Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.
HABER— Akşam Postas a eee —a ?I.îşündüğüm gibi: - Bir nmtesürümüzi_în Tıp — fakültesine hediyesi Yazan: Suat Dervis Gazetelerde gördük. Türk tababetinin en kıymetli ve en değerli simalarından biri olan profesör Besim Ömer Akalın, 1300 den fazla trbbi kitabı ihtiva eden zengin kütüphanesini tıp fakültesine hediye etmiş.. - Profesör Besim Ömerin yaptığı bu harekette biz onun. bütün hayatını hülâsa eden bir mücadele zincirinin halkasını gördük. Bu mücadele de e ngenç yaşındanberi “cehalet,, e karşı açmış oöl- duğu mücadeledir ki, büyük ilim adamımız bu mücadeleyi açtığı sa* - hada çok müsbet neticelere ulaşmış bulunuyor. Her Türk vatandaşı, şüphesiz ki büyük profesörümüzün mem- — leket için yapmış olduğu değerli işleri takdir eder. Fakat ben sade — bir Türk vatandaşı bulunduğumdan değil, kendisine iltihak edip, — önuün yoluna müvazi bir mesai yolunda otüz üç sene ayni gaye ve — Aayni feragatla çalışmış bir insana pek yakından intisabım — olduğu , “ için; büyük profesörümüzün hayatını hülâsa eden çetin ve yıpratıcı — Mmücadelenin insaniyet ve memleket için ne kadar yüksek bir menfaat — temin ettiğini biraz daha yakından bilir, bu mesainin kıymetini — çok iyi takdir eder, bunun için tâ çocukluğumdanberi kendisine kar. — şıbüyük bir saygı beslerim ve bu saygım yaşım ve idrâkim ilerledik. — çe daha ziyade artmaktaldır. ' Profesör Besim Ömer Akalmm sadece büyük bir trp âlimi değil- — dir. O, ayrıca, Türk anasınım ve Tür kçocuğunun ilk hâmisidir. hi Bilgiyle techiz ettiği başıyla, mesai hayatına ilk atıldığı zaman — bu memlekette - hattâ en münevver telâkki edebileceğimiz muhit- | lerde bile - kadın; ana olurken, erkek olduğu için doktorldan sak- |— İlanır, taassup ve cehalet, en müşkül doğum vak'alarında bile Azrailin — müdahalesini, doktorun müdahalesine tercih ederdi. ' Krymetli profesörümüzün hayatının başlangıcını bu zihniyetle |— mMmücadele etmiş olarak görebiliriz. O, memlekette bu vadide çalış. — madan evvel, memleketimizde bunun için çalışan bir, pek, pek iki ilim adamımız vardı ki onlar da ancak mahduüt vak'alarda, sayısı Suat DERVİŞ (Deıım 6 ıncı sayfada) Sablcaı ct e- L0YJ guğefâfğî t ğ — Vakit — ) Asım Us, “İtirazların doğru ve yanlış tarafları,, başlıklı makale- sinde, Maarif vekâletinin ortamek- teplerde bu sene tatbikine başladı . ği yeni tedrisat sisteminden bah- sederek bu yoldaki tenkidlerde mü- - balâğa bulunduğunu, ancak bu sis- - - temin şimdiki şeklini de olduğu gi- - bi müdafaa etmenin doğru olma- dığını kaydediyor. Asım Us, talebe- - nin saat birden sonra, kapalı oda- — Jar içinde ve sıkı bir — inzıbat al — lhında çalışmalarının semereli olmı- — yacağını ve diğer bazı sebeblerin - daha inzimamile çocuklardan mü- — talea saatlerini ailelerinin nezareti altında geçirebilecek olanların sa- at birden sonra serbest bırakılma- sı münasip olacağını tebarüz ettiri- & yor, ç ÖW eni Sabab' — AF — Hüseyin Cahit Yalçın, “Türkiye — ve Balkanlar,, başlıklı makalesinde — (Alman matbuatının Türkiyenin ha- | rici siyasetini, bütün açıklık, — dü- — Trüstlük ve sulhperverliğine — rağ- O men, bir türlü anlamak isteme- |— diklerini, garb demokrasilerile ak- — dettiğimiz tedafül ittifak muahede- — namesinin ruhunu Berlinin tama- ”men gözden uzak tutluğunu isbat |- ödecek sözlere matbuatta — hemen . hergün tesadüf edildiğini kaydede- — rek Türk - İngiliz - Fransız anlaş- maşının tedafül ve sulhperver ga- — Şesini bir daha anlatmakta ve Al- '“ man menbalarından, Rusya ile Al- - Mmanyanın yşhaı:ıcı devletlerin Bak Yazan: Nezihe MUHİDDİN B G - Aradanikı ay hâdisesiz geçti. — Haftada bir kaç gece Kamelya ba — Trında büleşiyorlardı. Son günler- -— de İhsan Naci onu evine pek sey- — rek davet ediyordu. Zeynep git - — tikçe daha derin sevdiği genç a - - dama karşı itimadınım sarsıldığı- /| lamıştı. Rengi iyice solmuş, yor- — gun ve müztaripti. Bir taraftan Lilinin kayıtsızlığı ç £ 'dh;ıi söylemek, teselli istemek için güvmdığ! Lili artık eskisi gibi gü- — ler yüzlü, sıcak bir arkadaş olmak _tan çıkmıştı. Zeynep ruhunu ezen OECOLT7. kanlara müdahale etmemeleri hu- susunda yüzde yüz 'mutabık — kal- dıkları yolunda akseden haberleri işaret ederek şöyle demektedir: “Filhakika biz Türklerin de, ve eminiz ki, bülün Balkanlıların da istediğimiz şey “yabancı devletle- rin Balkanlara müdahalesine kati- yen müsaade etmemektir.,, Yabancı devletler derken bunda mültefikle- rimiz İngiliz ve Fransızlarla bera- ber dostlarımız İtalyan, Alman ve Rnsları da kasdettiğimizi tasrih et- meliyiz. Binnenaleyh, Almanya ile Rusya Balkanlara yabancı devletle rin müdahalesine meydan verme- mek arzusunda iseler ve bu arzula- rını evvelâ kendileri Balkanları ka- rışlırmaktan vazgeçmek suretile İs- bat ederlerse bizim pek derin min- nettarlıklarımıza istihkak — keshet- miş olurlar.,, Tan M. Zekeriya Sertel, Liselerde ©- kululan edebiyat kitaplarında yan- lışlar bulunduğu — hakkındaki son neşriyattan bahsederek yülnız ede- biyat kitaplarının değil, mekleple- rimizde okululan kitapların bilâis- tisna hepsinin noksan, hatalı, bo- zuk ve feci bir halde bulunduğunu, alınan tedbirlerin mektep kitapları davasını halle kâfi olmadığını, ilk mekteplerin okuma kitaplarından başlıyarak liselerin son — sınıf ki- taplarına kadar hütün mektep ki- taplarınm yeni baştan ilmi metod- lara uyguün bir şekilde yazılmasına îhuıraç bulunduğunu kaydetmekte- bu manevi yalnızlıktar kime derd yanacaktı? Bir gece barda İhsan Nacinin neşeli bir ânında müte - reddit ve korkak niçin kendisine “eskisi gibi olmadığını sormağa ce- saret etti. O hemen somurtarak: — Brak bu lâfları şimdi, diye - Zeynebi susturdu. Düşünecek her şey bitti de yalnız bu mu kaldı?? İşlerim çok seninle meşgul olacak vaktim yok!.. Zeynep gözyaşlarımı içine akrta- rak sustu. Eve döndükleri zaman Zeynep hüngür hüngür aylıyarak Lilinin boynuna sarıldı. Lili onu iterek söylenmeğe başladı: — Gene mi, gene mi ağlıyor - sun? Herif sana somurtursa der- dini ben mi çekeceğim? Bu işler insanın ömrüne kadar sürüp zit - mez ki. Sen de gözünü aç yüzüne gülenlerden birile... Zeynep hıçkırdı: y Erken tedrisat usulü Mütaleaları sorulan muallimler şıkayetçı görünüyorlar . Erken tedrisat meselesi hak. kmda vekâlet bütün lise ve orta mekteb muallim — meclislerinden mütaleak istemişti. Mütalealar hazırlanmağa baş - lanmıştır. Raporlarda erken ted. risatın bazı güçlükleri işaret edil- mekte, çok erken kalkmakta olan bir muallimin on üç saat üst üste ders yapması ve sonra da saat on altıya kadar mütalea ile meş- gül olması kendisine tetebhüe imkân bırakmadığı ileri sürülmek. tedir. —o—- Tasdiksiz fiyat tarifesi | kullananlar - Beyoğlunda tanmmış bir barın tasdiksiz tarife üzerinden iş gör- düğü anlaşılmış, müessese ağır para cezasına çarptırılmıştır. Bun dan başka Sirkecide de bir lokan, tanım ayni şekilde' hareket ettiği görülerek ona da para cezası ke- silmiştir. —— Eski belediye makine şubesi müdürünün tecziyesi istendi Belediyede makine şubesi mli - dürlüğünü yaptığı sırada yolsuz. luklarda bulunduğu iddiasile asli- ye birinci ceza mahkemesine ve- rilen Nusretin muhakemesi bit . mek üzeredir. Dünkü celsede müd deijumumi tarafından İiddianame okunarak, Nusretin 321 parça ev- rakın zıyama sebebiyet vermek, ten 230 uncu ve 80 inci, çöp kam- yonları müteahhidini gryanet ede rek bir oötomobil hediye almak suçundan da 2d0 mer maddeye gö- re tecziyesi istenilmiştir. z Muhakeme, müdafaa yapılmak üzere 22 teşrinisani günü —saat 9 a birakılmıştır. ç -eee Kullanılmış jilet bıçakları satıyorlarmış Birkaç gündenberi — piyasada perakende olarak satılan traş bı. çakları üzerinde sahtekârlık ya - pılmağa başlanmış, birçok dük - kânlar kullanılmış jilet bıcakları. nı toplayıp biledikten sonra sat - mağa başlamışlardır. Alâkadarlar bu yolda tetkikle, re başlamışlar, perakende satı - lan jiletlerin de kapalı bir zarf 1- çinde satilmasını kararlaştırmış . lardır, — “Hüdaverdi,, denizden çıkarıldı Geçen seferki fırtmada Kara- köy köprüsünün Galata tarafında batan “Hüdaverdi” yelkenlisi dün denizden çıkarılmış, vapur ve ka. yıklarımn serbestçe hareketleri te . min edilmiştir. XST * — Allah esirgesin.. İhsan Naciyi seviyorum. — Brrak bu budalalıkları ku - zum. Ben saçma dinliyemem. Zeynep yatağına kapandı. Ke - sik kesik hıçkırıyordu. Soyunup yatağına giren Lili: — Artık sesini kes! Ben uyuya- cağım, dedi. Kendini budala gibi kaptırmıyaydın. Böyle — miskin miskin ağlıyacağına sen paradan hâber ver.. Paradan!.. Lili arkasını döndü. — Zeynep hıçlırrıldarını boğarak acı acı dü- şünüyordu: — Evet para.. Para — her şeyi süsü, zevki, eğlenceyi, hattâ dost- luk ve güleryüzü bile satın — alan para... Ara sıra İhsan Naciden aldığı beş on lirayt arkadaşına verdiği gün onun o gün için gösterdiği samimiyete iİnanıyor, fakat daha ertesi gün suratını asınca şaşırıp * Milli Şef Hataya gidecek İraka seyahat ede- cekleri şayiası doğru değil... Ankara, 18 (Hususi) — Milli Şef İsmet İnönü'nün ya. kmda bir memleket seyahatine çıkarak doğu vilâyetlerimizi ve bu arada Hatayı şereflen- dirmeleri muhtemeldir, Dahiliye Vekili Faik ÜÖz- trak'ın Hatay seyahatinin Re. isicumhurun — Hatay ziyareti münasebetile Hatayda istira- hat ve ikamet edecekleri ma, hallin şimdiden hazırlanmasile münasebhettar olduğu ve Milli Şef'in seyahatini İrak'a kadar uzatacağınım asılsız bir şayla- dan ibaret bulunduğu söyle- nilmektedir. Hem ben| Norveç elçisi itimatnamesini verdi Yeni Noörveç sefiri dün Anka- rada Reisicumhur tarafından ka - bul olunarak itimatnamesini tak- dim etmiştir. Merasimde hariciye vekili Saracoğlu Şükrü de bhulun. muştur. ——— Adliye vekilinin dünkü tetkikleri Şehrimizde bulunan adliye ve. kili Fethi Okyar, dün adliyeye ge- lerek icra dairelerini, tapudaki yeni mahkemeleri, tevkifhaneyi ve adliye saraymın inşa edileceği umumi hapishane arsasmı gezmiş tir. Vekil adliye sarayı inşaatmım en kısa bir zamanda başlaması etrafında direktiflerde bu_lunmuş - tur. —— Londra radyosu Türkçe neşriyat yapacak Londra — radyosü kısa dalga 19,60 ve 31132 metre Üzerinden pazartesi gününden itibaren Tür- kiye saati ile 18,55 .. 19,10 ara- sında türkçe neşriyatta buluna - caktır. Neşriyat başlamadan evvel Lon dra büyük elçimiz Rüşdü —Aras kısa bir hitabede bulunacaktır. ı—o—_ Emniyet Umum Mü- dürünün İzmirdeki tetkikleri İzmir, 17 (ALA.) — Evvelki gün İstanbuldan gşehrimize gele- rek burada bazı tetkiklerde bulu- nan Emniyet Umum Müdürü bu balmumu, küçük baş hayvan de- ve 4 üncü maddesi hükümlerin - | İlen istifade eden memleketlere yerlere ihracının lisans usulüne sabahki trenle 'Ankaraya dön - müştür . sendeliyordu. Bazan içinden: Za- vallı kız belki kendisini — seven birini bulamadığı için üzülüyor - diye onu mazur görmeğe — çalışı" yordu. Sabahleyin Lili dargın bir yüz. le derhal giyinip — hazırlanırken, Zeynebe âmirane: - —Odayı iyice silip Dağınık birakma - dedi - Zeynep çok kırıklık — hissedi- yorudu, halsiz halsiz: — Üç gündür ben süpürüyo. rum - diye hafifçe sikâyet etti - Buğgün hiç halim yok.. Lili hırçın hırçın bağırdı: - — İstersen, işine gelirse.. Gel- mezse odalarımızı ayırırız! süpür! Bu şiddetli ültimatomu verdik. teti sonra kapıyı şıddetle vurarak çıktı gitti. Zeynep boğula boğula ağlama' ğa başladı. Tik defa yüreğinde an: "HABER'İN :EDEBİLROMAN K nesinin o zavallı, sessiz, kendi ha-| 1:Wemlekellem. İhracı serbeşf maddeler Yeni karraname yüksek tasdikten geçti İhracat işlerimiz etrafında ha- zırlıklar hararetle devam etmek- tedir . Son günlerde Yunanistan, İtal- ya, Bulgaristan ve Romanyaya külliyetli miktarda tuzlu balık, İngiltereye tiftik, Amerikaya tuz- lubarsak ,Almanyaya da tütün göniderilmiştir. Muhtelif vapurlar da bir çok ithalât eşyası getirmişlerdir. Yeni kararname Ankara, 17 (A.A.) — 4. 9. 939 tarih ve 2 - 11869 sayılı kararna” meye ektir! 4, 9. 1939 tarihli ve 2 - 11869 sayılı, kararnameye bağlı (1) sa> yılr listeye dahil olanr ve ihracı menedilen mahsullerden, — bezel- ye, nohut, fasulye, mercimek, böğrülce, fiğ, burçak, darı, pa- muk tohumu, kepek, pirina yağı, keçikılr, zeytinyağı, kendir, ke- ten tohumu, her nevi konserve, kerestelerden yalnız fırmlanmış kayın ve katran keresteleri ile yabani kestane, fındık ve kızrlcık çubukları, ve şimşirin ve lisansa tâbi tutulan ve (2) numaralı lis- teye dahil bulunan tiftik, barsak, rileri, yumurta, zeytin tanesi, su" sam, bakla ve soya fasulyesinin 2 - 7005 sayılı kararnamenin 1, 2 ihracınm serbest brrakılması ve bu üç sımıf memleket haricindeki tiran etmiştir. EğaŞ * | K0 g -_O_—_ * Taksim gazinosunun eksikleri tamamlanıyor — Taksim . Ayaspaşa arasmda yıkılan mtahal asfaltlanacak, Şiş- H pazar yolu da Bulgar çarşısma kadar uzatılacaktır. İnşaatı için şimdiye kadar 210 bin lira sarfedilen Taksim gazi . nosunun taş bodrum katıyla bazı eksikliklerinin tamamlanması için 42 bin liralık inşaata ihtiyaç var- dır. İnşaat sene başında bitecektir. —h—— Bir avukat hakkında tahkikat yapılıyor Müddelumumilik hazırlık büro. su bir avukat hakkında tahkikata 'başlâmrştu'. Mevzubahs avukat iddiaya gö- re Jozefin adımda bir kadmdan, Turgutluda kaçakcılık meselesin. den dolayı tevkif — edilmiş bulu- nan kocasını bir celsede kurtara- cağını söyliyerek üç yüz lira al. mış, fakat mahkemeye çıkmamış- linde annesinin hatırası canlandı. Bir kere olsun ona en küçük bir iş bile yükletmemişti. Hıçkıra hıç. kıra odayı — süpürmeğe başladı. Hıçkırıklarına toz toprak karışa- rak öteyi beriyi düzeltti. Tozları aldı. Bitkin bir hale gelmişti. Bir kenara oturdu. Göz yaşları kuru- muştu, Fakat müthiş yorgun, has- ta ve açtı. Cebinde sabah kahval. tısına bile yetişecek parası yoktu. Kalktı boş paketlerden, kutular- dan bir tek sigara aradı. Şimdi sigaraya da alışmıştı. Bir sigara ona ilâç kadar lâzımdı. Etrafı göz den geçirdikten sonra ümidini ke- since, taplaları döktükleri teneke- ye elini sokarak artık — sigaraları çıkardı. İçlerinden bir iki nefes çekilebilecek üç izmarit intihap e- derek birini yaktı ve düşünmeğe başladı; Lili ona keskin kelimeler- le, odalarımızı ayırırız. — demişti. LÖ LARUNVULLDAYIRIZı — Sahibi ve Neşrigat Hasan Raıll'" İDARE EVİ: tstanbul Porla kutusu: İstünde Zr4 Tölgeni eeti Edebiyat der : MAARIF Vekilliği edebiyat derılefı , minr ve kitaplarını M' istediğini, bunun için _ müallimlerinden bazıl killiğe çağırıldığını gaze” pe dılar, Ankara'da topw"“ çalışmaları ve verdiği hakkında henüz tafsilâtli ler alamadık. Bu mese ve kolaylıkla halledileci mak da doğru olmaz. Edebiyat dersleri, " şüphesiz en esaslı Çocuğu düşünen ve dü ifade edebilen bir getiren, yani adam €©“ eden ders; ona insan y toprak üzerindeki bayt” herhangi biri olmayıp ““ y mission'u bulunduğunu y ren; onu cemiyete Ve * sanlığa bağlıyan ders dersidir. Bütün öteki © sana eklenir, ı*lyl ginleştirir, ufuk ”ı de olsa bir dereceye kalır. Edehiyat dersi iS€ insanm mayasını teşkil yaziye, dış âlemle ter min etmek, dış âlemi için bir usuldur, obje ceyi teşkil eder; İise sujet'yi, düşünen. si vücüde getirir. bir terbiyoe uıulünün kimselerde bir nevi yorlar, Mekteplerimizd€ değil, edebiyatımn : yor. Bunlar biribirindeti ” lerdir, Edebiyat tarihi, arasındaki mîlnnxe'bemtl' lığm, yahut bir milletil ve duygularındaki ıeyl"" lü göstermek için şüpt” dır. Metinleri aydmlatır birine benzemiyen altında derinden akan dana çıkarır. Fakat Mt dinlatmak için okutul biyat tarihi, dışta kalâl olmaktan ı-mıwı* mekteplerimizdeki € dersi ise - bilhassa önceki devirler için - M hemen hiç istifada , dir. Fuzuli'den, den bahsedilen edebU"'" şairin anlattığı n.şk ; Bgariptir: "Figan.! da, vücud.i kârban gü yat tarihi, metînlerin e maz. Tarihsiz bir M bir vücude benzer & metinleri güstemb"“ yat tarihi de adaleleri “| parılmış bir inkdetüfı bilgidir. O halde edehiyı.t Z ri metinlerle okutulsuf-. sele bu kadar basit kalmm metinleri : var mıdır? Yahut okü!* tinlerin, edebıwî beklenen gayeyi kabil midir?.., Aııksf’ nan heyetin verdiği nüz bilmediğimi söylediii heyet bu meseleyi re teklif e tir. Onüu tmiş M mize intizaren ben. susta düsşündükl çalışacağım, Eminönü meytc” tanzimine başla Eminönü mbyw çi yakmda sımd'”' toprak doldurularak eıl* kaldırım kısmr yapıla (Devamı var) yükseltilecektir. / gaat ilkbaharda basiii”