6 Eylül 1936 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 3

Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.

Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

9 Pemuhalif,, n ,. Msözlerl Evet, belki., Fakat “Beyni , diye karikatürleştirilen mür- değildir. “Komünist" softa- ü?e hiciv olunan doöktrinci sollar- değll. Memleket istihsalâtmı 'hnısrlama peşkeş çekmek is- “Liberal hainler,, den?.. Yok ha- f "'k“- çenesi dürmaz, Sağa atar, so- Uj —h!lr söylenir durur. Ve arada da nefsini murakabe edercesine f Ve dalar.. Kendi kendine söyle- Nüş gibi mırıldandığı duyulur: M h"şöyle böyle ama, bu rejim en mu- “Eldir.. Başka herhangi biri, bu netieeleri alamayacağı gibi, “Geketi uçuruma bile sürüklerdi.. » . » .'ndın pek kısa bir zaman geçmiş- |h. Pu söylediklerini unutmuş gibi, , *Sar ağzını, yumar gözünü.. zamanda da, diğer devletçi re- h Tin ahvalini yakından takip et- “edir. Biliyor ki, oralarda, muha- BÖG söyletmek değil, imada bile | ' arma müsaade etmezler.. Ma- sürgün, mahkeme, idam, ya- | hnhm. Bu sebeple, “Ah zavallı ı? ö ?Ut' Amrpa.nm her yerinde kat- ?_ Or!,, diye söze başlayın serbes- #f lağla.r yahut sollar tarafından Il"' B edilişini aleyhinde bulunuyor. &* & j —b—h bir dostumuz sordu: Detvletçi milliyetçi, halkçı, lâik, der düsturların dışma çıkmama- ; k'»İlîl olmryacağını sen de söyleyip 1*' sun. Buna rağmen tenkit hu- Üi . ” mhmlerde olsaydı şimdiye kadar : “hıhaıefeımi hayatınla öderdin.. . 1 de bunu tasdik ediyorsun. # | ki işte müreffeh bir hayat bi- P | , kimsenin sana yan bak- I h“e yok.. Nedir bu çeneni tutma- %emıi yulkdü! Gerinir gibi yapa: '“Eerıerını bol hava ile doldurdu ü’eyîâ'ıâ“ bile mıîı"ale?l yapı- bü"uîlma estiğini söyliyebilmek!.. Yük ihtiyaçtır!. Ve içtimaf saha- '_ he mazhariyettir.. Çünkü kötü “er arasında iyilerde olur ve bun- . uel'lemeğe sebebiyet verir.. Durun bir okuduğumu anlatayım; Fran- arrirlerinden biri, diktatörlük tetlerinden birini gezmiş. Ora- i'updattın bunalmış; hafiyeler- hhmg biktırici yavan propagan- Bma, getirmiş.. Hasretle can at- ıı"'—*l.l.'ısa. hududuna girdiği vakit, | Pahıt hir nefes alarak, jandar- #Ç karşısma geçmek ve: “Kahrol- - xh“rriyet' Kahrolsun Cumhuriyet! b Olsun parlâmantarizm!,, diye ba- | İT olmuş.. İşte, benim sağa sola alarrm da bu kabildir: Hürri- zevkini tatmak istiyorum.. hıki'kî kıyıcı muhalefet?.. Ha- Tejim değışsin de başka.ıı gel- " X % (Vâ-Na) Maarif Vekili ftaya Ankaraya "/ı ( dönüyor g:ıllmizde bulunan Maarif Ve- ffet Arıkan dün Üniversiteye Ü OÜN İ l "iştimk ettiği bir toplantıda bu- stur. Toplantıda hukuk fakül- Mülkiye mektebinin dört se- 4 lması mevzuları üzerimde Ümüştür. Vekili önümüzdeki hafta Taya dönecektir. 2 çenen kısılmıyor. Başka dev-| . 4,50 küuruştur. Yüksek tedrisat müdürü Ceva. | Yüze ykın işçi Murahhası Dün Iş dairesi reisi başkanlığında bir toplantı yaptı Işçn murahhasnarma iş kanunu izah âdühdn Şehrimizin muhtelif fabrikalarında amele tarafından — seçilmiş isçi müte- hassısları dün — saat 15 te ticaret oda- sında bir t.plantı yapmışlardır. Toplantıda yüze yakın işçi müte - hassis bulunuyordu. - İş- dairesi Enis Behi; toplantıyı — açarak evvelâ bu memleketin ve milletin nasıl bir işci istediğini İşaret ederek — partinin tü: zügünde —işçi için bulunan maddele- re de — işsret etmiş ve bundan sonra 17 haziran — 937 de mer'iyet mevkiine girecek olan” yeni iş kanununun üzerin- de izahat vermeğe — başlamıştır. Bu izahat “esnasında Enis Behiç her fasıl hattâ madde — üzerinde — du- tuyor ve misaller getirerek — işçinin bu ,maddelere göre vaziyeti, maddenin niçin kanulduğunu, — patronun vasfını anla- tıyordu, Enis Behicin izahatı bitince işçiler söz almağa başladılar. İlk sözü bir reisi her bcrber al:ırak otuz iki senedir berber olduğunu — ve çalışmaktan haftada bir defa bile çocuklarının yüzünü göreme- diğin söyledi. Bir gçarson da bahşişlerin — batron tarafındanı alınmas'ından şikâyet etti. Bir iş;şi de sot zamanlarda bazı fab- Tikalar tarafından tatbik edilen umumi şikâyeti mucip olan ve gazetemizde de yazdığınuz gündeliğin mesâ&ai saatine gpöre değiştirilmesinden bahsetti. Enis Behiç kanunun bu vasfa müsait olmadı- gını fade zı işçiler daha söz aldıktan sonra —- nis — Behiş dedi ki: “—İmtiyazsız bir milletiz. Hükü - metimiz Halk hükümetidir. Doğrulukla vicdanlı çalışırsanız iş kanunun madde- leri sizin ıçin — hakkınızı korumak içit bir kılıç olur.,, ve patronun bundan hiç bir isti- terrin edemiyeceğini anlattı. Ba- Posta ücretleri Esaslı surette tenzil edildi Mektuplarınız kaç kuruşa gidecek Yeni ve tenzilâtlı posta tarifesinin tatbikine bugün bâşlanacaktır. Yeni tarife ile gerek mektup gerek — posta ile nakil edilen diğer mevad — üzerinde ————— W Hü SAA ALAL KA YERELRERÜK YU SKK Tarifede şehir içi 20 grama kadar 3 kuruşa irdirilmiştir. Evyvelce bu mek- tuplar 4 kuruş idi. Kartpostalların şimdiye kadar dört kuruş olan şehir içi ve dışı — fiyatları üç kuruşa indirilmiştir. Matbu kâğıtlar, halledilmiş bilme- ce, tebrik kâğıtları beş kelimeye kadar bir kuruştan 30 paraya indirilmiştir. Ticaret eşyası veya örneklerinden 50 gram ve kesrinden 1,50, en az ücret Posta — havalelerinden şimdiye kadar lira başına —alınan İ ku- rüş 3 İiraya kadar alınacak — ve ondan sonrası için — birer kuruş almacaktır. Telgraf havalelerinde telgraf ücretinden başka — beş liraya kadar 5 küruüş bun- dan sonrası — için her 100 kuruşa 30 paradır. Aboöne kutularının — seneliği umu- miyetle 5 İlira ve aylığı 60 kuruş olarak tesbit edilmiştir. Paket nakliyatırıda yüzde 30 ten zilât yapılmrştır. Yeni muallimlerin tayinleri Bu sene muallim mekteplerinden mezun olan genç müuallimlerin yeni vazifelerine tayinleri işi başlamıştır. Tayinler eylülün on beşine kadar bi. tecektir. Muallımlerden çocuğu ve- ya kardeşi orta mektep veya lisede o- kumak mecburiyetinde olanlar bu mekteplerin bulunduğu yerlere, te. davi edilmek mecburiyetinde bulunan- lar hastahane olan yerlere tayin edi- leceklerdir, Tramvay Şirketinin sermayesi 2.257.479 Liraya çıkarılabilecek Tramvay şirketi esas —mukavelena- mesinin — altıncı maddesinin evvelce Nafia vekâletiyle — şirket arasında ta - kârrür edea tadil edilmiş şekli Vekiller Heyetince tasdik edilmiştir. Yeni değişikliklere — göre şirketin şimdiki sermayesi 1,450,027 Türk İirası iken —bu sermaye- yeni hisse senedleri çıkarmak ıuretı_yle kadar çıkarmlabilecektir. — dan — tesis edilip şehrimizin cidden en mükemmel, muntazam ve bedii bir tedavi müessisesi haline gelen “Ortaköy şifa yurdu,, , bugün yıl dönümünü ya- şamaktadır. Doktor Önur, müessisesinin — cs- kiden Zekiye — Sultana aid bahçe olan büyük parkında, bu münasebetle dost - larmma, — meslektaşlarına bir çay ziyafeti verecektir. Muktedir ve müteşebbis nisaiyeci- mizi tebrik ve her türlü — hastalıkları tedavi eden , ayni zamanda bir sana - toryum olan — müessisesinin uzun yıllar ayni muvatfakıyetle devam etmesini te- menni ederiz. Eylül — 1936 Elleri 13855 Cemaziyelâhır: 15 Bildirem geöimi fırtınası Güneşin Balışı TARR fw $,05 12,138 15,50 18,36 20,11 3447 tuqrbn 9,30 5,37 9,15 12,00 1,84 g19 2,257,479 liraya Ortaköy Şifa yurdu. Doktar Ahmet Asım Onur tarafın- İN / (Meı]i) imzasr ile aldığımız mektupta deniyor ki: ynımıda çılgın gibi sevdim, şimdi yaşımın (18) a ve karşıma çok iyi kimselerin çıkmasına rağmen qV Sevememekteyim. Siz ne dersiniz.,, , ABIMIZ — Görüyoruz ki aşk hakkında düşünce- # | * tayet mahdut. 14 yaşındaki bir genç kızın kalbinin Z| üaşınızdan geçen aşk degıldır aşk kelimesine hakiki manasınt vermesine imkân yoktur. Bu ancak her genç kızın başından geçen aşk dalgısından başka bir şey olamaz, daha yaşmızın 18 oluşu sizi bu gibi şeylere lâkayt brrakıyor. Fakat daha sonraları aşkın ne ola cağını takdir edeceğinizden hiç şüphemiz yoktur. | Sabain gaydlelri Gazete muhabirlerine müşkülât çıkarırız ... « Sonra da, onların meydana getirdiklieri eserlerin bir milli iftihar vesilesi olduğunu görürüz... Lâkin gelecek seler gene müşkülât .. Plânsız istanbul Yunus Nadi, Gazi köprüsünün ku- rulması münasebetiyle şöyle yazıyor: “Hâlâ İstanbul imarının bir plânı, bir programı yapılamamıştır. üğer İstanbulun bir imar plânı yapılmış ol. saydı ihtimal ki Gazi köprüsünün de- mir duvar bir duba köprü yerine bir asma köprü olması tercih edilirdi. İç İşleri Bakanımızın; Biz de tetkik et. tik, bugün için yapılabilecek budur, demesine rağmen.. Kabul ve itiraf et- mek lâzımdır ki İstanbulun devam €. den imarı işi biraz gelişi güzel ve ras- gele yapılmaktadır. Eğer elimizde İstanbulun toplu bir plânı olsa yapılacak işleri sıraya | koymak, zaman mefhumu içinde şeh. rin alacağı müstakbel şekilleri şimdi- den bilmek mümkün olurdu. Bilgili faaliyet sözü içinde İstanbulun han. gi ekonomik sahalarda nasıl inkişaf edeceğini de göz önüne almak icap et- tiğini unutmamalıdır. Adetâ denehi- lir ki İstanbul şehri meselenin bu ta- rafını tamamen ihmal etmiş gibi bir vaziyettedir. İstanbulun imarma devlet de iş- tirak ediyor ve daha ziyade iştirak e- debilir de.. Evkafın, İktisat ve Nafi. anın ve hemen bütün vekâletlerin İs- tanbul imarına ilâve etmekte olduk- lariı ve daha fazlasiyle katabilecek. leri mühim hisseler vardır. Şehir bun lardan hakkile istifade — edemiyor. Çünkü henüz kendisinin takarrür et- miş geniş mikyasta bilgili bir proğra. mı yoktur. Şehir işte varidatım ve masraflarım bunlar, ben bu dairede bir şeyler yapabilirim, diyip gitmekte- dir. Eğer elde program olsa bu va- ridatın artmıyacağı ve hele eldeki pa. ra ile daha semereli işler yapılmıya- cağı iddia olunamaz. O halde hülâ- sa ederek İstanbul üzerinde şarbay. dan devlet merkezine kadar herkesin hüsnü niyetle calıştığını ve beyhude tenkitçilere kadar herkesin hüsnü ni- yetle konuştuğunu kabul edelim. Ek- sik olan yegâne şey geniş ölçüde bil. giye müstenit programdır. Bir de bu olsa ortada mesele kalmıyacaktır. İspanyada kemünistiüler Raif Necdet Meto, Tan'da yazı- yor: İspanyadaki idarenin artık filen sosyalistlerin ve komünistlerin eline geçtiğini yazmıştık. Hattâ, sosyalist. lerden ziyade komünistlerin eline di- yebiliriz.. Çünkü yeni kabinenin ikı başlıca rüknü Largo Caballero ve Prietodur'dur. Fakat, hükümetin ba- şınr ve ruhunu sosyalist — fırkasının komünizme meyyal reislerinden Lar. gö Caballero teşkil edecektir. Bu şahsiyetin iş başına geçmesi bir mana daha ifade eder: Madrid hükümeti her ne bahasına ve her han- gi vasıta ile olursa olsun, mücadele- yi sonauna kadar idame ettirmeye ka. râar vermiştir. » & & Yalnız yeni hükümetin hariçte nasıl karşılanacağı, mühim bir mese. le halini alacaktır. Bilhassa Fransa- da bugün iktidar mevkiinde bulunan halk cephesi taraftarlarının vaziyeti nezaket kesbedecektir. Ve Burgosta teşekkül eden muvakkat hükümetin Fransayı Madrid hükümetine yardım la itham etmesi nahoş bir vaziyet ya. ratmıştır. Diğer taraftan İtalyanın bazı tehditleri ,hattâ Roma ile Berli- nin isparyada bir komünist idaresi- ne tahammül edemiyeceklerini beyar etmekten çekinmemeleri siyasi vazi. yeti gene karıştırabilir. Birkaç güne kadar vaziyet her halde daha iyi ta- vazzuh edecektir, Mata Hari'ye dair Gezgin, Kurun'da yazıyor: “Matahari,, ye, bir bakımdan yir- minci asrın “Kleopatra,, sı denilebilir. O da genç, güzel, gürbüz âş'klarını ölüme sürüklemiş, hiyanetle lekele. mişti. Tarihin altın zırhlı “Antuvan,, 1 gibi yüzlerce üniformalı zabit, onun uğrunda şandan, şereften, hattâ na- mus ve candan gecmişlerdi. Bu zehir- li Hint goncası, hangi göğüste açıl. dıysa, altında onmaz yaraları da bir- likte açtı. Yer yüzünde bıraktığı iz, o kadar derindir ki ölümünden yıllar- ca sonra da kurbanlarının koörkunç sonları dillere destan oluyor. Dün, İspanya karışıklıklarını an. latan uzunca bir yazıyı okurken, kar- şıma gene bu kadın çıktı. Matahari- nin &on sevgilisi, onu ölümden kur. taramayınca, şatolarını, yatlarını, ©- tomobillerini masal kahramanlarının (eragatiyle teperek bir manastıra gö- mülmü şimiş. Hüâlâ güzel, ve genç yüzünde anlaşılmaz bir hüzün tatlı. lığı seziler bu adam, ip kuşağı, geniş kukuletası ve bol cübbesiyle canlı bir felâketi andırıyor. Kadın, onu sevse idi, bu hallere acımıyacaktım. Gerçek bir sevginin lâyık olmadığı hiç bir şey yoktur. Fa- kat Matahari bir casustu. Kalgi yok- tu. Gazeteciye müşkülât çıkarmamalı! Bürhan Cahit, Açık Söz'de yazı- yor: Sekizinci Edvardın İstanbul ziya- retine ait dünkü gazetelerde çıkan re. simlere dikkat ettiniz mi? Bu fotoğ- raflardan biri o kadar dikkate değer ki çerçevelernip Milletler Cemiyetinin müzakere salonuna asılmak üzere İs- viçreye gönderilse yeridir. Sa Majeste Edvard denizden ka. raya çıkarken Atatürk haşmetli misa- firini elinden tutmuş karaya çıkması için yardım ediyor. Britanya Kralı ve Hindistan İmparatoru ile Türkiye Cumur Reisinin, Türklerin Reisinin denizden ve karadan birbirine uzanan elleri Şark ve Avrupa sulhu hesabı- na bin bir köngreden küvvetli bir se. Jâmet ve sıhhat remzidir. K — & Evet, bu resim çok güzeldir. Da- ha da ne höş güzel vesimler çekilmiş- tir. Türk gazetecisi, havadis vermek hususunda da doğrusu vazifesini mü. kemmelen görmüştür. Ve meselâ bu resimler bir albüm haline getirilip, İngiliz Kralına, bütün millet tarafın- dan hediye edilecektir. Türk matbu- atında gösterilen dikkatli alâkada, ge. ne, Türk mölletinin yüzünü ağarlan bir vaziyellir. Fakat bir de, Türk gazetecileri- nin, fotoğraf çılarının bunları elde et- mek için uğradıkları müşkülâlı düşü. nün. Yahudilerin, Almanlardan gör- dükleri eziyet, bu gibi resmi ve mühim işlerde bizim huarşılaştığımız müşkü- lâlta nazaran hiçtir. Bir gün, yağ- murlu bir merasimde yazete muhabir ve foloğrafçısına barınacak bir yer gösterilmez. Başka bir gün, herkese söylenen bariz bir hakikat, yalnız ya- zeteciden saklanır. Daha ertesi gün " gözümüzü ve kulağımızı en canlı man- zara ve hadiselerden mümkün merte., * «5 selü., be uzağa atmak icin bir gayret sar- - fedildiğini esefle görürüz. Fakat işlte, Tür kgazetecisi, gene vazifesini paptyor ve bu milli bir iP- tihar vesilesi olmaktadır. Hat . Sür — AĞğLLzŞ lindüy | Tatirie

Bu sayıdan diğer sayfalar: