Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.
MESELE/: Bir bühtana cevap Fransayı, henüz, ne doöstlarımızdan dışarda bıraktık, ne de onu düşman sayan bir vaziyet takındık. onun savsaklama siyasetine tahammülümüz olmadığını haykırdık. Fa- kat o, karşısında kuvvetli delillerle hakkını müdafaa eder gördüğü dev- leti, ezeli savsaklama siyasetinin afyonu ile kendisinden geçirmeğe çalış- tı. Böylelikle, Türkiye davasmı takip etmiyecek, sinirleri yumuşatan ve kullanan Fransa - haksız olduğu halde - dünyaya yaldızlı cümleler açık bir alınla çıkmış olacaktı. Vakta ki umduğunu bulamadı, devletin haysiyet ve izzeti nefsini ayakları altında çiğnetmiyecek - bir devlet olduğunu anladı. İşte o zaman, elinde katan yegâne silâhını kul- lanmağa başladı. Kopan yaygara şu: “Türkiye eski Osmanlı imparatorluğunu yeniden kurmağa calışı- yor.,, Acaba buna kendilerinden başka zoraki inanacaklar bulunacak mı? Dilimizde bir atalar sözü vardır: Sinek küçük bile olsa mide bulandırır, derler. Ama her geyden önce sineğin bulunması icap eder. Çok şükür ki, bugün Türkiyenin, Cumhuriyet rejimini benimsediği gündenberi, canı bahasına elde ettiği ve Lozanınm cizdiği hudutlarımdan bir adım arkasına bile bakmadığına, dostlarımızı işhat edecek bir vaziyette bulunuyoruz. Gene bu mideleri bulandırılmak istenen dostlarımızdır, ki bizi eski dostumuz Fransızlardan çok daha iyi tanımaktadırlar. Türkiyenin eski Osmanlı imparatorluğunu yeniden kurmak blöfüne beş kıta üzerinde ancak Fransa topraklarında nefes alanlar inanır gö- rüneceklerdir. Şunu saklayamayacağız, böyle menfi propagandalar düş- ülkelerden gelebilir. bu bühtan rüzgârınmın Türkiyenin bozmamağa çalıstığı eski bir dostluğu, man süngülerinin parladığı baş döndüren bir uçurum kenarma mayacağını takdir edecek kadar hassastırlar . Yalnız şunu yaptık: Acı söyledik, istediğini yapamadı, karşısındaki midesi bulandırılmak istenilen Fransızlar elbette sürüklemekten başka bir sgeye yara- Hasnun Rasih TANAY — kendisine mal eden — messilleri ve ticaret adamları kıyafe- — tine soktuğu muazzam bir faşist ajan — man nüfuzunun artmasmı yazer Göyei İzvestiyanın bir makalesi Almanyanın Balkan devletlerile ittifak ihtimalleri ? Moskova, 12 (A.A.) — Tass A- Alman faşizmînin Avrupanm ce- nubu şarkisine yâyılmasını mevzuu bahseden bir makalesinde, İzvestia gazetesı diyor ki: “Almanyaya koloniler verilmesi hakkındaki taleplerini heran şiddet- lendiren Alman faşistleri, ayni za—l manda, Avrupada bilhassa sarkt Av”, rupada bir metbu devletler sistemi| kurmak istemektedir. Faşist harp unsurlarmın siyaseti, her şeyden evvel Ayrupa cenubu sar-| kisinde bulunan kollektif emmyet sisteminin düğümlerinden birini çöz- meğe matuftur. Bu düğüm bozul- madıkca ve bilhassa küçük antant yı- kılmadıkça ezeli düşmanı olan Fran- sa ile harp, Almanya için ıı-r:ıkansıZ'+ Almanya manevralarında İngilte- reyi de unutmamaktadır. Eski Alman emper'yalizminin yakın ve orta şark- ta hâkimiyet hususundaki hayalleri faşist Almanyada da yaşamaktadır. İtalyan — Habeş harbi ve Akdenizde İngiliz vaziyetinin zâfa düşmesi mü- nasebetiyle bu hayaller — cok aktüel bir hal almıştır. Avrupa cenubu şarkisini ve ya- kın sark memleketlerini bir ekono- mik üs ve Alman taarruzunun tecem mü yeri yapmak hususundaki arzu, Almanyanın dünyanın bu kısmında sarfettiği hummalı faaliyeti intaç etmektedir. Avrupacenubu şarkisi memleketlerinin ekonomik gelirlerini Alman fa- şizmi bilhassa askeri bakımdan e- hemmiyeti haiz olan ekonomik saha- lara büyük bir ehemmiyet atfetmek-- tedir. Almanya, ticaret firmaları - mü- ları ordusunu bu memleketlere sev- ketmektedir. — Fransanm Avrupa cenubu şarkısı | müttefikleriyle münasebetleriden he- men hemen hiç bir ekonomik esasın mevcut olmaması SAÂALk sebeplerden biridir..,, Ve y Tzvmtıya makalesini şöyle bitir- "Am cenubu gırkııı FI—etlçnmn, keîıığı ekçncım,ı.]e,nnm in- ııııııııı g ati İman piyasasiyle münasebetlerde bulunmak hususun” daki mecburiyetlerinden — Almanya, siyasal maksatlar için de istifade et- mektedir. İşte bunun içindir ki Al- man faşizminin Avrupa cenubu şar” kisindeki ekonomik yayılması sulhu ihlâl eden bir hadise teşkil etmekte- dir. 'Bu hal, sulhun idamesiyle alâ- kadar olan devletleri, Avrupanın bu kısmında karbi hazırlryanlara karşı mukavemet etmeğe sevketmelidir..,, Elektrik Şirketi üdürü (Baştarafı 1 incide) sımda Nafia komiserliğine müracaat etmiş, komiser ise böyle bir müsaadeyi Ankaraya sormadan veremiyeceğini söylemiştir . Bu hususta Ankaraya yazılıp sorul- duğu sıralarda ise, kaçakçılık mesele- si hakkmdaki evrak tekâmül ederek Ankaradan İstanbula gelmiş ve müd- deiumumtlik tarafından ise el kon- muştur,. Müddeiumumi bir taraftan adli taki- batı ilerletirken, diğer taraftan da, bu işle alâkadar bulunanların, muhakeme neticesine kadar memleket dısmna çık- mamalarını temiin icin, polis müdürlüğü ne içlerinde Hansenin de bulunan bazı zevata' vize verilmemesi icâp etliğini bildirmiştir . Bu vaziyet karşısında elektrik. gir- keti direktörü çarunacar seyahate cılt- maktan vazgeçmiştir!., ıtl WWMMM""WWMW"WWmlm"nı Teşekkür Gazetemizin altı yaşına bas- ması dolayısiyle birçok okuyu- cularımız mektup ve telefonla tebriklerini bildirmek suretiyle HABER'e karşıbir teveccüh eseri göslermişler, bizi mütesek- kir bırakmışlardır. Bu okuyucu- larımıza ve İstanbuldaki gaze- teler arasında bizi tebrik etmek nezaketini gösteren “Kurun,, refikimize — bilhassa teşekkür ' tice verdiği ve bu usulsüz hareket vaki v e - rE ——— L HABER — Akşam postası aa Ankara, 12 (A.A.) — C. H. Partisi Kamutay grupu bugün — 12—1—937 Antalya saylavı Dr. Cemal — Tuncanın başkanlığında toplandı. 1 — Yozgat saylayı Emin Draman, Kamutay parti grupu başkanlığğına ver diği bir sual takririnde: Yozgat vilâye.| ti ilkokul öğretmenlerinden bir kısmının mahalli idarece hizmetlerine nihayet ve- rildiği ve bu yüzden bazı mekteplerde tedrisatın durduğu ve bu öğretmenlerin haksızlığa uğraldıkları ifadesile vaki şi- kâyetleri üzerine kültür — bakanlığının yaptırdığını işittikleri tahkikatın ne ne- ise müsebbipleri hakkında ne muamele yapıldığı ve bundan sonra bu gibi halle- rin vukua gelmemesi için bakanlığın ne gibi tedbir aldığı hakkında kültür ba- kanlığının parti grupunu tenvir etmesi. ni istemekte idi. Kültür Bakanı bu suallere birer birer ve bütün tafsilâtı ile — cevap vermiş ve filhakika Yozgat ilinde bazı uygunsuz- luklar olduğunu ve bunların da — onbeş öğretmenin acizleri dolayısile mahallin- ce tekaüde sevkedilmek istenildiğini ve fakat bakanlıkça gösterilen sebepler kâ. Yozgatta haksızlıga uğrayan muallimler Dün parti grupunda Maarif Vekili izahat verdi fi görülmediğinden tekaüt — muamelesi 13 İkincikânun — 1937 kabul edilmiyerek bu öğretmenlerin baş ka illerde daha bir sene tecrübe edilmek üzere vazife — başında bulunduklarını maaşlarının müemmen olduğunu tedri- satın mevcut okullarda durmadığını an- cak il bütçesinin darlığı dolayısile bazı okulların halem faal olmadıklarını bu o. kulların da faaliyete geçmeleri çareleri- ne teevssül olunduğunu ve müsebbiple- rinden birinin vekâlet emrine alındığını ve diğerleri hakkında kanuni tahkikata tevessül edilmiş olduğunu diğer vilâyet lerde bu ve mümasili hâdise olmadığını söylemiştir. Neticede verilen izahat ge. rek sual sahibince gerek umumi heyetçe kâfi görülmüştür. 2 — Bundan sonra hariciye vekili Dr. Aras siyasi vaziyet hakkında malümat vermiştir. Buna nazaran vaziyette kay- dolunmaya değer müsbet veya — menfi bir tebeddül olmadığı anlaşılıyordu. 3 — Memurin kanununun tadili hak- kında C. H. P. grupu — komisyonunun hazırladığı rapor ve projenin esas pren sipleri etrafında bir çok — hatiplerin ve hükümetin izahatı dinlendikten — sonra bu projenin bir teklifi kanunt — halinde kamutaya sunulmasına karar verilmiş. tir. Nuri Conkerin cena- ze merasimi bugün Rahmetli son Atatürk'ün Meeclis ikinci reisi Nuri Conkerin cenazesi bugün büyük merasimle kal- dırılacaktır. Cenaze Nümüne hı.staha.n_esînden( almacak ve Hacr bayrami damiine gö: türülecektir. Namazı kılımdıktan Bön:| / ra tabut top arabasına konulacak, ce- naze alayı Anafartalar caddesini taki- ben Ulus meydanımma varacaktır. Burada Atatürk heykeli önünde bir dakika durulduktan sonra meclise gi- den cadde takip edilecektir. Meclis önünde de bir dakika durul- duktan sonra tabutü cenaze otomobili- ne konacak; Cebecideki şehitliğe götü- rülerek gömülecektir. Son dakikaları Nuri Conkerin son nelfesinde Atatür- kün adını anmıştır. Başbakan İşmet İnönü kendisini zi- yaret ettikten sonra giderken: — Gidiyorum. Bir diyeceğin var mı? diye sormuştur. Conk bayırı kahramanı şoyle cevap vermiştir: — Atatürke hürmetlerimi yazarsın. İnsan Atatürkten ayT? olursa kendisini Ti a z ——j dakikalarında adını andı öksüz sayıyor. Şef ne zaman gelecek? Sonra ölümle pençeleşen bir sesle ilâ- ve etmiştir: — Ölmeye niyetim yok. Fakat ölüm beni alrr'götürürse ne yapalım giderız Müteakiben bir bardak su içmiş: — Bu en son suyumdur, demiştir. Nuri Conkerin oğullarından Orhan, ve Mahmut babalarının yanında bulun- muşlardır. Almanyada bulunan zevcesi ekspresten inince kocasının bir saat evvel hayata gözlerini kapadığını öğ- renmiştir . Conker ailesinin teşekkürü Nuri Conkerin hastalığı ve nihayet ölümü münasebetile sevdiklerinden, ar- kadaşlarından, dostlarından ve her ta- raftan gösterilen muhabbet ve teselli- den dolayı en derin sükran duyguları- mızm arzına mühterem gzazetenizin ta- vassutunu rica ederiz , Refikası Büyük oğlu Nedime “ Örhan Hemsiresi Diürriye Karakış (Baştarafı 1 incide) Müsademe çok şiddetli olmuş, motör ierhal batmıştır. Motörün içinde bir- çok yolcu olduğu söylenmektedir. De- nizden altı ceset çıkarılmış, on kişi de gümrük mtörü ile İngiliz gemisi tarafın dan kürtarılmıştir. Kazadan goönra adli. ye tahkikata başlamış, Vapur. — serbest bırakılmış, yalnız Büvari nezâret altına alınmıştır. Anadoluda kış Anadoludan gelen haberlere göre bir çok yerler karlar altındadır. Yirmi dört saattenberi fasılasız bir Sürette Konya. ya da kar yağmaktadır. Şimendifer gü- zergâhı haricinde münakalât tamamen kesilmiştir. Karamanın Kökçe köyü hayvan ağıl- larına kurt sürüleri hücüm ederek ağıl. daki hayvanların bir kısmını boğmuşlar ve geri kalan hayvanları önlerine kata- rak dağa kovalamışlardır. Gene Karamanda bir kâadınla bir er- kek tipiden yollarını şaşırarak ölmüşler dir. Bunlardan erkeği kurtlar ' parçala. mış, kadın donmuştur. Yalova ve Mudanya yolları kapandı Bursaya da iki gündenberi — fasılasız 'Artvinde domuzlar köylere indi —0 — —— üthiş surette kar yağmaktadır. Yalova ve Mü danya yollarile diğer bütün — kazalara giden yollar kapanmıstır. Nafia müdür- lüğü Yalova ve Mudanya yollarını aç- mak için kamyonlarla amele çıkarmıştır. Bursada uzuün senelerdenberi böyle kiş görülmemiştir. Denizliye de kar yağmaktadır. Acıpa. yam ve Davas yolları kardan kapanmış tır. Artvinde karım fazlalığından domuz- lar köy ve — kasabalara inmektedirler. Borçka kasabasının yanında yaralı bir idomuz bir adamı parçalamış ve birini de yaralamıştır. Bu fırsattan istifade edilerek sürek avları tertip edilmiş, biz- haftada beş yüz domuz vurulmuştur. İki nehir dondu Muşta Karasu ve Murat nehirleri baş tanbaşa donmuştur. — Atla ve araba ile buz tabakaları üzerinden karşıdan karşı ya geçilmektedir Buz tabakalarının hangi noktasında tilki izi görülürse © noktadan geçilmek- dVoala-S Gene Taymis gazetesinin İs muhabiri gibi en bitaraf gazet€ İspanyada şimdi İspanyollar 069 ,,, daha ziyade Ruslarla Almanik b İtalyanların ve diğer ecnebile' harp etmekte olduklarını kendi M hudatına atfen yazıyorlar. ; Muharrem Feyzi Togay , Cum_”" riyet, 12.1.937. Muharrir, makalesinin başmda mes gazetesinden de, onun muhabif' den de bahsetmediği için “Gene,, '*"":_4 & mesi “En bitaraf gazeteciler,, e aitt ü o halde biri “Gene,, den, biri de “Gİ A den sonra iki çizgi veya iki vu'gül zrm, İspanya'da Ruslarla — Alma 1 İtalyanlarm harp ettiği doğru olab gi fakat hiç şüphesiz ki İspanyollar da &* pışıyor. O halde “İspanyada şimdi panyollar değil, daha ziyade Rü la..,, demek doğru değildir; belki: panyollarla beraber,, veya “ Ispan lar kadar Ruslar.. da,, denebilirdi. ' B ten B. M. F. Togay'ın cümlesinde — Şih | panyollar değil,, yerine “İspanyollaf” Şti deo-ıl demek lâzım A . Gazeteciler.. Kendi meş'hudâ » atfen yazıyorlar.,, Burada da “Mes''ğ, datlarma,, demek lâzım. Belki B harrir bunun çirkin olmasindan kinmiştir; öyle ise başka bir çare V Bt saydı. Meselâ; “..Gözleri ile gördüke için..,, diyebilirdi. 'N J' N4 .1 En h:| x K * B. Zekeriya Gökaytacın Hicran a bahı adlı bir şiir kitabımı gördüme © şair “yeni,, bir vezin icat etmiş: ŞW ğ ri hece vezni ile imiş ama “Açıl: hör ler açık hecelerin ve kapalı h kapalı hecelerin altına sırasile,, yormuş. Düpedüz aruzdan farki her mısrada, hece vezninde olduğ bi, durak yerleri bulunması imiş. leri okudum, durakları pek gö dim. Fakat duraklar varsa bile b za, mucidinin teklif ettiği gibi' : hece. vezni,, demek doğru olmaz; *” olsa “Duraklr aruz,, diyebiliriz. " — e * * İngiliz edebiyatile pek yakında! gili, değerli bir kalem, “Andre F ( rois,, son günlerde yeni bir me*” (B) ortaya attı. Biraz “Sokrat,, 1 andt " Ş, bir diyaloğ çeşmisile THendi s0''ÜBl kendi cevap veriyor. Hakkı * B Gezgin, Kurumn, 12.1.937 : İkinci cümledeki “Andıran,,, h” latan manasında kullanılmış ise —" p raz,, a lüzum yoktur. “Benziyetls © mekse bir dialoğ, Sokrat'ı değil, af? “Sokrat'ınkileri,, andırır. “Dialobi Türkçede “Konuşma, karşılıklı söz © leme,, manasında kullanmağa bhif lüzum yok; ancak “İki (veya ! gok) kimsenin konuşmasını, müne” şasını anlatan eser, manasında biliriz; hiç şüphesiz Hakkı Süha gin de o manada kullanmış. meşhur dialoğlar Sokrat'ın değil, " lâtun'undur. Hakkı Süha Gezgin, * dre Maurois'nın dialoğundan bah$€” ken: “Kendi sorupnp kendi cevap | yor,, diyor; Ööyle ise o dialoğ ne * rat'ı andırır, ne de Eflâtun'unki' hh benzer; “Mızraklı ilmi - hal,, gibi — |.. şey olsa gerek. “Cegnisile,,, “Tarzif” yerine kullanılmış. K | “İlgili,, kelimesini “alâkadar ©p alâka besliyen,, manasında kullat” Böy pek iyi değil. O kelimeyi “Alâkasıi 07 müteallik,, manasında kullansak *" iyi ederiz; cünkü ilk duyuluşta V o hissi veriyor. Hakkı Süha Gezgl# kullandığı manada ise: “İlgi göstü p? ilgi besliyen,, diyebiliriz. 5 3 tedir Çünkü tilki pek çürük olan buz e af sathıma basmaz, buz tabakasına © kulağını koyar, dinler, eğer altın dan şırıltışı işitmezse o zaman buz tâ* İ sının üzerinden geçermiş. | 2 gür evvel böyle tilki izine uyilfaıır j tabakası üzerinden geçmek istiyef lidin arabası nehrin ortasında buZ " kasının kırılması üzerine nehire dÜ tür. Halit kendisini sağlam mış, fakat iki öküzü ile araba net “ ları “!'!,f!!!_l!n'ı ; P UA ZiLÜKNDA ahit