10 Mart 1935 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 6

Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.

Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

HABER'in Hikâyesi Suat, vapurdan Kadıköy iskele- sine atladığı zaman saatine baktı. Tam yirmi buçuktu. Yavaş yavaş yürümeğe başladı.. Köşe başında durdu, ve düşündü: — Tramvaya atlayıp eve mi git- meli? Yoksa — bir yerde iki tek atmalı mı?, Sualine cevabı gene kendisi ver- di: —AEvde pinekleyeceğime bir iki tek parlatmak daha iyi.. Bu karar üzerine çarşıya doğru. yürüdü. O gün İstanbulda bitir - diği karışık işlerden çok memnun oluyordu. Hakkı da vardı.. Annesinin bir hafta evel Erenköyünde satın al - dığı evin tapu, ve saire işlerini bi- tirebilmek az saadet midir? Bu - nun için çalıştığı bankadan öğle - den sonra izin almış ve bütün gü - nünü bu karışık işlerin — peşinden koşmakla geçirmişti. Ayalkları kendisini bir biraha - neye doğru sürükledi.. Kapıdan içeri girdi.. Gözleriyle tenha bir masa araştırırken sol ta- raftan bir ses: — Suat, Suat! Diye yükseldi. Suat otarafa bakınca — kendisine sesleneni tanıdı: — 0? Sen misin Ahmet?. Ahmet Suadın çocukluk ve mek. tep arkadaşı idi. Her nedense bir senedenberi — görüşemiyorlardı , Yanyana oturdular. — Nerelerdesin Suat? Ne ka - dar oldu görüşemedik? Ne yapı - yorsun? İşlerin nasıl gidiyor?. — Her zamanki gibi... Ne ola- cak? Karımdan ayrı!dıktan sonra aa bir türlü kendimi. toparlayama - . dım.ı. . — Hayrola? Karmdan ayrıldın mı?. Bu sırada garson, Suadın ısmar- ladığı içkiyi getirmişti.. Suat me - yus bir tavırla içmeğe başladı: — Sen yabancı değilsin Ah - met! Sana söyleyebilirim.. Neclâ ile evlendikten sonra çok mes'ut bir hayat yaşamağa başlamıştım . Her dakikamız bir saadet doğuru- yordu. Ben ona- ne kadar tapı - yorsam o da beni o kadar seviyor- du. Fakat annem bütün işi bozdu. Neclâ ile bir türlü geçinemiyor - du. Her gün, her dakika — evin içinde kavga gürültüdür gidiyor, bir türlü anlaşamıyorlardı.. Suat önündeki kadehten bir yu- dum daha içti, ve devam etti: — Bütün uğraşmalarım netice - siz kaldı.. Nihayet bir gün felâket — gelip çattı.. Neclâ daha fazla ta - hammül eclemıyecegını bir mek - tupla yazıp bırakarak evden kaçtı. — Gidiş o gidiş.. Aradan datam altı &y geçti... Biliyorsun ki gerek ev, gerel(se balıkpazarmdaki — dükkân anne - mindi. O zaman bankadan aldı- ğım 50 lira ile nasıl ayrı ev tutar ve geçinebilirdim? Şimdi maaşım yükseldi.. Ayda 120 lira alıyorum. Fakat annem Neclâyı o kadar in- citti ki onu görmeğe cesaret ede - miyorum,. Ve kimbilir belki de bu karşılaşmadan korkuyorum. Onu okadar seviyorum ki ondan menfi bir cevap almak belki de beni öldürecek.. Bir müddet onu unutmağa çalıştım... Hattâ bu se- bepten eski evi satmak ve Eren - köyünde'ci yeni ev almak için an- neme yalvardım. Arka arkaya boşalttığı kadeh - ler Suadı iyiden iyiye sarıyor ve kendisini adamakıllı sarhoş edi - yordu.. Bir kaç dakika hiç konuş> MA Sarhoşluktan saadete madan durdular. Nihayet — gözü saa te ilişen Ahmet yerinden kalka- rak: — Bana muıaade et de gıdeyım Ahmet!, . Dedi. Suad da kalktı. Hesabı gördükten sonra beraberce bira - haneden çıktılar, biribirlerinin eli- ni sıkarak ayrıldılar . Bol yıldızlı, fakat ağır ve ka - ranlık bir geceydi. Erenköye var- madan tramvaydan indi. Çünkü bu suretle fazla miktarda — aldığı alkolü dağıtmak için —yürümeği faydalı buluyordu. Birdenbire bir anda kollarının tu - tulduğunu, ve ağzınm tıkandığını hissetti. Kurtulmak için çırpındı. Fakat kurtulmaya muvaffak ola- madı.. Bu esnada soğuk bir demi - rin göğsüne doğru girdiğini his - setti. Ve kendisinden geçerek yere yuvarlandı.. Suat gözlerini açmca kehndisini somyalı, geniş bir karyolada bul- du. Acaba rüya mı görüyordu?.. Kımıldamak istedi. Fakat göğ - sünde duyduğu bir acı kendisini tekrar yatmağa mecbur etti ve bir- den bire geceki vak'aları — yarım yamalak hatırladı. Acaba nerede bulunuyordu? Bunu bir türlü keş - tiremiyordu.. Yalnız onun çok iyi tanıdığı bir koku duyuyordu. Bu esnada birdenbire kapr a - çıldı. Bir kadım kendisine doğrü ilerledi. Suat: — Neclâ! Diye inledi.. Evet bu gelen karısı Neclâdan başka birisi değildi. — Nasılsm Suat? Kendini daha iyi hissediyorsun ya? Zaten yaran çok ehemmiyetsiz, doktor — biraz evvel böyl. söyleyerek gitti. Suad saadetine * inanamiyor, rüya gördüğünü zanediyordu. Ka- rısı, sevgili, güzel Neclâsı başmın ucunda idi. —Büyük bir zahmetle karısının e'ini tutarak dudaklarına götürdü. Göz yaşları her şeyi a - çıkça ve en beliğ bi r şekilde itiraf ediyordu. Neclâ da kısık bir sesle valkt'ayı kısaca anlattı: — Üç gün evvel tesadüfen kar- şıdaki köşke taşımdınız.. Seni her gün perde arkasından gözetliyor- dum., Bu akşam geç vakte kadar gelmedin.. Seni merak ediyordum. Nihayet geç vakit evin — önünde bir gürültü oldu. — Baktrm, karan- hkta üç kişi birini yatırmışlar cep- lerini karıştırıyorlardı. Ben aşa - ğıya inince kaçtılar.. Yerde inle - yen adama yaklaştrm.. Gece hır - sızlarmın hücumuna uğrayan bu zavallı sendin.. Göz yaşlariyle rslanmış iki du - | dak birleşti., Gençoğlu — tikammı almak için 1273 yılı Girit | MARKA Müslahzaralı HUBUBATUNLARI SınHarT Kı.ııîrv:ı Menbaıdır. ŞOo KYU T HABER Ihım Postast Venedikliler Giritlilerin beşin- ci ihtilâlinden sonra yerlileri kor- kutmak için ne mümkünse yapmış- lardı. Fakat bütün bunlar, Girit- lilerin altıncı büyük ihtilâli çıkar- malarına mani olamadı. Gözleri ö nünde öldürülen kardeşlerinin in- ansızın ayaklandı. Girit bağları Venediklilerin şen şarkılariyle çınlryordu. Venedik kızları, kanlı aşk şar- kıları okuyorlardı. İşte Venedik . lilerin böyle zevk ve se£« ile ken - dilerinden geçmiş bulundukları bir gün silâhlanmış Giritliler bağlara hücum ettiler. Güzel meyva bağ ları, çiçek bahçeleri birkaç saat içinde harabeye çevrildi. Çiftlik- lere ateş verilerek yakıldı. ele ge- çirilen Venedikliler — işkencelerle öldürülmeğe başlandı. Altıncı ihtilâli Girit yerlilerin- den Yorgi Todori Hortace adında biri idare ediyordu. Bu ihtilâl, diğerlerinden çok farklıydı. Çünkü bu sefer Vene- diklilere düşman olan İstanbul im- paratoru adamlariyle Cenevizliler de Giritlilere yardım ediyorlardı. O vakit yaşıyan tarihçi Darv bu | ihtilâl için tarikinde şunları yazı- yordu: “Bir deniz devletinin, kendisi- ne tabi bir eyaletle bu kadar vakit uğraştığını Avrupa ilk defa gör- dü.,, » Bunun sebebi vardı Adanın idare merkezinden sahiline sevke- dilen asker hücum ettikçe Giritli- ler içeri doğru çkiliyorlardı. Ve- nedikliler galip geldikleri halde bunun neticesini alamıyorlardı. Galibiyet Giritlilere geçince bun- larıneaskerle, nede — denizden donanma ile takip etmek mümkün olmuyordu. Giritliler, her şeye rağmen mu- kavemet ederlerken, İstanbuldan kendilerine yardım geleceğini bek. liyorlardı. Yardım uzadıkça, sı- kılryor, yenitedbirler aramağa başlıyorlardı. İşte tam bu ezna. da bütün ihtilâlcilerin mahvol . masına yardım edecek hâdise or: taya çıktı. Kandiye kalesinde bitaraf o - larak bulunmakta olan Giriıtli ku- mandan ÂAleksi Karleki Girit hâ- kimiyle uyuşarak kendi kardeşleri Girit yerek Venediklilere hücumda de vam ettiler. Venedik cümhuriyti, Girit is - yanlarına bir son vermek ıstediği için Girit valisini değiştirerek ye - rine Marino Zenoadında birini, külliyetli askerle göndererek ih - tilâli bastırması için şiddetli emir- ler verdi. Karleki, yeni vali ve ln.ımın - dan Marino Zeno ile askerini bir- leştirdi. Ve eşkiyaların üzerine Graves kapiları önünde yapı - lan kanlı muharebe, müthiş Vene- dik kuvvetleri karşısında Giritliler gene galip geldiler. Bütün düş- man kuvvetlerini harap ettiler. Bir çok asker ve kumandanlar esir e- dildi, bu muharebede Venedikli- lerin Sanmarko bayrağı da zapte- dilmişti. Bu haber Venedik şehrine gi - dince Venedikliler ateş püskürme- ğe başladılar. Kat'i bir savaş için tedbirler almdı. 1274 yılı Giride yeni vali olarak gelen Marino Morozini, bazı müsavat ilânı ile ihtilâli yatıştırmak istedi ise de avalklanmış bulunan — ihtilâlciler dinlemediler, - rasladıkları Vene - diklileri parçalamakta devam etti-| ler. Moroöziniden sonra gelen va- li Petro Zono da mağlup oldu. 1278 yılma kadar ihtilâl din - meden sürdü. Bu yıl Marino Gra- sardı. / Askerler, ihtilâlcilere mu - kavemet edecek kuvvetteydi. Yeni kumandan, adada bulunan muhte- lif bölüklere ecnebi zabitler tayin ettikten sonra ih'ilâlcilerin reisle- rinden bulunan Hortace ailesin- ıhtılal Kandiye şehrınde kurulan. insan kasaphanesı denico üç kıta kalyon ile Giridi| - den birinin başmı kesip getıre'"ı' re beşer yüz altım vadetti. B“ı_ * yannamelerle bütün Giride edildi. Bu haberi alan asiler, Asomâ ' toş manastırına toplanarak Y'd den Kandiye kalesine hücuma ka rar verdiler. Ve kaleye yürüdüler. (.'iifît y | lisi, bu hücumu haber alır bütün askerlerini kale önüne !d' dr.. Kandiye içlerine yayılan V ğ çok kanlı oldu. Mağlüp olan t raf, insafsızca doğranacağın her iki kuvvet bütün gayretini Larll hafaza ediyordu. Neticede M ' cileri dağlara kadar takip edd't ' yakaladıklarmı kestiler. İhtilâlcilerin reisi Yorgi Hor * ' tacada bu arada oldurulmü!ü Kandiya içlerine yayılın | nedik askerleri, bütün köyleri ’# tılar, yakaladıklarını, zmc"'w bağlıyarak şehire getirdiler. J' lâlcilere taraftar, onların ııleli | radından olan beş ynşmdakı , cuklara bile insaf edı!mıyo'y Hükümet binası önünde bir barakaya “İnsan kmplııllj j adı verilerek her gün kadın, eri* d / a A M aa —« A -UÜrü a K F DA L di çocuk ne gelirse, sıra ile beş kişinin başları kesilmeğe ' dı. » Başlarını Venedik me” kurtarabilenler, bir fmahm . doğru İstanbula knçıyçrlırdı., N. A. Okani — Beşinci makale: İhtilâlde nastırların rolü, yirmi dört İyer 5e— Do ÖR AY 4 , 'iy t l çaf Tramvay yolu, Muallim Naci cad. No 115: İstanbulun en güzel yerinde geniş bir park ortasında her türlü konforu haiz çok temiz, fiyatları çok ehven ve kadın erkek her W“’î Yatak fiyatları iki liradan iti baren â Doğum ve kadın ameliyatlarıyle apandisit, fıtık, Di E hastalara açık hastahane, benzer ameliyeler için hususi, fiyatlar, arzu edene fiyat Telefon: (42221) balakaka h broşür gönderilir. olan Girit eşkiyalarının — üzerine | y MAĞ asker sevketmeğe başladı. İlk muharebe Aboselemi çayı- | nın kenarında oldu. Girîtlîler, dnnm bir evlâdmı duşman kuvve medikleri için ölümü dişleri ımı-' na alarak harbetmeğe başlamışlar. — dı. zayiat vererek Girit ihtilâlcileri - pin kazanmalarımnı doğurdu , Fakat bu arada Rum imparato- runun Cenevizlerle anlaşamaması, Venediklilerle mütareke aktetme:' sini doğurmuştu. ' Rum imparatoru Venedikle rrıu- tareke aktedince de Giritlilere hıç bir surette yardtm edemiyecekti.. Hattâ, onlarla birlesşecekti. — Bu haber, Giritlileri büsbütün — yese düşürdü. l Giristikleri harpleri kann &| makta oldukları bir srrada çıkan bu manii Giritliler Gene dinlemi-| ' Netice, Venediklilerin büyül NLN YAILARAN İA “bu kitabda bula caksınız Doktor AlmGE Asini " Alafranca ve aİlturk MEK ve TATLI KıTABİ Hrrgün pişecek yemeklerir ve tatlıların İistesini — ve vın'h!ı" Sıışo yeri , İstanbul Ankara Laddesi No. 157 zın başları nasıl kesildi? j ÖKETESES ııı' basur — ve 'vî listesi V Inkılâb Kitabevi yi KEELEZ vı#îfiâî OLEAR £ EFEsş Bayram Mü ÇiFT KOLLU ve ÇiFT YAKALI Poplif ' GöÖMLEKLER yalnız NiRSO Mağazasında bulunur, Galata Tünel cıvarmda Zülfarissokağında Lâcivert Han asebetlle LBREB LA A v

Bu sayıdan diğer sayfalar: