# :..İ'.. GY z çef A FUTBOLCU PORTRELERI Noş;1İi . r r /!1 A N A AA O zamanlar, istikbal için çok çeyler vâdeden küçük sağ açık Mehmet (Leblebi) Meziyetleri.. oyun tarzı ve hususiyetleri şu, pas alışı, pas verisşi, haflarla | Bugün yine mühim bir Galata- saray « Fenerbahçe karşıla_şması var. Şaka değil, bu maçm galibi İz- tanbul şampiyonu olacak- Günler. denberi heyecanla titriyen merak” llar maç saati yaklaştıkça kendile- ! rini kaybetmek derecesine geliyor. lar: Klüp taraftarları arasmda tri- bünlerde hararetli münakaşalar, alaylar, bahisler kızıştıkca. - kızışı. or: x İşte iki genç, biri Fenerbahçeli, diğeri Galatasaraylı- Elleriyle ça. buk çabuk işaretler yaparat: konu- şuyorlar: — *“Ben beş lira koy, ben on li. ra:. Fenerbahçe kazanacak. Nasıl işine geliyor mu”"” “— Haydi birade rhaydi vazgeç. Acırmm sana, parana yazık olur.,, Biraz ötede yaşlıca iki rakip ar- kadaş da biribiriyle lâtife yapmak. ta: — "“Beyefendi, ne o, zatı âlinizi şimdiden düşünce aldı. Merak etme yin canrm, dört gölden fazla atma. yiz-. Eh, o kadarma da siz zaten a- Tışıksmızdır.,, “— Yanlış keşfettin azizim. Dü- gşüncemin sebebi bambaşka. Biz na. sıl olsa kazanacağız, bunun su gö- türür tarafı yok- Lâkin sende bu asabiyet varken, esasen kalbin de bozuk, fena olacaksm, düşüp ba. yılacaksım. Belki de olur a, tribüne sürtüstü büsbütün —yayılacaksın. Ben de bir arkadaştan olacağım.., Sinirden, heyecandan sapsarı ke, silmiş, sigaranın birini yakıp birini söndüren tanmmış tam manasiyle klüğçü İki rakip sima: — #“Bugün saç Bakalr biribirine karışmış, traş olmamışsın? Ha, an- ladım. Öyle ya, haklısm: “Nasıl ol. sa mağlüp olacağınızı akşama Gar dende, ziyafet falan yok, erken. den evime gider, yatarım” diye dü. 'unm“ş.ün_u — “Beyim, biz sakalla da ziya- fete gideriz: Hem daha iyi sözü. müz geçer. Sen onu bırak, göğsün- deki rozeti, bak çok sıkı iğnelemiş. sin, Sönra çıkarması güç olacak. Malüm ya senin âdetindir, iki gol yedikten, mağlüp olacağınızı iyice anladıktan sonra, usulcacık rozeti yakandan çözüp, cebine indirirsin.” Tribünün en ön sıralarında biri Galatasaray sultanisinden, diğeri Kadiıköy sultanisinden iki talebe, birisinin göğsünde Galatasaray ro. zeti, diğerinin göğfsünde Fenerbah- ;;:r rozeti bağıra bağıra konuşuyor. — “Bu maçta Galatasaraylılarım Fenerbahçelilere, görülmemiş — bir, sürprizi var. Nedir biliyor musun ? Takımımızda yepyeni bir sağ açık oyun oynayor. Bakm gözünüz sağ açık görsün. Monşer, cin gibi, şey- tan gibi, mini mini bir çocuk. Fe, nerlilere duman attıracak.” — “Pek o kadar atma karde, şim. İşiniz çoluk çocuğa kaldıysa, vay halinize. İşittik. üçüncü —ta- kımdan bugün yoklukta hemen bi. rinciye geçermişsiniz. Allah vere de Yavrucuk sikryr görünce “anne, an- ne, beni kurtar-.." diye avaz avaz haykırıp sahadan kaçmasa." İşte nihayet maç başlayor: KRim, sede nefes almaya takat yok. Bü. tün meraklılarm kalbleri küt! küt atmakta- Oyun kizıştıkça hakikaten Galatasaraylıların sağ açığı her- kesin dikkat nazarını çekiyor. On beş, on altı yaşlarmda tah. min edilen bu çocuk sahada insanı hayrette bıraktacak derecede harzi. kulâde bir öoyün oynamaktadır. Bu futboleunun ele avuca Biğmayan, pire gibi oradan oraya sıçrayan, çevik, çok çabuk, gaşırtmalı, kur. naz, çalımlı bir öoyun tarfı var. Şimdiye kadar bu kadar küçük bir çocuğun birinci takımlarda yer saldığı görülmemiş. Kendisi pek İtti. çük, lâkin oyunu son dereca büyük olan bu mahir futbolcunun ağdı: (Mehmet) dir. Mehmet koskoca. miüan diğer futbolcular arasında o - kadar mini mini kalıyor ki, Galata. Saraylılar ve halk öna (Leblehi) adını koyuyorlar. Günler geclyor. Artık — Leblebi Mehmedi. hepimiz tanryoruz. - Bu, l 1 orta boylu, esmer, zayıf, yuvarlak yüzlü, koyu kumral saçlı- Kesta- ne rengi parlak gözlerile etrafta şeytan gibi bakan ve bembeyaz diş. lerini göstererek herkese tatlı tatlı gülen bir futbolcudur. Zaman geçtikçe Leblebi Mehmet futbolculuğunu ilerlettikçe ilerleti. yor. (Yaşa Leblebi!-.), (Varol Leb- lebi!..), (Ortala Leblebi!..) seda. larr en mühim matlarda stadları çınlatmaktadır- Leblebi Mehmet artık Galatasarayın ve milli fakı- mımızm çok kıymetli ve rakipsiz sağ açığıdır. Futbol turnelerine, o. limpiyatlara iştirak etmektedir. Bir çok defa beynelmilel olmuşstur. Oyunundaki hususiyet ve mezi, yetleri: Leblebi çok kurnaz, açık göz, fırsatları kaçırmayan, zekâsmı ye- rinde işleten, teknik, görüşleri kuv- | vetli, çevik, çok seri, nefesi mü. kemmel bir sağ açıktır. Yer tutu. KERERALRATERA A Gecikmiş ceza!... Bir tanıdık yolumu kesti: — Yahu!. Boduriye ceza veri- yorlarmış, hayret!... Cevap verdim: — Neye hayret ediyorsun; Bo- duri bir insan değil mi? — Evet... — İnsanlar hata yaparlar ve ceza görürler. Bunda hayret edi. lecek bir nokta yok.- Ancak bir ftarafı insanr derin hayrete düşü- Tüyor: Bodüriye ceza vereceklerin 5 ay- dır akılları neredeydi? Yoksa verilecek cezanmım pek u" zun olamıyacağımı düşünerek bu- nu mühim bir fırsat olarak Gala- fasaray , Fenerbahçe maçı afire- sine mi saklattılar?.. İşte asıl mühim taraf burada... Bu ceza tebliği bir kaplumbağa sırtiına bile yüklenmiş olsaydı şim- diye kadar 1500 defa yerini bu: lurdu. Her zaman cezayı müstelzim va- ziyetlerde elini çabuk tütan böl- genin isşi bu kere Fener - Galata, saray ârifesine kadar sürükliyebil- mesi, burunlarımıza tüten bir klüp” çülük kokusunu veriyor.. Hem ar- tık her futbolcü endişe etmolidir: Kimbilir, bir gün belki 5.6 sene evvel yaptıkları herhangi bir yan, lış hareketin cezası yarın öbür gün çıkagelir! — Şu halde bu işin başındakiler vazifelerini ihmal ediyorlar? — Zannederim. — Onlara da ceza lâzım!.. — Allah verir!.. d (Her hakkı mahifuzdur) paslaşisı, topu sürüşü, topu tutu. şu, karşısmdakini atlatışı, topu or. talayışı, ayak çalrmı, vücut ça!k. mı, koörnör atışları ve bilhassa ko, şusu bir tek kelime ile harikulâ, dedir. Yerinde ve zamanmda ka- leye doğru münferit ve çok seri a. kımlar yapar. Bu akınlar o kadar tehlikelidir ki, topu çok defa kuv- vetli bir şütle hasrm kalesinin ağ. ları içerisinde görürüz. Deplasmanı yerindedir. En umul, madık uzak mesafeden, meselâ tâ korner çizgisine yakın yerlerden topu, birden, en müşkül pozisyonda bile bulunsa, kalenin önüne öyle ribirine girer ve kalenin önü allak bullak olur: Noksanları: Leblebici Mehmedin en büyük kusuru, sol ayağının coök zayıf ol. masıdır:. Kafa vuruşları da iyi de- İhtimal pek küçük yaşta birden büyükler arasmda oyun oynadığın. dan yılmış olacak, bazı maçlarda çekingen, sinirli, asabi ve heyecan. İrdir. Maneviyatı hemen bozulur, Soğukkanlılığını muhafaza edemez. Bu haller Leblebide bilhassa oyun- larmnı ilk devirlerinde bariz bir su. rette görülür. (924 Paris olimpiya- dımda Çeklere karşı ve fütbolcula, rımızın şimdl turnesinde — yaptığı maçlarda Leblebinin oynadığı o. yunlar) zaman zaman şahsi oyna- dığı.da vakidir., , A - Leblebi Mehmet memleketimizde Yetişen en-meşhur ve kıymetli füt. bolcularımızdandır. Klübü olan Ga- latasaraya ve milli takımımıza se, nelerce hizmet etmisştir. Klübünü candan sever. Galatasarayın, hâlâ bugün dahi bilfiil çalışan en emek. dar ve kıymetli elemanlarından- dır. BEDRİ GÜRSOY isabetli şandeller ki oyuncular bi- | — Rutladıkçî_ Saçmal!.. Bu sabahki gazetelerden birinde 5-6 satırlık bir spor havadisi okur duük« AÂAynen şöyle: Beden terbiyesi İstanbul bölge- si, Bsdüriye boykoöt — verileceğini ve ceza tebliğ edilinceye kadar hiç bir maça İştirak ettirilmemesini Galatastaray klübüne — bildirmistir. Ceza Pazar gününe kadar tebliğ edilmediği takdirde Boduri Fener- bahçeye karşı Galatasaray takr mında yer alamıyacaktır. —- Vah zavallk Bodüri vah! Do- mek masum olduğu için bu pazar Fenerbahçe maçmda — oynıyamıya” $ ge 7 cak-. V EVTRRAPRG ŞA Halbuki cezası gelirse.. , 5 Allahım !-. £ #ti Az y | Myür Önen n F e * BK h Üa | K, ' e/ UA SKDK ÜŞTT Aranlarmdan, Bolkan müsabaka'armdn mllti takımı teşltil edacek Biletleri ge- Ççeceğimiz atlet grupu “Belvü,,de geçen hefta kampa - çekilmişlerdi. Kesmimiz — Üe atletleri antrenmandan dünüşte görüyorsunuz. v KRİM gi V ea TÜ » sda 1K Amerikan futbolü d ediği . yorucu ve kırıcı bir spor dur. Amerikada bu spor da sakatlananla;ı:,gfl' sakat kalacakların yekü nu senede dört bini bulu yormuş. Ve îlsp/ de vasati 60 kurban veri yormuş. imiz Rugbi bizim Fu tboliim , üzden çot e a A 33 Kenarda, iskemlenin üzerinde, herhalde kendisi için konmuş bir tulum vardı. Onu giydi. İç çamaşırlarını da iskemlenin üze- rine kuruması için serdi. Bir ke" narda da pijamalarını yaydı. Üzerine giydiği tulumu sıkı muayeneden geçirdi. Çünkü ön. dan bâşka” giyecek şeyi yoktu. Para, pul, elbise, çorap, ayakka- bi, gömlek... Bunlar hepsi gemi- de 'kalmışlardı. Şimdi o da yalım ayak ve bu kaba tulumla gemi. cilerin arasma takılacaktı. Hepsi neyse ama, yalın ayak gezmek tuhafma gidiyordu. Zihnen bunlarla meşgulken, gözüne birden bir çift kündura ilişti. Sevinerek aldi. Tamı da ayağına göre... Oh!.. Rahattı. artık!,, Bütün işler bittikten - sonra, kamarasınm kapısmdan diışarı çıktı. Ne tarafa gideceğini kestire- memiş adamların avartliği ile yürümeğe başladı. 'Şimdi, baş direğin altmda idi. Denizin yüzü yavaş yavaş ya- barmaya, şiddetli bir poyraz es- meye başlıyordu. Gemide, gemicilerin hummalı bir faaliyeti göze çarpıyordu. Sağa sola koşuşuyorlar, ipleri gevşetiyorlar, kimini bağlıyor. lardı. Direğin ' yanmda — düran Kemalin yanından koşarak ge. çen bir tayfa kendisini çağırdı: — Arkamdan gel!... Kemal itiraz edemezdi. Hem niçin itiraz- eltsin?.. Tayfanın kendisine bir iş vereceği şüphe. tizdi. Fena mı vakit göçer.. Tay- fanın arkasından köşa koşa git. U Ambarın kefarında yığılı du. ran halatları ceke çeke yelkon. linin burnuna taşımaya başla- dılar, *& & * 35 gün sonra... . Kemalin gemiden kaçırılıp yel: kenliye geldiğindenberi tam 35 gün geçti... Amerikadayız... Neyyorkta: dünyanm en meş. hür boks müsabakalarma sahne olan Meşhur Sguare Garden'in - Zafere Spor, macera, aşk rom” Yazan. SACİT TUĞRUL ÜGET kapısı rengârenk afişlerle süs. lenmiş... Büyük kapısımın üze- rinde 4 bayrak dalgalanıyor: Amerikan baâyrağı, Alman bayrağı, Fransız bayrağı ve hep. sinin mevcudiyetini bize u- nutturup içimizi titreten şanlı bayrağımız!... '“İlânlara göz atmca işin ne ol- duğunu hemen öğreniyoruz: Dünya boks şampiyonası dört devletin iştirakiyle yapılıyor, Nevyorkun işlek caddelerin. den birinde bir otelin odasında- YIZ.. i Genç bir kız geniş bir koltu. ğüun iİçinde dimdik oturmuş, dik. katle bir gazetenin yazılarmı i. çer gibi okuyor. Uzün müddettenberi gene kız aynı yerdedir. Sokakta ışıl işil yanıp sönen rengârenk Teklâm- lar; caddeden bir sel gibi boşa. nan halk, binlerce ötomobilin u. ğgultusu onu alâkadar etmiyor, O, bütün bunları görmüyor, duymayoör. Sade okuduğu yaziyle meş. Bir aralık doğruldu. Gazeteyi dizinin Üzerine itti. Gözleri bir noktaya saplanmış gibi uzun müddet balkryor, Sonra aradığını bulmuş insan- larm memnuniyetiyle göz İsn ...2 yor ve derhal yerinden fırlıyor. Masanım üzerinde duran çanta. smı acele ile alarak kapıdan çı. kıyaor. Kim bu genç kız... Gazetede okuduğu neydi? Merakla, gâzetenin açık ka- lân Savfasma bakıyoruz. Bu sayfa, gâzetenin spor say. * fasıdır. Geniş kotcaman bir manset in. sanm Nazarlarmı üzerine çeki. : yor: “Türk boksörü Kemal bir çee tenin kurbamı'mı oldu?” * Altında ikinci derecede göste. kadar'” arı rilmiş '“r serlevha 877 gll "Tîi'rk boksörü öDÜT gf;,.s yi ; ma kadar tertip kom t;nl*i'% _ racaatla kendini kdY ı.wce:gi.ğ müsabakalara — girert İi büf j Nihayet kirmızi MA mış bir satır daha: leri nE Si - “Kemalin menect” | Yyorlar?” * WAM Altında da Adn“şe KeD ça birer portreleri.-. yt s,yf boksör kılığında _!v'af çgmlrt gi yükm kocaman bir F O yön — Merak etmememiz? savvur edilebilir m! ei Derhal makaleyi ' oyuzi rından okümaya PST ; (Devdt”