6 Eylül 1936 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 10

Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.

Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Çelik yüreğin — sergüzeşti ' — — 'LABAT ouxcan Çcw BU EVLENMEYİ YAPMA: DIĞIMDAN DOL AYI KALBEN Muâ ' KİMİN ONA ATEŞ ETTİ. | |GiNi TANMıN EDERSıı—IS"' Ku TAM çEı.iı_p(üRf—.Kı.E EVLENECEĞİ SIRA- DA BİR KURŞUN. LA vuRULmuşpu- | Z e) —— T KURŞUN'U ÇIKARDİM FAKRI' #i Y ARASA kavIN — | YAYAŞI ai C ' ğîx ” c —T KAZEUAANESEEN GECEL GUNSEL KİZ-ERKFK Eski; Inkılâp M u - - Di | YUCA ÜLKU LİSELERİ (| 1 — Okulun her üç kısmına yazılma 1 Eylül 1936 galı günü baş Kuranı ve Direktörü: Nebi oğlu Hamdı Ülkmen 4 | İrşacak ye 2 Eylül cuma 'güntine kadar sürecektir. Kayıt muamelesine başlanmıştır. Cumartesi ve pazardan başka her gün 10 «« 17 arasında ık'l. l Yazılma işleri pazartesi, çarşanba ve cuma günleri saat 10 dan | müracaat edilebilir. a | 16 ya kadar yapılır. Yazılmak istiyenler bir dilekçe ve belli helgeler Yanıksarayilar — Telefon : l Gllnddl Yüksek Iktisat ve Ticaref Mektebi Direktörlüğünden: e Cağaloğlu, 2001 9 le okul direktörlüğüne başvurmal dırlar, 2 — Yüksk iktisat ve ticaret kısmı üç, ticaret lişesi bir ihzari ve üç asli olmak üzere dört, orta ticaret mektebi dört sınıflıdır, — 3 — Yüksek iktisat ve ticaret kısmiyle ticaret lisesine yazılacak ların en az lise veya orta mektep derecesinde fransızca bilmeleri ge rektir. Saraçhanqhaıı Horhor cıddıı HAYRİYE LiSı Ana - lik - Örta - AYA Lise . Tam devreg 4 — Yüksek iktisat ve ticaret mektebine lise mezunlarından ba- kalorya veya olgunluk imtihanlarını pek iyi veya iyi derecede vermiş olanlar alınır. 5 — Orta ticaret mektebi ile ticaret lisesine yazılmak için baş | vuranların sayısı her kısım için ayrı ayrı tesbit olunan kadroya geç tiği takdirde içlerinden müracaat tarihi sırasiyle pek iyi veya iyi de | vecede mezun olanlar ve bunlar arasından da tahsillerine ara verme miş bulunanlar ayrılarak kabul olunur. 6 — Her üç kısrmda kayıtlı DU hati fendisi öln da İstanbul kardeşini a te o zaman hastaneye k yim? Hayır, hayır... bulunan eski okurların 25 Eylü! 1936 tarihine kadar okul direktörlüğüne başvurarak yüksek ve lises! talebesi harçlarını vermek, orta talebesi de hüviyet varakalarına işa vet ettirmek suretiyle karıtlarını yenilemeleri va bu kayıt yenilem- Z vektep her gun saat 10 - dalrededir. Mektebin Okulumuz bu yıl gördüğü teveccüh ve rağbetten dolayı ilk gınıflardar itibarer yabancı dil tedrisacına YGPİ teşkilâtla mühim bir istikamet verilmiştir. Kızlar kısmı ayrı bir talebe her gün evlerinden aldırılır. İstiyenlere tarifname gönderilir. Kayıt için her gün saat 10 dan 18 ya kadar direktörlüğe müracaat edilmelidir. Telefan; 20530 hususi otobüsleriyle -— a -— 202 ' MAĞLÜP FAUSTA mor oldu, az kalsın bağıracaktı, Üç kişi Monmartr kapısından çı- karak manastıra doğru kaoşuyor- lardı!.,. Önde giden ikisini hemen tanı- dı, bunlar Pardayan ile arkadaşı Dük idi, Diğer üçüncüsünü ise ta- nıyamamıştı. O, yalnız Pardayana bakıyordu, Koşmakta olan üç ar- kadezş bir müddet sonra Granj Ba- teliyerin arkasında kayboldular. Moröver olduğu yerde dondu, kaldı. Pardayan böyle vakitsiz ©- larak elbette kendisini aramağa çıkmış değildi! Hem ne iyi, kendi- sinin götüreceği manastıra o biz- zat gidiyordu! Demek Pardayan meseleyi anlamıştı! Fakat nasıl? Kimden!., Moröver yumruklarmı sıkarak: — Deli olacağım geliyor! diye söylendi, bu herif bu sefer de mi|l elimden kaçacak? Kimbilir, belki de Fausta bana karşı bir tuzak ha- zırladı? - Alnımdan boşanan soğuk terleri silerek ayağa kalktı, Parise dön. mek istiyormuş gibi birkaç adım attıysa da birdenbire durarak şöy- le düşündü:; — Fakat bunun imkânı yok!... Fausta da ondan, henim kadar de- ğilse bile nefret eder. Ben deli mi- Fausta, mu- vi isminde gehakkak ben gittikten sonra plânı- derece kayırmış değiştirdi. « Her halde onun ö- imünde benim de bulunmak iste- diğimi unuttu... Birisini göndere- rek Pardayanı çağırttı. Fakat ben de gideceğim ve onun ölümünde hazır bulunacağım... Sonra bir deli gibi kahkahalar atarak manastıra doğru kosşmağa başladı. Kendi kendini temin i- çin Pardayanın muhakkak ölece- ğini düşünürken bir hişsi kablelvu- ku beynini karıştırıyor, Yüzün- den terler boşanıyor, kudurmuş gi- bi küfürler ediyordu. * * * * * A . * * * Moröver iki saat sonra Mon- martr sırtlarını inerken ağlıyor- du. Şimdi her şeyin mahvolduğunu zannediyor, kendini bir çocuk ka- dar zayıf buluyordu. Gözleri ya- nıyor, yaşlarını silmek lüzumunu bile hissetmiyordu. Sabahleyin gizlenmiş olduğu yere tekrar dönmek fikri nereden aklına gelmişti? Acaba daha ne ümit ediyordu?... Şüphesiz ki hiç bir şey.., Sadece Faustanın dönme- sini bekliyordu, onu görerek konu- şacaktı... Pardayanın Parise döne- ceğini hiç zannetmiyordu... Hal- buki işte o arabanın önünde gidi- yordu!... Moröver, Pardayanın Fausta i- le beraber Parişe niçin döndüğünü hiç düşünmedi. Aralarında bir anlaşma olabileceğini bile hatırı- na getirmiyordu. Pardayan kapı- " ye »- Şışlı TerakkiLisesi euwpuz İLK - ORTA « LİSE !ÇIN yanyana ve geniş bahçeli jiki binada AYRI YATI TEŞKİLATI yardır. Me” ğcut FRANSIZCA, ALMANCA, İNGİLİZCE kurslarına dokuz yaşından itibaren her talebe iştirak ed“’ 1T arasında açıktır. Kayit işlerine CUMA, FAZAKTEDI, y.—ınç-&nfcm gı,uuen _ — ASA Zattti likanmize ait Sarainin eee hai mııınımıııınıımmııııııuıııwınıııııııııııııııııuımmıa: lır, Telefon : 42517 — ŞTYMMMMMTIDURUUNUNRANAN rine kaydettirmeleri. (591) ANA - EKIZ VE ERKEK TALEBE Vışnntaşmda Tramvay ve Şakayık caddelerinde 4 ü" T AUYIYRİEKKER L ELLYltR TELEİ MAĞLÜP FAUSTA — 203 dan girdikten sonra hemen şehire döndü, yolda rastgeldiği bir ada- mın atını zorla alarak Gizin sara- yına doğru dört nalla ilerlemeğe başladı. Dük dö Giz maiyetindeki adam- larla beraber müzakerede idi. Ma- röver soluk soluğa, sapsarı olmuş, önüne çıkan nöbetçileri, uşakları devirerek salona girdi. Neye uğra- dığını şaşıran Gize doğru: — Monsenyor, Fardayan Paris- tedir! diye bağırdı. Giz evvelâ izin almadan içeri giren bu adamı azarlamak istediy- se de, Pardayan ismini duyunca hemen durdu. Moröveri tanımıştı: — Ne, siz misiniz Moröver? di- ye haykırdı, ne diyorsunuz? — Monşenyor, şunu diyorum ki, n kuvvetli düşmanınız, Sartr- de sizi bozguna uğratmış olan a- dam, şimdi Paristedir... Onu ken- di gözümle gördüm.,. Pardayan Monmartr kapısından yalnızca İ- çeri girdi, gayet müsterihti, eğer monsenyor isterlerse... Orada hazır bulunanlar, bu söz- ler üzerine dehşetle söylendiler: — Aman yarabhbi! — Herifi Allah için tutmalı! — Yakalayınca mutlâka Sen Şappelin kulesindeki direğe ka- zıklamalı!.. Dük dö Giz gürültüyü bir işa- retle kestikten sonra: — Anlat Moröver! dedi, onu ne zaman ve nasıl gördün? Evve- lâ şunu söyle: Parise geleli ne ka- dar oldu? — Bir saat kadar var, monsen- yor! Buraya doğru ağır ağır gelir- ken Monmartr caddesinden geç- tim, Lartig'den yeni haber ımnak istiyordum... Büssi: — O, öldü, dedi kim öldürdü- ğünü bilen dç yak! Moröver gayet sakinane: — Bana da böyle söylediler. Fakat emin olmak istedim, dedi, tam Lartig'in evine yaklaşırken bir de ne göreyim?,. Pardayan ya- vaş yavaş Monmartr kapısından girmiş, Parise geliyordu. Ah mon- senyor, herifi geberimek için gra- cıkta kızdırıp düellaya çağırmak arzusunu pek güçlükle yendim... Düşündüm ki bu av, size aittir... Artık Lartiği falan unutarak dolu dizgin buraya geldim... Fakat şim- di aklıma geldi! Sakın bizim Lar- tiği de bu herif öldürmesin?.. Bi- liyorsunuz ki herif, sadık bende- lerinizi birer birer ortadan kaldır- mağa ahdetmiş görünüyor... * Giz dişlerini sıktı. Pardayanın güpegündüz hiç karkmadan Pari- $e girmesi kendisini çok kızdırı- yor, âdeta şerefini düşürüyordu. Efendisine karşı her türlü hür- meti unutmuş olan Moröver oldu- —

Bu sayıdan diğer sayfalar: