H M EaA Mi gi aynıla, $ , Kreğ Bly VAzila | Yhişg Tn ÇÖ p Te kr l K | P ası ll İdean Eri ye b Ülşüncele Tdan '. .i:“#üq,m İee; Vak, y &1 MATodasi KĞN İÇİNDEN SN âne €Serlerini o- &9h Mmezarı ha Ü i .“3 Fik & Vet hakkında D okudum, Yİrmi altı yıl üz fikirle- mütefek- kompri- rİ ölmü. bizcok 3kkmda Ğk 5.;'.1“— Fuayi v Nlnnl::;: Haai Yoktye Mfün Mmütevekkil '17— ; - ;gz Z. F T F f Z VZ ; ;& ; z Z İ i V , l toşy EÜlmün güzellik â f T : : < g ı n ; * : ——— ———T —— ÖO Londra, 44 (ALA.) — Röytar: —— Büyük dostumuza, Amerika Bir- lJeşik devletleri reisine mülâki olmak üzere Okyanusta yaptığım seyahat hakkında birseyler söylersem memnun olacağınızı zannediyorum. Mülâki Olm duğumuz nokta mahremdir. Fakat si. ze Atlantikte bir yerde buluştuğumu, Zu Söylersem ifsşaatta mam, Etrafı kara ile şevtili bir koyda nin himayesi altında muvasalatımızı bekliyordu. Ve sanki koya girmemize yardım için bize el uzatıyordu. En son sistem İngilz ve Kanada destroyer, lerinden mürekkep mütevazi bir hi- maye altında vardık. Ve orada üç gün vaktimi Ruzveltin yanında ve bir are kadaşlık havası içinde geçirdim. Öte tarafta İngiliz ve Amerikan genel kurmay reisleri, askevi ve bahriye rü. esası mütemadi içtimalarda — bulunu, yorlardı. Ruzvelt dünyanın en kuvvetli dev- let ve cemiyeti tarafımndan Üç kerre seçilen bir şeftir. Ben şimdi, bu kati anlarda işlerin idaresine memür kras hh ve parlâmentonun haşitca hadimi, yim. Vazifemi ifa esnasında, her &öy. lediğira sözün veya yaplığım ber şe- yin bütün İngiliz millelisri camlası tarafından tasvip edilip edilmediğin. den, müzaheret görür şörmediğinden emin olmak vazifesi ile de mükelle, fim, Beşeriyetin başliıce iki gurubu, nun Amerika ile İngi'terenin hizme- tinde bulunan kuüvvetlerin, şimdi ana cak ktamen geferber edilip devamlı bir saöferberlik yolunda olması bu tap lantıya ehemmiyet vermektedir. İn, giltere ile Amerikanın avni İisanı ko- nuşması ve büyük bir nisbette ayni fikirlere sahip bulunması vae her halde birbirine benzer bir çok — kanaatleri olması beşetiyetin terakitisi ' baktmıne dan mesut hâdisedir. Bintenaleyi miü lâkatımız resmi bir mahiyette olmuş, tür. Onun en mühim vastir da işte bu- dur. Bu millâkat bütün âllinyada İne giliz dilini konuşan mMiletler arasın. daki derin birliği dünyanmaı her tara, fmda, bütün memlekotlerde, herkesin anlıyabileceği bir şekilde ifade edoör. Bunun, daha da mukâddes bir şey şim di müthiş vasıflarlar bulunan ve elim tahakkümü bLütün Âvrüneyı ve Asya- nın büyük bir kısmımı saran fenalık kuvvetlerine karşgı dünyadaki iyilik kuvyetlerinin bir araya gelmesi de« mek olduğunu söylersem bilmem he, sapsızlık etmiş olurum “Bu mülâkat İngiliz dilin! - konuşan milletlerin bütün bu iehlike, bu gü, rültü, bu kargaşalık itinde, bütün kı- talardaki çalışkan büyük — kütlelerin mukadderatmı ele almâak işine girişe tikleri saati ebediyen tatihin sayfala, rına geçirecek vebü kütleleri içine dü, | şürüldükleri sefâaletten kurtarmak ve hürriyetin ve adaletin büyük yoluna tekrar sokmak için bedbinlik mânala- rından tamamile âzade olarak sarfete tikleri halisane gayreti hatırlatacak tır. Bu, insanlığın her bangi bir trkı, na nasip olabilecek en bi'yük şereftir, Ve kazanılabilecek en vilksek de şan fırsatıdır. Bu âhenge arişmek için ne kadar fevkalâde ve müthiş hâdiselerin bir aya —toplanması lâzım geldiği rüâllşahede edilecek olursa en Ümitsiz ler bile hepimizin yapacak bir vazife- miz olduğunu ve neticesini hiç bir İne sanın bilemiyeceği büyü"- bir gaye uğ runda vazifemizi yapmat Mmecbüriye, tinde olduğumuzu idrâk eder. Bügünlerde müthiş ve tüyler ürper- Hei hâdiseler olmaktadır. — Nazilerin makineli silâhları ve barbar tehevvüre Filhakika bu harap manzaralı, acaip nakliye gemisi gece basma. Ba bşlarken Kanada limanından, üstüne manzarasmı gizlemek için örtülmüş örtüleri açarak hareket etti. Halbuki o stralarda Kanadada faaliyetta bulunan meşhur Alman deniz casuslarından Herman Krok Kanadanm büyük gemi tezgâhla . rmdan birinde garip bir gemi gü- vertesi inşa edildiğimi — öğrenmiş, fakat bunun niçin yapılmakta ol . duğunu bir türlü halledememişti. Krok bundaki hikmeti anlıya « bilmek için Kanada limanlarında - ki ajanlarına acaip güverteli bir gemi İnşa edildiğini bildirmiş, li. manlarda böyle bir gemi görünür görünmez kendisine bhaber veril. mesi, bunun için fevkalâde uyanık bulunulması emrini vermişti, Zira bizzat Krok böyle — garip güverteli bir gemi İnşa edilmesin- daki sebebi fevkalâde merak et . mekteydi, Nihayet, bir gün ajanlarından Ş$öyl. bir haber aldı: ; “Lavkid enkaz Hmanmda dört gündenberi göğertesi baştan başa örtülü eski bir gemi yatmaktadır, Gemi açıkta demirli olduğu için | yanına kadar gitmek teşebhüsüm | muvaffakrıyetsizliğa uğradı. Çünkü geminin yanma hiç kimse yaklaş- İngiltere başvekili Çörçil bu akşam CÖ mmumıw: bulunmuş ol- buluştuk. Bu koöy bana İskoçyanın - garp sahilini hatırlatmaktadir. Büyük Amerikan harp gemileri, kudretli filo« tillalarm ve uzun mesale tayyareleri. nutku Buz denizinden Kara denize kadar 7 milyon asker ölesiye Çarpışıyor Ruslar mükemmel bir tedakârlıkla döğüşmektedir KS Amerika ile Japonya arasındaki müzakereler boşa çıkarsa hiçbir t - reddüt göstermeden Amerikanın yanında yer alacağız leri yüzünden blütün Avrtpa haran ol du, ezildi. Harp ilminin yaratabileceği en son Öldürücü vasıtalar en ileriye' götürülen alçaklığa, en haşin ve en merhametsizce hareköllere inzimam edince bir muadili asla — görülmemiş bir tecavüz makinesi haal — oldu., Ve önünde eski şerefit birçok devletlerin, Bir çok milletlerin hakları ve anane, teri yıkılıp gitti. Bütün bunlar şimdi körkünç bir canavarın ökçesi altında ezilmiş bulunuyor. Avusturyalrir, Çekler, Polonyalılar, Norveçliler, Dani- markalrlar Belçikalılar, Holandalı- ar, Yunanmlar, Hırvatlar, Sırplar Ve bilhassa Fransız milleti yere çarpıldılar ve bağlandılar, İtalya, Macaristan, Romanya ve Bulgaris tan kaplana çakallık etmek paha- sına kızartıcı bir mühlet ekle etti- ler, Fakat vaziyetleri pek az fark irdiır. Yakında diğer kurbanlardan Yarkedilemiyecek bir hale gelecek tir, İsveç, İspanya ve Türkiye meb hud bir haldedir, Ve kaplanın ge- lecek avi kimin olacağını kendi kendilerine soruyorlar, Bütün Avrupa devletlerinin ve en meşhur ırklarının düşürüldük - leri ve yardımsız içinden çıkamıya- cakları uçurum işte budur, Fakat bunların hiç biri Adolf Hitleri tat- min etmemektedir. Hitler, bizzat kendisi taarruza hazır oluncaya kadar karşısmdakinin bir şey yap mayacağından emin olması için Sovyet Rnsya —tipki Türkiye ile Aktettiği muâhede gibi— bir ade- mi tecavüz muahedesi yapmıştır. Ve bu suretle bugün 9 hafta olu- yor ki, hiç bir tahrik eseri olmak- 8Izın açıkca Rusyayı ortadan kal dırmak ve parçalamak maksadı İle Gdostu olarak tesmiye ettiği kom- Şusu Üüzerine bütün harp aletleri ile mücehhez milyonlarca — askeri -Menfur manzara şimdi her gün gözlerimizin önünde cereyan etmektedir. İşte bir iblis giki tek bir gurur buhranı esnasın - da ve tahakküme susuyarak 2 veya 3 milyon insan belki de da- ha çok fazlasını seri ve şiddetli bir ölüme mahküm edebilmekte dir. “Rusya haritadan silinsin,, ba hücumlarile ölenler, yahüt da bazı gizli cihazlar bulunduğunu zannediyorum,,, Krok bu haberi alir almaz fev- kalâ.de_ı sevindi. Nihayet, aradığını bulduğuna hükmetti, Filhakika a- Janların haber verdiği gemi, bahis mevzuu olan geminin takendisi idi Krok bu sevinele hemen Lavkiâ enkaz limanma hareket etti, Fakat Hmana çıktığı zaman or- tada böyla bn' gemi göremedi, Zira bu esrarengiz gemi o gece hare- ket etmiş bulunüyordu, Krok şimdi bu meçhul semte ha- reket etmiş güvertesi örtülü garip ve esrarengiz gemiyi âdeta delide merak etmiye başlamıştı, Hemen Avrupa, Afrika ve At- lantik Hmanlarındaki ajanlarına telsizl, haher vererek göğertesi örtülü bir gemi limanlarıma uğra- dığı takdirde telsizle kendisine ih- bar etmelerini bildirdi. Kendisi de sivil bir spor tayya- resine atlıyarak denizi taramıya başladı. R — Atsam noetan “terdir, Şimdi dö haris ellerini cenubi Yazan: Casus mektebi pmfess—&;inaen İsvedli A, MENGHAM 1 Rusya harap olsun, ordular iler- lesin “işte Hitlerin emirnamele- ri bunlardır. Bunun neticesi o - larak da buz denizinden karade nize kadar 6Ğ veya 7 milyon as- ker ölesiye bir birleriyle boğuş- maktadır. Fakat iş bu sefer o kadar ko- lay ve üstünlük bir tarafr olma mıştır. Rus orduları ve bütün Rus cumhüuüriyetleri milletleri o- caklarını müdafaa etmek İiçin birleşmislerdir. İlk defa olarak da nazi kanı müthiş bir surette sel gibi akmıştır. Muhakkak ola rak 1,5 milyon belki de iki mil- yon nazi kurbanlık koyun giki sonsuz Rusya ovalârında yere ce rilmişlerdir. 2,000 millik bir cephe boyunca muharebe bütün şiddetiyle dehşet taşımaktadır. Ruslar mükemmel bir fedakâr lıkla döğüşüyorlar. Hepsi bu ka dar değildir. Rus cephesinde hat ları ziyaret ede:, generallerimiz askeri teşkilâtim müessirlifinden ve Sövyet techizatının mükem - meliyetinden hayranlıkla balise- diyorlar. Mütecaviz hayret ve telâşa düşmüş mebhut — kalmış- tır. İlk defa olcrak tecrübelerin de kütle halinde katilden istifade edememiştir. Düşman en deh - şet verici zülümden misillemc olarak kullanılmaktadır. Düşman ordularınm ilerlediği yerlerde mmntakalar baştan ba - ga imha edilmektedir. Doğdukla rı toprakları müdafaa eden Rus vatanperverleri Alman polis kıfta ları tarafından soğuk kanlılıkla 20 ser bin kişilik kütleler halin- de kurşuna dizilmektedir. 16 c asırda Moğollar Avrupayı istilâ ettikleri zamandan beri bu ka - dar büvük ölcüde insafsızca ve .metodik bir tarzda kasaplık ya pılmamıştır. Ve bu ancak bir başlangıç - tır. Hitler tanklarının kanlı izini daha da aclık ve salgın hastalık takip edecektir. — İsimlendirile- mez bir cinayetin şahidi bulunu- yoruz. Fakat tecavüz karşısmda ıztırapla kıvranan ve harabeye âönen kıta yal- nız ' Avrupa değildir. Beş senodir, Jas pon askeri zümreleri, Hitler ve Müso. lini usulleri e rekabet ederek sanki Avrupadaki olup bitenler tekrarlanı, yormuş gibi 500 milyon nüfuslu Çini istilA etmişler ve harabeye döndürmüş lerdir. Japon orduları bu geniş mem- lekette füzüli gezginler pgibi dolaşmışa lar ve gittikleri yerlerde katliam, ha, rabiyet ve ahlâksızlık gölürmüşler ve buna (Çim hâdisesiy- iamini vermiş. Çin denizlerine uzatarak zavallı Viş: Fransızlarından Hindiçiniyi koparmak ta ve bu hareketleri ile Siyamı, İngih- ftere İle Avustralya arasındaki hağ ö lan Singapuru ve Amerikan himaye, sinde bulunan Filipin adalarmı tehdit etmektedirler, Bu hareketlin durmasi iâzım geldiği” muhakkaktır. Müsliha, ne bir hal suüreti temin etmek için bü- tün gayretler sarfedilecektir. Amerle ka Sonşuz bir sabırla döstane ve adi. lâne bir hal süreti bulmağa gayret et. mekte ve Japonyaya meşru menfaat- leri hakkında mümkün olan her tem minatı vermektedir Bu müzakerele, rin muvaffakiyetle neticelenmesini ha raretle ümit etmekteyiz. Fakat şünu söyliyeyim ki, bu ümitler boşa çıkar. &a hiç bir tereddüt göstermeden Ame- rikanm yanında yer alacağız, Şimdi tekrar Atlantikta bir yer- de, sakin koya dönelim, Sisi ya- ran güneş Amerikan bayrağı altın daki büyük gemileri parıldatıyor. Ankara — zenginlerinden Vı_ehbı' Koçun büyük bir her miyet eserine şahit olduk. O da merhum Ziya Gün gibi gayimenkul serveti varida - fının yüzde yetmiş beşini An- kara ve İstanbel konserva * tzarına ve cağraf-a araştır - malarına Bbırakmışz. Vehbi Koçun bu hareheti takdire değer. Anlaşılıyor bi Türk irfanına en büyük yardım Türk milletinin hulkalarım, teskil eden zenginlerimizden gelecektir. O zençinler bi bu kabil hareketlerile hayat: larında, ölümlerinden sonra da adlarının hayırla anılma * sını femin etmektedirler ve ba hayırlı yolu daha bir cok hakiki Türk zengininin takip edeceğinde artık şüphe etmi- yoruz. Beynelmilel bir kelime olan “Kindergartan, aslında çocuk bahçesi demektir. Fakat lisanı- mızda “ana sınıfı,, olarak , ta- ammüm etmiştir. İlk kindergar ten, bundan yüz sene evvel, Su- bat ayı sonlarında (sene i8dİ) meşhur Pedagoz Friedrich Frö- bel tarafından Türigen'deki (Al. manya) Blankenburg şehrinde, açıldı Frobel uzun zaman İsvicrede, Pestalozzi'nin yanmıda — çalımış, kiymetli bir mütefekkir olduğu anlaşılarak İverdon'a celbedil - misti. Pestalozzi, Napölyon harp leri yüzünden yetim kaları co - cüukları sokaktan toplayan, onla- vı sefaletten kurtarmağa çalı - san ve İverdon'da, bir yetimha- nede, terbiye eden bir “ö ler babası,, idi. Fröbel, İverdon'da 2-5 yaşmım- daki çocukların arasında, şu ka naate vardı!: Çocukların terbiyesi mektebe ayak basmaları ile baş lamamalrı, onları evvelden mekte he hazırlamalı, Bski pedagozlardan Komen - yüs'ın yazılarını okuyan — Flö - berde, bu kanaat kuvvetlenmiş- ti. Çocuğun ruhu, yani ahlâki hassasiyet ve bedii - zevkleri muntazam bir ders halini alma- yan, veya ders olduğunu — belli ettirmeyen, tabil bir şekilde, ©» ve hafif meşguliyetlerle u- yandırılacaktı. j Çocuklar, icbar edilmeden gi- dip gelecek. herkes, kendisine en büyük sevincini veren oyun- intihap edebilecekti. İşte bu yerde Reisicumhurla ben | cağı (Devamı 4 üncüde) 5. LA Çeviren: H. D. dehn ta Atlantik şarkmdaki Alman devriye denizaltılarma göğertesi örtülü bir geminin gayet meçlhul Ve esrarengiz bir yük ve vazifa ile Kanadadan hareket etmiş olduğu- haberi de verildi, Alman denizaltıları bu ç&raren- giz geminin yolunu kesmek için Atlantiğin şark bölgesinde hemen tertibat aldılar, Krokun denizaltılarma verdiği bu habero hayli merak ve alâka uyandırdığı için denizaltıları key- fiyeti Alman tayyarelerine de bil- dirdiler, Binaenaleyh kafile kafil, tayya- reler de esrarengiz gemiyi karşıla- mıya Ve aramıya çıktılar. Vakıa esrarengiz gemi geceleyin hareket etmiş olduğuna göre ©o Vakte kadar Amerikan sularımdan çıkmış olmak lâzım gelirdi. Krok nakliye gemilerinin muay yen aylarda takip etmeleri mutat olan yollarr pek güzel biliyordu, Onun için tayyaresini Son sür- atle sürerek bütün yolları araştır- * Kindergartenlerin küurulması Erok akşama kadar aradiğı hal. de nakliye gemilerinin takip etti- ği yollarda tek bir gemi dahi göre. mayince pek hayret etti, Esraren- RgİZ gemi sır mı olmusşlu? Uçmuş muydu? Krok saatlerce deniz yü- zünü dürbinle tarassut etmekten yorulmuştu, Tam akşama doğru Kanada Bâ. hillerinden 30 . 40 mil mesafede bir denbire tek başma bir gemi görün. e Krokun duyduğu sevinç ve he. yecğna nihayet yoktu, emen tayyaresini o tarafa sür. dü, _P:akı_ıt bu geminin hareket et. mediğini hemen farketmişti, Bunun üzerine daha çok merak ederek alçalmıya başladı, Tam ge. minin üstüne geldiği zaman sevinci ın_üthw bir hiddete tahavvül etti, Zira bu geminin tayyare bombaları ile hurdahaş olmuş ve yan yatmış bir gemi enkazı olduğunu gördü, Küfürler savurarak geriye döndü. /-Krok bunun üzerine - Alman de. hizaltılarma şöyle bir telsiz verdi: “Hareketini haber verdiğim üstü örtülü esrarengiz gemiyi bütün gün tayyaremle aradım, Gemilerin mu. tat seyir yollarında böyle birşey gö remedim, Halbuki gemilerin alelâ. de sürati hesan olunursa, hangi istikamete hareket etmiş olursa VEHBİ KOÇ'UN HAMİYYETİ İÇTİMAİYAT Kindergarten (Ana sınıfı) <rine kurulmuştu; olsun böyle bir gemiyi tayyaremle mutlaka yakalamamı lâzım gelirdi. ÇDevamı var) Bu münasebetle üzerinde durmak istediğimiz bir nokta — var. Acaba Türk toprakların — da zengin olan ve ölümlerin” den sonra servetlerini Türk gençlerinin istifadesine has" redecekler yalrız adı sam Türk olanlar mıdır? Bu mil - fet, bağrında, Pendisinden ayırt etmeksizin yaşatlığı, kendisini refaha ve servete kavuşturduğu Türk vatandaş İarımız arasından böyle bir hamiyet eseri gösterecek bur lurmuyccak tu? Bize öyle geliyor ki, belli başlı zenginlerimizin yüzde — 60 inı bt vatandaşlar - teşkil eder. Doğrusunu söylemek lözemgelirse şahsan benim merakla beklediğim, acaba bunlar içinden de hiç olmaz" sa bir tane çıkıp çıkmıyaca" gıdir. R ı eli LAĞ Ö hdlekkeni Tei Ai lak e HOA LA M için cök mühim olan bu noktai » * * tm Eşz#:ı_ı bir ınk'ınciai ilâve edil « Ülı. öbel, doğduğu memleketi an 1'ünrıgendeid sanayi mer - l;_ezlerınde şŞunları müşahede et- ti; Baba ve anne fabrikalarda veya evlelrmde “ev sanayii,, ile Zaman, — aksi, şahıslar olduk yor, Kendilerir doğan inatçk — muüuzir Iâ.rı_ Meydana çıkı ide iİnsiyaki olarak . bu hâleti ruhiye ile mü- gğe!e etmek_qok güç oluyordu. * bel, terbiyenin daha ilk Yaşta -başlaması lâzım geldiğini söyledi. Çok haklı olan bu nok. tal nazarını tafbik mevkiine koöy mâk için ilk defa olarak Blans- kenburgda bir Kindergarten açtı. ğîer yeniliğin duğ'ıiı*duğu aksulamcl. gibi, Fröbelin Kin « (âîırgartcm bedbinlikle karşilan - Fröbelin nAatıkada ıış_ağru.nş olması, - fikirlerini Vı; görüşlerini yazı ile izhar edeme. * < Mesi bu bedbinliği arttırdı öye — le ki, tanınmmış. pedagog Dics- terveg bile Kindergarten'lerden İyI netice almamıyacağını söyle di. Frü evmid olmadı; eseri- hin İyi netice vermesini bekliye cek ve tezinin yanlış olmadığını îl_ünyaya böylece isbat edecek- L Yabaner memleketlerden eseri l'lxi _tetkik etmek için gelenler I'_x_*öbeli takdir ederek - geriye döndüler, ve, kendi memleketle- — rinde Kindergartenler kurmak i- * çin teşebbüse giriştiler, X Fröbel bundan daha iyi bir — mükâfat bekliyemezdi. ÇE -Fröbelin Kindergarteni büyüs — dükçe gocuklara .bakmak icin mütehassıs elemanının yeklüğu hissolundu. Bunun üzerine bir — adım daha atarak Meiningen — hükümetinin yardımı ile Bad — Liebensteindeki Mariental gator — sunda Kindergartenci bayanlar — yetiştirecek bir seminer kurdu. . Fröbel eserinin etrafa yayıldığı — nt sevinçle gördü. B Fröbel temmuz 1852 de Ma - —— rientalda, gözlerini müsterih bir tarzda dünyaya kanpattı. , Eseri. sağlam bir temel üÜze- — her miüdeni — memlekette Kindergartenler kur — mak için teşebbüse geçildiğini bi liyordu. * 4 * Friedrich Fröbel S 1782 senesinde — Rudolştad'da- — doğdu. Babası, geniş bir eyale- — tin rahibi idi. . Eyaletin geniş olması, rahi - » bin mesguliyetini son derece art — tırıyordu; rahip, bu yüzden taş km rühlü oğlu ile meşgul ola - mıyordu. İhmale uğrayan Fröbel. böy - lece daha ilk cağmda, bir Kin- dergarten'in yokluğunu hissetti. Çocukluğunda gecirdikleri, Kin- dergarten kurmak için büyük (Lütfen sayfayıçeviriniz) 21 Nisan ——