! a | B P ; dülm gl A B iki yaşında idim ki çoban olan arkadaş- ' mak mümkün değildir. Alaturka güreş Pehlıvan nasıl yetişir ? Mülâyim hayatını ve son dedikodular haekkında düşündüklerini anlatıyor Memleketimizde eskidenberi ehemmi yet verilmekte olan güreşlere, Cim Lon dosun yaptığı müsabakadan sonra Türk pehlivanlarının da meydan | okumasile birkat dâaha alâka u)vâncîıgı malümdur Bir pchlıvanm nasıl gahştrgım ve ha. sıl yetiştiğini öğrenmek, son dedikodu- lar hakkındaki fikirlerini anlamak için güreşçilerimîzle.: görüşmeği faydalı bul dum, - İlk olarak Mülâyimle konuştuk: — Ben tam otuz dört sene evvel Üs- küpte doğdum. diye başlayarak hayatı- nı şöylece anlattı: Küçük yaşta iken —çobandım. Her gün töyden koyunları toplar, dağ, tepe dolaşırdım. Tabit benim 'gibi birçok ço- ban arkadaşlarım da vardı.- Henüz on ları da, beni de bir güreş merakıdır sar- dı. Koyurnlarımızı başıboş bırakır, kırlar — Şimdiye kadar tutuştuğun güreşle rin blânçösunu yapabilir misin? — Çok güreş yaptım ne yalan söyliyeyim, — yendim, — ve yenildim. Fakât galibiyetim daha çoktur, Me- selâ Rara Aliye iki defa galip geldim. Bir defa da mağlüp oldum. Birçok gü- reşlerde daima berabere kaldım. Geçen haftaki güreşi sizde gördünüz; bera- bere miydik, yoksa o mu galipti? Bunu size bırakıyorum. Sonra o meğşhiur Tekirdağlı ile belki yüz güreş yaptım, bunlardan yalnız ikisinde mağlüp oldum, bir kere de be- rabere kaldım. Fakat o, hâlâ söyleyip duruyor. Üç haftadır stadyomda ken- disini bekledik ortaya çıkmadı. Bizim pehlivanların eri kötü tarafı zaten bu., Kahvelerde ev matbaalarda fazla ko- nuşuruz. da biribtrimizle güreşirdik. Büyükleri-| — 6 miz de bizleri biribirimize tutuşturmak | © için uğraşırlar, biz güreşirken onlar-da seyrederlerdi. 16 yaşrma kadar geçti. Ön altı yaşımda iken, diğer kü- çük güreşçilerden daha üstün olduğumu | — gören ağabeylerim beni pehlivan olarak | | yetiştirmeğe karar verdiler. Çobanlığı bıraktım. rcgmege başladım. — Bu bir buçuk sene nasıl çalıştın çobanken vücudun —bugünkü gibi iri| | miydi, bu vücuda nasıl — malik oldun? Akrabtalarından pehliyan olan var mı-| dır? ' — Pehlivan olmadan evyel çok cılız| | bir çocuktum. Âilem arasında pehlivan yoktu, zaten Dinarlıdan başka babadan evlâda geçen güreşçiçlik illeti yoktur. Fakat dediğim gibi ailem pehlivan olma mı kararlaştırınca beni derhal hapsetti- ler. Ben uyurken bile başımda birisi bek liyordu. Sokağa kat'iyyen yalnız bırak- mazlardı. Bol bol yemek yerdim. Böyle ce irileşmeğe; başladım. İnsan — beside olunca tabif ki şişmanlar. — Ne gibi yemekler — yiyordun, diye sordum. Mülâyim benim bu sualimi lü- zumsuz bulmuş olacaktı- ki göyle cevap verdi: — Canım, yemeğin'ne gibısı olur mu, İnsartın canı ne isterse'oönu yer. Yeter ki can istesin. Bol et ve sebze yiybr, bazı gimler de tuz ekmek canrm istiyordu; o gün de öşlece Kkartırmı doyuruyordum. İdman- lara gelince haftada iki veyahut üç ke- re egzersir yapardım, hâlâ da yaparım ya.. Nitekim bugün öğleden sonra idma na gideceğim, Ve hergün sabah erken- den muhakkak bir saat yürürüm. , — İdmanları nasıl yaparsın? — Ben hem alaturka hem alafranga güreşirim. Şimdi yağsız idman yapıyo- rum, Fakat eskiden yani:daha memleket te iken ve.'yeni pehlivan - olduğum za- manlar idrqanlın yağlı yapardım. - Zaten yağlı idman yapmak mecbüri- dir. Çünkü iki saat veyahuüt daha, fazla süren alaturka küreşi yağsız olarak yap toprek Üstünde yapıldığı için çok zor- dur. Şimdi daha ziyade serbest. güreşe ’ çalışryorum. Pehlivanlık sayesinde bütün dünyayı gezdim; Avrupayı, Amerikayı gördüm. Eğer pehlivan olmasaydım şimdi köyüm de gene çoban olarak kalacak, hiçbir şey P:örmıyecektım velhasıl hayatımdan merinunüm. Fakat bu işte en mühim şey vücuda çok mükemmel bakmaktır. Bir pehli- wanın en iyi zamanı 25—30 yaşları ara- sındadır. 30 dan 8onra — durur. 35 den böyle Bir, bir buçuk | * sene çalıştıktan sonra) ki aşağı yukarı | | 17—18 yaşına gelmiştim. Pehlivan ol- dum Kisbet giydim ve derhal başa gü-| | anra düşmeğe başlar. 40 dan sonra ar- l 1 emcz7. P| , z Hmer *i M . n - , 4 “ a ee d eç | çer Secâe.st Sütun : Gene İsveç usulü Gazetenizin serbest sütun başlığı al- tında İsveç jimnastiği hakkındaki ya- zıları ve bilhassa hayatının 45 yılını spora hasreden öğretmen Müazhar Ka- zancının İsveç usulü jimnastik ve spor hakkındaki yazılarını okudukça genç- lik namına seviniyorum. Bu asırda kızımna koca bulmak için kısmet türbesine bez bağlayan anne- nin hali ne kadar gülünç ise bu usule bel bağlamak da o kadar gülünç ve kö- tüdür. İlk, orta ve lise okullarımızda haftalık ders programına koyulan 50 dakikalık beden terbiyesi kisvesi al- tında elleri yukarı, bacakları yana aç- ma, ağaı açıp kapama vücudu terbiye ise bunu günlük hayatımızda esnedi- diğimiz ve gerindiğimiz zaman bile yüzlerce defa tekrar edyioruz. Eğer bunun faydasımı görseydik bütün in- sanların mükemmel vücuda malik ol- ması lâzımdır. Ne yazık ki bu böyle değil. Müessir eseri ile belli olur. Hani eser? 25 yıldanberi tatbik edilen bu usul gençliği dinçleştirecek ve ütletik bir kabiliyette gençler yetiştirecek di- ye bekliyoruz, Her yılın mayıs ayında yapılan jim- nastik — bayramındaki gençlerimizin ahenkli hareketlerini ve atletik kabi- liyetlerini görüp kazancımızı iftiharla seyrediyoruz. 986 olimpiyatlarındaki aldığımız birkaç neticede Türkün ve gençliğinin asil kanındaki irsi ve yara- ttct kabiliyettendir. , Muhterem alâkadarlar Türk gençli- ğini seviyorsanız onu her alanda oldu- ğu gibi spor alanında da yükseltmek tstiyorsanız Alman, Rus ve Amerikan g Sşre t ldns ü CEZ bi kebiş Y MA B VELLAA YA UBU O Eb uyanımı alalım ve bu işlerle uğraşan- ların adetçe az ve fakat anlayışları üstün olanlarımı seçelim. Saim Ezer Mülâyim pehlivanın son resimlerinden - biri — Sön Dinarlı - Kara Ali müsaba- kası için ne düşünüyorsun? Kara Ali sakat kolile nasıl güreşti? Bu sualime Mülâyim bir hayli kiız- di. Ve sinirli sinirli cevap vererek: — Kara Ali kendi kafasından ye- nildi. dedi. Kolunun incilmiş odluğunu pekâlâ biliyordu. Dinarlıdan kaçtı derler diye ringe çıktı. Bu ne kadar yanlış düşün- cedir. Neticede ne oldu? Hem kolu büsbü- tün -kırıldı, hem de hâkim güreştiği müsabakada mağlüp sayıldı. Fakat gu da var ki Dinarlı, Aliye fenşlık yapmak istemedi ve sakat ko-| ! lunu hırpalamadı. Dinarlı da teknik bir pehlivan olma- sıma rağmen ring de canbazlık yapma- sı başı üstünde kaçması kendisine gü- venmediğini gösterir. Vakıa seyirciler bu halleri beğeniyorlar ama.. Kuvvet- li ve kendisine emin bir pehlivan kar- şısındakinden hiçbir vakit kaçmaz. — Geçen gün'dünya şampiyonu Ya- garla konuşurken Yaşar evlenmiyece- ğini çünkü evlenirse güreşten — ayrıl- mak mecburiyetinde olacağını söyle- mişti, sen ne dersin? Bu sorguma Mülâyim nedense bir- den cevap vermedi yüzü biraz kızardı | ğ ve: — Yanlış dedi, ben 19 yaşında yani tam güreşe başladığım zaman evlen- dim. Şimdi çocuğum da var. Evlilik güreşmeğe dokunmaz, yalnız dikkat | | yorsun, Dinarlr Londos müsabakası yapılırsa neticesi ne olabilir? Mülâyim bu sualime bir hayli dü- şündükten sonra! “Şimdiden atıp tut- mak doğru değildir. Yalnız Dinarlı için söylemiyorum. Bizimkilerin Lon- dosu kazanacaklarıma pek fazla itima- drm yok. Londos cidden mükemmel bir — Mülâyim sana son bir sual daha soracağım, olimpiyatlardaki karşılaş- malar hakkında sen ne düşünüyor- sun? Amatör güreşçilerimizi bilhassa Ço- ban Mehmedi çok seven Mülâyim Ya- şarım muvaffakiyetini adeta unutmuş olacak ki derhal Çobandan bahsetme- ğe başladı. — Çok yazık oldu, çok.. Çoban Meh- ovandır. İşittiğimize göre hakemler kendisine çok haksızlık etmişler. Onu dünya dördüncüsü değil Yaşar gibi bi- rinci görmek isterdim.., Ben Mülâyimden ayrılıp kapıdan çıkarken o, hâlâ: “Yazık oldu, Çoban fevkalâde bir pehlivandır,, diyordu. Ö, M, K. etmek lâzımdır. Fazla çapkınlık çok| . — fena şeydir. Ben çocuğumu pehlivan yapmıyaca- V ğım, Çok sevdiğim futbolu öğrettire- |. ceğim, kardeşimin oğlu var onu peh- livan yetiştireceğim iki sene sonra iki-|. si de İstanbula gelecekler, o vakit kar deşimin çocuğunu bizzat kendim ça lıştıracağım. — Cim Londos hakkında ne düşünü- FŞ P 25 AGUSTOS — 1936 f | — Bazı gayretkeş gazetelere cevap: - Yunanistanda da Arnavutlukta da Kral aleyhine menbalardan ihtilâller tekzip edılıyoM Atinadan Löndraya oradan da Pari- se giden şöyle bir haberi dün son da- kikada alrp “Yunanistan menabii bu havadisi ne teyit, ne de tekzip etmiş- lerdir,, diye 'ihtiyat kaydile dercetmiş- tik: Yünanistanın şimalinde krala kar- şI bir ihtilâl çıkmış; zabitler * tevkif edilmiş, yeni kuvvetler seferber edil- Mmiş,.., Yine dün bizim saatimizde çıkan Fransızca ve Rumca gazeteler aynı mealde “Yunanistanda isyan,, haberi- ni verdiler, Bu sabahki “Cumhuriyet,, böyle bir isyanın Paris radyosunda ve- rildiğini, “Acık Söz,, ise Berlin mena- biinden intişar ettiğini yazıyor, Fakat işin garibi, yine aynı “Açık Söz,, gazetesi, “HABERİN verdiği ha- ber yalandır,, başlığını kullanmakta- dır. Gerçi, Yunanistanda bir isyanın çık- madığmı aradan yirmi dört saat geç- tikten sonra, tahkik etmek kabil ola- biliyor, lâkin, dünyanın birçok yerle- rinde işitilen bir haberi - ihtiyatı ka- yıtalr da serdederek - yazmamış olsay- dık, gazetecilik vazifemizi görmemiş olurduk. Gazeteci, duyduğu havadisi, en son nu tasrih eylemektedir. ve kati şeklile teyit edilsin diye bekli- yecek olursa, pek o kadar taze haber vermeğe imkân kalmaz. Çünkü bazı hâdiseler vardır ki, tam hakiki şekille- rinin anlaşılması için, aradan hatta asırlar geçmek icap eder. » * &4 Yunanistandaki ihtilâl haberi, Ar- navutluk kralına karşı isyan haberin- den galat olarak dünyaya yayılmışstır. | olan Son Posta ayni havadisi ırıd" ,.g# Kaldı ki, bu da bizi tekzip eden sabah çıktığı bir çO“ haber verilef refiklerimiz tarafından halde, Arnavutlukça tekzip Uı"n, tur. Öyleyse, biz ne diyelim? Ajansın telgrafları şoyledi" Paris 24 — Matin gazstesim" '? dan alarak neşrettiği bir t | re, şimali Arnavutlukta krül karşı bir isyan hareketi # İdarei örfiye ilân edilmiş Ve W | bitler tevkif olunmuştur., F2T | karşı koymak üzere iki fırkâ sef ; bir hale getirilmiştir. Tiran 24 (AA.) — Amwtl“" buat bürosu, Arnavutlukta isyü" tığına dair yabancı gazeteler taf'" dan verilen haberleri kati surtt!* ”Üİ lanmakta ve bütün memlekett€ h bir sükünun hüküm sürmekte M ft * & » Bizi tekzip eden bazı sabahM: leri, biraz zihin yormuş ols iki hâdise arasındaki benzer feder ve nenin neden galat ol anlarlardı. NOT: Son Posta refikimize J bize açtmak vesilesini bulmakll ' yardır. Ağzı kulaklarına varıyof' dvî Öyleyse, biz de şunu ışaret g6 Gene dünkü gazetemizde, Sovytt yf nt harbinin kararları vardı. Buft j saat yedi buçukta haber alıp " AF bile yazdık. Halbuki, bir akşam gün yazıyor. Hiç olmazsa, onda d' zim vaktinde — öğrenemediğimiz: Haberin dün tafsilâtile — verdiği döğtü. çıktı! < diyebir. Ka koî"’dîv met bugün Türkiyde eşsiz bir pehli-| H2 .a aaamnalha ua MuTariin & Yüzme müsabakaları Karamürsel (Özel) — Yeni inşa edi- len yüzme havuzunun açılma töreni ile beraber bölge birincilik — müsabakaları yapılmıştır. Bu merasimde Kocaeli İlba- yı Hâmit Öskey, ce süvari — müfettişi ve 31 inci tüm komutanı — Tuğgeneral Mürsel bulunmuşlar havuzun açılışını bizzat İlbay Hâmit Oskey — yapmıştır. Merasime Gençler birliği müzikasının çaldığı istiklâl marşı — ve ilbayın kısa bir nnuütkundan sonra — müsabakalara başlanmıştır. 100 metre serbest 1 Mehmet, Karamürsel derece 1,15. 2. Nuri Akyeşil İzmit derece 1.38 3. Rasim İdmanyutdu İzmit — derece 1.58 200 metre serbest İsmail Karamürsel derece 2.43 Fuat İzmit İdman yurdu derece 3.59 Halim Akyeşil derece 4.21 100 sırt üstü Yusuf Karamürsel, derece 1.32 Diğer iki müsabık müsabaka harici edilmiştir. 400 serbest Mehmet Karamürsel derece 6.33 Mitat Akyeşil İzmit derece 9.35 Mehmet İzmit İdman yurdu derece 9.35 1/2 1000 serhest İsmail Karamürsel derece 25.3.4 Nihat İzmit Akyeşil derece 275 Diğer müsabıklar yarışı 'l:ıî.til'i'-p lerdir. 200 kurbağlama ’J Yusuf Karamürsel derece 3.12 Türkiye rekoru, Hüsamettin Akyeşil derece 4." Necdet İdman yurdu derece * j' Karamürselden Yusuf eıkıden;:j sine ait olan 3.14 — 'Türkiye T€ Ekarte etmiştir. ' 4 X 200 bayrak — jf 1 — Karamürsel takım: Mehîîı san, İsmail, 2 — Akyeşil takım: Basri, Nufi' samettin, Reşit, 3 — İdman yurdu takım: F“'t' uıal Adnaıı, Refik. L s”y | 3;. Müsabakalardan sonra bir feti verilmiştir. Yeni 800 metre dünya rekoru ; Berlin olimpiyatlarından ı!oıll"ı leketlerine dönen sporcular mub şehirlere uğrayarak muııahıı.lıia-ılır maktadırlar. Netekim İstokholmde Amerık’"go' letler yaptıkları müsabakalard? wW | metre dünya rekorunu kırmağa o fak olmuşlardır. İngiliz Hamnpson ile Amerikâl manâ ait oaln eski'1,49 8710 luk ıo' ru Amerikalı Kaningan 149 T indirmiştir. i ıngi” Bu müsabakanın ikincisi vel üçüncüsü de İtalyan Fransada fulbO' maçları . Paris, 25 (A.A.) — Marsilya ;f”l pik klübünün futbol takımı, Slavya takımını ' ikiye karşı Sek'ı yenmiştir. yif Metz şehrinde Metz takımı Ce!"bdıl nin Servette takımını döre kaf$' yenmiştir. - * ge bi PE S SA P O Moda klübünün kongm' ,,ob' Moda Deniz klübünden: D nizamnamesine göre umumi h:y* / lantısı 31—8—936 pazartesi altıda deniz klübünde y:q'.ııîıııı:.ıığ“ı ![ zaların o gün söylenen saatte B7 —