beni böyle bırak - malı mıydı?.. Bir kere olsun sorup din- lemeli değil miydi?. Sevgi insana neler unutturmaz, O da beni biraz sevseydi, böyle mi olurdu?. Demek ki sevmiyoör- muş., ÂArtık sevmiyen bir kadın için de bu kadar üzüntü çekmeye değer mi?. Ben de, bir rüya gördüm, o rüyada sa- adet bekledim, aldanmışım, deyip geçe- rim!,, Lokanta vagonuna doğru yürüdü. Çok kalabalık değildi. Üç dört masada oturanların hepsi de yabancı idi; içle- rinde hiç bir tanıdık göremedi. İleride, çarpacak kadar güzel, giyinişi, kıvrak- hğı Viyanalıları hatırlatan genç bir kas dın oturuyordu; yanı başındaki masa boştu; oraya doğru yürüdü. O kadını iyice görebilecek, arada bir gözgöze ge- lebilecek bir köşeye de kıendısı otur - du. u. v NUDN hi Bi Ünitürklerin kupon bedelleri dünden itibaren İstanbuld' Türk parası ile ödenmiye başlanıldı İstanbul Ticaret Odası, ticaret odaları sara- | hazırlamağa başlamıştır. Bu paviyonda sa - iyidir. Bu yıl koza fiatlarının pahali olacıt | vagonun en sonunda, birdenbire göze | tır. Dalyancılar, balığırı mevsim GGWW az çıktığını söylemektedirler. Yalnız bugüü” lerde bol kolyoz çıkmaktadır. Koiyoz yağsız ve esasen de makbul bir balıik dm' dığından kilosu perakende olarak lÜ * Ikuruşa satılmaktadir. olaf't Bu yıl çiroz çok boldur. Perakende 1 kuruşa satılmaktadır. Çiroz ihracati iyi bir vaziyettedir. Bilhassa Romanyâ " ; Yunanistana ihracat yapılmaktadır. 159 Ğ Yumurta ihracatında durgunluk de kr etmektedir. Vaziyet dolayıslle en büyük cimız olan İspanyaya yumurta gondew mektedir. Bu hafta içinde az miktarda YÜ ” nanistana İhracat yapılmıştır. Ecnebi şirketlerin fıııızlerlmı_t İ Ankara, 25 (Hususi) — Merkezleri bissedarları ecnebi memleketlerde M şirketlerin faiz ve dividantlarına lî“" J kilim, gülyağı, mâden suyu lhraç ri etrafında tetkikler yapılmaktadir. Fabrikaların kazanç vorılli Ankara, 25 (Hususi) — xııınç D | nunü muücibince fabrika ve aa l 1938 da tabli oldukları asgari mi .',, 1 nisbetlerini gösteren listenin 1937 de dt M — | nen tatbikı kararlaşmıştır. İptidat maddeler muafiyet liste ıısıı'i ” Ankara, 25 (Hususi) — İpttdıl muafiyeti 1937 tenzilât cetveli yüksek arzedilmiştir. Paris sosyoloji kongrosi Ankara, 25 (Husust) — Eylülde nş; riste toplanacak Sösyoloji kongres hükümetimiz temsil edilecektir. , İstanbul Borsası kıpınü[ fiatları 25 - 5 - 1937 # ÇEKLER ğ îğ'ââ’ â"â“" ' Milâno | 15.0288 | Beğğak Pu we Zy n oe Amsterdam 1.4384 Bi at Viyana Madrid Anadolu şm. * Gü peşin A, Şm. 94 G0 vadeli Bomonti - Nektar: Aslan çimento 18.70 Merkez bankası 00.00 — O00 — İş Bankası 9,75 — 00400 — 'Telefon Gd0 - —a K, İttihat ve Değir. Dij 1060 — — Şark, Değirmeni 115 — 'Terkos ç 009 T y j İSTİKRAZLAR: —|İ| || Türk borcu I peşin : * İ » » I vadeil| 18.8s 1865 ( D » » TT vadeli| 18.50 _ıfi"/ TAHV İSTANBUL Ticaret ve Zahire Borsaî' 25/5/937 e CİNSİ Aşağı YULAİ Kf yt Buğday yumuşak 6 65 9 (14 Buğday sert 6 A ee " “Arpa Anadol S 37,3 ç$ Misir. sart 5 00 a k Mısır beyaz 4 & Kuşyemi 10 Susam 16 İç fındık 46 Yapağı Anadol | Güz yünü 70 Peynir kaşar 40